17. Hukuk Dairesi 2016/11249 E. , 2016/11575 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacılar vekili ve davalı ...Ş vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
- K A R A R -
Davacı vekili, müvekkilin eşi ...."nün 09.09.2013 tarihinde .... istikametinden .... istikametine seyir halinde iken sevk ve idaresindeki ... plakalı aracıyla yapmış olduğu kaza sonucu hayatını kaybettiğini, kaza yapan ... plakalı araç ... tarafından 06.05.2013 tarihinde ... poliçe numarası ile zorunlu mali sorumluluk sigortası yapıldığını, müvekkillerin uğradıkları destek zararı trafik sigortacısının sorumluluğu kapsamında olduğunu, müvekkil ..."nün 31 yaşında olup 5 aylık ... isminde bir yaşında bir çocuğu bulunduğunu, müvekkilin ve çocuğunun geçimini müteveffa ....sağladığını, düzenli olarak çalışan müvekkilin eşi müvekkil ve çocuğunun bütün ihtiyaçlarını düzenli olarak karşılamaktayken kaza sonucu öldüğünü, ölenin düzenli yardımından ve desteğinden yoksun kaldığını, müvekkilin eşi sağlığında çeşitli bankalardan kredi kullandığını, bu krediler nedeniyle yaklaşık 50.000 TL borcu ortaya çıktığını, müvekkilin bu borcu ödeme imkanı olmadığını, davayı 3 kişi olarak açtıklarını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla müvekkil ve çocuğu için şimdilik 1.000 TL( destekten yoksun kalma tazminatının olay tarihi olan 09.09.2013 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, karar verilmesini talep ve dava etmiş; yargılama sırasında talebini 250.000,00 TL olarak (limit dahilinde) ıslah etmiştir.
Davalı ... vekili; kazaya karışan ve davacı murisin işleten/sürücüsü olduğu ... plakalı vasıta 6.5.2013-2014 tarihleri arasında ... sayılı trafik poliçesi ile müvekkil şirkete sigortalandığının tespit edildiği, ölüm nedeniyle tazminat ZZM"den ölen kişi başına azami 250.000,00 TL ile sınırlı olduğunu, murisinin kazada asli ve tam kusurlu olması sebebiyle tazminat hakları bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacıların 3. kişi oldukları, murisin kusurunun davacılara yansıtılamayacağı gerekçesiyle, davacının davasının kabulü ile poliçe limiti ile sınırlı kalmak kaydıyla taleple bağlı kalınarak 250.000 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili ile davalı ...Ş vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve bozma ilamı doğrultusunda karar verilmiş olmasına göre, davalı ... AŞ vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.
Somut olayda mahkemece aktüer hesabında limiten fazla tazminat hesap edildiğinden ıslah edildiği hali ile 250.000,00 TL limit olarak davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak limitle sınırlı sorumluluk; hesap edilen ve hükmedilen tazminat yönünden söz konusu olup, vekalet ücreti, harç ve yargılama gideri limitten bağımsız olmakla mahkemece davalı ... AŞ"nin harç ve vekalet ücretinden poliçe limit ile sınırlı olarak sorumlu olduğuna karar verilmesi doğru olmayıp bozma sebebi ise de; bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden, hükmün 6100 sayılı HMK.nun geçici 3/2 maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK.nun 438/7 maddesi uyarınca davacılar lehine düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ... AŞ vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, yukarıda 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm fıkrasının 3, 4 ve 5. benlerinde yazılı “poliçe limit ile sınırlı olmak kaydıyla ” ibarelerinin hükümden çıkarılmasına ve hükmün bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aşağıda
dökümü yazılı 12.807,50 TL kalan harcın temyiz eden davalı ...Ş"nden alınmasına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacılara geri verilmesine 15/12/2016 gününde Üye ..."ın karşı oyu ve oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Dava, trafik kazası sonucu desteğin ölümü nedeniyle uğranılan zararın işletenin ZMSS şirketinden tahsili istemine ilişkindir.
Davalı ... kusursuz sorumlu olan işletenin hukuki sorumluluğunu üstlenmiştir. Kusursuz sorumluluk hallerinde de tazminat tayin edilirken aksi belirtilmedikçe Borçlar Kanunu"nun kusura dayanan sorumluluk (TBK 49-76. md.) hükümleri uygulanır. Bu nedenle tazminatta indirime sebep olabilen TBK 51-52.maddeleri kusursuz sorumluluk hallerinde takdir edilecek tazminatlarda da indirim sebebi olabilecektir. Nitekim KTK"nın 86/2 maddesinde de işletenin sorumluluğuna bağlı olarak tazminat taktir edilirken zarar görenin kusurunun indirim sebebi olarak nazara alınacağı hükme bağlanmıştır. Destek tazminatı, destek olan adına ileri sürülen bir talep olmayıp bağımsız bir talep ise de bizzat ölenin tazminat talep etmiş olması halinde ortaya çıkacak hukuki sonuçtan daha farklı bir hukuki durum yaratılamayacağından desteğin fiil ve davranışları, TBK 51 ve 52.maddeleri gereğince destek görenlerin tazminat talepleri bakımından gözönünde bulundurulmalıdır. Zarar gören destek,
kendisi tazminat talep etme imkanına sahip olsaydı kusur sebebiyle tazminatta indirim yapılacak idiyse, destek görenler lehine takdir edilecek tazminatta da indirim yapılmalıdır. Nasıl ki desteğin ölümü sebebiyle meydana gelen zararın yansıma yoluyla destek görenleri de etkilediği kabul ediliyorsa, desteğin tazminattan indirime sebep olacak davranışları da aynı şekilde destek görenlere yansır. Müterafik kusurun nazara alınmasının, destek tazminatının miras hukukundan bağımsız olmasına dayandırılması doğru olmamaktadır. Zira destek, kendi kusurlu hareketi ile ölümüne sebebiyet vermiş ise bu eylem hukuka aykırı olmadığı gibi teknik anlamda kusurda sayılmadığından ölümünden sorumlu tutulamayacak desteğin, destek olduğu kişilere karşı sorumluluğunun devam ettirilmesi anlamına gelir. Bu da destek görenlerin, mirasçılara karşı da bu talep hakkını yöneltmelerine imkan vermek gibi bir sonuca gider.
Bu nedenlerle ister bizzat mağdur, isterse ölümü halinde diğer hak sahipleri bu haksız fiilden dolayı tazminat talep ettiklerinde, tazminat miktarının belirlenmesinde mağdurun (desteğin) müterafik kusurunun dikkate alınması gerektiği kanaatinde olduğumdan Sayın Çoğunluğun aksi yöndeki kararına katılmıyorum.