Abaküs Yazılım
10. Daire
Esas No: 2019/953
Karar No: 2021/12
Karar Tarihi: 06.01.2021

Danıştay 10. Daire 2019/953 Esas 2021/12 Karar Sayılı İlamı

T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2019/953
Karar No : 2021/12

TEMYİZ EDEN (DAVALILAR) : 1- ... Birliği Başkanlığı
VEKİLİ : Av. ...
2- ... Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. ...
3- ... Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : ...
4- ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : ...
TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1-... (Kendilerine Asaleten Çocukları ... , ..., ... 'e Velayeten)
2- ...
VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN_KONUSU : ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E: ..., K: ... sayılı kararının taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacıların olay tarihinde 5 yaşında olan yakınları ...'ün 13/06/2008 tarihinde Malatya ili, ... Mahallesi içinden geçen sulama kanalında boğularak hayatını kaybetmesi nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen zarara karşılık olarak anne ... için 30.000,00.TL maddi, 300.000,00.TL manevi; baba ... için 20.000,00.TL maddi, 300.000,00.TL manevi; kardeşleri ... , ... ve ...'e her biri için 50.000,00.TL manevi olmak üzere toplam 50.000,00.TL maddi, 750.000,00.TL manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E: ..., K: ... sayılı kararıyla; Danıştay Onuncu Dairesinin 27/11/2015 tarih ve E:2012/4624 K:2015/5377 sayılı bozma kararına uyulmak suretiyle, konuya ilişkin olarak tarafların kusur durumlarının belirlenmesi amacıyla yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen 07/03/2018 tarihli bilirkişi ek raporunda; meydana gelen olayda, DSİ Genel Müdürlüğünün sulama kanalının yapımı aşamasında gerekli koruma tedbirlerini almaması nedeniyle %20 oranında, sulama kanalını devralan sulama birliğinin bakım, onarım ve işletme sorumluluğunu yeteri kadar yerine getirmemesi nedeniyle %10 oranında, imar mevzuatına aykırı yapılaşmanın oluşmasından ve sulama kanalıyla ilgili gerekli tedbirleri almaması ve İl Koordinasyon Kurulunca verilen görevleri yapmaması nedeniyle Malatya Büyükşehir Belediyesinin %10 oranında, sorumluluk alanında ve yerleşim yeri içinden geçen sulama kanalı etrafında tedbir almayan Battalgazi Belediyesinin %10 oranında, bununla birlikte olayda bakım ve gözetim yükümlülüğünü yerine getirmeyen anne ve babanın da %50 oranında kusurunun bulunduğu yönünde tespite yer verildiği, diğer yandan davacıların uğradıkları maddi zararların tespiti amacıyla yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde düzenlenen 13/07/2018 tarihli bilirkişi raporunda, tarafların kusur oranları da dikkate alınarak davacılardan anne ... için 14.199,15 TL, baba ... için 11.586,21 TL maddi zararın hesaplandığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davacı Gülhan Kömürgöz için 14.199,15 TL maddi, 20.000,00 TL manevi, davacı ... için 11.586,21 TL maddi, 20.000,00 TL manevi, kardeşlerden her biri için 10.000,00 TL manevi tazminatın davalı idarelere başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacılara ödenmesi, fazlaya ilişkin talepler yönünden davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI :Davacılar tarafından; kendilerinin olayın meydana gelmesinde %50 oranında kusurlu olmalarına ilişkin kısmın gerekçesinin Mahkemece ortaya konulamadığı, hükmedilen manevi tazminat miktarının az olduğu; davalılardan DSİ Genel Müdürlüğü tarafından kanalın bulunduğu yeri imara açan belediyenin olayda sorumluluğunun bulunduğu, idareleri lehine hükmedilen vekalet ücretinin eksik hesaplandığı; davalılardan ... Sulama Birliği Başkanlığı tarafından kusurun Malatya Büyükşehir Belediyesinde olduğu; davalılardan Battalgazi Belediyesi Başkanlığınca olayın meydana geldiği tarihte sorumluluğun Malatya Belediyesinde olduğu, 6360 Sayılı Kanun ile bu belediyenin tüm hak ve alacaklarıyla Malatya Büyükşehir Belediyesi'ne devredildiği, olayın meydana geldiği yerin mahalle olarak kendi yetki alanlarında bulunmasının sorumluluk için yeterli olamayacağı, mahkeme kararının hüküm fıkrasının açık olmadığı, vekalet ücretinin eksik hesaplandığı; davalılardan Malatya Büyükşehir Belediyesi Başkanlığı tarafından 2011 yılında gerçekleştirilen İl Koordinasyon Kurulu toplantısında alınan kararın 2008 yılında gerçekleşen dava konusu olay için idarelerinin sorumluluğunu doğurmayacağını, idareleri lehine hükmedilen vekalet ücretinin eksik hesaplandığı ileri sürülerek, Mahkeme kararının aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Taraflarca savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren, 2575 sayılı Danıştay Kanunu'nun ek 1. maddesi uyarınca Danıştay Sekizinci ve Onuncu Dairelerinden oluşan Müşterek Kurulca; Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlenildikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :

MADDİ OLAY :
Davacıların yakını ...'ün 13/06/2008 tarihinde Malatya İli, ... Mahallesi, ... Sokak, No: ... adresindeki evlerinin yakınında bulunan DSİ'ye ait sulama kanalı etrafında arkadaşı ile oynarken sulama kanalı üzerindeki köprünün kenarında bulunan korkuluğa tırmanarak dengesini kaybetmesi sonucu sulama kanalına düşmesi üzerine boğularak hayatını kaybetmiştir.
Davacılar tarafından olayın meydana gelmesinde davalı idarelerin hizmet kusuru bulunduğundan bahisle uğranıldığı ileri sürülen maddi ve manevi zararın ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılan dava açılmıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME
A) Temyize konu Mahkeme kararının, davalı idarelerin kusur oranlarının incelenmesi;
06/12/2012 tarih ve 28489 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 6360 sayılı Kanunun 1. maddesinin 1. fıkrasında, "Aydın, Balıkesir, Denizli, Hatay, Malatya, Manisa, Kahramanmaraş, Mardin, Muğla, Ordu, Tekirdağ, Trabzon, Şanlıurfa ve Van illerinde, sınırları il mülki sınırları olmak üzere aynı adla büyükşehir belediyesi kurulmuş ve bu illerin il belediyeleri büyükşehir belediyesine dönüştürülmüştür." hükmüne; aynı Kanunun 2. maddesinin 13. fıkrasında, "Malatya ilinde, ekli (10) sayılı listede belirtilen köyler ve belediyeler ile aynı listede yer alan Malatya Belediyesinin mahalleleri, Battalgazi ilçe sınırlarına dâhil edilerek Battalgazi Belediyesine katılmıştır. Battalgazi ilçesinin merkezi, Malatya Belediyesinden Battalgazi ilçesine katılan mahalleler olarak değiştirilmiştir." hükmüne yer verilmiştir.
İdare Mahkemesince meydana gelen olayda, DSİ Genel Müdürlüğünün sulama kanalının yapımı aşamasında gerekli koruma tedbirlerini almaması nedeniyle %20 oranında, sulama kanalını devralan sulama birliğinin bakım, onarım ve işletme sorumluluğunu yeteri kadar yerine getirmemesi nedeniyle %10 oranında, imar mevzuatına aykırı yapılaşmanın oluşmasından ve sulama kanalıyla ilgili gerekli tedbirleri almaması ve İl Koordinasyon Kurulunca verilen görevleri yapmaması nedeniyle Malatya Büyükşehir Belediyesinin %10 oranında, sorumluluk alanında ve yerleşim yeri içinden geçen sulama kanalı etrafında tedbir almayan Battalgazi Belediyesinin %10 oranında, bununla birlikte olayda bakım ve gözetim yükümlülüğünü yerine getirmeyen anne ve babanın da %50 oranında kusurunun bulunduğundan bahisle davacıların tazminat istemlerinin kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmişse de yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerine göre dava konusu boğulma olayının meydana geldiği tarihte sulama kanalının bulunduğu ... mahallesinin Malatya Belediyesinin sorumluluğunda olduğu anlaşıldığından, Mahkemece söz konusu mahallenin olay tarihinden sonra sınırlarına dahil edildiği anlaşılan Battalgazi Belediye Başkanlığı'nın hasım mevkine alınmasında ve bu idareye kusur atfedilmesinde hukuki isabet bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda, Mahkemece davalı Battalgazi Belediye Başkanlığı'nın hasım mevkiinden çıkarılmasına, adı geçen belediyeye yükletilen %10 oranındaki sorumluluğun Malatya Büyükşehir Belediyesine atfedilmesi suretiyle yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir.
B) Temyize konu Mahkeme kararının, maddi tazminata ilişkin kısmının incelenmesi;
İdare Mahkemesince hükme esas alınan, davacı anne ve babanın destekten yoksun kalma zararının tespitine ilişkin 13/07/2018 havale tarihli hesap bilirkişi raporu incelendiğinde; aktüeryal yönteminin kullanıldığı, bakiye ömür belirlenmesinde TRH 2010 tablosunun esas alınmasına rağmen, küçüğün anne ve babasının destek oranlarının ayrı ayrı, küçük evleninceye kadar %25, evlendikten sonra %12,5, babanın ölümü ile annenin oranın %14 olarak alındığı, ayrıca hem anneden hem babadan %6,25 oranında yetiştirme gideri indirimi yapıldığı görülmektedir.
Anılan rapor, hesaplama yöntemi bakımından hükme esas alınabilecek nitelikte olmayıp, İdare Mahkemesince, zarar miktarının tespiti amacıyla aşağıda yer verilen hususlara göre bilirkişi ek raporu alınması gerekmektedir.
Bu raporda hesaplamanın progresif rant yöntemiyle yapılması, destek paylarının ise küçük yaşasaydı evleninceye kadar gelirinden anne ve babanın her birine %25, evlendikten sonra %16'şar, ilk çocuk olduktan sonra %14'er, ikinci çocuk olduktan sonra %12,5'ar oranında hesaplanması gerekmektedir.
Ayrıca davacı annenin gelir getirici bir işte çalışmadığı göz önünde bulundurulduğunda, davacı anneye ödenecek tazminat miktarından bu yönde bir indirim yapılmayarak, yalnızca baba yönünden hesaplanacak tazminattan %5 oranında yetiştirme gideri indirilmesi yerinde olacaktır.
C) Temyize konu Mahkeme kararının, manevi tazminata ilişkin kısmının incelenmesi;
İdare Mahkemesince baba ... için 20.000,00 TL manevi, davacı ... için 20.000,00 TL manevi, kardeşlerden her biri için 10.000,00 TL manevi tazminatın davalı idarelere başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacılara ödenmesi, fazlaya ilişkin talepler yönünden davanın reddine karar verilmiştir. Davacılar tarafından hükmedilen manevi tazminatın yetersiz olduğu ileri sürülmüşse de davacılara ödenmesine karar verilen manevi tazminat miktarının yeterli olduğu görülmekle birlikte, bozma kararı üzerine Mahkemece yeniden bir karar verilirken, davalı idarelerden Malatya Büyükşehir Belediyesinin kusur oranı değişeceğinden bu hususta da yeniden hüküm kurulması gerekeceği açıktır.
D) Temyize konu Mahkeme kararının, nispi karar harcının haklılık oranında paylaştırılmasına ilişkin kısmının incelenmesi;
492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 2. maddesinde, yargı işlemlerinden bu Kanuna bağlı (1) sayılı tarifede yazılı olanların yargı harçlarına tâbi bulunduğu; 11. maddesinde, genel olarak yargı harçlarını davayı açan veya harca konu işlemin yapılmasını isteyen kişilerin ödemekle mükellef olduğu; 15. maddesinde, yargı harçlarının (1) sayılı tarifede yazılı işlemlerden değer ölçüsüne göre nispi esas üzerinden, işlemin nev'i ve mahiyetine göre maktu esas üzerinden alınacağı; 16. maddesinde, değer ölçüsüne göre harca tabi işlemlerde (1) sayılı tarifede yazılı değerlerin esas olduğu; 21. maddesinde, yargı harçlarının (1) sayılı tarifede yazılı nispetler üzerinden alınması gerektiği; 28. maddesinde ise, (1) sayılı tarifede yazılı nispi karar harcının dörtte birinin peşin, ölüm ve cismani zarar sebebiyle açılan maddi ve manevi tazminat davalarında bu oranın yirmide bir olarak uygulandığı, geri kalanının kararın verilmesinden itibaren bir ay içinde ödeneceği kurala bağlanmıştır.
Anılan Kanun'un, yargı harçlarının gösterildiği (1) sayılı tarifesinde, konusu belli bir değerle ilgili bulunan davalarda esas hakkında karar verilmesi halinde hüküm altına alınan anlaşmazlık konusu değer üzerinden, binde 68,31 oranında nispi karar harcı alınacağı belirtilmiştir.
Bu doğrultuda; konusu belli bir miktarı içeren davalarda, yargılama gideri içinde yer alan kalemlerden nispi karar harcı dışındaki harç, keşif ve bilirkişi ücreti ile posta giderinin, haklılık oranına göre davanın taraflarına yükletilmesi; hüküm altına alınan anlaşmazlık konusu değer üzerinden hesaplanacak nispi karar harcının ise, hükmedilen miktar yönünden haksız çıkmış olan davalı idarelere yükletilmesi gerekmektedir. Bu nedenle, İdare Mahkemesince nispi karar harcı dahil edilerek tüm yargılama giderlerine haklılık oranı uygulanmak suretiyle hüküm kurulmasında mevzuata uyarlık görülmemiştir.
E) Temyize konu Mahkeme kararının, davalı idareler lehine hükmedilen vekalet ücretine ilişkin kısmının incelenmesi:
Mahkemece maddi tazminatın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiş, reddedilen kısım için davalı idareler lehine 1.660,00 TL maktu vekalet ücretine hükmedilmiştir.
Maddi tazminatın kısmen kabulü, kısmen reddi halinde reddedilen miktar üzerinden davalı idare lehine (davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçmeyecek şekilde) nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekmekle birlikte yukarıda yazılı gerekçe ile verilen bozma kararı üzerine İdare Mahkemesince yeniden verilen kararda vekalet ücreti yönünden de hüküm kurulacağından davalı idarelerin vekalet ücretine yönelik temyiz istemleri hakkında ayrıca bir karar verilmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
Ancak, her ne kadar Mahkeme kararında Danıştay Onbeşinci Dairesinin 25/01/2018 tarih ve E:2013/12046 K:2018/812 sayılı kararına atıf yapılmış ise de; anılan karar maddi tazminat talebinin tümüyle reddine karar verilen bir uyuşmazlığa ilişkin olduğundan, bakılan uyuşmazlık açısından emsal nitelikte olmadığı görülmüştür.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz istemlerinin kabulü ile davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine ilişkin temyize konu ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E: ... , K: ... sayılı kararının BOZULMASINA,
2. Yürütmenin durdurulması istemleri hakkında ayrıca bir karar verilmemiş olması nedeniyle kullanılmayan ... TL yürütmenin durdurulması harcının ayrı yarı ... Sulama Birliği ile Battalgazi Belediye Başkanlığına istemleri halinde iadesine,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
4. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 06/01/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.




Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


Avukat Web Sitesi