17. Hukuk Dairesi 2016/10134 E. , 2016/11572 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı ... vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
- K A R A R -
Davacılar vekili, müvekkillerinin murisleri olan ... 02/09/2009 tarihinde meydana gelen kazada vefat ettiğini, bir eş ve 5-7-9 yaşlarında üç çocuğu kaldığını, müteveffanın ölümü ile desteğinden yoksun kalan aile çok büyük maddi sıkıntılar çektiğini ve halen perişan bir vaziyette yaşamaya çalıştıklarını, iş bu davayı açmadan önce davalı kuruma müracaat ettiklerini ancak müteveffanın 8/8 kusurlu olduğunu, kusuru müvekkillerine yüklediklerini, halbuki bu savunma tümü ile kendilerini çürütmekte olduğunu, müvekkillerinin mevcut kazanın tarafı değil, üçüncü kişi konumunda olduklarını ve destekten yoksun kalma tazminatının talep etmeleri nedeniyle kendilerine kusur izafe edilemeyeceğini, müvekkillerinin maddi durumları çok kötü olup konu komşu yardımıyla geçindiklerini, adli yardım taleplerinin kabulü ile yargılama giderleri ve harçların suçüstü ödeneğinden karşılanmasına karar verilmesini, müteveffa ..."ün vefatı nedeniyle müvekkillerimin yoksun kaldıkları destek tazminatının aktürerya hesabı yaptırmak suretiyle belirlenmesini, davamızın kabulü ile fazlaya dair haklarının saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL"sini dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınıp müvekkilim davalılara hakları oranınca ödenmesine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. (Belirsiz alacak davası olarak açıldı), yargılama sırasında maddi tazminat talebini toplam 189.893,91 TL olarak artırmıştır.
Davalı ... vekili, talebin zamanaşınına uğradığını, müvekkil kurumu aleyhinde hüküm kurulup tazminat ödenmesi halinde müvekkil kurum ödediği iş bu tazminatı yine
kazaya sebep olan müteveffanın mirasçıları olan davacılara rücu edeceğinden, davacılar aynı zamanda borçlu konumuna geleceklerini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, dosya kapsamına, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; Davanın kısmen kabulüne, davacı eş ... için, 115.500,00 TL"nin, Davacı ... için 9.000,00 TL, davacı Davacı ... için 10.500,00 TL"ve Davacı ... için 15.000,00 TLden toplam 150.000,00 TL"nin dava tarihi olan 12/05/2014 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı ... vekilince tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 8.473,50 TL kalan onama harcının temyiz eden davalı ..."ndan alınmasına 15.12.2016 gününde Üye ..."ın karşı oyu ve oyçokluğuyla karar verildi.
-KARŞI OY-
Dava, trafik kazası sonucu desteğin ölümü nedeniyle uğranılan zararın işletenin ZMSS şirketinden tahsili istemine ilişkindir.
Davalı sigorta şirketi kusursuz sorumlu olan işletenin hukuki sorumluluğunu üstlenmiştir. Kusursuz sorumluluk hallerinde de tazminat tayin edilirken aksi belirtilmedikçe Borçlar Kanunu"nun kusura dayanan sorumluluk (TBK 49-76. md.) hükümleri uygulanır. Bu nedenle tazminatta indirime sebep
olabilen TBK 51-52.maddeleri kusursuz sorumluluk hallerinde takdir edilecek tazminatlarda da indirim sebebi olabilecektir. Nitekim KTK"nın 86/2 maddesinde de işletenin sorumluluğuna bağlı olarak tazminat taktir edilirken zarar görenin kusurunun indirim sebebi olarak nazara alınacağı hükme bağlanmıştır. Destek tazminatı, destek olan adına ileri sürülen bir talep olmayıp bağımsız bir talep ise de bizzat ölenin tazminat talep etmiş olması halinde ortaya çıkacak hukuki sonuçtan daha farklı bir hukuki durum yaratılamayacağından desteğin fiil ve davranışları, TBK 51 ve 52.maddeleri gereğince destek görenlerin tazminat talepleri bakımından gözönünde bulundurulmalıdır. Zarar gören destek, kendisi tazminat talep etme imkanına sahip olsaydı kusur sebebiyle tazminatta indirim yapılacak idiyse, destek görenler lehine takdir edilecek tazminatta da indirim yapılmalıdır. Nasıl ki desteğin ölümü sebebiyle meydana gelen zararın yansıma yoluyla destek görenleri de etkilediği kabul ediliyorsa, desteğin tazminattan indirime sebep olacak davranışları da aynı şekilde destek görenlere yansır. Müterafik kusurun nazara alınmasının, destek tazminatının miras hukukundan bağımsız olmasına dayandırılması doğru olmamaktadır. Zira destek, kendi kusurlu hareketi ile ölümüne sebebiyet vermiş ise bu eylem hukuka aykırı olmadığı gibi teknik anlamda kusurda sayılmadığından ölümünden sorumlu tutulamayacak desteğin, destek olduğu kişilere karşı sorumluluğunun devam ettirilmesi anlamına gelir. Bu da destek görenlerin, mirasçılara karşı da bu talep hakkını yöneltmelerine imkan vermek gibi bir sonuca gider.
Bu nedenlerle ister bizzat mağdur, isterse ölümü halinde diğer hak sahipleri bu haksız fiilden dolayı tazminat talep ettiklerinde, tazminat miktarının belirlenmesinde mağdurun (desteğin) müterafik kusurunun dikkate alınması gerektiği kanaatinde olduğumdan Sayın Çoğunluğun aksi yöndeki kararına katılmıyorum.