Abaküs Yazılım
3. Hukuk Dairesi
Esas No: 2016/7237
Karar No: 2017/16136
Karar Tarihi: 20.11.2017

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2016/7237 Esas 2017/16136 Karar Sayılı İlamı

3. Hukuk Dairesi         2016/7237 E.  ,  2017/16136 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

    Taraflar arasındaki menfi tespit davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın açılmamış sayılmasına yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

    Y A R G I T A Y K A R A R I

    Davacı, davalı ile aralarında ortaklık ilişkisi bulunduğunu, kendisi tarafından davalıya teminat amacıyla 45.000,00 TL meblağlı çek verildiğini, ortaklık ilişkisi devam etmesine rağmen, davalı tarafından ilgili çeke ilişkin olarak ... 2.İcra Müdürlüğü"nün 2011/1953 sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, kendisinin davalıya borçlu olmadığını ileri sürerek; davalıya borçlu olmadığının tespiti ile kendisi lehine %40"dan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
    Davalı, kendisi ile davacı arasında ortaklık ilişkisi bulunmadığını, dava konusu olan 45.000,00 TL meblağlı çekin, davacıya kendisi tarafından verilen borcun karşılığı olduğunu savunarak, davanın reddi ile, davacı aleyhine %40"dan aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
    Mahkemece; davanın reddine; davacının takibe haksız olarak itiraz ettiği anlaşıldığından, takip konusu bilirkişi raporunda belirtilen 50,986.26 TL alacağın %40"ı oranında toplam 20.394,50 TL inkar tazminatının davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine karar verilmiş; hükmün davacı tarafından temyiz edilmesi neticesinde Dairemizin , 22.12.2014 tarih ve 2014/7394 E. 2014/16929 K. sayılı ilamı ile ""...mahkemece taraflar arasındaki adi ortaklık ilişkisinin devam ettiği, dava konusu çekin teminat amacıyla verildiği ve teminatın paraya çevrilmesinin koşulu olan adi ortaklık ilişkisinin sona ermediği dikkate alınarak, davacının dava konusu çek nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın reddine ilişkin hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğu..."" gerekçesiyle hüküm bozulmuştur.
    Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde ise; mahkemenin 05.10.2015 tarih ve 2015/83 E. 2015/200 K. sayılı kararı ile, dosyanın 6100 Sayılı yasanın 150/5 maddesi gereğince 3 aylık yasal süre içerisinde yenilenmediği anlaşıldığından davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş;hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
    Uyuşmazlık; adi ortaklık ilişkisinden kaynaklı menfi tespit istemine ilişkindir.
    6100 sayılı HMK"nun 150. maddesinde ""Tarafların duruşmaya gelmemesi, sonuçları ve davanın açılmamış sayılması"" düzenlenmiştir.
    6100 sayılı HMK"nun 150/1 maddesinde, ""Usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan taraflar, duruşmaya gelmedikleri veya gelip de davayı takip etmeyeceklerini bildirdikleri takdirde dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilir"" denilmiş,devamında da aynı maddenin ikinci fıkrasında ise,’’Usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan taraflardan biri duruşmaya gelir, diğeri gelmezse,gelen tarafın talebi üzerine,yargılamaya gelmeyen tarafın yokluğunda devam edilir veya dosya işlemden kaldırılır.Geçerli bir özrü olmaksızın duruşmaya gelmeyen taraf,yokluğunda yapılan işlemlere itiraz edemez" hükmüne yer verilmiştir.
    Somut olayda; Dairemizin bozma ilamı sonrasında 14.04.2015 tarihli bozma tensip zaptının taraflara tebliğe çıkarıldığı ve duruşmanın 07.05.2015 gününe bırakıldığı, 07.05.2015 tarihli celsede tebligat parçaları dönmediği için dönmesinin beklenmesine yönelik ara karar tesis edildiği, bir sonraki celse olan 16.06.2015 tarihli celsede ise, taraf vekillerince mazeret dilekçeleri sunulduğu belirtilip taraf vekillerinin mazeretlerinin ayrı ayrı kabulüne karar verilerek yeni duruşma gününün Uyap"tan öğrenmiş sayılmalarına şeklinde ara karar tesis edildiği ve duruşma gününün 24.06.2015 tarihine bırakıldığı,karar celsesi olan 24.06.2015 tarihli celsede ise, taraflardan gelen olmadığı belirtilerek taraflarca takip edilmeyen dosyanın HMK"nun 150 maddesi uyarınca işlemden kaldırıldığı anlaşılmaktadır.
    Ancak, yukarıda da ifade edilen usul hükümlerinden anlaşılacağı üzere, tarafların duruşmalarda hazır olmaları halinde bir sonraki duruşma günü ve saati taraflara tefhim edilmek suretiyle bildirilir. Taraflardan biri veya vekili mazereti nedeniyle belirtilen gün ve saatte duruşmaya gelmemiş, mazeret dilekçesi göndermiş, mahkemece de bildirilen mazeret kabul edilmiş ise, mazeret bildirilen tarafa tensip edilecek duruşma gününün davetiye ile bildirilmesi gerekir. Gelmeyen tarafın mahkeme gününü kalemden öğrenmesine veya masrafı yatırıldığında bildirilmesine şeklinde karar verilemez. Duruşmaya mazereti sebebiyle gelemeyen taraf mazeret dilekçesinde bu yönde bir talepte bulunsa ve mahkeme gününü kalemden öğreneceğini veya masrafını sonra yatıracağını bildirse dahi, mahkemece bu yönde bir karar alınamaz. Zira duruşma gününün gelmeyen tarafa davetiye ile bildirilmesinde yasal zorunluluk bulunmaktadır. Yasada bulunmayan bir kurala dayanılarak duruşma gününün kalemden öğrenilmesi veya UYAP sistemi üzerinden öğrenmesi taraflardan istenemez.
    Nitekim, davacı vekilince, 16.06.2015 tarihli duruşma için mazeret dilekçesinin fiziki yolla Kuşadası Adliyesi aracılığı ile gönderildiği, yine davacı vekilince 16.06.2015 tarihli celse için sunulan mazeret dilekçesinin 15.06.2015 tarihinde faks yolu ile de mahkemeye gönderildiği,davacı vekilince sunulan mazeret dilekçe ekinde masraf eklenmemiş olsa dahi,mahkemece dosyada bulunan gider avansından ilgili tebliğ masrafı karşılanmak suretiyle 16.06.2015 tarihli celse zaptının davacı vekiline tebliğinin ilgili usul hükümleri gereği zorunlu olduğu kuşkusuzdur.
    Hal böyle olunca, mahkemece; yukarıda ifade edilen yasa hükümleri ve açıklamalar dikkate alınmak suretiyle, davacı vekilinin mazeretinin kabulüne karar verildiği, ilgili celse zaptının davacı vekiline gerekirse dosyadaki gider avansından karşılanması suretiyle tebliği gerektiğinin gözetilmesi gerekirken,usul hukukumuzda düzenlemesi olmayan ve davacının savunma hakkını kısıtlar şekilde ""Uyap"tan öğrenmesine"" şeklinde ara karar tesis edilmesi suretiyle yanılgılı değerlendirme ile neticeten davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi doğru görülmemiş,bozmayı gerektirmiştir.
    SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 6100 sayılı HMK"nun geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK"nun 440. maddesi gereğince karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 20.11.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.







    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi