21. Hukuk Dairesi 2018/4145 E. , 2019/3088 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
TÜRK MİLLETİ ADINA
Davacı murisi ......"ın, davalılardan işverene ait işyerinde 04/03/1991 tarihinden itibaren 1 yıl 6 ay çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar verildi.
K A R A R
Dava, davacı murisinin davalı ... İdaresi Müdürlüğü"ne ait işyerinde 04/03/1991 tarihinden itibaren 1 yıl 6 ay hizmet akdi ile çalıştığının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş ise de varılan bu sonuca eksik araştırma ve inceleme ile gidilmiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa"nın 79/10. ve 5510 sayılı Yasa"nın 86/9. maddeleri bu tip hizmet tespiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de, davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay"ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir.
Bu tür davalarda öncelikle davacının çalışmasına ilişkin belgelerin işveren tarafından verilip verilmediği yöntemince araştırılmalıdır. Bu koşul oluşmuşsa işyerinin gerçekten var olup olmadığı kanun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlenmeli daha sonra çalışma olgusunun varlığı özel bir duyarlılıkla araştırılmalıdır.
Çalışma olgusu her türlü delille ispat edilebilirse de çalışmanın konusu, niteliği, başlangıç ve bitiş tarihleri hususlarında tanık sözleri değerlendirilmeli, dinlenen tanıkların davacı ile aynı dönemlerde işyerinde çalışmış ve işverenin resmi kayıtlara geçmiş bordro tanıkları yada komşu işverenlerin aynı nitelikte işi yapan ve bordrolarına resmi kayıtlarına geçmiş çalışanlardan seçilmesine özen gösterilmelidir. Bu tanıkların ifadeleri ile çalışma olgusu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmelidir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu"nun 16/09/1999 gün 1999/21-510-527, 30/06/1999 gün 1999/21-549-555- 03/11/2004 gün 2004/21- 480-579 sayılı kararları da bu doğrultudadır.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacı murisinin 07/07/1992 tarihinde vefat ettiği, muris adına davalı ... ... İl Müdürlüğünce düzenlenmiş 24/04/1991 tarihli işe giriş bildirgesinin Kurum kayıtlarına 28/06/1991 tarihinde intikal ettiği, hizmet cetvelinde davalı murisi adına 04/03/1991-24/04/1991 tarihleri arasında 28 gün dava dışı ...... ... 8. Bölge ...... İşletme Müdürlüğünce hizmet bildiriminde bulunulduğu, başkaca hizmet bildiriminin bulunmadığı, ...... İl Özel İdaresi yazı cevabı ile davacı murisine ait herhangi bir kayıt ve belgeye rastlanmadığının Mahkemeye bildirildiği, davacı tarafından aynı dönem hizmet sürelerinin tespiti için açılan Mahkemenin 2009/217 Esas sayılı dava dosyası içeriğinden murise ait davalı işyerinde çalıştığını gösteren sendika üye kimlik kartı fotokopisinin dosyaya sunulduğu, 1991-1992 yılları dönem bordrolarının getirtildiği, duruşmalarda davacı kamu tanıklarının dinlendiği, tanıkların davacı murisinin 1991/3 ayı işe başladıktan 2 ay kadar sonra rahatsızlandığını, ne zaman işyerinden ayrıldığını bilmediklerini beyan ettikleri, davacı tarafından takip edilmeyen dosya hakkında “davanın açılmamış sayılmasına” karar verildiği anlaşılmaktadır.
Somut olayda davacı murisinin çalışmalarının geçtiğini ileri sürdüğü işyeri İl Özel İdaresi olup bir kamu kuruluşudur. Bu nedenle, davalı işyerinde resmi kayıtlara dayanılması ve ücretlerin yazılı belge ile ödenmesi esastır. Kurum"a bildirilmeyen dönemlerdeki ücret belgeleri ve bu dönemde davacıya ücret ödenip ödenmediği, ödeme yapılmışsa kim tarafından ödendiğinin, davacı murisinin rahatsız olduğunun beyan edilmiş olmasına göre de ilgili dönem hastane kayıtlarının araştırılması gerekmektedir.
Yapılacak iş, davacı murisine ait ihtilaflı dönem hastane kayıtlarını getirtmek, muhasebeci bilirkişiden davalı işyerine ait ihtilaflı döneme ait defter ve ücret bordroları ve puantaj kayıtları gibi belgeler ile bulunması halinde davacı muris sigortalıya ait işyeri özlük dosyası yerinde incelenmek suretiyle davacıya ait görevlendirmeye ilişkin herhangi bir kayıt ve belgelerin bulunup bulunmadığını, davacıya ücret ödemesi yapılıp yapılmadığını, elden ödemenin yapılmış olması halinde ödenen ücretin kaynağını ortaya koyan rapor aldırmak, işveren kuruluşun ilgili şef, amir, müdür, muhasebe çalışanı gibi yetkili kişileri ile davacı murisi ile aynı birimde çalıştığı tespit olunan bordrolu çalışanları tespit ederek bunların beyanlarına başvurmak, davacı murisinin resmi kayıtlara geçmeyen dönemlerde çalıştığını ve ücret aldığını gösterir belgelerin ibraz edilememesi halinde bunun nedenini araştırmak ve haklı ve izah edilebilir bir nedene dayanıyor ise (......... v.b. nedenlerle kaybolması gibi) bu takdirde tanık sözlerine itibar etmek, aksi halde kamu kurumu olan davalı iş yerinde çalışma iddiasının yazılı belgelerle ispat edilebileceği göz önünde bulundurularak sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz eden davacıya iadesine,
18/04/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.