Abaküs Yazılım
8. Hukuk Dairesi
Esas No: 2018/4312
Karar No: 2019/10865
Karar Tarihi: 03.12.2019

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2018/4312 Esas 2019/10865 Karar Sayılı İlamı

8. Hukuk Dairesi         2018/4312 E.  ,  2019/10865 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
    DAVA TÜRÜ : Ecrimisil

    Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

    KARAR

    Davacı vekili, müvekkilinin dava konusu 347, 349, 1495 ve 1469 parsel sayılı taşınmazların maliklerinden iken, davalılardan (kardeşi) ...’ın vekalet görevini kötüye kullanmak suretiyle taşınmazları satış yolu ile (eşi olan) diğer davalıya devrettiğini, davalılara karşı açılan Tapu İptali ve Tescil davasının Ceyhan 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/450 Esas, 2013/574 Karar sayılı karar ile lehlerine sonuçlanmasına rağmen davalılarca vekil edenine herhangi bir ecrimisil bedeli ödenmediğini belirterek, geriye dönük 5 yıllık ecrimisil bedeli olan 13.500 TL’nin tahsiline karar verilmesi talep edilmiştir.
    Davalılar vekili, davanın reddini savunmuştur.
    Mahkemece, davalıların kötüniyetli olmadığı gerekçesiyle ecrimisil isteğinin reddine dair verilen karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
    Dava, paydaşlar arasında ecrimisil isteğine ilişkindir.
    Dosya içeriği ve toplanan delillerden; çekişmeli, tarla niteliğindeki 106 ada 153 (eski 347) ve 154 (eski 349) parsellerin davalılar adına, 106 ada 181 (eski 1495) parselin davalılar ve dava dışı kişiler adına ve 104 ada 2 (eski 1469) parselin ise davalardan ... ve dava dışı kişiler adına paylı şekilde kayıtlı olduğu, davacı ...’in payı için Ceyhan 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/450 Esas, 2013/574 Karar sayılı dosyası ile açmış olduğu vekalet görevini kötüye kullanma hukuksal nedenine dayalı tapu iptal ve tescil davasının kabulüne karar verilerek eldeki davanın konusu taşınmazlarda pay maliki olduğu, kararın derecattan geçerek kesinleştiği ancak Mahkeme kararının infaz edilmediği anlaşılmaktadır.
    Hemen belirtilmelidir ki, paylı mülkiyette taşınmazdan yararlanamayan paydaş, engel olan öteki paydaş veya paydaşlardan her zaman payına vaki elatmanın önlenilmesini ve/veya ecrimisil istiyebilir. Elbirliği mülkiyetinde de paydaşlardan biri öteki paydaşların olurlarını almadan veya miras şirketine temsilci atanmadan tek başına ortak taşınmazdan yararlanmasına engel olan ortaklar aleyhine ecrimisil davası açabilir. Ancak, o paydaşın, payına karşılık çekişmesiz olarak kullandığı bir kısım yer varsa açacağı ecrimisil davasının dinlenme olanağı yoktur. Yerleşmiş Yargıtay içtihatlarına ve aynı doğrultudaki bilimsel görüşlere göre payından az yer kullandığını ileri süren paydaşın sorununu, kesin sonuç getiren taksim veya ortaklığın satış yoluyla giderilmesi davası açmak suretiyle çözümlemesi gerekmektedir.
    Kural olarak, men edilmedikçe paydaşlar birbirlerinden ecrimisil isteyemezler. İntifadan men koşulunun gerçekleşmesi de, ecrimisil istenen süreden önce davacı paydaşın davaya konu taşınmazdan ya da gelirinden yararlanmak isteğinin davalı paydaşa bildirilmiş olmasına bağlıdır. Ancak, bu kuralın yerleşik yargısal uygulamalarla ortaya çıkmış bir takım istisnaları vardır. Bunlar; davaya konu taşınmazın kamu malı olması, ecrimisil istenen taşınmazın (bağ, bahçe gibi) doğal ürün veren yada (işyeri, konut gibi) kiraya verilerek hukuksal semere elde edilen yerlerden olması, paylı taşınmazı işgal eden paydaşın bu yerin tamamında hak iddiası ve diğerlerinin paydaşlığını inkar etmesi, paydaşlar arasında yapılan kullanım anlaşması sonucu her paydaşın yararlanacağı ortak taşınmaz veya bölümlerinin belirli bulunması, davacı tarafından diğer paydaşlar aleyhine daha önce bu taşınmaza ilişkin, elatmanın önlenmesi, ortaklığın giderilmesi, ecrimisil ve benzeri davalar açılması veya icra takibi yapılmış olması halleridir. Bundan ayrı, taşınmazın getirdiği ürün itibariyle de, kendiliğinden oluşan ürünler; biçilen ot, toplanan fındık, çay yahut muris tarafından kurulan işletmenin yahut, başlı başına gelir getiren işletmelerin işgali halinde intifadan men koşulunun oluşmasına gerek bulunmamaktadır.
    Yine paydaşlar arasında yapılan kullanım anlaşması sonucu her paydaşın yararlanacağı ortak taşınmaz veya bölümlerinin belli bulunması durumunda, davacı paydaş tarafından davalı paydaş aleyhine bu taşınmaza ilişkin elatmanın önlenmesi, ortaklığın giderilmesi, ecrimisil ve benzeri dava açılması hallerinde yine intifadan men koşulu aranmaz.
    Bu nedenle, davaya konu taşınmazlar yönünden sayılan istisnalar dışında intifadan men koşulunun gerçekleşmesi aranacak ve intifadan men koşulunun gerçekleştiği iddiası, her türlü delille kanıtlanabilecektir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 27.02.2002 tarihli ve 2002/3-131 E, 2002/114 K sayılı ilamı)
    Somut olaya gelince; Mahkemece, Ceyhan 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2011/450 Esas ve 2013/574 Karar sayılı kararının infaz edilmesi için davacı tarafa süre ve imkan tanınmadığı anlaşılmaktadır. Ayrıca yukarıdaki yazılı ilkeler gözetildiğinde intifadan men koşulunun davacının ikame ettiği tapu iptal ve tescil davası ile gerçekleştiği açıktır. Nitekim davacının açtığı tapu iptal ve tescil davası kabul edilerek hissesi oranında iptal ve tescile karar verilmiş olmasına göre, taşınmazın davalılardan ... adına kayıtlı bulunduğu dönem için davalıların iyiniyetinden bahsedilemez ve bu dönem için davacının dava konusu taşınmazları kullanımının engellendiğinin kabulü gerekir.
    Hal böyle olunca; Mahkemece, davacı tarafa Mahkeme kararını infaz etmesi için süre ve imkan tanımak suretiyle güncel tapu kayıtlarının ikmal edilmesi, akabinde tapu iptali ve tescil dava dilekçesinin davalılara tebliği tarihi ile ecrimisil dava tarihi arasını kapsar şekilde (usulünce yapılacak araştırma ve inceleme sonucunda) toplanmış ve toplanacak delillere göre ecrimisil hesabı yaptırılarak bir karar verilmesi gerekir iken, yazılı ve yerinde olmayan gerekçeler ile ret kararı verilmesi doğru olmamıştır.
    SONUÇ: Yukarıda yazılı nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulüyle, hükmün 6100 sayılı HMK"nin geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK"un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK"un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 03.12.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.




    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi