14. Hukuk Dairesi 2013/14759 E. , 2014/2427 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Alanya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 21/05/2013
NUMARASI : 2013/40-2013/176
Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 14.04.2005 gününde verilen dilekçe ile önalım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil, birleştirilen davada ise davacı M.. İ.. tarafından 25.05.2005 günlü dilekçe ile davalı Y. G. aleyhine önalım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; asıl ve birleştirilen davaların kabulüne dair verilen 21.05.2013 günlü hükmün Yargıtayca, duruşmalı olarak incelenmesi davalı Y. G. vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 25.02.2014 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı vekili Av. U.. E.. ile karşı taraftan davacı M.. İ.. vekili Av. B. T. ile davacı F. A. vekili Av. U. K. geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen tarafların sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Asıl davada davacı F.. A.., birleştirilen davada ise davacı M.. İ..; davalı Y.. G.. aleyhine dava konusu .. ada .. parselde 31.12.2003 tarihli satışa ilişkin 1/8 payın önalım hakkına dayalı olarak tapu kaydının iptali ile adlarına tescilini istemişlerdir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, asıl ve birleştirilen davaların 580.408 TL önalım bedeli üzerinden kabulüne karar verilmiştir.
Taraf vekillerinin temyizi üzerine Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 17.07.2012 tarihli bozma ilamında belirtilen nedenlerle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Bozma sonrası mahkemece asıl ve birleştirilen davaların 515.070 TL önalım bedeli üzerinden kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü, asıl ve birleştirilen davada davalı Y.. G.. vekili temyiz etmiştir.
1-Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya içeriğine göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Asıl davada davacı F.. A.. dava dilekçesinde, taşınmazın diğer paydaşlarından A. A. İ.’nin payını 31.12.2003 tarihinde 500.000 TL bedelle davalıya sattığını, satış bedelinin önalım hakkının kullanılmasını engellemek için muvazaalı şekilde yüksek gösterildiğini, gerçek satış bedelinin 100.000 TL olduğunu, bu bedel üzerinden önalım hakkını kullanmak istediğini belirterek dava harcını 100.000 TL üzerinden yatırmış ise de ön alım hakkına ilişkin payın tapudaki satış bedeli 500.000 TL olup davacı 18.08.2010 tarihinde harcı tamamlamıştır.
Birleştirilen davada davacı M.. İ.. ise dava dilekçesinde, davalıya satılan payın satış bedelinin önalım hakkının kullanılmasını engellemek için muvazaalı şekilde yüksek gösterildiğini, gerçek satış bedelinin 185.000 TL olduğunu, bu bedel üzerinden önalım hakkını kullanmak istediğini belirterek dava harcını 185.000 TL üzerinden yatırmış ise de önalım hakkına ilişkin payın tapudaki satış bedeli 500.000 TL olup davacı 17.08.2010 tarihinde harcı tamamlamıştır.
Önalım davalarında davacı bedelde muvazaa iddiasını kanıtlayamadığı takdirde iddia ettiği bedel ile tapudaki bedel arasındaki fark üzerinden davalı lehine, kalan kısım üzerinden de davacı lehine vekalet ücreti takdiri gerekir.
Mahkemece davacılar bedelde muvazaa iddialarını kanıtlayamadıkları halde depo kararı verilen toplam önalım bedeli 515.070 TL"nin 1/2"si olan 257.535 TL üzerinden davacılar lehine ayrı ayrı 19.902,10 TL vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır.
Dava konusu taşınmazdaki davalıya ait 1/8 payın iptali ile eşit şekilde davacılar adına tesciline karar verildiğinden her bir davacı tarafından depo edilen 257.535 TL"nin dava değeri olarak kabul edilip, asıl davada satış bedeli olarak belirtilen 100.000 TL"nin 1/2"si olan 50.000 TL üzerinden asıl dava davacısı yararına, muvazaa iddiası kanıtlanamayan bölüm olan 207.535 TL üzerinden davalı yararına; birleştirilen davada ise satış bedeli olarak belirtilen 185.000 TL"nin 1/2"si olan 92.500 TL üzerinden birleştirilen dava davacısı yararına, muvazaa iddiası kanıtlanamayan bölümü olan 165.035 TL üzerinden davalı yararına karar tarihindeki avukatlık asgari ücret tarifesine göre nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte yazılı nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bent uyarınca kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 1.100 TL Yargıtay duruşma vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine, 25.02.2014 gününde oybirliği ile karar verildi.