Abaküs Yazılım
21. Hukuk Dairesi
Esas No: 2018/2369
Karar No: 2019/3260
Karar Tarihi: 30.04.2019

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi 2018/2369 Esas 2019/3260 Karar Sayılı İlamı

21. Hukuk Dairesi         2018/2369 E.  ,  2019/3260 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ : Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
    MAHKEMESİ : İş Mahkemesi

    KARAR
    A)Davacı İstemi;
    Davacı, 01/03/1988-01/06/1988 tarihleri arasında Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitini, bu talebinin kabul edilmemesi halinde 01/03/1988-01/06/1988 tarihleri arasında isteğe bağlı sigortalı olduğunun tespitini ve 01/08/2016 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanmasını istemiştir.
    B)Davalı Cevabı;
    Davalı Kurum vekili, davacının 2926 sayılı Yasa kapsamında tescilinin yapılmadığının Bağ-Kur servisinden bildirildiğini, tahsis koşulları oluşmadığından tahsis talebinin reddedildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
    C)İlk Derece Mahkemesi Gerekçesi ve Kararı:
    İlk Derece Mahkemesince, " "Somut olayda her ne kadar davacı, 7917 699 175 Bağ-Kur numarası ile 01.03.1988 - 01.06.1988 tarihleri arasında Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine, bu talebinin kabul edilmemesi halinde davacının 01.03.1988 - 01.06.1988 tarihleri arasında isteğe bağlı sigortalı olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiş ise de, yukarıda da bahsedildiği gibi ... Bağ-numarasında 27/06/1988 tarihli 9.576,00. TL ödeme bulunduğu ancak ödemenin kimin tarafından yapıldığının tespit edilmesinin mümkün olmadığı, ...Bağ-Numarasının davacıya veya başka sigortalıya verilmediği, davacının 4/b Tarım Bağ-Kur sigortası kayıt ve tescilli olmadığı , Kurum ile davacı arasında sigortalılık ilişkisi kurulmadığı açıktır. Bu nedenle dava konusu dönemde sigortalı sayılması mümkün değildir. Taraflar arasında sigortalılık ilişkisi kurulmadığından primlerin Kurumca , uzun süre uyuşmazlık çıkarılmadan kullanılmasından , bu nedenle primlerin ödendiği sürede isteğe bağlı sigortalı sayılması gerektiğinden de söz edilemeyeceğinden , davacının ancak kendisi tarafından ödendiğini kanıtlaması halinde primleri geri isteme hakkı bulunduğu" gerekçesiyle "Davanın REDDİNE ," karar verilmiştir.
    İstinaf Başvurusu ;
    Davacı vekili; mahkemenin davayı ret gerekçesinin yerinde olmadığını, 2926 sayılı Yasa kapsamında Tarım Bağ-Kur sigortalısı olarak 01.03.1988 tarihinde tescil edildiğini ve 27.06.1988 tarihinde 9.576,00 TL prim ödediğini, bu primin üç aylık süreye tekabül ettiğini ve 30 yıldır Kurum hesabında bulunduğunu, davacının 2926 sayılı Yasa kapsamında Bağ-Kur sigortalısı olduğunu beyanla yerel mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir.

    D)Bölge Adliye Mahkemesi Gerekçesi ve Kararı :
    Bölge Adliye Mahkemesince " Davalı Kurum 07.03.2017 tarihli cevabi yazısında; davacı ..."ın Bağ-Kur giriş bildirgesini Kurum kayıtlarına intikal ettirmediği için dosyanın açılmadığının tespit edildiğini, dosya muhteviyatı olmadığından makbuz aslına ulaşılamadığını, bununla birlikte bilgi-işlem kayıtlarında yapılan incelemede ... Bağ-numarasında 27.06.1988 tarihli 9.576,00. TL ödeme bulunduğunu, ancak ödemenin kimin tarafından yapıldığının tespit edilmesinin mümkün olmadığını belirttiği, yine davalı kurumun 19.01.2017 tarihli yazı içeriğinden, ...TC Kimlik nolu davacının 4/b kapsamında Tarım Bağ-Kur sigortalısı olarak kayıt ve tescilinin bulunmadığı, ...Bağ-Numarasının davacıya veya başka sigortalıya verilmediği, 25.10.2017 tarihli yazı içeriğinden ise, ... sicil sayılı giriş bildirgesinin 1988 yılına ait serilerden olduğu anlaşılmaktadır.
    Davacının Bağ-kur giriş bildirgesini usulünce Kuruma intikal ettirmediği, ancak dosya içeriğinde bulunan dekont aslına göre, Türkiye Emlak Bankası"nda bulunan Kurum hesabına 9.576,00 TL prim ödemesi yaptığı ve bu ödemenin Kurum kayıtlarında gözüktüğü açıktır.
    2926 sayılı Kanunun 2. maddesinde, Kanunla veya kanunların verdiği yetkiye dayanılarak kurulan sosyal güvenlik kuruluşları kapsamı dışında kalan ve herhangi bir işverene hizmet akdiyle bağlı olmaksızın, 3. maddenin (b) bendinde tanımlanan tarımsal faaliyette bulunanların Tarım Bağ-Kur sigortalısı sayılacakları belirtilmiştir.
    Anılan Kanunun 3. maddesinin (b) bendinde "Tarımsal faaliyette bulunanlar: kendi mülkünde, ortaklık veya kiralamak suretiyle başkalarının mülkünde, kamuya mahsus mahallerde ekim, dikim, bakım, üretim, yetiştirme ve ıslah yollarıyla veya doğrudan doğruya tabiattan istifade etmek suretiyle bitki, orman, hayvan ve su ürünlerinin üretimini, avlanmasını, avcılar ve yetiştiriciler tarafından muhafazasını, taşınmasını sağlayanlar veya bu ürünlerden sair bir şekilde faydalanmak suretiyle kendi adına ve hesabına faaliyette bulunanlar" olarak tanımlanmış, 5.maddesinde, sigortalı olmanın zorunlu olduğu, sigortalı olmak hak ve yükümlülüğünden vazgeçilemeyeceği ve kaçınılamayacağı, 6. maddesinde ise, diğer sosyal güvenlik kuruluşları kapsamına tabi bir işte çalışanların, çalışmaya başladıkları tarihten bir gün önce, sigortalılıklarının sona ereceği hüküm altına alınmıştır. Ayrıca aynı Kanunun 9. maddesi Kuruma re"sen tescil yükümlülüğü yüklemiştir.
    Anılan Kanunun 10. maddesine göre ise, kayıt ve tescil işlemlerinde valilik, kaymakamlık, özel idare, belediye, muhtarlık ve nüfus idareleri kayıtları ile, diğer kamu kurum ve kuruluşlarının, kanunla kurulu meslek kuruluşlarının, tarım satış kooperatifleri ve birliklerinin T.Şeker Fabrikaları Anonim Şirketi ve tarım kesimine yönelik faaliyette bulunan milli bankaların kayıtlarının esas alınacağı bildirilmiştir.
    Somut olayda, davacının kendi nam ve hesabına tarımsal faaliyetinin bulunup bulunmadığı yönünde Dairemizce araştırma yapılmış, davacının 27.12.2017 havale tarihli dilekçesi ile ziraat odası, tarım kredi kooperatifi, ÇKS veya herhangi bir tarımsal kuruluşa kaydının bulunmadığını, herhangi bir ürün teslimi nedeniyle adına tevkifat yapılmadığını, müstahsil makbuzu bulunmadığını belirttiği, Tapu Sicil Müdürlüğü"nün yazısına göre davacı adına tarla niteliğinde gayrimenkul kaydı bulunmamakla birlikte babası Ahmet Naci Önal adına kayıtlı tarla niteliğinde 6 adet gayrimenkulünün bulunduğunun bildirildiği, Gökmusa Köyü Muhtarı tarafından 01.03.1988 - 01.06.1988 tarihleri arasında küçükbaş ve büyükbaş hayvanları bulunduğu ve tarımsal faaliyet ile uğraştığının belirtildiği, zabıta araştırmasında ise, köy halkı ve köy muhtarının beyanlarından davacının tespiti istenilen tarihlerde babasının taşınmazında tarımsal faaliyette bulunduğunun belirtildiği, dolayısıyla yerleşik Yargıtay içtihatları doğrultusunda 2926 sayılı Yasa kapsamında zorunlu Tarım Bağ-Kur sigortalısı sayılmasını gerektirir tarımsal faaliyetinin saptanamadığı anlaşılmıştır.
    2926 sayılı Yasa"nın 60. maddesi; “Tarımsal faaliyette bulunanlar ile bunların yanında aile mensubu olarak ücretsiz çalışmakla beraber bu Kanunun 4. maddesi kapsamı dışında kalanlardan 18 yaşını doldurmuş olanlar Kuruma yazılı başvurmak suretiyle isteğe bağlı sigortalı olabilirler. Zorunlu sigortalılıkları sona erenler, 4. madde kapsamı dışında kalmak şartıyla evvelce prim ödemiş oldukları son basamak üzerinden sigortalılıklarını isteğe bağlı olarak devam ettirebilirler.” hükmünü öngörmüştür.
    24.07.2003 tarih ve 4956 sayılı Kanunun 56. maddesi ile 2926 sayılı Kanunun 60. maddesi 02.08.2003 tarihinden geçerli olmak üzere yürürlükten kaldırıldığı, 56. maddenin anılan bendinin, 28.01.2004 tarihli Resmi gazetede yayınlanan 5073 sayılı Kanunun 16. maddesi ile yeniden değiştirilerek, yürürlükten kaldırılma tarihinin 01.01.2005 olarak düzenlendiği, 2926 sayılı Kanuna eklenen Ek 3.maddeye göre, 1479 sayılı Kanunun 79.madde hükümlerinin 2926 sayılı Kanuna tabi olanlar yönünden de uygulanacağı hükmü getirilmiştir.
    Davacının 27.06.1988 tarihinde ödemiş olduğu 9.576,00 TL"nin üç aylık isteğe bağlı sigorta primini karşıladığı Kurumun cevabi yazısından anlaşılmakla, 2926 sayılı Kanunun 60.ncı maddesi uyarınca 01.07.1988 - 01.10.1988 tarihleri arasındaki dönemde 90 günlük sürede davacının isteğe bağlı Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun kabul edilmesi gerekeceği açıktır.
    Buna göre davacının tahsis koşulları irdelendiğinde; 04.02.1966 doğum tarihli olan davacının işe giriş tarihinin 01.07.1988 tarihi olduğu, son 7 yılda fazla olan hizmetinin 4/a kapsamında geçtiği, 23.05.2002 tarihinde 13 yıl, 10 ay, 22 günlük sigortalılığının bulunduğu, 506 sayılı Yasanın Geçici 81/B-h bendine göre, sigortalılık süresi 12 yıl 6 ay (dahil) dan fazla, 14 yıldan az olan erkeklerin 25 yıllık sigortalılık süresini ve 51 yaşını doldurmaları ve en az 5450 gün malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemiş bulunmaları şartı ile yaşlılık aylığından yararlanabileceklerinin öngörüldüğü, davacının tahsis talep tarihi olan 19.07.2016 tarihinde 28 yıl sigortalılığının ve 6993 gün 4/a kapsamında hizmeti, 90 gün 4/b kapsamında (2926 sayılı Yasanın 60.maddesi uyarınca isteğe bağlı sigortalı) hizmeti olmak üzere toplam 7083 gün hizmetinin bulunduğu, sigortalılık süresi ve prim gün sayısı koşulu oluşmakla birlikte 51 yaş koşulunun yargılama sırasında 04.02.2017 tarihinde oluştuğu anlaşılmakla, bu tarihi izleyen 01.03.2017 tarihinden başlamak üzere yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın tümüyle reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bu aykırılığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, HMK 353/1-b.2 maddesi uyarınca belirlenen aykırılık düzeltilerek yeniden esas hakkında karar vermek gerekmiştir" gerekçesiyle
    "HÜKÜM: A-) 1-) Davacı ... vekilinin istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜ İLE; Balıkesir 2. İş Mahkemesi"nin 05.06.2017 tarih, 2017/395 Esas ve 2017/54 Karar sayılı kararının Hukuk Muhakemeleri Kanunu"nun 353/1-b.2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,
    2-) Davanın KISMEN KABULÜ ile;
    - Davacı ..."ın 27.06.1988 tarihinde yatırmış olduğu 9.576,00 TL prim nedeniyle, 2926 sayılı Kanunun 60.maddesi uyarınca, primin yatırıldığı tarihi izleyen 01.07.1988 - 30.09.1988 tarihleri arasında 90 gün isteğe bağlı Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun TESPİTİNE,
    - Davacının sigortalılık başlangıcının 01.07.1988 tarihi olduğu gözetilerek, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun Geçici 81/B-h bendine göre, tahsis koşullarının gerçekleştiği 04.02.2017 tarihini izleyen 01.03.2017 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin TESPİTİNE,
    - Fazlaya ilişkin istemin REDDİNE," karar verilmiştir.
    E)Temyiz:
    Davalı vekili özetle ;davanın yasal süresi içinde açılmadığını, davanın görev,yetki, husumet yönlerinden reddi gerektiğini, davacının yaşlılık aylığı şartlarını yerine getirmediğini belirtlerek Bölhe Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
    F) Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe:
    Dosyadaki kayıt ve belgelerden, 04/02/1966 doğumlu davacının 506 sayılı Yasa kapsamında 01/10/1996 tarihinde ...sigorta sicail no ile tescilinin yapıldığı ve 01/10/1996 - 19/07/2016 tarihleri arasındaki dönemde 6993 gün sigortalı çalışmasının bulunduğu, 19/07/2016 tarihli tahsis talebinin, Bağ-Kur servisinden 4/b tesciline rastlanmadığı yönünde cevap verilmesi nedeniyle, 01/10/1996 tarihinde işe girdiği
    gözetilerek 25 yıl, 5825 gün ve 56 yaş koşullarının oluşması halinde aylık bağlanabileceği, prim gün sayısı koşulunun oluşmasına karşın, 25 yıllık sigortalılık süresinin 01/10/2021 tarihinde, yaşın ise 04/02/2022 tarihinde tamamlanacağı gerekçesiyle tahsis talebinin reddedildiği, davacının dosyaya aslını sunduğu Bağ-Kur Sigortalılık Tescil Belgesi başlıklı 01/03/1988 tarihli belgede " Bu belgede kimliği yazılı kişi 2926 sayılı Kanun uyarınca yanda belirtilen numara ile Bağ-Kur a sigortalı olarak kayıt ve tescil edilmiştir." ibareleri bulunduğu ve davacının adı ile adresi ve ... Bağ-Kur numarasının yazılı olduğu, yine davacının sunduğu 27/06/1988 tarihli banka dekontunda ... Bağ-Kur numarasına davacı tarafından prim ödemesinde bulunulduğu, davalı Kurumca davacının Bağ-Kur giriş bildirgesini Kurum kayıtlarına intikal ettirmediği için dosyanın açılmadığının tespit edildiğini, dosya muhteviyatı olmadığından makbuz aslına ulaşılamadığını, bununla birlikte bilgi-işlem kayıtlarında yapılan incelemede ... Bağ-numarasında 27/06/1988 tarihli 9.576,00. TL ödeme bulunduğunu, ancak ödemenin kimin tarafından yapıldığının tespit edilmesinin mümkün olmadığını belirttiği, ...TC Kimlik nolu davacının 4/b kapsamında Tarım Bağ-Kur sigortalısı olarak kayıt ve tescilinin bulunmadığı, ...Bağ-Numarasının davacıya veya başka sigortalıya verilmediği,... sicil sayılı giriş bildirgesinin 1988 yılına ait serilerden olduğunu belirttiği,Balya İlçe Nüfus Müdürlüğünce davacından başka ... bulunmadığının bildirildiği, davacının babasına ait zirai taşınmazlarının bulunduğu, kolluk araştırmasında, davacının babasına ait taşınmazlarda tarımsal faaliyette bulunduğunun ve muhtar beyanından 01/03/1988-01/06/1988 tarihleri arasında davacının küçükbaş ve büyükbaş hayvanlarının olduğu ve tarımla uğraştığı, 27/09/2016 tarihli davacıya ait hizmet döküm cetvelinde tahsis talep tarihi 19/07/2016 tarihi itibariyle işten ayrılışı bulunmadığı gibi 2016/8. ay itibariyle halen 5510 sayılı Yasa"nın 4/1-b maddesi kapsamında çalıştığı anlaşılmaktadır.
    Davanın yasal dayanağını oluşturan 2926 sayılı Yasa’da 506 sayılı Yasa’nın 79. maddesine koşut geçmiş Tarım Bağ-Kur hizmetlerinin tespitine ilişkin bir düzenleme mevcut değildir. 2926 sayılı Yasa’nın 7. maddesi hükmüne göre; bu Yasa"ya göre sigortalı sayılanlar, sigortalı sayıldıkları tarihten itibaren en geç üç ay içinde Kurum’a başvurarak kayıt ve tescillerini yaptırmak zorundadırlar. Anılan Yasa’nın 5. maddesi ile 7. madde de belirtilen süre içinde kayıt ve tescillerini yaptırmayan sigortalıların hak ve yükümlülüklerinin kayıt ve tescil edildikleri tarihi takip eden aybaşından itibaren başlayacağı hükmü getirilmiştir. 2926 sayılı Yasa’nın 2. ve 3. maddeleri kapsamında, kendi nam ve hesabına tarımsal faaliyette bulunanlardan Yasa"nın uygulanma tarihinde 58 yaşını dolduran kadınlarla, 60 yaşını dolduran erkekler dışındakiler bakımından Tarım Bağ-Kur sigortalılığı zorunlu sigortalılık niteliğinde bulunmaktadır. Başka bir ifade ile sigortalı olmak hak ve yükümlülüğünden vazgeçip kaçınmak mümkün değildir. Diğer yandan resen tescil başlığını taşıyan 9. maddeye göre bu Yasa kapsamında sigortalı sayılanların sigortalılıklarının başladığı tarihten itibaren 3 ay içinde Kurum’a kayıt ve tescilini yaptırmayanların tescil işlemlerinin Kurum’ca re’sen yapılması gerekmektedir. 2926 sayılı Yasa’nın 36. maddesi kapsamında Kurum’un prim alacaklarını Bakanlar Kurulu Kararı ile ürün bedellerinden tevkifat suretiyle tahsil etmesi mümkündür. Bu bağlamda 2. madde kapsamına girenlerin belirtilen şekilde prim borçlarının ürün bedellerinden tevkifat suretiyle kesilerek Bağ-Kur’a ödenmesi halinde kayıt ve tescil için Kurum’a başvuru olmasa dahi bahse konu biçim de prim ödenmesi suretiyle kayıt ve tescil konusundaki iradelerini ortaya koydukları tartışmasızdır.
    Bağ-Kur’un iş bu prim ödenmesine rağmen, sigortalıyı re’sen kayıt ve tescil etmemesi yasanın kendisine yüklediği re’sen tescil mükellefiyetine aykırılık teşkil etmektedir. 2926 sayılı Yasa’nın 10.maddesine göre kayıt ve tescil işlemlerinde Valilik, Kaymakamlık, Özel İdare, Belediye, Muhtarlık ve Nüfus İdareleri kayıtları ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarının, kanunla kurulu meslek kuruluşlarının, tarım satış kooperatifler kanununa göre kurulan Pancar Ekicileri İstihsal Kooperatifleri ile Birliği, Türkiye Şeker Fabrikaları Anonim Şirketi ve tarım kesimine yönelik faaliyette bulunan milli bankaların kayıtlarının esas alınacağı bildirilmiştir. Bu kayıtların tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışmanın yasal karinesi olduğu ortadadır.
    Öte yandan, 506 sayılı yasanın 62. maddesinde “Sigortalı olarak çalıştığı işten ayrıldıktan sonra yazılı istekte bulunan ve yaşlılık aylığına hak kazanan sigortalıya bu isteğinden sonraki aybaşından başlanarak yaşlılık aylığı bağlanır…” hükmü bulunmakta olup 5510 sayılı Yasa"da benzer bir düzenlemeye 28.maddede yer verilmiştir. Buna göre; "...Yukarıdaki fıkralarda belirtilen yaşlılık aylıklarından yararlanabilmek için 4.maddenin 1.fıkrasının (a) bendinde belirtilen sigortalının çalıştığı işten ayrıldıktan, (b) bendinde belirtilen sigortalının sigortalılığa esas faaliyete son verip vermeyeceğini beyan ettikten sonra yazılı istekte bulunmaları ... şarttır".
    Kural olarak her dava açıldığı tarihteki koşullara göre sonuçlandırılır ve henüz uyuşmazlık doğmadığından bir hakka hüküm tarihinden sonraki bir tarihten itibaren hak kazanılacağı yönünde hüküm kurulamaz.
    Somut olayda, davalı Kurumca davacının giriş bildirgesinin Kuruma ulaşmadığı yönünde cevap verilmiş ise de Kurumca düzenlenen 01/03/1988 tarihli belge düzenlenip davacıya verilmiş ve davacı tarafından da 27/06/1988 tarihinde prim ödemesi yapıldığı ve tüm dosya kapsamından da davacının 01/03/1988-01/06/1988 tarihleri arasında tarımla uğraştığı anlaşılmış olmakla, Bölge Adliye Mahkemesince davacının 01/03/1988-01/06/1988 tarihleri arasında 2926 sayılı Yasa kapsamında Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğu tespit edilerek, yaşlılık aylığı şartlarının buna göre değerlendirilmesi gerekirken, davacının 01/07/1988-30/09/1988 tarihleri arasında isteğe bağlı Tarım Bağ-Kur sigortalısı kabul edilerek sonuca gidilmesi hatalı olmuştur. Öte yandan dosya kapsamındaki hizmet döküm cetvelinde davacı tahsis talep tarihi ve sonrasında 2016/8. ay itibariyle 506 sayılı yasanın 62. ve 5510 sayılı Yasa"nın 28. maddesinde düzenlenmiş olan işten ayrılma şartını gerçekleştirmediği hususu da değerlendirilmediği gibi, dava tarihinden sonraki bir tarih olan 01/03/2017 tarihi itibariyle yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine karar verilmesi isabetsiz olmuştur.
    Yapılacak iş, davacının 01/03/1988-01/06/1988 tarihleri arasında Tarım Bağ-Kur sigırtalısı olduğunun tespitine karar vermek, 01/03/1988 sigortalılık başlangıç tarihine göre yaşlılık aylığı şartlarını 506 sayılı yasanın 62. ve 5510 sayılı Yasa"nın 28. maddeleri de dikkate alınarak değerlendirmek ve dava tarihinden sonrasına ilişkin hüküm kurulamayacağı dikkate alınarak sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
    O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
    G)SONUÇ: Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı 6100 sayılı HMK"nın 373/2.maddesi uyarınca BOZULMASINA, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesi"ne gönderilmesine, 30/04/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.



    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi