1. Hukuk Dairesi 2020/3463 E. , 2021/4522 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 1. HUKUK DAİRESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL-TAZMİNAT
Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil-tazminat istekli dava sonunda ilk derece mahkemesince davanın reddine dair verilen kararın davacı tarafından istinafı üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince, davacının istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin olarak verilen karar davacı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla; dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...’un raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptal ve tescil ile tazminat isteklerine ilişkindir.
Davacı, mirasbırakan babası ...’ın maliki olduğu 86 ada 32 parsel sayılı taşınmazı 31.08.1984 tarihinde, 86 ada 106 parsel sayılı taşınmazda bulunan 7 no’lu bağımsız bölümü ise 03.09.1984 tarihinde muvazaalı olarak davalı oğluna satış yoluyla temlik ettiğini, o dönemde siyasi nedenlerle cezaevine girdiği için mirasbırakanın kendisini mirastan mahrum bırakmak istediğini ve ilerde sahip olacağı mirasa Devletin el koyacağı endişesinden hareketle bu devirleri yaptığını, dava konusu 86 ada 32 parsel sayılı taşınmaz üzerinde 15 adet bağımsız bölüm oluştuğunu ileri sürerek dava konusu 86 ada 32 parsel sayılı taşınmazda davalı ... adına kayıtlı olan 2-3-4-5-6-8-9-10-11-13-14-15 no’lu bağımsız bölümlerin tapu kayıtlarının iptali ile miras payının adına tescilini, davalı İzzetin’in kızı olan davalı ... adına kayıtlı 12 no’lu bağımsız bölümün tapu kaydının iptali ile miras payının adına tescilini, olmazsa bedelinin davalı ...’den tahsilini, dava dışı 3. kişilere devredilen 1 ve 7 no’lu bağımsız bölümlerin bedellerinin davalı ...’den tahsilini, yine davalı ... tarafından dava dışı 3. kişiye devredilen dava konusu 86 ada 106 parsel sayılı taşınmazda kayıtlı 7 no’lu bağımsız bölümün bedelinin davalı ...’den tahsilini istemiştir.
Davalılar, zamanaşımı süresinin geçtiğini, mirasbırakanın bakım ve gözetim karşılığı minnet duygusuyla temlikleri yaptığını, semenin mutlaka para olması gerekmediğini, dava konusu 86 ada 32 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki binanın davalı ... tarafından yapıldığını, dava konusu 86 ada 106 parsel sayılı taşınmazdaki 7 no’lu bağımsız bölümün ise kooperatif hissesi olup kooperatife olan borç nedeniyle davalı ... tarafından satın alındığını, davalı ...’in ise adına kayıtlı bağımsız bölümü harabe vaziyette alıp masraf ettiğini belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
İlk derece mahkemesince, temlik ve mirasbırakanın ölüm tarihleri ile dava tarihi arasında geçen süre nazara alındığında davanın dürüstlük kuralıyla bağdaşmadığı, muvazaa iddiasının da kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen kararın davacı tarafından istinafı üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince, temliklerin mirastan mal kaçırma amaçlı olduğu iddiasının kanıtlanamadığı gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; 1914 doğumlu mirasbırakan ...’ın, 08.02.1985 tarihinde ölümü üzerine davacı oğlu ..., davalı oğlu ... ile dava dışı kızı ...’ın mirasçı kaldıkları; dava konusu 86 ada 32 parsel sayılı taşınmazın tamamı mirasbırakan adına kayıtlı iken 31.08.1984 tarihinde davalı oğluna satış yoluyla temlik ettiği, yine dava konusu 86 ada 106 parsel sayılı taşınmazda bulunan 7 numaralı bağımsız bölümün tamamı mirasbırakan adına kayıtlı iken 03.09.1984 tarihinde davalı oğluna satış yoluyla temlik ettiği; dava konusu 86 ada 32 parsel sayılı taşınmazın kat irtifakına geçmesiyle oluşan 2-3-4-5-6-8-9-10-11-13-14-15 no’lu bağımsız bölümlerin 16.12.2002 tarihli ipka işlemiyle davalı ... adına tescil edildiği, 1 no’lu bağımsız bölümün davalı ... adına kayıtlı iken 16.12.2002 tarihinde dava dışı...Derneğine satış yoluyla temlik ettiği, 7 no’lu bağımsız bölümün davalı ... adına kayıtlı iken 20.08.1991 tarihinde dava dışı ...a satış yoluyla temlik ettiği, 12 no’lu bağımsız bölümün davalı ... adına kayıtlı iken 26.08.2011 tarihinde davalı kızı ...e satış yoluyla temlik ettiği; dava konusu 86 ada 106 parselde kayıtlı 7 no’lu bağımsız bölümün de davalı ... tarafından 26.02.1991 tarihinde dava dışı...e satış yoluyla temlik edildiği; davacı tarafından sunulan 30.12.1982 tarih 1981/754 Esas sayılı karar örneğine göre davacının 11.07.1981 tarihinde tutuklandığı ve mülga TCK’nin 141/1. maddesi uyarınca 8 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere; uygulamada ve öğretide "muris muvazaası" olarak tanımlanan muvazaa, niteliği itibariyle nisbi (mevsuf-vasıflı) muvazaa türüdür. Söz konusu muvazaada miras bırakan gerçekten sözleşme yapmak ve tapulu taşınmazını devretmek istemektedir. Ancak mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak için esas amacını gizleyerek, gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını, tapuda yaptığı resmi sözleşmede iradesini satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi doğrultusunda açıklamak suretiyle devretmektedir.
Bu durumda, yerleşmiş Yargıtay içtihatlarında ve 1.4.1974 tarihli 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında açıklandığı üzere görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmesi de Türk Medeni Kanunu"nun (TMK) 706., Türk Borçlar Kanunu"nun (TBK) 237. (Borçlar Kanunu"nun (BK) 213.) ve Tapu Kanunu"nun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tespitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilirler.
Hemen belirtmek gerekir ki; bu tür uyuşmazlıkların sağlıklı, adil ve doğru bir çözüme ulaştırılabilmesi, davalıya yapılan temlikin gerçek yönünün diğer bir söyleyişle miras bırakanın asıl irade ve amacının duraksamaya yer bırakmayacak biçimde ortaya çıkarılmasına bağlıdır. Bir iç sorun olan ve gizlenen gerçek irade ve amacın tespiti ve aydınlığa kavuşturulması genellikle zor olduğundan bu yöndeki delillerin eksiksiz toplanılması yanında birlikte ve doğru şekilde değerlendirilmesi de büyük önem taşımaktadır. Bunun için de ülke ve yörenin gelenek ve görenekleri, toplumsal eğilimleri, olayların olağan akışı, mirasbırakanın sözleşmeyi yapmakta haklı ve makul bir nedeninin bulunup bulunmadığı, davalı yanın alım gücünün olup olmadığı, satış bedeli ile sözleşme tarihindeki gerçek değer arasındaki fark, taraflar ile miras bırakan arasındaki beşeri ilişki gibi olgulardan yararlanılmasında zorunluluk vardır.
Somut olaya gelince; iddia, savunma, dinlenen tanık beyanları ve tüm dosya kapsamına göre, mirasbırakanın dava konusu taşınmazları davalı oğluna temlik etmesindeki asıl amaç ve iradesinin, mülga TCK’nin 141/1. maddesi uyarınca mahkum olan ve cezaevinde bulunan davacı oğlundan mal kaçırmak olup, muris muvazaasının bu şekilde gerçekleştiği; dava konusu 86 ada 32 parsel sayılı taşınmazdaki bir kısım bağımsız bölümün davalı ... adına kayıtlı olup, bir kısmının ise 3. kişilere devredildiği, davalı ... adına kayıtlı olan bağımsız bölümler yönünden iptal tescil, 3. kişilere devredilenler yönünden tazminat talep edildiği, yine davalı ... tarafından 3. kişiye devredilen dava konusu 86 ada 106 parsel sayılı taşınmazdaki 7 no’lu bağımsız bölüm yönünden de tazminat talep edildiği, dava konusu 86 ada 32 parsel sayılı taşınmazdaki 12 no’lu bağımsız bölümün kayıt maliki olan davalı ...’in de, davalı ...’in kızı olması nedeniyle durumu bilen kişi konumunda olup iyiniyetli sayılamayacağı ve TMK’nin 1023. maddesinin koruyuculuğundan yararlanamayacağı gözetilerek davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
Davacı vekilinin yerinde görülen temyiz itirazının kabulü ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 373/1. maddesi uyarınca ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, ilk derece mahkemesi kararının yukarıda yazılı nedenlerden dolayı 6100 HMK’nin 371/1-a maddesi uyarınca BOZULMASINA, dosyanın kararı veren...2. Asliye Hukuk Mahkemesine, kararın bir örneğinin ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesine gönderilmesine, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 22.09.2021 tarihinde kesin olmak üzere oyçokluğuyla karar verildi.
(Muhalif) (Muhalif)
KARŞI OY
Dava, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali-tescil ve tazminat isteklerine ilişkin olup İlk Derece Mahkemesince iddianın ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacının istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesi Dairesi tarafından istinaf isteğinin esastan reddine karar verilmiş, davacının temyizi üzerine Dairemizin sayın çoğunluğu tarafından temlikin muvazaalı yapıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmesi yönünde hüküm bozulmuştur.
Muris muvazaası hukuki nedenine dayalı olarak açılan davaların dayanağı olan 01.04.1974 tarihli 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca, tapuda yapılan işlemin tarafların gerçek iradesine uygun olmadığı gerekçesiyle iptal-tescil ya da tazminat isteminin kabul edilebilmesi için, temlikin mirasbırakan tarafından mirasçı ya da mirasçılardan mal kaçırma amacıyla yapıldığının, davacı tarafından TMK"nın 6. ve HMK"nın 190. Mad. hükümleri gereğince ispat edilmesi gerekmektedir.
Somut olayda, mirasbırakan dava konusu iki adet taşınmazını 1984 yılında oğlu olan davalı ..."e tapuda satış suretiyle devretmiş, mirasbırakan 1985 tarihinde ölmüş, dava 2018 yılında açılmıştır. Dinlenen bir kısım tanıklar beyanlarında, davalıya emaneten taşınmaz devredildiğini belirtmişler, diğer tanık beyanlarında da mirasçılardan mal kaçırma amacıyla hareket edildiği yönünde somut olgular ortaya konulmamıştır.
Bu halde, ispat edilemeyen davanın reddi kararı doğru olduğu için İlk Derece Mahkemesi kararının onanması gerektiği kanaatiyle, sayın çoğunluğun bozma yönündeki kararına katılmıyoruz.