
Esas No: 2014/12218
Karar No: 2014/12218
Karar Tarihi: 11/12/2018
Anayasa Mahkemesinin bu kararı bireysel başvuru kararı olup kişisel veri içerme ihtimali bulunmaktadır. Her ne kadar yayınlamakta yasal bir sakınca bulunmasa da bunun kişilere zarar verme ihtimali karşısında bu kararı yayınlamıyoruz.
TÜRKİYE CUMHURİYETİ |
ANAYASA MAHKEMESİ |
|
|
İKİNCİ BÖLÜM |
|
KARAR |
|
TURGAY ULU BAŞVURUSU |
(Başvuru Numarası: 2014/12218) |
|
Karar Tarihi: 11/12/2018 |
|
İKİNCİ BÖLÜM |
|
KARAR |
|
Başkan |
: |
Engin YILDIRIM |
Üyeler |
: |
Celal Mümtaz AKINCI |
|
|
Muammer TOPAL |
|
|
M. Emin KUZ |
|
|
Rıdvan GÜLEÇ |
Raportör |
: |
Volkan ÇAKMAK |
Başvurucu |
: |
Turgay ULU |
Vekili |
: |
Av. Ali EŞKİ |
I. BAŞVURUNUN KONUSU
1. Başvuru, Adalet Bakanlığı İnsan Hakları Tazminat Komisyonu
tarafından hükmedilen tazminatın yetersiz olması ve vekâlet ücretine
hükmedilmemesi nedenleriyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına
ilişkindir.
II. BAŞVURU SÜRECİ
2. Başvuru 16/7/2014 tarihinde
yapılmıştır.
3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön
incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.
4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm
tarafından yapılmasına karar verilmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
5. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar
özetle şöyledir:
6. Başvurucu hakkında İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesinde 1996
yılında başlayan ceza yargılaması süreci 11/3/2011
tarihinde sona ermiştir.
7. Başvurucu, ceza yargılamasında makul sürenin aşılması
nedeniyle öncelikle Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) nezdinde bireysel
başvuruda bulunmuş ise de ülkemizde Adalet Bakanlığı İnsan Hakları Tazminat
Komisyonunun (Komisyon) ihdas edilmiş olması nedeniyle AİHM başvuruyu
reddetmiştir. Başvurucu bu ret üzerine 9/7/2013
tarihinde Komisyona başvuruda bulunmuştur.
8. Komisyon 27/1/2014 tarihli kararıyla
başvurucunun makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ve 7.700 TL
manevi tazminat ödenmesine hükmetmiştir.
9. Başvurucu; Komisyon tarafından verilen manevi tazminat
miktarının hakkaniyete aykırı ölçüde az olduğunu, ayrıca lehine yargılama
giderlerine hükmedilmemesinin AİHM içtihatlarına aykırı olduğunu ileri sürerek
Komisyon kararına itiraz etmiştir.
10. Ankara Bölge İdare Mahkemesi 3. Kurulu 7/5/2014
tarihli kararıyla itirazı reddetmiştir.
11. Başvurucu itirazın reddine yönelik kararı 26/6/2014
tarihinde tebellüğ etmesinin ardından 16/7/2014 tarihinde bireysel başvuruda
bulunmuştur.
IV. İNCELEME VE GEREKÇE
12. Mahkemenin 11/12/2018 tarihinde
yapmış olduğu toplantıda başvuru incelenip gereği düşünüldü:
A. Vekâlet Ücretine Hükmedilmemesi Nedeniyle
Adil Yargılanma Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia
1. Başvurucunun İddiaları
13. Başvurucu, Komisyon tarafından vekâlet ücretine
hükmedilmemesi nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri
sürmüştür.
2. Değerlendirme
14. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı
Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 48.
maddesinin (2) numaralı fıkrasında açıkça dayanaktan yoksun başvuruların
Mahkemece kabul edilemezliğine karar verilebileceği belirtilmiştir. Bu bağlamda
başvurucunun ihlal iddialarını kanıtlayamadığı, temel haklara yönelik bir
müdahalenin olmadığı veya müdahalenin meşru olduğu açık olan başvurular ile
karmaşık veya zorlama şikâyetlerden ibaret başvurular açıkça dayanaktan yoksun
kabul edilebilir (Hikmet Balabanoğlu, B. No:
2012/1334, 17/9/2013, § 24).
15. Başvurucu, Komisyona yaptığı başvuru nedeniyle lehine
avukatlık ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmekte ise de 9/1/2013 tarihli ve 6384 sayılı Avrupa İnsan Hakları
Mahkemesine Yapılmış Bazı Başvuruların Tazminat Ödenmek Suretiyle Çözümüne Dair
Kanun yalnızca makul sürede yargılama yapılmaması ile mahkeme kararlarının icra
edilmemesi iddialarıyla AİHM"e yapılan başvuruları
incelemek üzere idari bir kurul olan Komisyonun kurulmasını öngörmektedir.
Anılan Kanun gereği başvuruların incelenmesinde başvurucular dışında karşı
taraf veya davalı sıfatıyla hiçbir kurum veya kişinin yer almadığı, Komisyonun
başvurucunun iddialarını haklı gördüğü takdirde ancak Kanun"da öngörülen
şekilde tazminata hükmedebileceği, bunun dışında vekâlet ücretine hükmetme
yetkisinin bulunmadığı anlaşılmaktadır (Ahmet
Doğan, B. No: 2014/11359, 16/9/2015, § 46).
16. Başvuru konusu olayda başvurucunun
Komisyona yaptığı başvuru üzerine makul sürede yargılanma hakkının ihlal
edildiğine karar verilerek 6384 sayılı Kanun gereği başvurucuya yalnızca
tazminat ödenmesine karar verildiği, anılan Kanun ve Komisyonun yetkisi gereği
başvurucu lehine vekâlet ücretine karar verilmemesinin başvurucunun adil
yargılanma hakkına bir müdahale oluşturmadığı kabul edilmiş; başvurucunun
Komisyon tarafından hüküm altına alınan tazminatın ödenmediğine yönelik
herhangi bir iddiasının da bulunmadığı anlaşılmıştır.
17. Açıklanan gerekçelerle vekâlet ücretine hükmedilmemesi
nedeniyle adil yargılanma hakkına yönelik açık ve görünür bir ihlal
saptanmadığından başvurunun bu kısmının açıkça
dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar
verilmesi gerekir.
B. Makul Sürede
Yargılanma Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia
1. Başvurucunun İddiaları
18. Başvurucu; makul sürede yargılanma hakkının ihlali nedeniyle
lehine hükmedilen tazminat tutarının yetersiz olduğunu belirterek adil
yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmektedir.
2. Değerlendirme
19. 6216 sayılı Kanun’un 46. maddesinde kimlerin bireysel
başvuru yapabileceği sayılmış olup anılan maddenin (1) numaralı fıkrasına göre
bir kişinin Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunabilmesi için üç temel
ön koşulun birlikte bulunması gerekmektedir. Bu ön koşullar, başvuruya konu
edilen ve ihlale yol açtığı ileri sürülen kamu gücü eylem veya işleminden ya da
ihmalinden dolayı başvurucunun güncel bir
hakkının ihlal edilmesi, bu ihlalden dolayı kişinin kişisel olarak ve doğrudan etkilenmiş olması ve bunların
sonucunda başvurucunun kendisinin mağdur
olduğunu ileri sürmesidir (Fetih Ahmet Özer,
B. No: 2013/6179, 20/3/2014, § 24).
20. Başvuru konusu olayda 6384 sayılı Kanun uyarınca kurulan
Komisyon, makul sürede yargılama yapılmaması nedeniyle başvurucunun hak
ihlaline uğradığını tespit etmiş ve uğranılan hak ihlali nedeniyle tazminat
ödenmesine karar vermiş; bu karara karşı yapılan itiraz başvurusu da
reddedilmiştir.
21. Bu durumda 6384 sayılı Kanun ile
kurulan Komisyon tarafından uzun yargılanma nedeniyle başvurucunun adil
yargılanma hakkının ihlal edildiğinin tespit edildiği ve bu ihlal sebebiyle
ödenen tazminat tutarının Anayasa Mahkemesinin ve AİHM"in
yerleşik içtihatlarıyla uyumlu olduğu görülmekle uzun yargılanma nedeniyle
ortaya çıkan ihlalin gideriminin sağlanması ve bundan
dolayı ihlalin güncelliğini yitirmesi nedenleriyle bireysel başvuru tarihi
itibarıyla başvurucunun mağdur statüsüsün bulunmadığı sonucuna varmak
gerekmiştir.
22. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının, diğer kabul
edilebilirlik şartları yönünden incelenmeksizin kişi bakımından yetkisizlik nedeniyle kabul edilemez
olduğuna karar verilmesi gerekir.
V. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. 1. Vekâlet ücretine hükmedilmemesi nedeniyle adil yargılanma
hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın
açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,
2. Makul sürede yargılanma hakkının hakkının
ihlal edildiğine ilişkin iddianın kişi
bakımından yetkisizlik nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,
B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA 11/12/2018 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.