14. Hukuk Dairesi 2016/15155 E. , 2020/2943 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 10.10.2012 gününde verilen dilekçe ile ortaklığın giderilmesi talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 26.03.2014 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, ortaklığın giderilmesi istemine ilişkindir.
Davacı vekili, dava konusu 170 ada 3 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki ortaklığın aynen taksim, mümkün olmaması halinde satış yoluyla giderilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, dava konusu taşınmaz üzerindeki ortaklığın aynen taksim yoluyla giderilmesini istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne dava konusu taşınmaz üzerindeki ortaklığın satış yoluyla giderilmesine karar verilmiştir.
Hükmü, davalı temyiz etmiştir.
Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davaları iki taraflı, taraflar için benzer sonuçlar doğuran davalardır. Bu davalarda davalı da davacı gibi aynı haklara sahiptir. Bu nedenle davacının satış suretiyle paylaşma istemesi davalıların aynen paylaşma istemesine engel teşkil etmez.
Paydaşlığın giderilmesi davalarında mahkemece malın aynen bölünerek paylaştırılmasına karar verilebilmesi için taşınmazın yüzölçümü, niteliği, pay ve paydaş sayısı ve tarım arazilerinin niteliği ile imar mevzuatına göre aynen taksimin mümkün olup olmadığının araştırılması gerekir. Taşınmazın önemli ölçüde bir değer kaybına uğraması söz konusu ise aynen bölünerek paylaştırılmasına karar verilemez. Keza paydaşlar rıza göstermedikleri takdirde taşınmazın bir bölümü paylı bırakılamaz.
Aynen bölünerek paylaştırmanın (taksimin) mümkün olması durumunda bölünen parçaların değerlerinin birbirine denk düşmemesi halinde eksik değerdeki parçaya para (ivaz) eklenerek denkleştirme sağlanır. Paydaşlar arasında anlaşma olmadıkça hakim kendiliğinden bazı taşınmazların bir kısım paydaşlara, kalanın diğer paydaşlara verilmesi şeklinde aynen bölünerek paylaştırmaya karar veremez.
Aynen bölünerek paylaştırma (taksim) halinde teknik bilirkişiye ifraz projesi düzenlettirilerek bu projeye göre taşınmaz belediye ve mücavir alan sınırları içerisinde ise ilgili belediyeden, belediye dışında ise İl İdare Kurulundan bölüşmenin (taksimin) mümkün olup olmadığı sorulur.
Belediye Encümeni veya İl İdare Kurullarınca 3194 sayılı İmar Kanunu ve ilgili Yönetmelik hükümlerine uygun bulunması halinde onaylanması gereken ifraz projesinde kimlere nerelerin verileceği, bu konuda paydaşlar aralarında anlaşamazlarsa hakim huzurunda kura çekilerek belirlenir.
Onay makamından olumsuz cevap gelmesi halinde paydaşlığın satış suretiyle giderilmesine karar verilmesi gerekir.
Bu genel açıklamalardan sonra somut olaya gelince; davacı tarafça mücavir alan ve imar planı dışında kalan, 1.479,33 m2 yüzölçümlü, iki katlı kerpiç ev samanlık ve arsa vasıflı, 170 ada 3 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki ortaklığın öncelikle aynen taksim, mümkün olmazsa satış yoluyla giderilmesi istenmiş, davalı taraf da aynen taksim yoluyla ortaklığın giderilmesini savunmuştur. Mahkemece, dava konusu taşınmazın aynen taksiminin mümkün olup olmadığını belirlemek amacıyla mahallinde keşif yapılmış, fen bilirkişisi taşınmazın aynen taksiminin mümkün olduğunu bildirmiştir. Daha sonra, dosya ifraz krokisi düzenlenmesi için kadastro müdürlüğünde görevli başka bir fen bilirkişisine tevdi edilmiş ve fen bilirkişisince düzenlenen ifraz krokisi, 30.07.2013 tarihli Bolu İl Özel İdaresi İl Encümeni kararıyla uygun bulunmuştur. 03.02.2014 tarihli ek bilirkişi raporunda, ifraz krokisinde “A” harfi ile gösterilen kısmın değeri 14.793,20 TL, “B” harfi ile gösterilen ve üzerinde iki katlı ahşap ev bulunan kısmın değeri ise 47.143,00 TL olarak belirlenmiştir. Bu durumda mahkemece, ifraz krokisinde “A” ve “B” harfleri ile gösterilen kısımlar arasındaki değer farkı, “B” harfi ile gösterilen kısımda muhdesat bulunmasından kaynaklandığından, muhdesatın aidiyeti hususunda uyuşmazlık yoksa, bu yerin muhdesat sahibi adına tesciline; aksi halde bölünen parçaların değerlerinin birbirine denk düşmemesi nedeniyle eksik değerdeki parçaya ivaz eklenip denkleştirme sağlanarak ve kimlere nerelerin verileceği hususunda taraflara anlaşmaları için süre verilerek, bu hususta anlaşma sağlanamazsa hakim huzurunda kura çekilerek, oluşacak sonuca göre aynen taksim yoluyla ortaklığın giderilmesine karar verilmesi gerekirken, ifraz sonucunda oluşan kısımlar arasındaki farkın taşınmazın toplam bedelinin yarısını aştığı gerekçesiyle satış suretiyle ortaklığın giderilmesine karar verilmesi doğru görülmemiş, bu nedenle hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 10.03.2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.