1. Hukuk Dairesi 2021/3981 E. , 2021/6701 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL
Dava Kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Davacı ..., ... İlçesi ... Köyünde yapılan kadastro sonucu ... ada ... parsel sayılı 1.267.52 metrekare yüzölçümündeki taşınmazın ... tarafından davalılar ..., ... ve ... ‘e satış yapıldığı, davalıların da üzerine iki katlı ev yaptıkları ve taşınmaza zilyet oldukları belirtilerek davalılar adına tespit ve tescil edildiğini ancak mülkiyet durumunun gerçeği yansıtmadığı dava konusu taşınmaza eklemeli olarak 40 yılı aşkın süredir nizasız ve fasılasız malik sıfatı ile zilyet olduğunu üzerindeki iki katlı evi kendisinin yaptırdığını ileri sürerek davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile adına tescilini istemiştir.
Davalı ..., davacının iddialarının yersiz olduğunu, dava konusu taşınmazın dedeleri ...’e ait iken diğer davalı kardeşleri ile satın aldıklarını, üzerine kendi imkânları ile çalışarak ev yaptırdıklarını ve bu evde ikamet ettiklerini, davacının babasının ise 1972 yılında Almanya’ya çalışmak için gittiğini, 1994 yılında Türkiye’ye döndüğünü Almanya’da yaşadığı dönemde çocuklarına ve eşine ekonomik yardımda bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davalılardan ... ve ... tarafından dava kabul edilmiş ise de taşınmazın davalılar adına elbirliği mülkiyet hükümlerine göre tespit ve tescil edilmesi nedeniyle bir kısım davalıların kabulünün yeterli olmadığı belirtilerek davanın reddine dair verilen karar Yargıtay 16. Hukuk Dairesince yapılan Karar Düzeltme incelemesi sonucunda "bir taşınmazın birden fazla kişinin mülkiyetinde bulunması halinde asıl olanın paylı mülkiyet olduğunu, elbirliği mülkiyetin ise istisna olup ancak yasa metninde açıkça düzenlenmesi halinde söz konusu olacağını, somut olayda çekişmeli taşınmazın ... tarafından sağlığında torunlarına bağışlanması nedeniyle mülkiyetin davalılara paylı olarak geçtiği, her bir paydaşın diğerinden bağımsız olarak kendisine ait payı üzerinde tasarruf yetkisinin bulunduğunun açık olduğunu, kadastro sırasında elbirliği mülkiyeti olarak davalılar adına tespit ve tescil edilmesinin hukuken bir geçerliliğinin bulunmadığını bu sebeple açılan davaya karşı kabul beyanında bulanan davalıların paylarının davacı adına tesciline ve 3402 sayılı Kadastro Kanununun 19/2 maddesi uyarınca taşınmaz üzerindeki evin 2/3 payının davacıya ait olduğunun tapunun beyanlar hanesinde gösterilmesine karar verilmesi gerektiği belirtilerek" bozulmuştur. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne, çekişmeli taşımazın davalılar; ... ve ...’in payı olan 2/3 oranında tapusunun kısmen iptaliyle bu iptal edilen kısmın davacı adına tapuya tesciline, taşınmaz üzerindeki iki katlı evin 2/3 pay oranında davacıya ait olduğunun beyanlar hanesine yazılmasına karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili ve davalılardan ... vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Dosya incelendi, gereği görüşüldü.
Mahkeme kararlarında nelerin yazılacağı gerek 6100 sayılı HMK"nın 297 maddesinde, gerekse mülga 1086 sayılı HUMK"nın 388. maddesinde belirtilmiş olup, aynı maddenin 2. fıkrasında gerekçeli kararın hüküm fıkrasında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin isteklerin her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların mümkünse sıra numarası altında birer birer, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.
Somut olayda yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere, eldeki dosyada hüküm fıkrasında harç, yargılama gideri ve vekalet ücreti kısmına ilişkin bölümlerinin tam olarak doldurulmadığı dolayısıyla kararda kimden ne kadar tahsil edileceği, kime ne ödeneceğinin belli olmaması isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden sair yönler incelenmeksizin hükmün BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edenlere geri verilmesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 10/11/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.