Abaküs Yazılım
21. Hukuk Dairesi
Esas No: 2013/7183
Karar No: 2014/7515
Karar Tarihi: 10.4.2014

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi 2013/7183 Esas 2014/7515 Karar Sayılı İlamı

21. Hukuk Dairesi         2013/7183 E.  ,  2014/7515 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ : Trabzon 1. İş Mahkemesi
    TARİHİ : 13/12/2012
    NUMARASI : 2012/239-2012/920

    Davacı, ödeme emri ve icra takibinin iptaline karar verilmesini istemiştir.
    Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
    Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
    K A R A R
    Dava, ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir.
    Mahkemece, ilamında yazılı şekilde istemin kabulüne karar verilmiş ise de, varılan bu sonuç, usul ve yasaya uygun bulunmamaktadır.
    Davanın yasal dayanağı olan 506 sayılı Yasa"nın 80/12 ve 5510 sayılı Yasanın 88/20 maddelerine göre, Kurumun sigorta primleri ve diğer alacakları haklı bir sebep olmaksızın yasal süreler içerisinde ödenmez ise kamu idarelerinin tahakkuk ve tediye ile görevli kamu görevlileri, tüzel kişiliği haiz diğer işverenlerin şirket yönetim kurulu üyeleri de dahil olmak üzere üst düzeydeki yönetici veya yetkilileri ile kanuni temsilcileri Kuruma karşı işverenleri ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olacakları öngörülmüştür.
    Öte yandan süresinde ödenmeyen prim ve diğer kurum alacaklarının bizzat Kurumca cebren takip ve tahsil edilebileceği 506 ve 5510 sayılı Yasaların açık hükmü gereğidir. Cebren tahsil ve takip esasları 6183 sayılı Yasa"da gösterilmiştir. 6183 sayılı Yasa"nın mükerrer 35. maddesinde tüzel kişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, vakıflar ve cemaatler gibi tüzel kişiliği olmayan teşekküllerin malvarlığından tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen ve tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacaklarının, kanuni temsilcilerinin ve tüzel kişiliği olmayan teşekkülü idare edenlerin şahsi mal varlıklarından bu Kanun hükümlerince tahsil edileceği belirtilmiştir.
    Dosyadaki kayıt ve belgelerden, ticaret sicil memurluğunun 17.5.2012 tarihli yazısında şirketin son tescilini 12.5.2011 tarihinde yaptırdığı,8.4.2011 tarihli genel kurul kararlarına ait hazirun cetvelinin gönderildiği, bu cetvele göre davacının Dema Deri Mamülleri ve Ayakkabı Sanayi Anonim Şirketinin 351.996 hisse sahibi ve yönetim kurulu üyesi olduğu, şirketin 2010/8. ay ile 2011/5. aylar arası dönemdeki prim, işsizlik sigortası primi ve damga vergisi borçlarından dolayı Kurum tarafından davacı hakkında şirket yetkilisi olarak takip başlatıldığı, 14.3.2012 tarihinde 2011/11726-11727 ve 11728 nolu ödeme emirlerinin davacıya tebliğ edildiği, davanın 7 günlük hak düşürücü süre içinde açıldığı,söz konusu şirket hakında 26/05/2011 tarihinde Bakırköy 1.Asliye Ticaret Mahkemesince, borca batık olduğu, iyileşme ümidi bulunmadığı gerekçeleriyle iflas kararı verildiği anlaşılmaktadır.
    Somut olayda, davacının borçlu şirketin yönetim kurulu üyesi olması halinde sigorta primleri ve diğer alacaklar yönünden Kuruma karşı sorumlu olacağı açıktır. Çünkü yönetim kurulu üyesi olan davacı ile şirket arasında müteselsil sorumluluk vardır. Ayrıca şirketin iyileşme durumunun olmadığı ve batık olması nedeniyle Kurum alacaklarının da tahsil imkanının kalmadığı ortadadır. Ancak ödeme emirlerine konu Kurum alacaklarının ait olduğu dönemde(2010/8-2011/5.aylar arası), davacının yönetim kurulu üyesi ya da başkanı olup olmadığı araştırılmadan ve başkan ya da yönetim kurulu üyesi olması halinde Kurum alacaklarından sorumlu olduğu düşünülmeden yanılgı ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
    Yapılacak İş, şirketin kayıtlı bulunduğu ticaret sicil memurluğundan Kurum alacaklarının ait olduğu dönemde davacının yönetim kurulu üyesi yada başkanı olup olmadığı araştırmak, başkan yada yönetim kurulu üyesi olması halinde, borçtan sorumlu olduğu dikkate alınarak davanın reddine, değilse çıkacak sonuca göre karar vermekten ibarettir.
    O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
    SONUÇ : Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 10/4/2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.





    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi