Abaküs Yazılım
19. Hukuk Dairesi
Esas No: 2017/4365
Karar No: 2018/1386
Karar Tarihi: 20.03.2018

Yargıtay 19. Hukuk Dairesi 2017/4365 Esas 2018/1386 Karar Sayılı İlamı

Özet: (Bu özet Yapay Zeka tarafından yazılmıştır. Hukuki olarak geçerliliği yoktur.)


Davacı banka ile kefil olan davalılar arasındaki itirazın iptali davasında, davalıların kendi imzaları bulunan genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan borçtan sorumlu oldukları belirlenmiştir. Ancak, bilirkişi raporları yetersiz olduğu için mahkemece bozma gereği yerine getirilmemiştir. Yargıtay bu nedenle hükmün davalılar yararına bozulmasına karar vermiştir. Kararda Bankacılık Kanunu ve Borçlar Kanunu maddelerine atıfta bulunulmuştur.
19. Hukuk Dairesi         2017/4365 E.  ,  2018/1386 K.

    "İçtihat Metni"


    MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

    Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozmaya uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı ... vekilince ve diğer davalılarca duruşmalı olarak, davacı vekilince duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek. Av. ... ile davalılardan ... A.Ş. "yi temsilen ve kendi adına asaleten davalı ..."ın geldiği, başka kimsenin gelmediği görülmüş olmakla duruşmaya başlanarak hazır bulunan davacı vekilinin ve davalı asil ..."ın sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçelerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
    -KARAR-
    Dava, genel kredi sözleşmelerine kefil olan davalılar hakkında yapılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir.
    Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik verilen kararın davalı ... vekili ile diğer davalılar tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 10/04/2012 gün ve 2011/7797- 2012/6026 E.-K. sayılı ilamı ile; "Davacı banka ile dava dışı borçlu şirket ...Ltd.Şti.arasında kefilleri ..., ..., ..., ... ve ... A.Ş.olan 250.000 YTL limitli 27.05.2004 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi, kefilleri ..., ..., ... ve ... A.Ş.olan 650.000 YTL limitli 05.03.2007 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi ve kefilleri ..., ..., ...,..., ... A.Ş. ve ... A.Ş.olan 1.500.000 YTL limitli 27.12.2007 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığı ihtilafsızdır.
    Öte yandan, davacı bankanın almış olduğu ipoteklerden, borçlu müşteri ...Ltd.Şti.’nin maliki olduğu, banka lehine tesis edilen ipoteklerden 26.12.2003 tarihli ... nolu 100.000 YTL bedelli ve 02.12.2004 tarihli ... nolu 100.000 YTL bedelli ipotekleri 31.01.2006 tarihinde fek ettiği dosya içeriği ile sabittir.
    Her kefil, kefil olduğu kredi sözleşmesinden kaynaklanan borçtan kredi limiti ve temerrütlerinin hukuki sonuçlarından sorumludur. Bu kural gözetildiğinde davalı...ancak 27.05.2004 tarihli Genel Kredi Sözleşmesinden kalan bir borç var ise limiti dahilindeki miktardan sorumludur. Keza diğer davalı kefiller de hangi kredi sözleşmesinde kefalet imzaları varsa ona göre sorumlu tutulmalıdırlar. Diğer yandan, davacı banka, kredi borçlusu dava dışı... Ltd.Şti.’den almış, olduğu ipotekleri fek etmek suretiyle davalı kefillerin hukuki durumlarını ağırlaştırdığından, BK 500 madde hükmü üzerinde durulmalıdır.
    Somut olayın çözümü, teknik bilgiyi gerektirdiğinden konusunda uzman bilirkişi kurulundan rapor alınması gerekir. Nitekim bilirkişi kurulundan kök ve ek rapor alınmışsa da, bu raporlar itirazları karşılar mahiyette olmadığı gibi Yargıtay denetimine imkan sağlayacak açıklıkta da değildir.
    Hal böyle olunca yukarıda yapılan açıklamalar gözetilerek mahkemece, konusunda uzman bilirkişi kurulundan ayrıntılı ve Yargıtay denetimine açık tüm itirazları karşılar şekilde rapor alınarak, varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmemiştir." gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
    Mahkemece, tüm dosya kapsamı ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, tahrifat iddiasının incelenen kredi sözleşmeleri asıllarına göre yerinde görülmediği gibi Yargıtay bozması öncesinde de ileri sürülen bu hususun bozma nedeni yapılmadığı gözetilerek reddedildiği, tahsilde tekerrür olmamak üzere davalı bankanın iki adet ipoteği fekkederek davalı ..."ın durumunu ağırlaştırdığından 200.000,00 TL ipotek bedeli sorumluluk bedelinden düşülerek ..."ın 50.000,00 TL asıl alacak ve faiziyle birlikte 52.537,50 TL"den sorumlu olduğu, diğer davalıların 599.631,68 TL asıl alacak 36.534,00 TL işlemiş faiz, 360,00 TL ihtar masrafı ve 1.499,08 TL BSMV olmak üzere toplam 638,024.76 TL"den sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, fazlaya yönelik isteğin reddine, takibin bu bedeller üzerinden devamına ve %40 icra inkar tazminatına karar verilmiş, hüküm davacı vekili ile davalı ... vekili ve diğer davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
    1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
    2-Davalıların temyizine gelince, mahkemece bozmaya uyulmuş ise de bozma gereği yerine getirilmemiştir. Davaya konu icra takibinde alacak dayanağı olarak 3 ayrı genel kredi sözleşmesi gösterilmiştir. Bilirkişiler tarafından takip konusu alacağın hangi kredi sözleşmelerinden ve ne miktarda kaynaklandığı konusunda araştırma ve inceleme yapılmamıştır. Her kefil, kefil olduğu sözleşmeden kaynaklanan borçtan kredi limiti ve kendi temerrütünün sonuçlarından sorumludur. Bu nedenle davalı kefiller kendi imzaları bulunan genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan borçtan sorumludur. Buna göre bilirkişilerce banka kayıtları ve defterleri yerinde incelenerek icra takibinin dayanağı genel kredi sözleşmelerinden her bir sözleşmede kullanılan kredi miktarı ile borç miktarı tespit edilerek davalı kefillerin hukuki durumlarının ayrı ayrı belirlenmesi yoluna gidilmelidir. Mahkemece bu husus dikkate alınmaksızın yetersiz bilirkişi raporuna dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
    SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalılar yararına BOZULMASINA,
    peşin harcın istek halinde temyiz eden davacı ile davalı ..."a iadesine, 20/03/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.



    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi