Abaküs Yazılım
3. Hukuk Dairesi
Esas No: 2016/9660
Karar No: 2017/16215
Karar Tarihi: 21.11.2017

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2016/9660 Esas 2017/16215 Karar Sayılı İlamı

3. Hukuk Dairesi         2016/9660 E.  ,  2017/16215 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

    Taraflar arasındaki sözleşmenin iptali, ödenen bedelin iadesi davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle; daha önceden belirlenen, 21.11.2017 tarihli duruşma günü için yapılan tebligat üzerine; temyiz eden davacı vekili Av.... geldi. Karşı taraf davalı adına gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı ve hazır bulunan vekilin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için saat 14.00"e bırakılması uygun görüldüğünden, belli saatte dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü:

    Y A R G I T A Y K A R A R I

    Davacı; davalının sahibi bulunduğu ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, 12 pafta, 318 ada ve 10 parsel noda kain 26.50 m² büyüklüğündeki dükkanı davacıya satmayı teklif ettiğini, davacının bu teklifi kabul ederek aralarında geçen küçük bir pazarlık sonrası ve davacının yaşadığı stresler ve psikolojik sorunlar sonrasında piyasa fiyatları ile uzlaşmaz olarak yüksek bir rakam üzerinden mutabakat sağlanarak davalının, 40 kg has altın karşılığı (4.000.000,00TL) taşınmazı davacıya sattığını, taraflar arasında 10.02.2012 tarihli “protokol” akdedildiğini, anlaşma konusu 40 kg. altının 15 kg.nın sözleşme anında peşin olarak ödendiğini, kalan 25 kg has altının 4 kg’nın 15.08.2012 tarihinde, 4 kg"nın ise 15.09.2012 tarihinde ödendiğini, davalıya toplam 23 kg altın ödendiğini, davacının, davalıdan taşınmazın tapusunu istediğini, önce borcunun bittiği zaman vereceğini belirten davalının sonrasında ise vermesinin mümkün olmayacağını, eşi ile boşanma durumları olduğundan mahkemece buraya tedbir konulduğunu belirtmiş olduğunu ileri sürerek sözleşmeye göre davalıya ödenen 23 kg has altın (2.300.000,00TL)’ın aynen, olmadığı takdirde karar tarihindeki karşılığı, TL’nın dava tarihinden itibaren en yüksek ticari reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile müvekkiline iadesi, bu talepleri uygun görülmez ve taraflar arasındaki sözleşmenin geçerli sayılması durumunda, satış bedelinden indirim yapılmasına karar verilmesi, bu seçenek halinde de piyasa rayiç değerlerine göre, müvekkilinin satın aldığı taşınmazı esaslı unsurlarına yanıltılmak-yanılma durumu dolayısıyla, satış bedelinden en az 1.000.000,00TL’nin indirim yapılmasını ve bu kadar miktardan davacının sorumlu olmadığı yönünde karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
    Davalı; davacının mezkur dükkanı bilerek, isteyerek ve kendi rızası ile satın aldığını, protokole göre dava konusu taşınmazı 40 kg karşılığında davacıya sattığını, 15 kg has altının peşin ödendiğini, akabinde 4 kg daha ödendiğini ve davacının iddiasının aksine davalıya 23 kg yerine sadece 19 kg has altın ödenmiş olduğunu, ayrıca davacının davalıdan 630.000 Euro tutarlı teminat senedi almış olduğunu, buna ilişkin 10.02.2012 tarihli makbuz düzenlendiğini, davacının psikolojik sorunları doğrultusunda yapmış olduğu hatalı seçimler olduğunun ve kandırıldığının söylenmesinin yanlış olduğunu, yaşı ve tecrübesi nedeniyle piyasa rayiçlerini çok iyi bildiğini ve taraflar arasında protokol düzenlenirken davacının oğlunun da yanında bulunmakta olduğunu, ayrıca dava konusu taşınmazda kiracının bulunduğunu, 2012 yılı kirası olan 1.400 gram altını davacının aldığı gibi aynı miktarda yeni yıl kirasını da davacının aldığını, 2.800 kg altın olarak kira bedeli alan davacının bu sözleşmeye sahip çıktığını, davalı aleyhinde eşi ...’ın ... 2. Aile Mahkemesi’nin 2012/166 Esas sayılı dosyasıyla 01.03.2012 tarihinde boşanma davası ikame edildiğini ve talep üzerine davalıya ait tüm taşınmaz mallar üzerine ihtiyati tedbir konulmasına karar verildiğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
    Mahkemece, taraflar arasındaki adi yazılı sözleşmenin geçerli olmadığı anlaşılmakla ve davadaki talep yatırılan harç miktarı nazara alınarak 1.000.000,00 TL"nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, davaya konu dükkanın kira bedeli davacı tarafından alındığı anlaşılmakla taşınmaz davacı yedinde kabul edilerek taşınmazın da davalıya iadesine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
    1-Davanın açılması harca tabi usuli bir işlemdir. Davanın açılması nedeniyle alınacak yargı harçlarının türü, ödeme yeri, zamanı ve usulü 492 sayılı Harçlar Kanunu"nun 27 ve devamı maddeleri ile bağlı tarifede gösterilmiştir. Harcın eksik yatırılması halinde yapılacak işlemler ve izlenecek yol ile harcın yatırılmaması ve yaptırımı aynı kanunun 27 ve 32.maddelerinde belirtilmiştir. 492 sayılı Harçlar Kanunu"nun 27.maddesinin son fıkrası hükmüne göre harç peşin veya süresinde ödenmemiş ise müteakip işlemlere ancak harç ödendikten sonra devam olunacağı vurgulanmış ve 30.maddede de yargılama sırasında tespit olunan değerin dava dilekçesinde bildirilen değerden fazla olduğu anlaşılırsa yalnız o oturum için yargılamaya devam olunacağı, takip eden oturum gününe kadar noksan değer üzerinden harç tamamlanmadıkça davaya devam olunamayacağı, ...150/5.maddesinde gösterilen süre içerisinde dosyanın işleme konulmasının eksik harcın ödenmesine bağlı olduğu açıklanmıştır.
    Somut olayda, davacı, dava dilekçesinde öncelikle dava konusu sözleşmeye istinaden davalıya ödediği 23 kg has altının aynen olmadığı tarihte karar tarihindeki karşılığı TL"nin faizi ile tahsilini talep etmiş, bu talebinin uygun görülmemesi durumunda taraflar arasındaki sözleşmenin geçerli sayılması durumunda satış bedelinden indirim yapılması ve 1.000.000,00 TL"nin satış bedelinden tenzili talep edilmiş ve harca esas değer 1.000.000,00 TL olarak gösterilmiştir.
    Yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde dava tarihi itibariyle 23 kg altının değeri belirlenmiştir. Dava dilekçesinde aynen iade talep edilmesi karşısında raporda belirlenen değer üzerinden eksik nisbi harcın tamamlatılması gerekecektir.
    Mahkemece, davacı tarafın asıl talebi yönünden bilirkişi raporu ile belirlenen değer üzerinden Harçlar Kanunu"nun 30.maddesi gereğince eksik nisbi harcın tamamlatılması için davacı tarafa süre verilmesi ve sonucu dairesinde hüküm tesisi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile dava dilekçesinde harca esas değer olarak gösterilen bedel talep gibi değerlendirilerek, bu bedel üzerinden davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
    2-) Bozma nedenine göre; davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
    SONUÇ: Yukarıda birinci bendde açıklanan nedenlerle hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince davacı yararına, BOZULMASINA, ikinci bendde açıklanan nedenle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, 1.480 TL Yargıtay duruşması vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacı tarafa verilmesine, peşin alınan temyiz harçlarının istek halinde temyiz edene iadesine, 6100 sayılı HMK"nun Geçici Madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK"nun 440. maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 21.11.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.




    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi