14. Hukuk Dairesi 2019/2397 E. , 2020/2971 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 16.05.2012 gününde verilen dilekçe ile geçit hakkı kurulması talebi üzerine bozma ilamına uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 20.06.2018 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 747. maddesi gereğince geçit hakkı kurulması isteğine ilişkindir.
Davacı, maliki olduğu 522 ada 13 parsel sayılı taşınmaz lehine, davalıya ait 520 ada 2 parsel sayılı taşınmaz aleyhine geçit hakkı kurulmasını talep etmiştir.
Bir kısım davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen kararın temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 22.09.2014 tarih, 2014/6095 E-2014/10259 K sayılı ilamıyla, “Somut olayda; davacı kendisine ait 522 ada 13 parsel sayılı taşınmaz lehine 520 ada 2 parsel sayılı taşınmaz üzerinden geçit hakkı kurulmasını istemiştir. Mahkemece, 522 ada 13 sayılı parsel lehine geçit kurulmuş ise de bilirkişi rapor ve krokisinde K+M ile ve sarı renkle gösterilen dördüncü alternatifin yüzölçümü daha az olduğu gibi A harfi ile gösterilen geçit güzergahı arasındaki yaklaşık 3 metre genişliğindeki ark üzerine davacı tarafından köprü yapılması gerektiğinden, dolayısıyla daha külfetli olduğu anlaşıldığından bu durumda mahkemece 4 numaralı ve 3 numaralı alternatifler değerlendirilerek bu güzergahlardaki parsel malikleri davaya dahil edilmek suretiyle en uygun seçenekten geçit kurulması gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.” gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne 522 ada 13 parsel sayılı taşınmaz lehine, 520 ada 2 parsel sayılı taşınmaz aleyhine geçit hakkı kurulmasına, 1.337,49 TL geçit bedelinin davalı ...’a ödenmesine karar verilmiştir.
Hükmü, davalı ... vekili temyiz etmiştir.
Saptanan geçit nedeniyle yükümlü taşınmaz malikine ödenmesi gereken bedel taşınmazın niteliği gözetilerek uzman bilirkişiler aracılığı ile objektif kıstaslar esas alınarak belirlenmelidir. Bu bedel de hükümden önce depo ettirilmelidir. Hemen belirtmek gerekir ki, bedelin belirlenmesinden sonra hüküm tarihine kadar taşınmazın değerinde önemli derecede değişim yaratabilecek uzunca bir süre geçmiş veya bedel tespitinden sonra yörede taşınmazın değerini artıracak değişiklikler meydana gelmiş olabilir. Bu gibi durumlarda mülkiyet hakkı kısıtlanan taşınmaz malikinin mağduriyetine neden olmamak ve diğer tarafın hakkın kötüye kullanılması sonucunu doğuracak olası davranışlarını önlemek için hüküm tarihine yakın yeni bir değer tespiti yapılmalıdır.
Somut olaya gelince; davacıya ait 522 ada 13 parsel sayılı taşınmaz yararına, 520 ada 2 parsel sayılı taşınmazda geçit tesis edilen kısımın zemin değeri ile bu yerde bulunan tel çit, kapı ve ağaçların değeri 10.04.2018 tarihli ziraatçi bilirkişi raporunda ayrı ayrı hesaplanmış olup, mahkemece bu değerler toplamı davacı tarafa depo ettirilmek suretiyle geçit hakkı tesisine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle ziraatçi bilirkişi raporunda “irtifak bedeli” olarak hesaplanan 1.337,49 TL depo ettirilerek geçit hakkı tesisine karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 10.03.2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.