14. Hukuk Dairesi 2013/15800 E. , 2014/2431 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 20. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 28/06/2013
NUMARASI : 2011/794-2013/423
Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 20.12.2011 gününde verilen dilekçe ile önalım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; davanın kabulüne dair verilen 28.06.2013 günlü hükmün Yargıtayca, duruşmalı olarak incelenmesi davalı Şirket vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 25.02.2014 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı Şirket vekili Av. V.. Y.. ile karşı taraf davacılar vekili Av. S.. Ç.. geldi. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen tarafların sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
_K A R A R_
Dava, önalım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Davalı davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü, davalı şirket vekili temyiz etmiştir.
Önalım hakkı paylı mülkiyet hükümlerine tabi taşınmazlarda payın üçüncü kişiye satılması halinde, diğer paydaşlara o payı öncelikle satın alma yetkisi veren bir haktır. Bu hak paylı mülkiyet ilişkisi kurulduğu anda doğar ve payın üçüncü kişiye satılması ile kullanılabilir hale gelir.
Önalım hakkının kullanılmasıyla bu hakkı kullanan paydaş ile alıcı arasında kapsam ve şartları satıcı ile davalı arasında yapılan sözleşmenin aynı olan bir satım ilişkisi kurulmuş olur. Önalım bedeli tapuda gösterilen satış bedeli ile davalı tarafından ödenen harç ve masrafların toplamından ibarettir. Ancak davacı, tapuda yapılan satış sözleşmesinin tarafı olmadığından bedelde muvazaa iddiasında bulunabilir ve bu iddiasını tanık dahil her türlü delille kanıtlayabilir.
Somut olaya gelince;
Davacılar vekili dava dilekçesinde müvekkillerinin paydaşı oldukları .. sayılı parselde, paydaşlardan A. T.’un 130/833 payının 13.07.2011 tarihinde 1.550.000 TL bedelle davalı şirkete satıldığını payın rayiç bedeli 500.000 TL iken muvazaalı olarak yüksek gösterildiğini belirterek,mahkemece belirlenecek gerçek satış bedeli üzerinde önalım hakkının tanınmasını istemiştir.
Davalı vekili ise, dava konusu payın gerçek satış bedelinin tapuda gösterilen 1.550.000 TL olduğunu savunmuş ve önceki paydaş olan satıcı ile 22.04.2010 tarihli protokol yapıldığını, protokole uygun olarak satış bedelinin banka kanalıyla ödendiğini belirterek, buna ilişkin banka dekontları ibraz etmiştir.
Mahkemece 28.11.2012 tarihinde yapılan keşif sonucu inşaat bilirkişisi tarafından sunulan 28.01.2013 tarihli rapora göre pay satışının yapıldığı 13.07.2011 tarihindeki 130/833 payın değerinin 780.117 TL olduğu, her ne kadar dava konusu edilen payın değeri tapuda 1.550.000 TL olarak bildirilmiş ise de davacıların bedelde muvazaa iddiası kabul edilerek belirlenen bedel ile tapu harç ve masrafları toplamı 806.005,86 TL davacılara depo ettirilmek suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Muvazaa iddiasının tek başına keşifle kanıtlanması mümkün olmayıp mahkemece davacı tarafın bedelde muvazaaya ilişkin diğer delilleri de toplanarak delil listesinde bildirilen tanıkları dinlenerek ayrıca davalının savunmasında belirttiği ancak dosyada bulunmayan 22.04.2010 tarihli protokol ile sunulan banka dekontlarının da birlikte değerlendirilmesi gerekir. Muvazaa ispatlanamadığı takdirde ise davacı tarafa tapuda gösterilen satış bedeli ve satış masraflarından oluşan önalım bedelini depo etmesi için uygun süre tanınmak suretiyle sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir. Mahkemece, sadece bilirkişi raporundaki dava konusu payın tespit edilen değerine göre muvazaanın ispatlandığı kabul edilerek, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı şirket vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 1.100 TL Yargıtay duruşma vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalı şirkete verilmesine, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 25.02.2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi.