
Esas No: 2020/28559
Karar No: 2022/8223
Karar Tarihi: 25.04.2022
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2020/28559 Esas 2022/8223 Karar Sayılı İlamı
Özet: (Bu özet Yapay Zeka tarafından yazılmıştır. Hukuki olarak geçerliliği yoktur.)
Asliye Ceza Mahkemesinde görülen bir davada sanığın hırsızlık ve mala zarar verme suçlarında mahkumiyetine karar verilmiştir. Dosyada mükerrirlere özgü infaz rejimi ve denetimli serbestlik tedbiri gözetilmemesi ve suç eşyası olarak satın alınan cep telefonu nedeniyle TCK’nın 165/1. maddesi yerine hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından mahkumiyetine karar verilmesi gerektiği belirtilmiştir. Ayrıca, suçtan dolayı uğranılan zararların giderilip giderilmediği konusunda araştırma yapılmadan eksik kovuşturma ile karar verildiği için hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Kararda, 5237 sayılı TCK'nın 58/6-7. maddesi ve 53. maddesi, 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ve TCK’nın 53. maddesi detaylı bir şekilde açıklanmıştır.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Adli sicil kaydına göre, İzmir 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 2007/34 E. , 2008/329 K. sayılı tekerrüre esas teşkil eden mahkumiyeti bulunan sanık hakkında hükmolunan hapis cezasının 5237 sayılı TCK'nın 58/6-7. maddesi uyarınca, mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve mükerrir hakkında cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış, 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının, 15.04.2020 gün ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile TCK’nın 53. maddesinde yapılan değişiklikle birlikte infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş, dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1. Dosya kapsamı ve oluşa göre; katılana ait cep telefonun öğlen saat 14.00 civarında çalındığı, HTS kayıtlarına ilişkin yapılan incelemede, cep telefonu alım satım işi ile uğraşan sanığın aynı gün saat 20:43’de hattını suça konu telefona takıp 3 defa kullandığı ve savunmasında da suça konu telefonu satın almış olabileceğini belirttiği, her ne kadar suça konu telefon ilk kez sanık tarafından kullanılmış ise de sanığın tüm aşamalarda suçlamayı kabul etmediği ve hırsızlık suçunu işlediğine ilişkin mahkumiyetine yeter nitelikte kamera kaydı, görgü tanığı gibi deliller bulunmadığı; ancak suça konu cep telefonunu, herhangi bir belge, fatura, kimlik veya adres almadan satın alan sanığın cep telefonunun, suç eşyası olduğunu bilebilecek durumda olduğu nazara alınarak TCK’nın 165/1. maddesinde düzenlenen ve uzlaşmaya tabi olan suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan mahkumiyeti yerine yazılı şekilde hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından mahkumiyetine karar verilmesi,
2. Kabule göre de;
Sanığın temyiz dilekçesi ekinde sunduğu dekontlara göre, suçtan dolayı katılanın uğramış olduğu zararların giderildiğinin anlaşılması karşısında; zararın giderilip giderilmediğinin katılana da sorularak sonucuna göre TCK'nın 168/2. maddesinin uygulanma koşullarının değerlendirilmesi gerekirken bu yönden araştırma yapılmadan eksik kovuşturma ile yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 25.04.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.