
Esas No: 2019/441
Karar No: 2020/530
Karar Tarihi: 17.12.2020
Resmi belgede sahtecilik suçu - Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2019/441 Esas 2020/530 Karar Sayılı İlamı
Ceza Genel Kurulu 2019/441 E. , 2020/530 K.
"İçtihat Metni"
Kararı veren
Yargıtay Dairesi : 11. Ceza Dairesi
Mahkemesi :Asliye Ceza
Sayısı : 491-307
Resmî belgede sahtecilik suçundan sanık ..."in TCK’nın 204/1, 62 ve 53. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna ilişkin İstanbul 21. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 15.07.2014 tarihli ve 491-307 sayılı hükmün, sanık müdafisi tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 11. Ceza Dairesince 23.11.2016 tarih ve 11542-7780 sayı ile onanmasına karar verilmiştir.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ise 19.06.2019 tarih ve 60421 sayı ile;
"...Dosyanın incelenmesinde; sanığa isnad olunan "Resmi belgede sahtecilik" suçuna konu çekin; Türkiye İş Bankası Işıkkent/İzmir Şubesinde bulunan "...-Çavuşoğlu Makina-Kalıp ve Yedek Parça Sanayi" ne ait çek hesabından keşide edilmiş olan "İmage Müzik Yapım Org Ses Işık Sistemleri" emrine düzenlenmiş olan ve 1. ciranta kısmında "İmage Müzik Yapım Organizasyon ve Ses Işık Sistemleri" kaşesi ve imza bulunan 3053440 seri nolu 9.000 YTL bedelli 20.10.2005 tarihli çek olduğu anlaşılmıştır.
Sanık ... savunmasında; suçsuz olduğunu, suça konu çekin keşidecisi olan Çavuşoğlu Makina-Kalıp ve Yedek Parça Sanayi Şirketi ile iş yaptıklarını ve suça konu çek ile birlikte birçok çekin kendisinin şirketine verildiğini, suça konu çekteki keşideci imzasının keşideci şirketin yetkilisine mi yoksa çalışanlarına mı ait olduğunu bilmediğini, 1. cirodaki şirket kaşesinin kendi şirketine ait kaşe olduğunu ancak 1. cirodaki imzanın kendisine mi yoksa yardımcıları olan ... ve..."a mı ait olduğunu bilmediğini, çekteki sorumluluğu kabul ettiğini ancak çekin eski tarihli olması nedeniyle bu hususta emin olmadığını belirtmiştir.
Çek keşidecisi gözüken katılan ... ise 07.04.2014 tarihli beyanında; sanığı tanımadığını, işyerinden çek karnesinin kendisinin sekreteri olan ... ve sanık ... tarafından çalınmış olduğunu ve doldurulup piyasaya sürüldüğünü, bu şekilde 150 adet çekinin kullanıldığını belirtmiştir.
Mahkemece, katılan ..."nun beyanında belirttiği sekreteri ... ile sanığın savunmasında belirtmiş olduğu ... ve..."ın tanık sıfatıyla bilgi ve görgüleri tespit edilmeden, suça konu çekin 1. cirosundaki imzanın sanığın eli ürünü olup olmadığı ve keşideci imzasının da ..."ın eli ürünü olup olmadığı konusunda imza incelemesi yaptırtılmadan ve bu konularda bilirkişi raporu alınmadan eksik araştırma sonucu mahkumiyet hükmü kurulmuş olduğu anlaşılmıştır.
Nitekim; soruşturma aşamasında "Nitelikli dolandırıcılık" suçundan dolayı şüpheli ... hakkında verilen İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı"nın 31.10.2013 tarih 2007/172922 soruşturma sayılı "Ek Kovuşturmaya Yer Olmadığına" ilişkin karara yapılan itiraz üzerine "Ek Kovuşturmaya Yer Olmadığına" ilişkin kararın kaldırılması sonucu aynı çekten dolayı sanık ... hakkında "Nitelikli dolandırıcılık" ve "Resmi belgede sahtecilik" suçlarından açılan kamu davalarına ilişkin İstanbul 3. Ağır Ceza Mahkemesi"nin 2014/215 esas, 2017/207 karar sayılı dosyasında yaptırtılan bilirkişi incelemesi sonucunda bilirkişi Gülten Akbay tarafından düzenlenmiş olan 07.03.2017 tarihli bilirkişi raporunda; suça konu çekteki 1. ciro imzasının ve çekin ön yüzündeki yazı ve rakamlar ile keşideci imzasının sanık ..."in eli ürünü olmadığının belirtilmiş olduğu ve mahkemece sanığın "Nitelikli dolandırıcılık" suçundan dolayı beraatine karar verilmiş olduğu, "Resmi belgede sahtecilik" suçundan dolayı mükerrer olarak açılan kamu davasının ise reddine karar verilmiş olduğu anlaşılmıştır.
Türkiye İş Bankası Işıkkent/İzmir Şubesinde bulunan "...-Çavuşoğlu Makina-Kalıp ve Yedek Parça Sanayi" ne ait çek hesabından keşide edilmiş olan; 3054310 seri nolu 65.000 TL bedelli 29.09.2005 tarihli çek, 3054307 seri nolu 100.000 TL bedelli 08.10.2005 tarihli çek ve 3054309 seri nolu 100.000 TL bedelli 15.10.2005 tarihli çek nedeniyle sanıklar ... ve ... haklarında "Resmi belgede sahtecilik" ve "Nitelikli dolandırıcılık" suçlarından dolayı açılan kamu davalarına ilişkin İzmir 9. Ağır Ceza Mahkemesi"nin 15.12.2011 tarih 2011/186 esas, 2011/409 karar sayılı hükmü ile; katılan ..."nun Bornova 5. Noterliği"nin 08.08.2003 tarih 18446 yevmiye nolu vekaletnamesi ile çalışanı olan ..."a çek karnesi alma, çekleri ciro edip bankadan tahsil yetkisi verdiği , her ne kadar; çek keşide etme yetkisi vermemiş ise de çek karnesinin sanık ..."da olduğu, katılan ..."nun talimatı ile ..."ın çekleri yazıp imzaladığı ve bu konuda katılan ..."nun önceden verilmiş rızasının olduğu belirtilerek sanıklar ... ve ..."ın beraatlerine karar verilmiş olduğu, Yargıtay 15. Ceza Dairesi"nin 24.03.2014 tarih ve 2012/13924 esas, 2014/5337 karar sayılı ilamı ile; eksik araştırma nedeniyle hükümlerin bozulmasına karar verilmesi üzerine; İzmir 9. Ağır Ceza Mahkemesi"nin 07.12.2015 tarih 2014/201 esas, 2015/321 karar sayılı hükmü ile; bu 3 çekle ilgili olarak sanık ... hakkında Ankara 3. Ağır Ceza Mahkemesi"nin 2012/58 esas, 2013/100 karar sayılı dosyasında hükümler kurulmuş olması nedeniyle; sanık ... hakkındaki mükerrer davanın reddine, sanık ..."ın ise beraatine karar verilmiş olduğu ve hükümlerin kesinleşmiş olduğu anlaşılmıştır.
Türkiye İş Bankası Işıkkent/İzmir Şubesinde bulunan "...-Çavuşoğlu Makina-Kalıp ve Yedek Parça Sanayi" ne ait çek hesabından keşide edilmiş olan; 3054310 seri nolu 65.000 TL bedelli 29.09.2005 tarihli çek, 3054307 seri nolu 100.000 TL bedelli 08.10.2005 tarihli çek ve 3054309 seri nolu 100.000 TL bedelli 15.10.2005 tarihli çek nedeniyle sanık ... hakkında "Resmi belgede sahtecilik" suçundan dolayı Ankara 3. Ağır Ceza Mahkemesi"nin 02.04.2013 tarih 2012/58 esas, 2013/100 karar sayılı hükmü ile; ...nun 204/1, 62, 53 maddeleri gereğince verilen 1 yıl 8 ay hapis cezasına ilişkin hükmün temyiz edilmesi üzerine; Yargıtay 11. Ceza Dairesi"nin 09.06.2015 tarih 2015/3915 esas, 2015/26852 karar sayılı ilamı ile; temyiz isteğinin süre yönünden reddine karar verilmiş olduğu ve yargılamanın yenilenmesi talebi üzerine Ankara 3. Ağır Ceza Mahkemesi"nin 03.05.2019 tarih 2012/58 esas, 2013/100 karar sayılı ek kararı ile; yargılamanın yenilenmesi talebinin kabulü ile; Ankara 3. Ağır Ceza Mahkemesi"nin 02.04.2013 tarih 2012/58 esas, 2013/100 karar sayılı mahkumiyet ilamının iptali ile; sanık ..."in "Resmi belgede sahtecilik" suçundan dolayı CMK.nun 223/2-e maddesi gereğince beraatine karar verilmiş olduğu anlaşılmıştır.
Türkiye İş Bankası Işıkkent/İzmir Şubesinde bulunan "...-Çavuşoğlu Makina-Kalıp ve Yedek Parça Sanayi" ne ait çek hesabından keşide edilmiş olan; 9.000 TL bedelli 23.11.2005 tarihli çek nedeniyle sanıklar ... ve ... haklarında "Resmi belgede sahtecilik" suçundan dolayı İstanbul 29.Asliye Ceza Mahkemesi"nin 17.07.2012 tarih 2012/155 esas, 2012/2415 karar sayılı hükmü ile; katılan ..."nun birçok benzer olayda olduğu gibi yanında çalışan ..."a çekleri düzenlettirip kullandığı, sonrasında çek bedelleri ödenmeyince imzaya itiraz ettiği ve şikayetçi olduğu kanaatine varıldığı belirtilerek, sanıklar ... ve ..."ın "Resmi belgede sahtecilik" suçundan dolayı beraatlerine karar verilmiş olduğu ve Yargıtay 21. Ceza Dairesi"nin 10.02.2016 tarih 2015/5760 esas, 2016/1061 karar sayılı ilamı ile; hükümlerin onanmasına karar verilmiş olduğu anlaşılmıştır.
Katılan ..."nun beyanında ismi geçen ve mahkemece tanık sıfatıyla beyanı alınmamış olan ..."ın, İzmir 30. Asliye Ceza Mahkemesi"nin 2018/264 Talimat evrakında tanık sıfatıyla alınan 05.10.2018 tarihli beyanında; "...Müşteki ... benim eski patronum olur. Sanığı da patronum... beyin arkadaşı olduğu için tanırım. Sanık ... Levent adıyla bilinen sanatçıdır. Benim çalıştığım dönemde sanıkla... beyin konser ve albüm anlaşması yaptıklarını biliyorum. O dönemde anlaşma uyarınca... bey sanığa çekler vermişti." şeklinde beyanda bulunmuş olduğu, ..."ın İzmir 11. Ağır Ceza Mahkemesi"nin 2016/210 Talimat evrakında tanık sıfatıyla alınan 02.12.2016 tarihli beyanında da; "......"na ait Çavuşoğlu Makina isimli işyerinde önmuhasebe biriminde 2002-2005-2006 yıllarında çalıştım. ... ve ...ı patronumla birlikte birkaç konser düzenledikleri ve arkadaşları olması nedeniyle tanırım. Nedim bey özellikle düzenli ödemelere ilişkin çekleri düzenlememi isterdi, çekleri hazırlardım ama çekleri kendisi imzalardı ancak yurtdışında olursa talimatıyla ben imzalardım..." şeklinde beyanda bulunmuş olduğu anlaşılmıştır.
Katılan ..."nun vekili ile sanık ..."in vekili arasında düzenlenmiş olan 07.07.2017 tarihinde "PROTOKOL" içeriğinde; ... ile ... arasında geçmişten kaynaklanan ticari alacak borç ilişkisinin borçlu ... tarafından alacaklı ..."na 300.000 TL ödenmesi suretiyle sonlandırıldığının belirtilmiş olduğu anlaşılmıştır.
Sonuç olarak; mahkemece katılan ..."nun beyanında belirttiği sekreteri ... ile sanığın savunmasında belirtmiş olduğu ... ve..."ın tanık sıfatıyla bilgi ve görgüleri tespit edilmeden, suça konu çekin 1. cirosundaki imzanın sanığın eli ürünü olup olmadığı ve keşideci imzasının da ..."ın eli ürünü olup olmadığı konusunda imza incelemesi yaptırtılmadan ve bu konularda bilirkişi raporu alınmadan ayrıca aynı çek hesabından keşide edilmiş olup da sanık ..."in şirketine verilen yukarıda belirtilen çeklere ilişkin yukarıda ayrıntılı olarak bilgileri verilen davaların akıbetleri araştırılmadan eksik araştırma sonucu mahkumiyet hükmü kurulmuş olması yasaya aykırı olduğundan; sanık ... hakkında eksik araştırma ve yetersiz inceleme sonucu "Resmi belgede sahtecilik" suçundan dolayı verilmiş olan İstanbul 21. Asliye Ceza Mahkemesi"nin 15.07.2014 tarih 2013/491 Esas, 2014/307 Karar sayılı hükmünün bozulmasına karar verilmesi yerine, Yüksek Yargıtay 11. Ceza Dairesi"nin 23.11.2016 gün ve 2016/11542 Esas, 2016/7780 Karar sayılı ilamı ile; hükmün onanmasına karar verilmiş olması nedeniyle; Yüksek Yargıtay 11. Ceza Dairesi"nin 23.11.2016 gün ve 2016/11542 Esas, 2016/7780 Karar sayılı ilamına yönelik olarak itiraz talebinde bulunulması gerektiği" görüşüyle itiraz kanun yoluna başvurmuştur.
CMK"nın 308. maddesi uyarınca inceleme yapan Yargıtay 11. Ceza Dairesince 03.07.2019 tarih ve 4437-5857 sayı ile itiraz nedenlerinin yerinde görülmediğinden bahisle Yargıtay Birinci Başkanlığına gelen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
CEZA GENEL KURULU KARARI
Özel Daire ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; sanığa atılı resmî belgede sahtecilik suçunun sübutu bakımından eksik araştırmayla hüküm kurulup kurulmadığının belirlenmesine ilişkindir.
İncelenen dosya kapsamından;
Keşidecisi ... – Çavuşoğlu Makine Kalıp ve Yedek Parça Sanayi, lehtarı İmage Müzik Yapım Organizasyon ve Ses Işık Sistemleri, keşide yeri İzmir, tarihi 20.10.2005, bedeli 9.000 TL olan İş Bankası İzmir Işıkkent Şubesine ait 3053440 numaralı suça konu çekin, üçüncü cirantası olan katılan ... tarafından 20.10.2005 tarihinde bankaya ibraz edilmesi üzerine bankaca karşılığının bulunmadığı belirtilerek buna dair kaşenin çekin arkasına basıldığı, katılan ...’nın çekin keşidecisi olarak görünen firma yetkilisi mağdur ...’ndan karşılıksız çek keşide etmesi nedeniyle şikâyetçi olması üzerine açılan kamu davasında Şişli 1. Asliye Ceza Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda çekteki imzanın mağdur ...’e ait olmadığından bahisle mağdur ...’in beraatine, çeki keşide eden gerçek sanığın tespiti ile gereğinin takdir ve ifası için suç duyurusunda bulunulmasına karar verilmesiyle Şişli Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık hakkında soruşturma başlatıldığı,
Mağdur ... hakkında karşılıksız çek keşide etme suçundan yapılan yargılama sırasında Şişli 1. Asliye Ceza Mahkemesince aldırılan 26.03.2007 tarihli bilirkişi raporunda; suça konu çek üzerinde mağdur ... adına atfen atılmış imza ile adı geçenin mevcut mukayese imzaları arasında farklılıklar saptandığı, inceleme konusu çek üzerindeki keşideci imzasının mağdur ...’nun eli ürünü olmadığı kanaatine varıldığı tespitlerine yer verildiği,
İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün 10.09.2008 ve 20.01.2014 tarihli yazılarına göre; çek üzerinde lehtar ve birinci ciranta olarak görünen İmage Müzik Yapım Organizasyon ve Ses Işık Sistemleri isimli firmanın yetkilisinin sanık ... olduğu,
Mağdur ...’nun İzmir Cumhuriyet Başsavcılığına verdiği 11.10.2005 tarihli şikâyet ve 14.10.2005 tarihli ek şikâyet dilekçeleriyle suça konu 20.10.2005 keşide tarihli çekin de içinde bulunduğu birçok çekin rızası dışında elinden çıktığından bahisle sorumlu kişilerin tespit edilerek cezalandırılmasını talep ettiği, bu şikâyetler sonucunda resmî belgede sahtecilik suçundan İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturmanın 06.02.2006 tarihli ve 74109-733 sayılı yetkisizlik kararıyla Şişli Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiği,
Türkiye İş Bankasının 25.04.2012 tarihli yazısı ve ekindeki belgelere göre; mağdur ...’nun 07.10.2005 tarihli dilekçesiyle içerisinde suça konu 3053440 numaralı çekin de yer aldığı listedeki çeklerin rızası dışında elinden çıktığını belirttiği,
Yerel Mahkemece 15.07.2014 tarihli oturumda; “Sanığın Ticaret Sicil Müdürlüğünde bulunan imza sirküleri örneği ile çekin birinci ciranta bölümünde yer alan imzanın birbiri ile uyumlu olmadığı yapılan gözlemden açıkça anlaşıldığından...” şeklindeki gerekçe ile sanığın imza örneklerinin aldırılması ve bilirkişi incelemesi yaptırılmasının düşünülmesine ilişkin ara karardan vazgeçilmesine karar verildikten sonra aynı celse sanık hakkında resmî belgede sahtecilik suçundan mahkûmiyet hükmünün kurulduğu,
Hükümden sonra, temyiz incelemesinden önce ... Özdemir isimli bir şahsın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmek üzere Yerel Mahkemeye verdiği 06.09.2016 tarihli dilekçesinde özetle; ... Özdemir isimli şahsın dava konusu çeki sanığa cirolamadan kendisinin verdiğini, sanığı yıllardır tanıdığını, aralarındaki ticari ilişki nedeniyle çek ve nakit alışverişlerinin olduğunu, kendisinin de bu çeki Zeki Uzun isimli bir başka şahıstan aldığını, Zeki Uzun’un kimlik bilgilerini mahkemeye ibraz edeceğini belirttiği,
Sanık hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünün, sanık müdafisi tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Özel Dairece onanarak 23.11.2016 tarihinde kesinleşmesinden sonra Yerel Mahkemeye hitaben sanık müdafisi Av. ... imzalı ancak sanığın bizzat getirdiği 16.11.2017 havale tarihli dilekçe ile sanık hakkındaki yargılamanın yenilenmesinin ve infazın durdurulmasının talep edildiği, Yerel Mahkemece yargılamanın yenilenmesi talebinin kabule değer görüldüğü ve dilekçede yer alan hususların araştırılmasına karar verildiği,
Yargılamanın yenilenmesi talebiyle sunulan 16.11.2017 havale tarihli dilekçe ve ekleri, yargılamanın yenilenmesini kabule değer gören Yerel Mahkemenin araştırmaları ve UYAP sistemi üzerinden yapılan incelemeye göre;
Keşidecisi ... – Çavuşoğlu Makine Kalıp ve Yedek Parça Sanayi, lehtarı İmage Müzik Yapım Organizasyon ve Ses Işık Sistemleri olan 20.10.2005 keşide tarihli, İş Bankası İzmir Işıkkent Şubesine ait 3053440 numaralı incelemeye konu dosyadaki aynı çek nedeniyle sanığın resmî belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından ayrıca yargılandığı İstanbul 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/215 esas, 2017/207 karar sayılı dosyasında; incelemeye konu dosyadaki 20.10.2005 keşide tarihli 3053440 numaralı aynı çek nedeniyle soruşturma aşamasında nitelikli dolandırıcılık suçundan sanık ... hakkında verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair ek karara yapılan itiraz üzerine belirtilen kararın kaldırıldığı, suça konu çekten sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık ve resmî belgede sahtecilik suçlarından açılan kamu davasına ilişkin İstanbul 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/215 esas, 2017/207 karar sayılı dosyasında aldırılan 07.03.2017 tarihli bilirkişi raporunda ise suça konu çekteki birinci ciranta imzasının ve çekin ön yüzündeki yazı ve rakamlar ile keşideci imzasının sanık ..."in eli ürünü olmadığının tespit edildiği ve yapılan yargılama sonucunda Mahkemece sanığın nitelikli dolandırıcılık suçundan beraatine, resmî belgede sahtecilik suçundan ise mükerrer olarak açılan kamu davasının reddine karar verildiği, hükümlerin İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin 22. Ceza Dairesinin kararı ile kesinleştiği,
Keşidecisi ... – Çavuşoğlu Makine Kalıp ve Yedek Parça Sanayi olan 29.09.2005 keşide tarihli, 3054310 numaralı, 65.000 TL bedelli, 08.10.2005 keşide tarihli, 3054307 numaralı, 100.000 TL bedelli ve 15.10.2005 keşide tarihli, 3054309 numaralı, 100.000 TL bedelli İş Bankası İzmir Işıkkent Şubesine ait üç adet çek nedeniyle sanığın ve mağdur ...’nun ifadesinde çalışanı olarak belirttiği ...’ın birlikte yargılandığı İzmir 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 2011/186 esas, 2011/409 karar sayılı ve Yargıtay Özel Dairesinin bozma kararı sonrası aynı Mahkemenin 2014/201 esas, 2015/321 karar sayılı dosyalarında; sanıklar ... ve ... hakkında resmî belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından açılan kamu davasına ilişkin İzmir 9. Ağır Ceza Mahkemesince 15.12.2011 tarih ve 186-409 sayı ile; katılan ..."nun Bornova 5. Noterliğinin 08.08.2003 tarihli 18446 yevmiye numaralı vekâletnamesi ile çalışanı olan ..."a çek karnesi alma, çekleri ciro edip bankadan tahsil etme yetkisi verdiği, açıkça çek keşide etme konusunda verilmiş bir yetki bulunmadığı, ancak çek karnesinin sanık ..."ın elinde bulunduğu, katılan ..."nun talimatı ile ..."ın çekleri yazıp imzaladığı ve katılan ..."nun kendisine ait çek hesabından çek düzenlemesi konusunda ...’a önceden verilmiş rızasının bulunduğu kabulüyle sanıklar ... ve ..."ın beraatlerine karar verildiği, katılan vekilince temyiz edilen hükümleri inceleyen Yargıtay 15. Ceza Dairesince 24.03.2014 tarih ve 13924-5337 sayı ile; eksik araştırma nedeniyle hükümlerin bozulmasına karar verilmesi üzerine İzmir 9. Ağır Ceza Mahkemesince 2014/201 esas ve 2015/321 karar sayılı dosyada yapılan yargılama sonucunda, iddianameye konu üç çekle ilgili olarak sanık ... hakkında Ankara 3. Ağır Ceza Mahkemesi"nin 2012/58 esas, 2013/100 karar sayılı dosyasında hükümler kurulmuş olması nedeniyle; sanık ... hakkında açılmış olan mükerrer davanın reddine, ..."ın ise her iki suçtan beraatine karar verildiği ve sanık hakkındaki hükümlerin temyiz edilmeksizin kesinleştiği,
Keşidecisi ... – Çavuşoğlu Makine Kalıp ve Yedek Parça Sanayi olan 29.09.2005 keşide tarihli, 3054310 numaralı, 65.000 TL bedelli, 08.10.2005 keşide tarihli, 3054307 numaralı, 100.000 TL bedelli ve 15.10.2005 keşide tarihli, 3054309 numaralı, 100.000 TL bedelli İş Bankası İzmir Işıkkent Şubesine ait üç adet çek nedeniyle sanığın yargılandığı Ankara 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2012/58 esas, 2013/100 karar sayılı dosyasında; sanık hakkında resmî belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçundan dolayı açılan kamu davasına ilişkin Ankara 3. Ağır Ceza Mahkemesince 02.04.2013 tarih ve 58-100 sayı ile; sanığın, dolandırıcılık suçundan beraatine, resmî belgede sahtecilik suçundan ise TCK’nın 204/1, 62 ve 53. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verildiği, resmî belgede sahtecilik suçundan verilen mahkûmiyet hükmünün sanık müdafisi tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 11. Ceza Dairesince 09.06.2015 tarih ve 3915-26852 sayı ile; temyiz isteminin süre yönünden reddine karar verilmek suretiyle hükmün kesinleştiği, daha sonra sanık müdafisinin 20.06.2018 havale tarihli yargılamanın yenilenmesi talepli dilekçesi kabul görerek yeniden yapılan yargılama sonucunda Ankara 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 03.05.2019 tarihli ve 58-100 sayılı ek kararı ile; Mahkemenin 02.04.2013 tarihli ve 58-100 sayılı resmî belgede sahtecilik suçundan kurulan mahkûmiyet ilamının iptaline ve sanığın aynı suçtan CMK’nın 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar verildiği, bu hükmün de temyiz edilmeksizin kesinleştiği,
Yine Keşidecisi ... – Çavuşoğlu Makine Kalıp ve Yedek Parça Sanayi olan 23.11.2005 keşide tarihli, 3053449 numaralı ve 9.000 TL bedelli İş Bankası İzmir Işıkkent Şubesine ait çek nedeniyle sanığın yargılandığı İstanbul 29. Asliye Ceza Mahkemesinin 2012/155 esas, 2012/2415 karar sayılı dosyasında; sanık ... ve ... hakkında resmî belgede sahtecilik suçundan açılan kamu davasına ilişkin İstanbul 29. Asliye Ceza Mahkemesince 17.07.2012 tarih ve 155-2415 sayı ile; katılan ..."nun birçok benzer olayda olduğu gibi yanında çalışan ..."a çekleri düzenlettirip kullandığı, sonrasında çek bedelleri ödenemeyince imzaya itiraz ettiği ve çeklerin rızası dışında elinden çıktığını iddia ettiği kanaatine varıldığı gerekçesiyle sanık ... ve ..."ın resmî belgede sahtecilik suçundan beraatlerine karar verildiği, hükümlerin katılanlar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay (Kapatılan) 21. Ceza Dairesince 10.02.2016 tarih ve 5760-1061 sayı ile onanmasına karar verildiği,
Yargılamanın yenilenmesi talepli dilekçe ekinde ibraz edilen “Protokol” başlıklı 07.07.2017 tarihli belgede konunun; sanık ... ile mağdur ... arasında geçmişten kaynaklanan ticari alacak, borç ilişkisinin sonlandırılması şeklinde gösterildiği, şartların ise sanık ve mağdur arasında geçmiş ticari ihtilaflardan kaynaklanan alacak ve borç ilişkisi olarak tespit edilen 300.000 TL bedelin sanık tarafından mağdura ödenmesi, mağdurun da, sanıktan şikâyetçi olduğu tüm dosyalarda şikâyetinden vazgeçmesi olarak belirtildiği, bu protokolle tarafların arasında hiçbir alacak ve borç ilişkisi kalmadığı hususlarında anlaşmaya varıldığı bilgilerinin yer aldığı, protokolün alt kısmında sanık ve mağdur vekillerinin asiller adına vekâleten attıkları imzalarının bulunduğu,
Yerel Mahkemece yargılamanın yenilenmesi talebinin kabule değer görülmesi üzerine talimatla mağdur ...’nun ve hükmün kesinleşmesinden önce ifadesine başvurulmayan ...’ın da tanık sıfatıyla beyanlarının alındığı, tanık ...’ın İzmir 30. Asliye Ceza Mahkemesinde 05.10.2018 tarihinde alınan ifadesinde özetle; mağdur ...’in patronu olduğunu, sanığı da patronu...’in arkadaşı olması nedeniyle tanıdığını, mağdurun yanında çalıştığı dönemde sanık ve mağdur ...’in konser ve albüm anlaşması yaptıklarını bildiğini, anlaşma gereğince o dönemde mağdurun sanığa çekler verdiğini, sanık ve mağdurun 2003 – 2007 yılları arasında ticari ilişkilerinin olduğunu, mağdur ...’nun ise İzmir 25. Asliye Ceza Mahkemesinde 13.02.2019 tarihinde verdiği ifadesinde özetle; sanıkla hiçbir ticari ilişkisinin olmadığını, bir kez konser salonu gibi bir yerde şarkı söylerken gördüğünü, şikâyetinden vazgeçtiğini, ...’ın beyanı, çek ve protokol okunup gösterilerek sorulduğunda; protokolden haberdar olduğunu, çalınan çeklerden kaynaklı mağdur edilmesi nedeniyle bu protokolün düzenlendiğini, sanıkla bir ticari ilişkisinin olmadığını, ...’ın, yanında çalışan ve ön muhasebeye bakan elemanı olduğunu, bu olayı da sanık ile ...’in planlayıp birlikte yaptığını ...’e çek düzenleme yönünden vekâletname vermediğini, ...’in beyanlarını kabul etmediğini beyan ettikleri,
Ayrıca yine dosyaya sanık hakkındaki hükmün onanmasından sonra ibraz edilen ...’ın Ankara 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.10.2016 tarihli ve 2016/155 sayılı talimatı doğrultusunda İzmir 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/210 talimat numarası ile ve tanık sıfatıyla verdiği ifadesinde; sanık ... ve ...’ı patronu mağdur ... ile birkaç konser düzenlemeleri nedeniyle tanıdığını, mağdur ...’in çekleri kendisine hazırlattığını, ancak çekleri genelde mağdur ...’in imzaladığını, mağdur yurt dışında olduğunda mağdur ...’in talimatıyla kendisinin de imzaladığını beyan ettiği, bu ifadenin alındığı Ankara 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/155 esas, 2017/362 karar sayılı dosyasında da; keşidecisi ... – Çavuşoğlu Makine Kalıp ve Yedek Parça Sanayi olan, 20.09.2005 ve 15.10.2005 keşide tarihli, 50.000 TL bedelli İş Bankası İzmir Işıkkent Şubesine ait iki adet çek nedeniyle resmî belgede sahtecilik suçundan sanık ... ve ...’ın birlikte yargılandıkları, yargılama sonucunda Ankara 10. Ağır Ceza Mahkemesince 18.10.2017 tarih ve 155-362 sayı ile sanıklar hakkında resmî belgede sahtecilik suçundan açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine karar verildiği ve bu hükümlerin temyiz edilmeksizin kesinleştiği,
Yerel Mahkemenin yargılamanın yenilenmesi talebinin kabule değer görmesi üzerine topladığı deliller sonucunda 18.02.2019 tarihli ve 491-307 sayılı ek kararı ile; yargılamanın yenilenmesi talebinin CMK’nın 321. maddesi uyarınca esassız olması nedeniyle duruşma yapmaksızın reddine ve sanık lehine olarak Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına CMK’nın 308. maddesi uyarınca müzekkere ile ihbarda bulunulmasına karar verildiği,
Bunun üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca incelemeye konu dosyada sanık hakkında eksik araştırmayla hüküm kurulduğundan bahisle itiraz kanun yoluna başvurulduğu,
Anlaşılmaktadır.
Katılan ...; suça konu çekin keşide tarihi ve öncesinde Alfasa İkrazat Finans firmasında tahsilat işlerinden sorumlu olduğunu, ancak bu firmayı temsil ve ilzama yetkisinin olmadığını, faturasız çeklerin tahsilinde adına bastırılmış kaşe ve imza mukabilinde bu çekleri bankadan tahsile ilişkin yetkilendirildiğini, bu çekin Beyzade İnşaat Elektrik Taahhüt Dış Ticaret Limited Şirketi temsilcileri tarafından firmalarının müşteri temsilcilerine verildiğini, keşide gününde de tahsil edilmesi için firma muhasebesi tarafından kendisine verildiği için bu çekin sahte olduğunu bilmeden Türkiye İş Bankası Çengelköy Şubesine 20.10.2005 tarihinde başvurduğunu, son ciranta olarak görünen ... kaşesi ve kaşenin üzerindeki imzanın kendisine ait olduğunu, ancak ciro silsilesindeki İmage Müzik Yapım Organizasyon ve Ses Işık Sistemlerinin kaşesi ve imzası ile keşideci olarak adına çek düzenlenen şahsı ve çekin gerçek olup olmadığını bilmediğini, sanıktan şikâyetçi olduğunu,
Mağdur ... hakkında karşılıksız çek keşide etme suçundan yapılan yargılama sırasında Şişli 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2006/554 esas sayılı dosyasında adı geçenin sanık sıfatıyla verdiği ifadesinde; çeklerinin çalındığını, bu çekler hakkında şikâyetçi olduğunu ve çek listesini de savcılığa sunduğunu, çekteki imzanın kendisine ait olmadığını,
İncelenen dosya kapsamında talimat Mahkemesinde; katılan ... Gülkaya’yı ve sanık ...’u tanımadığını, 2005 yılında İzmir’in Pınarbaşı Semtinde BMC fabrikasına yedek parça imal ettiğini, hatırlamadığı bir tarihte sekreteri ... ile sanık ... tarafından çek karnesinin çalındığını ve sonra bu çeklerin doldurularak piyasaya sürüldüğünü, bu şekilde 150 adet çekinin kullanıldığını, yargılamaya konu çekin de bu çeklerden bir tanesi olduğunu, bu çekin rızası dışında elinden çıktığını,
İfade etmişlerdir.
Sanık soruşturma evresinde; İmage Müzik Yapım Organizasyon ve Ses Işık Sistemleri isimli firmanın ortağı ve yetkilisi olduğunu, suça konu 20.10.2005 tarihli 9.000 TL bedelli İş Bankası İzmir Işıkkent Şubesine ait çekin kendi firmalarına keşide edildiğini, Çavuşoğlu Makine Kalıp ve Yedek Parça Sanayi isimli firma ile iş yaptıklarını, bu şirketten suça konu çek dışında birçok çekin kendilerine keşide edilip verildiğini, keşide edilen diğer çeklerin bedellerinin ödendiğini ve bir sorun çıkmadığını, suça konu çekteki keşideci imzasının firma yetkililerine mi, yoksa çalışanlarına mı ait olduğunu bilemeyeceğini, ancak çekte sahteciliğin söz konusu olmadığını, çek arkasındaki İmage Müzik Yapım Organizasyon ve Ses Işık Sistemleri kaşesinin firmalarına ait kaşe olduğunu, üzerindeki imzanın ise kendisine veya yardımcıları ... veya...’a ait olabileceğini, çekteki sorumluluklarını kabul ettiğini, çek tarihinin eski olması nedeniyle ticari ilişkiyi hatırlayamadığını, çekle ilgili beyanda bulunmaları için yardımcıları ... ve...’ın savcılığa başvurusunu sağlayacağını,
Kovuşturma evresinde istinabe olunan Mahkemede ise atılı suçlamayı kabul etmediğini, söz konusu çekten yeni haberi olduğunu, çekle ilgili detayları şu anda bilmediğini, dosyayı inceleyip çeke ilişkin ayrıntılı savunmasını kendi Mahkemesinde yapacağını,
Savunmuştur.
Ceza muhakemesinin amacı, her somut olayda kanuna ve usulüne uygun olarak toplanan delilerle maddi gerçeğe ulaşıp adaleti sağlamak, suç işlediği sabit olan faili cezalandırmak, kamu düzeninin bozulmasının önüne geçebilmek ve bozulan kamu düzenini yeniden tesis etmektir. Gerek 1412 sayılı CMUK, gerekse 5271 sayılı CMK; ..., etkin ve hukuka uygun bir yargılama yapılması suretiyle maddi gerçeğe ulaşmayı amaç edinmiştir. Bu nedenle ulaşılma imkanı bulunan bütün delillerin ele alınıp değerlendirilmesi gerekmektedir. Diğer bir deyişle adaletin tam olarak gerçekleşebilmesi için, maddi gerçeğe ulaşma amacına hizmet edebilecek tüm kanuni delillerin toplanması ve tartışılması zorunludur.
Bu açıklamalar ışığında uyuşmazlık konusu değerlendirildiğinde;
Keşidecisi ... – Çavuşoğlu Makine Kalıp ve Yedek Parça Sanayi, lehtarı İmage Müzik Yapım Organizasyon ve Ses Işık Sistemleri, keşide yeri İzmir, tarihi 20.10.2005, bedeli 9.000 TL olan İş Bankası İzmir Işıkkent Şubesine ait 3053440 numaralı suça konu çekin, keşideci imzasının sanık tarafından sahte şekilde oluşturulduğu ve kullanıldığının iddia edildiği olayda;
Yerel Mahkemece sanık hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünün Özel Dairece onanmasından sonra, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca itiraz kanun yoluna başvurulmadan önce, sanık müdafisinin imzası bulunan ancak sanık tarafından sunulan yargılamanın yenilenmesi talebini haiz 16.11.2017 havale tarihli dilekçe ve ekleri, yargılamanın yenilenmesini kabule değer gören Yerel Mahkemenin araştırmaları ve UYAP sistemi üzerinden yapılan araştırma ve incelemelerde tespit edilen, sanığın, incelemeye konu dosyadaki çekle yakın tarihli ve benzer şekilde keşidecisi ... – Çavuşoğlu Makine Kalıp ve Yedek Parça Sanayi isimli firma olan İş Bankası İzmir Işıkkent Şubesine ait çekler nedeniyle yargılandığı ve hakkında beraat, düşme ve mükerrer dava nedeniyle ret kararları verilen İzmir 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 2011/186 esas ve 2011/409 karar (Yargıtay Özel Dairesinin bozma kararı sonrası aynı Mahkemenin 2014/201 esas, 2015/321 karar), Ankara 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2012/58 esas ve 2013/100 karar, İstanbul 29. Asliye Ceza Mahkemesinin 2012/155 esas ve 2012/2415 karar ve Ankara 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/155 esas ve 2017/362 karar sayılı dosyaları ile sanığın incelemeye konu dosyadaki aynı çek nedeniyle yargılandığı ve hakkında mükerrer dava olması nedeniyle ret kararı verilen İstanbul 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/215 esas ve 2017/207 karar sayılı dosyasında, sanık ve mağdur arasındaki ticari ilişkiye yönelik anılan dosyalardaki Mahkeme değerlendirmelerinin yanı sıra, bu dosyalarda bulunan ve fakat yargılama aşamasında incelemeye konu dosya içerisine alınmayan bilirkişi raporları, mağdur ...’nun ifadesinde sekreteri olarak belirttiği ...’ın ifadeleri ve bu ifadelerde yer alan ..."nun ...’a verdiği iddia edilen Bornova 5. Noterliğinin 08.08.2003 tarihli ve 18446 yevmiye numaralı vekâletnamesi gibi belgelerin incelemeye konu dosyada da önem arz etmesi karşısında, anılan Mahkeme dosyalarının getirtilerek incelenmesi, bu dosyalarda yer alan ve incelemeye konu dosyada delil niteliği taşıyabilecek bilirkişi raporları, ...’ın ifadeleri, Bornova 5. Noterliğinin 08.08.2003 tarihli ve 18446 yevmiye numaralı vekâletnamesi gibi belgelerin dosya içerisine aktarılması, gerekmesi durumunda vekâletnamenin ilgili noterlikten istenmesi, ayrıca suça konu çekin sanığın firmasına ne şekilde verildiğinin anlaşılabilmesi yönünden sanığın soruşturma ifadesinde yardımcıları olarak belirttiği ... ve... ile mağdurun ifadesinde sekreteri olarak belirttiği ...’ın tanık sıfatıyla ayrıntılı ifadelerinin alınması, gerekmesi hâlinde çekin ön yüzünde yer alan yazı ve imzaların ...’a ait olup olmadığı yönünden bilirkişi incelemesi yaptırılmasından sonra yargılamanın yenilenmesi talebi sırasında sanık müdafisi tarafından “aslı gibidir” yapılarak dosya içerisine sunulan 07.07.2017 tarihli protokol ile toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik araştırmayla hüküm kurulması usul ve kanuna aykırıdır.
Bu itibarla, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının kabulüne karar verilmelidir.
Çoğunluk görüşüne katılmayan Ceza Genel Kurulu Üyesi ...;
"Sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün Yargıtay Yüksek 11. Ceza Dairesince onanması üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının hükmün eksik araştırma ile kurulduğu yönündeki itirazının kabulüne ilişkin sayın çoğunluğun düşüncesine katılmak mümkün bulunmamıştır, zira;
Kamuoyunca bilinen bir şarkıcı olan sanık hakkında TCK"nın 204/1, 58, 53. maddeleri uyarınca kamu davası açılmış; yapılan yargılama sonucunda sanığın TCK’nın 204/1, 62, 53. maddeleri uyarınca neticeten 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş; hükmün temyizi üzerine Yargıtay Yüksek 11. Ceza Dairesince ‘İmage Müzik yapım firması sahibi sanığın, katılan ..."na ait çalıntı çeki, lehtar ve 1. ciranta olarak cirolayıp piyasaya sürdüğü iddiası ile açılan davada, sanığın müdafii huzurundaki ilk ifadesinde suça konu çeki ..."ndan aldıkları, ciro imzasının kendisine ait olabileceği, çekin sorumluluğunu kabul ettiği şeklinde savunmada bulunduğu, çekteki imzanın katılana ait olmadığının, rızası dışında boş olarak çalındığına dair beyanı ve bankaya men talimatı verildiğinin anlaşılması karşısında; temyiz aşamasında verilen dilekçe ile suça konu çeki cirosuz olarak kendisinin sanığa verdiğini beyan eden ... Özdemir"in beyanının sonuca etkili olmayacağı’ şeklinde bir açıklama ile tebliğnamedeki düşünce karşılanmak suretiyle hükmün onanmasına oybirliği ile karar verilmiştir.
Özel Dairenin hükmü onama kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca ‘...mahkemece Katılan ..."nun beyanında belirttiği sekreteri ... ile sanığın savunmasında belirtmiş olduğu ... ve..."ın tanık sıfatıyla bilgi ve görgüleri tespit edilmeden, suça konu çekin 1. cirosundaki imzanın sanığın eli ürünü olup olmadığı ve keşideci imzasının da ..."ın eli ürünü olup olmadığı konusunda imza incelemesi yaptırtılmadan ve bu konularda bilirkişi raporu alınmadan ayrıca aynı çek hesabından keşide edilmiş olup da sanık ..."in şirketine verilen yukarıda belirtilen çeklere ilişkin yukarıda ayrıntılı olarak bilgileri verilen davaların akıbetleri araştırılmadan eksik araştırma sonucu mahkumiyet hükmü kurulmuş olması yasaya aykırı olduğundan; sanık ... hakkında eksik araştırma ve yetersiz inceleme sonucu "Resmi belgede sahtecilik" suçundan dolayı verilmiş olan İstanbul 21. Asliye Ceza Mahkemesi"nin 15.07.2014 tarih 2013/491 Esas, 2014/307 Karar sayılı hükmünün bozulmasına karar verilmesi yerine, Yüksek Yargıtay 11. Ceza Dairesi"nin 23.11.2016 gün ve 2016/11542 Esas, 2016/7780 Karar sayılı ilamı ile; hükmün onanmasına karar verilmiş olması nedeniyle; Yüksek Yargıtay 11. Ceza Dairesi"nin 23.11.2016 gün ve 2016/11542 Esas, 2016/7780 Karar sayılı ilamına yönelik olarak itiraz talebinde’ bulunulmuştur.
İtiraz üzerine itiraz konusu olayı yeniden inceleyen Yargıtay Yüksek 11. Ceza Dairesi ‘Tartışmanın konusu, katılan ...’na ait çekin sanık tarafından sahte olduğunun ve sahteliği bilinerek kullanıldığına dair olup, Dairemizin 23.11.2016 tarihli onama ilamında da belirtildiği üzere, İmage Müzik yapım firması sahibi sanığın, katılan ..."na ait çalıntı çeki, lehtar ve 1. ciranta olarak cirolayıp piyasaya sürdüğü, sanığın müdafii huzurundaki ilk ifadesinde suça konu çeki ..."ndan aldıkları, ciro imzasının kendisine ait olabileceği, çekin sorumluluğunu kabul ettiği şeklinde savunmada bulunduğu, bankaya men talimatı verildiğinin anlaşıldığı, katılanın çekteki imzanın kendisine ait olmadığını, boş olarak sekreteri ... ve sanık tarafından çalındığını, çek keşide etme konusunda kimseye yetki vermediğini beyan ettiği, sanık hakkında sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından açılan diğer davalardan mahkumiyet hükümlerinin bir kısmının infaz edilmiş olduğu, diğerlerindeki mahkumiyet hükümlerinin Yargıtay ilgili dairelerinin bozma kararları neticesinde verildiği, itirazda adı geçen yargılamalardaki beyanların incelemeye konu dosya sonucuna etki etmeyeceği, zira sanığın lehtar olarak aldığı ve ilk ciranta olarak piyasaya sürdüğü ve bu suretle çalıntı sahte çeki kullandığı sabit olup, katılanın sanığı tanımadığı beyanının aksini kanıtlayacak nitelikte itiraz aşaması da dahil olmak üzere aralarındaki ticari ilişkiye dair bilgi ve belge ibraz edilmediği, Dairemizin onama kararından yaklaşık bir yıl sonra yapıldığı belirtilen protokolün de ticari ilişkiyi açıklamadığı, dosyaya onama kararı sonrasında ibraz edilmiş tüm bilgi ve belgelerle birlikte yapılan değerlendirme neticesinde, belirtilen nedenlere ve itiraz konusu karardaki gerekçeye göre; Dairemizin kararında hukuka aykırılık bulunmadığından, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı"nın itirazı yerinde görülmemiştir’ gerekçesi ile itiraz nedeni yerinde görülmediğinden dosyanın incelenmek üzere Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmesine karar verilmiştir.
Yargıtay Ceza Genel Kurulunda itiraz konusu olay görüşülmüş birinci görüşmede 12 itirazın reddi oyuna karşılık 7 itirazın kabulü oyu nedeniyle ilk oturumda 2/3 oy çoğunluğu sağlanamadığından dosyanın görüşülmesi ikinci oturuma kalmış, ikinci oturumda ilk oylamadan çok farklı bir şekilde 4 itirazın reddi gerektiği oyuna karşın 15 oyla itiraz kabul edilmiştir.
Gerek Özel Dairenin itiraz nedenleri üzerinde ayrıntısı ile yaptığı değerlendirme görüşleri ve gerekse itirazda bahsedilen diğer ceza davaları her biri ayrı fiil niteliğinde olup resmi belgede sahtecilik suçu, somut olayın özellikleri yönünden diğerlerinden bağımsız olduğu gibi, itirazda belirtilen diğer dosyalarda kurulan hükümlere ilişkin neticelerinde UYAP ortamından öğrenilmesi mümkün bulunduğundan ve Özel Dairece itiraz incelenirken diğer dosyalara ilişkin UYAP"tan elde edilen bilgilerin de değerlendirilmiş olması karşısında eksik araştırmaya konu edilemeyeceği; yine itiraz yazısında değinilen diğer kişilerin dinlenilmesininde sahte olduğu hususunda kuşku bulunmayan ve ibrazından önce çek sahibi tarafından ödemeden men yasağı konulan çekin lehdar olarak sanık adına keşide edilmesi, ilk cirantanın sanık olması sanığın savunmasında ciroyu kabul etmesi ve yine sanığın savunmalarında katılan tarafından çekleri çaldığı iddia edilen ..."den çeki aldığı yönünde hiçbir savunması bulunmaması, ...’in de mevcut vekaletnamede katılan adına çek keşide etme yetkisinin olmayıp, katılanın ...’i çek keşişde etmesi hususunda yetkilendirdiği hususunda beyanının bulunmaması keza daha sonra savunma tanığı olarak gösterilen ...’in çeki sanığa kendisinin cirosuz olarak verdiğini belirtmesi ve dolayısıyla bizzat sanık lehine beyanda bulunan ...’in çekin ... tarafından keşide edilerek sanığa verilmediği yönündeki mahkeme kabulünü destekleyen beyanı da gözetildiğinde sanığın katılandan çeki bir hukuki ilişkiye istinaden aldığı hususunda hiçbir belge bilgi sunamaması ve sahte olarak keşide edilmiş çekte lehtar ve ilk ciranta olduğuna kuşku bulunmayan sanığın Yargıtay Özel Daire ve Ceza Genel Kurulunun yerleşik içtihatlarına göre sorumluluğunun sabit olduğu, hüküm kurmaya gerekli ve yeterli tüm delillerinin toplandığı, olayda eksik araştırma bulunmadığından sayın çoğunluğun ikinci oturumda oluşan suçun sübutuna yönelik eksik araştırma ile hüküm kurulduğu yönündeki kararına katılmak mümkün bulunmamıştır." görüşüyle,
Çoğunluk görüşüne katılmayan üç Ceza Genel Kurulu üyesi de; benzer gerekçelerle karşı oy kullanmışlardır.
SONUÇ:
Açıklanan nedenlerle;
1- Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının KABULÜNE,
2- Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 23.11.2016 tarihli ve 11542-7780 sayılı sanık hakkında resmî belgede sahtecilik suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün onanmasına ilişkin kararının KALDIRILMASINA,
3- İstanbul 21. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.07.2014 tarihli ve 491-307 sayılı sanık hakkında resmî belgede sahtecilik suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün, eksik araştırmaya dayalı hüküm kurulması isabetsizliğinden BOZULMASINA,
4- Dosyanın, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİ EDİLMESİNE, 17.11.2020 tarihinde yapılan ilk müzakerede yeterli çoğunluk sağlanamadığından 17.12.2020 tarihinde yapılan ikinci müzakerede oy çokluğuyla karar verildi.
.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.