
Esas No: 2015/1807
Karar No: 2021/11
Karar Tarihi: 06.01.2021
Danıştay 10. Daire 2015/1807 Esas 2021/11 Karar Sayılı İlamı
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2015/1807
Karar No : 2021/11
TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1- ...
2- ...
3- ... (kendi adına asaleten, ...' a velayeten)
4- ...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı
VEKİLİ : ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN_KONUSU : ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E: ..., K: ... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Adana Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı İl Müdür yardımcısı ... 'ın içinde bulunduğu makam aracının, Adana ili Çukurova İlçesi, ... Mahallesi ... Bulvar üzerinde seyir halinde iken kaldırımları ve kanal korkuluklarını aşarak kanala düşmesi sonucu davacıların yakını ...'ın boğularak hayatını kaybetmesinde davalı idarelerin hizmet kusuru bulunduğundan bahisle uğranıldığı ileri sürülen zararlara karşılık olarak 500.000,00 maddi, 500.000,00 TL manevi olmak üzere toplam 1.000.000,00 TL tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E: ..., K: ... sayılı kararıyla; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 19/01/2011 tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesi ile Uyuşmazlık Mahkemesi’nin kararları gözetildiğinde, söz konusu Kanun maddesinin karayollarında, can ve mal güvenliği yönünden trafik düzeninin sağlanarak trafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacak önlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikle ilgili kuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri, bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgili kuruluşları ve bunların görev yetki ve sorumlulukları ile, çalışma usullerini kapsadığı, işleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşları olan araçların sebebiyet verdiği zararlara ilişkin olanları dâhil, olmak üzere oluşan trafik kazası nedeniyle açılacak sorumluluk davalarının görüm ve çözümünde adli yargının görevli olduğu gerekçesiyle davanın görev yönünden reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI : Davacılar tarafından, dava konusu olayın meydana gelmesinde davalılardan DSİ Genel Müdürlüğünün sulama kanalı etrafında koruyucu güvenlik tedbirlerini almadığı; davalılardan Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'nın, araç sürücünün aracı hızlı kullandığı, araçta bulunan İl Müdürünün araç sürücüsünü hızlı gittiği halde uyarmadığı, ayrıca araçtan çıkarken yardıma gelenlere araçta davacılar yakınının da bulunduğundan bahsetmemesi nedeniyle; davalılardan Adana Büyükşehir Belediyesi'nin ise, kanal etrafındaki parmaklıkları ve kaldırımı sağlam yapmaması nedeniyle olayda hizmet kusuru bulunduğundan davanın idari yargıda görülmesi gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davalı idareler tarafından, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ :Dava konusu olaya ilişkin olarak davacı tarafın iddialarının incelenmesinden;
1-Davalılardan Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü tarafından sulama kanalı çevresinde koruyucu güvenlik tedbirlerinin alınmadığı yönündeki iddia; davalı idarenin 6200 sayılı Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünün Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun'dan(dava konusu olayın gerçekleştiği tarihteki adıyla) kaynaklanan görevinin tam ve eksiksiz yerine getirilmediğine dayandırılmakta olup, 2918 sayılı Kanundan kaynaklanmayan bu hususta hizmet kusurunun bulunup bulunmadığının tespitinin İdare Mahkemesince yapılması gerektiği açıktır.
2-Davalılardan Adana Büyükşehir Belediye Başkanlığınca sulama kanalı çevresinde koruyucu güvenlik tedbirlerinin alınmadığı yönündeki iddianın dayanağı 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunun 7. maddesinin (r) bendi olup davalı Belediyece karayollarının işletilmesiyle ilgisi olmayan bu görevin eksiksiz şekilde yerine getirilip getirilmediğinin yargısal denetimini yapmak idari yargı yerinin görevindedir.
Davacının davalı Belediyece kaldırımların gereği gibi yapılmadığı yönündeki iddiasına gelince, davalı belediyenin bu görevinin 2918 sayılı Kanunun 10. maddesinden kaynaklandığı, ancak bu iddianın da davalı Belediyenin bu kanundan kaynaklanan görevini tam ve eksiksiz olarak yerine getirilmediği yani yürütülen kamu hizmetinin kusurlu işletildiği iddiasına dayandırıldığı anlaşıldığından, buna ilişkin uyuşmazlığın görüm ve çözümü idari yargının görev alanına girdiği anlaşılmaktadır.
3-Davalılardan Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'na karşı yöneltilen iddiaların ise idare personelinin ( İl Müdürünün ve araç sürücüsünün) görevini gereği gibi yapmadığına ilişkin olduğu (sürücünün hızlı gittiği, hızlı giden araç şoförünün uyarılmaması, olay sonrası yardım yükümlülüğünün yerine getirilmediği) göz önünde bulundurulduğunda, bu hususların idarenin hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri uyarınca değerlendirilerek, uyuşmazlığın idari yargıda görülmesi gerektiği sonucuna ulaşılmaktadır.
Açıklanan nedenlerle, uyuşmazlığın görüm ve çözümünün idari yargının görev alanına girmesi nedeniyle davacıların temyiz isteminin kabulü ile görev yönünden davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren, 2575 sayılı Danıştay Kanunu'nun ek 1. maddesi uyarınca Danıştay Sekizinci ve Onuncu Dairelerinden oluşan Müşterek Kurulca; Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlenildikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacıların temyiz isteminin reddine,
2. Davanın görev yönünden reddine yolundaki ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E: ..., K: ... sayılı temyize konu kararının ONANMASINA,
3. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (on beş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 06/01/2021 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Davacıların yakını olup, Adana Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı İl Müdür Yardımcısı olan ...'ın içinde bulunduğu makam aracının, Adana ili, Çukurova ilçesi, ... mahallesi, ... Bulvar üzerinde seyir halinde iken kaldırımları ve korkulukları aşarak sulama kanalına düşmesi sonucu hayatını kaybetmesi nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen maddi ve manevi zararların tazmini için açılan davada, davacılar tazminat istemlerini; olayın gerçekleşmesinde davalı idarelerin her birinin kendi görev alanına yönelik ayrı sorumluluklarının bulunduğu iddiasına dayandırmaktadırlar.
Davalılardan Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünün sulama kanalı çevresinde koruyucu güvenlik tedbirlerini almaması nedeniyle olayda sorumluluğunun bulunduğu iddiası yönünden uyuşmazlık; anılan idarece 6200 sayılı Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünün Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun'dan (dava konusu olayın gerçekleştiği tarihteki adıyla) kaynaklanan görevlerinin tam ve eksiksiz olarak yerine getirilip getirilmediği, bu Kanun çerçevesinde yürütülen hizmetin kusurlu işletilip işletilmediği saptanmak suretiyle çözümlenecektir.
Davalılardan Adana Büyükşehir Belediye Başkanlığının kaldırımları gereği gibi yapmayıp sulama kanalı çevresinde koruyucu güvenlik tedbirlerini almaması nedeniyle olayda sorumluluğunun bulunduğu iddiası yönünden de uyuşmazlık genel itibarıyla; 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu ile belediyelere verilen görev ve sorumlulukların tam ve eksiksiz olarak yerine getirilip getirilmediği, anılan Kanun çerçevesinde yürütülen hizmetin kusurlu işletilip işletilmediği belirlenmek suretiyle çözüme kavuşturulacaktır.
Davalılardan Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının, personeli olan İl Müdürü ve araç sürücüsünün görevlerini gereği gibi yapmaması (araç sürücüsünün hızlı gitmek, araçta bulunan İl Müdürünün hızlı giden araç sürücüsünü uyarmamak suretiyle) nedeniyle olayda sorumluluğunun bulunduğu, olay sonrasında da yardım yükümlülüğünü yerine getirmediği iddiaları yönünden ise uyuşmazlık; anılan idarenin istihdam ettiği personelin fiillerinden dolayı hizmet kusurunun bulunup bulunmadığı, yine personeli olan davacılar yakınının görevde iken söz konusu olay neticesi vefat etmesi nedeniyle kusursuz sorumluluğunun olup olmadığı saptanarak çözümlenecektir.
Belirtilen bu hususlar karşısında, davalı idarelerin 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'ndan kaynaklanmayan görevleri kapsamında yürüttükleri hizmetlerden doğan sorumluluklarına dayandırılan uyuşmazlığın görüm ve çözümünün idari yargının görev alanına girdiği sonucuna varıldığından, davacıların temyiz isteminin kabulü ile görev yönünden davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği oyuyla aksi yönde oluşan karara katılmıyoruz.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.