9. Hukuk Dairesi 2015/16459 E. , 2015/21922 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
A) Davacı Talebinin Özeti:
Davacı vekili, ara karardan rücu edilmesine yönelik talebin reddine dair kurulan ara kararın hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, bahsi geçen ara kararın bozulmasını talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, talebe yönelik bir beyanda bulunmamıştır.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti ve Yargılama Süreci:
Taraflar arasındaki davanın yargılaması sırasında, davacı vekili ceza davası sonucunun bekletici mesele yapılmasına dair ara karardan rücu edilmesini talep etmiş, talep mahkemece bir ara kararla reddedilmiştir.
D) Temyiz:
Davacı vekili, ara karardan rücu edilmesine yönelik talebin reddine dair kurulan ara kararı temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu"nun 8 inci maddesine göre iş mahkemesinden verilen kararlar tefhim ve tebliğ tarihinden itibaren 8 gün içinde temyiz olunabilir. Bu süre içinde temyiz dilekçesinin hakime havale ettirildikten sonra temyiz defterine kaydının yaptırılması ve temyiz harç ve giderlerinin yatırılması gerekir. 6100 Sayılı HMK nun geçici 3 üncü maddesinin 1 inci fıkrasında; “Bölge adliye mahkemelerinin, 26/9/2004 tarihli ve 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun geçici 2 nci maddesi uyarınca Resmî Gazete’de ilan edilecek göreve başlama tarihine kadar, 1086 sayılı Kanunun temyize ilişkin yürürlükteki hükümlerinin uygulanmasına devam olunur.” 2 nci fıkrasında ise; "Bölge adliye mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce aleyhine temyiz yoluna başvurulmuş olan kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar 1086 sayılı Kanunun 26/09/2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki 427 ilâ 454 üncü madde hükümlerinin uygulanmasına devam olunur." denmiştir.
1086 sayılı HUMK"nun 427 nci maddesinde,
"Mahkemelerden verilen nihai kararlara karşı temyiz yoluna başvurulubilir. Davada haklı çıkmış olan taraf da hukuki yararı bulunmak şartıyla, hükmü temyiz edebilir.
(Değişik fıkra: 26/02/1985 - 3156/19 md.) Miktar veya değeri birmilyar lirayı geçmeyen taşınır mal ve alacak davalarına ilişkin nihai kararlar kesindir.
(Değişik fıkra: 26/02/1985 - 3156/19 md.) Alacağın bir kısmının dava edilmiş olması halinde, birmilyar kesinlik sınırı alacağın tamamına göre belirlenir.
(Değişik fıkra: 26/02/1985 - 3156/19 md.) Alacağın tamamının dava edilmiş olması halinde, hükümde, asıl isteminin kabul edilmeyen bölümü birmilyar lirayı geçmeyen tarafın temyiz hakkı yoktur; şu kadar ki karşı tarafça temyiz yoluna başvurulması halinde, düzenleyeceği cevap dilekçesinde temyize ilişkin itirazlarını ileri sürmesi mümkündür.
(Değişik fıkra: 26/02/1985 - 3156/19 md.) 438 inci maddenin birinci fıkrasındak i onmilyar liralık duruşma sınırı ile 440 ıncı maddenin üçüncü fıkrasının birinci bendindeki altımilyar l iralık karar düzeltme sınırının belirlenmesinde yukarıdaki fıkra hükmü kıyasen uygulanır.
Kesin olarak verilen hükümlerle niteliği bakımından yürürlükteki hukuka aykırı bir sonucu ifade eden ve Yargıtayca incelenmeksizin kesinleşmiş bulunan hükümler. Adalet Bakanlığının göstereceği lüzum üzerine Cumhuriyet Başsavcısı tarafından kanun yararına temyiz olunur.
Temyiz isteği Yargıtayca yerinde görüldüğü takdirde, hüküm kanun yararına bozulur. Bu bozma hükmün hukuki sonuçlarını kaldırmaz.
Bozma kararının bir örneği Adalet Bakanlığına gönderilir ve Bakanlıkça Resmi Gazete"de yayınlanır."
6100 sayılı HMK"nun 341 inci maddesinde,
"1) İlk derece mahkemelerinden verilen nihai kararlar ile ihtiyati tedbir, ihtiyati haciz taleplerinin reddi ve bu taleplerin kabulü hâlinde, itiraz üzerine verilecek kararlara karşı istinaf yoluna başvurulabilir.
(2) Miktar veya değeri binbeşyüz Türk Lirasını geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararlar kesindir.
(3) Alacağın bir kısmının dava edilmiş olması durumunda binbeşyüz Türk Liralık kesinlik sınırı alacağın tamamına göre belirlenir.
(4) Alacağın tamamının dava edilmiş olması durumunda, kararda asıl talebinin kabul edilmeyen bölümü binbeşyüz Türk Lirasını geçmeyen taraf, istinaf yoluna başvuramaz.
(5) İlk derece mahkemelerinin diğer kanunlarda temyiz edilebileceği veya haklarında Yargıtaya başvurulabileceği belirtilmiş olup da bölge adliye mahkemelerinin görev alanına giren dava ve işlere ilişkin nihai kararlarına karşı, bölge adliye mahkemelerine başvurulabilir." denmiştir.
6100 sayılı HMK"nun temyiz edilebilen kararlar başlıklı 361 inci maddesinde ise,
"(1) Bölge adliye mahkemesi hukuk dairelerinden verilen temyizi kabil nihai kararlar ile hakem kararlarının iptali talebi üzerine verilen kararlara karşı tebliğ tarihinden itibaren bir ay içinde temyiz yoluna başvurulabilir.
(2) Davada haklı çıkmış olan taraf da hukuki yararı bulunmak şartıyla temyiz yoluna başvurabilir." şeklindeki hükümler ile mahkemelerce verilen hangi kararların temyiz edilebileceği açıkça gösterilmiştir.
Gerek 6100 sayılı HMK"da gerekse halen yürürlükte bulunan 1086 sayılı HUMK"nun ilgili maddelerinde mahkemelerce verilen hangi kararların temyiz edilebileceği açıkça belirtilmiştir. Mahkemelerce verilen ara kararlar kural olarak temyiz edilemez. Bir başka ifadeyle ara kararlar ilke olarak temyize tabi değildir. Kuralın istisnasını yine yasa düzenlemiş, yasada bir kısım ara kararların temyiz edilebileceği öngörülmüştür. Somut olayda davacı tarafından temyiz edilen ara karar, yasada düzenlenen temyizi kabil (temyiz edilebilen) ara kararlardan olmayıp davacı vekilinin temyiz talebinin reddi gerekir.
F) Sonuç:
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin TEMYİZ TALEBİNİN REDDİNE, temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 17/06/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.