Abaküs Yazılım
21. Hukuk Dairesi
Esas No: 2018/2105
Karar No: 2019/3283
Karar Tarihi: 30.04.2019

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi 2018/2105 Esas 2019/3283 Karar Sayılı İlamı

21. Hukuk Dairesi         2018/2105 E.  ,  2019/3283 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

    Davacı, murisinin iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
    Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
    Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar verildi.

    K A R A R

    1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere, hükmün uyulan önceki Yargıtay bozma ilamına uygun biçimde verilmiş olmasına, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça ve yasaca cevaz bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
    2- Dava, iş kazası sonucu vefat eden sigortalının hak sahiplerinin maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
    Yerel Mahkemece kurulan 20/10/2015 tarih 2014/38 Esas, 2015/536 Karar sayılı kaza tarihi olan 29/01/2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacı ... için 89.466,55 TL, davacı ... için 42.316,64 TL, davacı ... için 1.123,70 TL, davacı ... için 3.498,19 TL, davacı ... için 9.584,58 TL maddi tazminatın davalıdan tahsil edilerek davacılara verilmesine, davacıların manevi tazminat talebinin kısmen kabul, kısmen reddi ile; kaza tarihi olan 29/01/2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacı ... için 15.000,00 TL, davacı ... için 7.500,00 TL, davacı ... için 5.000,00 TL, davacı ... için 5.000,00 TL, davacı ... için 5.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsil edilerek davacılara verilmesine dair karar davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 14/02/2017 Gün 2016/239 Esas 2017/978 Karar sayılı ilamı ile işveren dışındaki herkesin üçüncü kişi olduğu, sigortalının ölümüyle sonuçlanan olayda işverenin % 30, dava dışı otobüs şoförü üçüncü kişinin ise % 10 oranında kusurlu bulunduğu, bu duruma göre indirimi gereken peşin sermaye değerinin üçüncü kişinin kusurunun yarısı ile işverenin kusurunun toplamı olduğu, diğer bir deyişle ilk peşin sermaye değerinin % 35 ’inin hak sahibinin zararından indirimi gerekirken Mahkemece 17/09/2015 tarihli bilirkişi raporunda denetime elverişsiz bir şekilde hesaplanan E-2 seçeneğindeki miktarların hükme esas alınmasının hatalı olduğu gerekçesiyle bozulmuş, Mahkemece Dairemiz bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda yeniden yeni verielere göre belirlenen 20/03/2017 tarihli hesaba ilişkin bilirkişi raporu aldırılarak 106376,65 TL destekten yoksun kalma tazminatının taleple bağlı kalınarak 89.466,55 TL"sinin kaza tarihi olan 29/01/2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı ..."e verilmesine, 48.993,11 TL destekten yoksun kalma tazminatının taleple bağlı kalınarak 42316,64 TL"sinin kaza tarihi olan 29/01/2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı ..."e verilmesine, 899,89 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihi olan 29/01/2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı ... "e verilmesine, 2486,09 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihi olan 29/01/2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı ..."e verilmesine, 8.400,29 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihi olan 29/01/2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı ..."e verilmesine, kaza tarihi olan 29/01/2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacı ... için 15.000,00 TL, davacı ... için 7.500,00 TL, davacı ... için 5.000,00 TL, davacı ... için 5.000,00 TL, davacı ... için 5.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsil edilerek davacılara verilmesine karar verilmiştir.
    Bozma konusu olan yerel mahkemenin önceki kararını davacı taraf temyiz etmemiş, karar davalı tarafın temyizi üzerine davalı yararına bozulmuştur. Kural olarak temyizin, temyiz edenin aleyhine sonuç doğurmaması, durumunu ağırlaşmaması gerekir. Önceki karar davacı tarafından temyiz edilmediğinden, bozma öncesi aldırılan hesap raporu taihindeki veriler davacı yönünden kesinleşmiştir. Başka bir deyişle kararı temyiz etmeyen davacı yararına maddi tazminat bakımından güncel veriler esas alınarak davalı yararına oluşan kazanılmış hakkı ihlal eder biçimde hükmetmek mümkün değildir.
    Yargıtay bozma ilamına uyulmasına karar verilmekle lehine bozma kararı verilen taraf bakımından usuli kazanılmış hak oluştuğu ve bozma ilamı doğrultusunda uygulama ve araştırma yapılmak gerektiği açıktır.
    Açıklanan nedenlerle 17/09/2015 tarihli hesaba ilişkin bilirkişi raporunda hesaplama değerlerini aynen kullanmak gerekirken değişen katsayıların uygulanması suretiyle davalı lehine oluşan usuli kazanılmış hakkın ihlali hatalı olmuştur. Bu nedenle mahkemece uyulan bozma ilamının gereğinin yerine getirildiğinden bahsetmek de mümkün değildir.
    Yapılacak iş, başka bir bilirkişiden 17/09/2015 tarihli hesaba ilişkin bilirkişi raporundaki (tarihindeki) verilerin aynen kullanıldığı yeni bir rapor almak, Kurumdan gelirden çıkan davacılara yapılan fiili ödemeler ile çıkmayan davacılara bağlanan gelirin ilk peşin sermaye değerlerinin sorularak kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespit edilip bu değerlerin ve ödemelerin % 35"inin tenzili ile çıkacak sonuca göre davalı yararına oluşan usuli kazanılmış hakların gözetilmesi suretiyle maddi tazminat talepleri ile ilgili karar vermektir.
    Mahkemece bu maddi ve hukuki olgulara aykırı biçimde ve özellikle davalı yararına oluşan usuli kazanılmış hakkın ihlali ile temyiz eden davalının durumunu ağırlaştırır biçimde yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
    O halde, temyiz eden davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli, hüküm bozulmalıdır.
    SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 30/04/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.Başkan



    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi