Abaküs Yazılım
8. Hukuk Dairesi
Esas No: 2012/989
Karar No: 2012/7893
Karar Tarihi: 24.09.2012

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2012/989 Esas 2012/7893 Karar Sayılı İlamı

8. Hukuk Dairesi         2012/989 E.  ,  2012/7893 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
    DAVA TÜRÜ : Katkı payı alacağı

    ... ile ... aralarındaki katkı payı alacağı davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair İskenderun 1. Aile Mahkemesinden verilen 01.11.2011 gün ve 943/714 sayılı hükmün Yargıtay"ca duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili ile davalı vekili taraflarından süresinde istenilmiş ise de; davanın gider olmadığından reddine karar verilerek dosya incelendi gereği düşünüldü:

    K A R A R

    Davacı vekili dava dilekçesinde, vekiledeninin eşi ile birlikte uzun süre satış ve pazarlaması yapılan malzemelerin imalatında ve satışında bulunduğunu, işyerinin bakım ve temizliğini yaptığını, 1987 yılından 2002 yılına kadar birlikte yaşadıklarını, kazanç elde ettiklerini, tarafların İskenderun’da şalgam, simit, ayran, turşu, köfte, soğuk ve sıcak meşrubat imal edip sattıklarını, bölge ve mevsim itibariyle kış-yaz 12 ay boyunca birlikte aynı işyerinde birbirlerine yardımcı olmak suretiyle çalıştıklarını, bu çalışmalar sonucu elde edilen kazançları ile 1404 parseldeki 7 nolu bağımsız bölüm, 559 sayılı parseldeki 1 nolu işyeri ve 618 sayılı parseldeki 8 nolu dükkanı aldıklarını açıklayarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 20.000,00 YTL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte katkı payı alacağı olarak davalı ...’den tahsiline karar verilmesini istemiştir.
    Davalı vekili cevap dilekçesinde, davayı kabul etmediklerini, davacının boşanma dava dosyası ile birlikte tüm nafaka ve tazminat isteklerini aldığını, davacının çalışmadığını, ev hanımı olduğunu, evlilik birliği içerisinde bir çalışmasının da söz konusu olmadığını, ara sıra işyerine gitmesinin katkı nedeni sayılamayacağını, kaldı ki davacının herhangi bir sigorta vs. kaydının bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
    Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 12.997,19 TL katkı payı alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline ve fazlaya ilişkin isteğinin reddine karar verilmesi üzerine, hüküm eksik katkı payı alacağı hesaplandığı gerekçesiyle davacı vekili, davanın tümden reddine karar verilmesi görüşü ile davalı vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
    Dava, 743 sayılı TMK.nun 170. maddesi uyarınca mal ayrılığı rejiminin geçerli olduğu dönemde edinilen taşınmazlardan kaynaklanan katkı payı alacağı isteğine ilişkindir.
    Taraflar 19.01.1987 tarihinde evlenmişler, 09.10.2006 tarihinde açılan ve 23.09.2010 tarihinde kesinleşen boşanma kararı ile boşanmışlardır. Eşler arasında evlendikten 19.01.1987 tarihinden 4721 sayılı TMK.nun yürürlüğe girdiği 01.01.2002 tarihine kadar mal ayrılığı, 4722 sayılı Kanunun 10/1.maddesi uyarınca başka bir mal rejimini seçmediklerinden 01.01.2002 tarihinden boşanma davasının açıldığı 09.10.2006 tarihine kadar yasal mal rejimi olarak kabul edilen edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir (TMK.nun m.202). Eşler arasındaki mal rejimi TMK.nun 225/2. maddesi gereğince boşanma davasının açıldığı tarihte sona ermiştir.
    Mahkemece, yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de yapılan araştırma ve inceleme yeterli olmadığı gibi mal ayrılığı rejimleri için uygulanan hesaplama yöntemine de uyulmamıştır. Davacı vekili dava dilekçesinde, vekiledeni ile eşinin birlikte bazı gıda maddelerinin imalatını ve satışını yaptıklarını, aynı dükkanda birlikte çalışarak gelir elde ettiklerini, 1987 yılından 2002 yılına kadar eşlerin birlikte yaşadıklarını ilk boşanma davasının açıldığı 05.04.2002 tarihinden itibaren eşlerin bir araya gelmediklerini ve ayrı yaşadıklarını, istek kısmında açıklandığı üzere vekiledenin de gelir elde ettiğini ve alınan taşınmazlara katkıda bulunduğunu belirterek katkı payı alacağı isteğinde bulunmuştur. Davalı vekili ise davacının ev kadını olduğunu bir gelirinin bulunmadığını bildirmiştir. Dava konusu yapılan 1404 parseldeki 7 nolu bağımsız bölümün 28.09.1998, 559 parseldeki 1 nolu işyerinin 25.01.2000 ve 618 sayılı parselde bulunan 8 nolu dükkanın ise, 12.06.1997 tarihinde eşler arasında mal ayrılığı rejiminin geçerli olduğu dönemde ve fiilen ayrı yaşamaya başladıkları 05.04.2002 tarihinden çok önce edinildikleri dosya arasında bulunan tapu kayıtları ile bilgi ve belgelerden anlaşılmıştır. Dinlenen davacı tanıkları davacının iddiasını, dinlenen davalı tanıkları ise davalının savunmasını doğrulamışlar, ne var ki mahkemece, HUMK.nun 265 (HMK.nın 261 m.) maddeleri göz ardı edilerek beyanlar arasındaki aykırılık yüzleştirilmek suretiyle giderilmemiştir.
    O halde mahkemece yapılacak iş; öncelikle davacı ve davalı tanıklarının yeniden celbi ile davacının gerçekten davalı eşi ile birlikte dava dilekçesinde belirtilen konularda (dava dilekçesi okunarak) davacının eşinin yanında ve onunla birlikte çalışıp çalışmadığı, yılda kaç ay çalışabildiği, günlük veya aylık ücretinin ne olabileceği konularında bilgilerine başvurulması, çalıştığının belirlenmesi, ancak ücretin saptanamaması halinde durumun gerektiğinde Meslek Odalarından sorulması, var ise çalışmalarına ilişkin belgelerin getirtilerek dosyaya eklenmesi, hesaplamada göz önünde tutulması, davacının çalıştığının saptanması halinde 1987 yılından itibaren her bir taşınmazın satın alındığı tarihlere göre her bir eşin ayrı ayrı gelirlerinin belirlenmesi, tarafların sosyal statüleri ve konumları ile mesleki durumları göz önünde bulundurularak her birinin ayrı ayrı yine belirtilen tarihler göz önünde tutularak kişisel harcamalarının hesaplanması, 743 sayılı TKM.nin 152. maddesi uyarınca davalının aile başkanı ve evi geçindirme yükümlülüğünün bulunması nedeniyle bundan kaynaklanan harcamaların saptanması, davalının kişisel masraflarına eklenmesi, her birinin ayrı ayrı kişisel harcamalarının toplam gelirlerinden ayrı ayrı düşürülmesi, toplam tasarruf miktarı karşısında her birinin ayrı ayrı taşınmazlara yaptıkları katkı payı oranlarının bulunması ve bu katkı oranının taşınmazların dava tarihindeki sürüm değerleri ile ayrı ayrı çarpılması sonucu davacının katkı payı alacağının tespit edilmesi gerekmektedir.
    Davacı vekili 18.02.2010 tarihli beyanlar ve deliller listesinde yemin deliline de dayandığı, davalı tarafça buna karşı konulmadığı anlaşıldığına göre, yemin teklif hakkını kullanıp kullanmayacağının davacı taraftan sorulması ve buna göre gerektiğinde yöntemine uygun bir biçimde yemin gereğinin yerine getirilmesinin düşünülmesi, ondan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma sonucu bir hüküm kurulmuş bulunması nedeniyle taraf vekillerinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulüyle hükmün 6100 sayılı HMK.nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK.nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK.nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK.nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 193,00 TL peşin harcında istek halinde temyiz eden davalıya, 18,40 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya ayrı ayrı iadesine 24.09.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.










    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi