Abaküs Yazılım
20. Hukuk Dairesi
Esas No: 2015/14812
Karar No: 2015/12541

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi 2015/14812 Esas 2015/12541 Karar Sayılı İlamı

20. Hukuk Dairesi         2015/14812 E.  ,  2015/12541 K.
"İçtihat Metni"


İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Milas Kadastro Mahkemesi
TARİHİ : 25/12/2013
NUMARASI : 2013/14-2013/91
DAVACI : Orman Yönetimi
DAVALI : Hazine
KATILAN : Z.. D..

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi katılan Z.. D.. tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Kadastro sırasında Gökpınar köyü 120 ada 3 parsel sayılı 5739 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, çamlık ve çalılık niteliğiyle Hazine adına tesbit edilmiştir. Davacı Orman Yönetimi, taşınmazın kesinleşen orman sınırları içinde kaldığı, orman sınırları içinde kalmasa dahi fiilen orman örtüsü ile kaplı, orman sayılan yer olduğu iddiasıyla dava açmıştır.
Mahkemece davanın reddine, taşınmazın tespit gibi davalı adına tapuya tescili yolunda verilen karar Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmekle, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 18/02/2009 tarih ve 2008/17237 E. - 2009/2602 K. sayılı kararı ile bozulmuştur.
Hükmüne uyulan bozma kararında özetle; “Hükme dayanak yapılan uzman bilirkişi raporlarında, çekişmeli taşınmazın eski tarihli memleket haritasında orman olmadığı bildirilmişse de; rapora ekli 1963 tarihli memleket haritasında taşınmazın bulunduğu yerin iğne yapraklı ağaç rumuzu ile işaretlenen alanda kaldığı, eğimi yüksek iken teraslama ile düşürüldüğü, üzerinin zeytin, zeytin delicesi, yer yer maki florası ile kaplı bulunduğu belirtilerek, kesinleşen orman kadastrosuna ait harita ve tutanaklar ile eski tarihli ve yine kadastro tespit tarihinden 15-20 yıl öncesine ait memleket haritası, hava fotoğrafları ve varsa amenajman planının yöntemince uygulanması, komşu taşınmazların durumuna göre 6831 sayılı Kanunun 17. maddesi anlamında orman içi açıklığı olup olmadığının belirlenmesi, eğimi % 12"den fazla olan funda ve maki cinsi ağaççıklarla kaplı alanlar orman ve toprak muhafaza karakteri taşıyacağından ve kesinleşen orman sınırı dışında kalsa bile orman vasfının ortadan kalkmayacağı, ayrıca orman kadastrosu sınırları dışında bırakılmış olsa dahi, 4999 sayılı Kanun ile değişik 6831 sayılı Kanunun 7/1. maddesi gereğince herhangi bir nedenle sınırlama dışında kalmış orman olması nedeniyle orman sayılacağı ve her zaman orman sınırı içine alınabileceği” açıklanmıştır.
Mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra; Z.. D.. çekişmeli yerin kendisine ait olduğu iddiasıyla davaya katılmış; katılanın aynı iddia ile açmış olduğu 2013/46 sayılı dava dosyası da temyize konu dosya ile birleştirilmiş, yargılama sonucunda taşınmazın orman toprağı olduğu, fiilen açıklık alanda bulunmasının, imar ve ihya çalışmasıyla tarım arazisi haline dönüştürülmesinin orman vasfını kaybettirmeyeceği gerekçesiyle Orman Yönetiminin davasının kabulüne, Z.. D.."ın davasının reddine; taşınmazın orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm katılan Z.. D.. tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce seri bazda yapılan ve 27/08/1966 tarihinde ilân edilip kesinleşen orman kadastrosu ile daha sonra 21.11.1985 tarihinde ilân edilip dava tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 2/B madde uygulaması vardır.
Mahkemece, bozma kararına uyulmuş ise de; bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir. Şöyle ki; bozma kararı üzerine yapılan keşif ve incelemeler sonucunda; uzman bilirkişi raporlarına göre, çekişmeli taşınmazın 1966 yılında seri bazda yapılıp kesinleşen orman kadastrosunda 135 numaralı iç parsel olarak orman sınırı dışında bırakıldığı, 1964 yılından başlayarak 1977 ve 1996 tarihli memleket haritaları ve bunların yapımına esas alınan hava fotoğraflarında açık alanda yer aldığı, % 25 eğimli, 7 adet teras üzerinde 21 adet 8-10 yaşlarında delice zeytin, 3 adet 10 aşı yaşlarında zeytin bulunan 20-25 yıllık tarım arazisi olduğu belirtilmiş, mahkemece fiilen orman toprağı olduğu gerekçesiyle hüküm kurulmuşsa da; varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir. 
Şöyle ki;  hükme esas alınan orman bilirkişi raporunda, çekişmeli taşınmazın kullanım ve tasarruf durumunun belirlenmesi yönünden dava tarihinden 20 yıl önceki zamanlara ait hava fotoğrafları üzerinde uygulama yapılmamış olması nedeniyle, dairenin 22/06/2015 günlü geri çevirme kararı ile ek rapor hazırlanması gereğine değinilmiş, bu karar üzerine hazırlattırılıp gönderilen 28/09/2015 günlü ek raporda, 1992 tarihli hava fotoğrafında taşınmazın yalnızca kuzey bölümünün ağaçlık olarak göründüğü, kalan bölümün ise ziraat arazisi olduğunun açıklandığı, komşu parseller yönünden yapılan araştırmada da; 120 ada 5 ve 6 sayılı parsellerin kadastro tespitlerine itiraz edilmemesi nedeniyle; 2 sayılı parselin ise mahkeme kararı ile gerçek kişiler adına tescillerine karar verildiği, mahkeme kararının dairece 2011/17162 sayılı kararı ile onanarak kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, taşınmazın kesinleşen orman sınırı dışında bulunan ve eski tarihli resmi belgelerde de orman olmayan, 6831 sayılı Kanunun 17/2. maddesi anlamında orman içi açıklık konumunda bulunmayan ve dava tarihinden 20 yıl önce ve halen de eylemli orman niteliği taşımayan, tarım arazisi vasfındaki güney bölümü fen bilirikişiye ölçtürülerek yüzölçümü belirlenmeli ve kazandırıcı zamanaşımı koşullarının katılan yararına oluştuğu anlaşılan bu bölüm hakkında Hazinenin davasının reddine ve katılan adına tesciline karar verilmelidir.
Kabule göre de; kadastro hakiminin infazda tereddüt yaratmayacak biçimde düzenli sicil oluşturma görevi bulunduğu halde; aynı taşınmaz hakkında hem Orman Yönetiminin açtığı ve gerçek kişinin müdahil olduğu dosya bakımından, hem de gerçek kişinin açtığı birleşen dosya bakımından ayrı ayrı tescil hükmü kurulması isabetsizdir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle; katılanın temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde iadesine 14/12/2015 günü oy birliğiyle karar verildi.



Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


Avukat Web Sitesi