Abaküs Yazılım
Hukuk Genel Kurulu
Esas No: 2017/3009
Karar No: 2021/319
Karar Tarihi: 23.03.2021

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2017/3009 Esas 2021/319 Karar Sayılı İlamı

Hukuk Genel Kurulu         2017/3009 E.  ,  2021/319 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi


    1. Taraflar arasındaki "ihalenin feshi" isteminden dolayı yapılan inceleme sonunda, Turgutlu İcra (Hukuk) Mahkemesince verilen davanın (şikâyetin) kabulüne ilişkin karar, alacaklı vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda onanmasına karar verilmiş, alacaklı vekili tarafından karar düzeltme isteminde bulunulması üzerine Yargıtay 12. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda Manisa ili, Ahmetli ilçesi, Yaraşlı Mahallesi, 186 ada 3 parsel sayılı taşınmaz yönünden karar bozulmuş, Mahkemece Özel Daire bozma kararına karşı direnilmiştir.
    2. Direnme kararı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
    3. Hukuk Genel Kurulunca dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

    I. İNCELEME SÜRECİ
    Borçlu İstemi :
    4. Borçlu vekili şikâyet dilekçesinde; Turgutlu İcra Dairesinin 2012/1351 Tal. sayılı dosyasında Manisa ili, Ahmetli ilçesi, Yaraşlı Mahallesi, 186 ada 3 parsel, 191 ada 1 parsel ve 191 ada 2 parsel nolu taşınmazların 05.01.2016 tarihinde ihale edildiğini, taşınmazların kıymet takdirinin 06.08.2013 tarihinde yapıldığını, satışın kıymet takdirinin esas alındığı tarihten 2 yıl sonra yapılmasının ihalenin feshi sebebi olduğunu ileri sürerek taşınmazların ihalesinin feshine karar verilmesini talep etmiştir.
    Alacaklı Cevabı:
    5. Alacaklı vekili cevap dilekçesinde; icra dairesince alınan kıymet takdir raporunun tebliği üzerine borçluların Salihli İcra (Hukuk) Mahkemesinin 2014/57 E. sayılı dosyasında kıymet takdirine itiraz ettiği, Salihli İcra (Hukuk) Mahkemesince yazılan talimat üzerine Turgutlu İcra (Hukuk) Mahkemesinin 2014/3 Tal. sayılı dosyasında 27.10.2014 tarihinde yapılan keşfe istinaden alınan 31.10.2014 tarihli bilirkişi raporuyla kıymet takdir edildiğini, Salihli İcra (Hukuk) Mahkemesinin 16.12.2014 tarihli ve 2014/57 E., 2014/269 K. sayılı kararı ile kıymet takdirine itiraz hakkında kesin olarak karar verildiğini savunarak şikâyetin reddine karar verilmesini istemiştir.
    Mahkeme Kararı:
    6. Turgutlu İcra (Hukuk) Mahkemesinin 18.02.2016 tarihli ve 2016/2 E., 2016/47 K. sayılı kararı ile; kıymet takdirine itirazda kural olarak icra dosyasında yapılan kıymet takdiri tarihine göre değer tespitinin yapıldığı, dolayısı ile somut olayda Salihli (İcra) Hukuk Mahkemesinin 2014/57 E. sayılı dosyasında 27.10.2014 tarihinde yapılan keşfin, Turgutlu İcra Dairesinin 2012/1351 Tal. sayılı dosyasında yapılan kıymet takdirindeki zaman, şart ve durumlara göre yapılmış olduğu, bu sebeple kıymet takdirine itirazdaki keşif ve rapor tarihinin değil, icra dosyasında kıymet takdiri yapılan keşif ve rapor tarihinin baz alınması gerektiği, ihaleye konu 186 ada 3 parsel, 191 ada 1 parsel ve 191 ada 2 parsel sayılı taşınmazların kıymet takdirlerinin 06.08.2013 tarihinde yapıldığı, kıymet takdirine itiraz dosyasında 27.10.2014 tarihinde yapılan keşif ile icra dosyasındaki kıymet takdirine göre, o zamandaki şart ve duruma göre değer tespitinin yapılmış olması sebebi ile kıymet takdirine itiraz dosyasındaki keşif ve rapor tarihinin dikkate alınmayacağı, 05.01.2016 tarihli ihalenin kesinleşmiş kıymet takdiri üzerinden 2 yıl geçtikten sonra yapılmış olduğu gerekçesi ile davacının (şikâyetçilerin) davasının (şikâyetinin) kabulü ile Salihli İcra Dairesinin 2012/874 E. sayılı dosyasına istinaden Turgutlu İcra Dairesinin 2012/1351 Tal. sayılı dosyasında Manisa ili, Ahmetli ilçesi, Yaraşlı Mahallesi, 186 ada 3 parsel, 191 ada 1 parsel ve 191 ada 2 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin yapılan 05.01.2016 tarihli ihalenin feshine karar verilmiştir.
    Özel Daire Bozma Kararı:
    7. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde alacaklı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
    8. Yargıtay 12. Hukuk Dairesince 26.05.2016 tarihli ve 2016/11434 E., 2016/14929 K. sayılı kararı ile karar onanmıştır.
    9. Özel Dairenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde alacaklı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
    10. Yargıtay 12. Hukuk Dairesince 20.10.2016 tarihli ve 2016/25877 E., 2016/21829 K. sayılı kararı ile;
    “…191 ada 1 ve 2 nolu parsellere ilişkin sair karar düzeltme nedenleri yerinde değil ise de;
    Borçlular tarafından üç adet taşınmazın ihalesinin feshi istemiyle icra mahkemesine başvurulduğu, mahkemece, ihale tarihine kadar kıymet takdirinin üzerinden 2 yıl geçmiş olduğu gerekçesi ile taşınmazların ihalesinin feshine dair verilen kararın Dairemizce onandığı görülmektedir.
    İİK"nun 128/a-2. maddesinde; "Kesinleşen kıymet takdirinin yapıldığı tarihten itibaren iki yıl geçmedikçe yeniden kıymet takdiri istenemez" hükmüne yer verilmiştir.
    Somut olayda, şikayete konu taşınmazlardan 186 ada 3 parsel ile ilgili olarak icra müdürlüğünce 06.08.2013 tarihinde kıymet takdirinin yapıldığı, bilirkişilerce düzenlenen 29.08.2013 havale tarihli raporda; (3) parsel sayılı taşınmaza 66.470,00 TL değer biçildiği, borçluların kıymet takdirine itirazı üzerine Salihli İcra Hukuk Mahkemesi"nin 2014/57 E.-269 K. sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunda, taşınmazın değerinin 70.000,00 TL olarak belirlendiği, mahkemece 27.10.2014 günü yapılan keşif sonucunda alınan 06.11.2014 tarihli bilirkişi raporunun hükme esas alınmasına karar verildiği, ihalenin ise 05.01.2016 tarihinde iki yıllık süre henüz geçmeden yapıldığı görülmüştür.
    HGK"nun 26/02/1992 gün ve 92/70-130 sayılı kararında; satışın, kıymet takdirinin esas alındığı tarihten iki sene sonra yapılmasının başlı başına ihalenin feshi sebebi sayılacağı benimsenmiştir. Ayrıca kararda iki yıllık sürenin başlangıcının, bilahare kesinleşmesi kaydı ile kıymet takdirinin yapıldığı tarih olduğu açıkça vurgulanmıştır.
    Bu durumda somut olayda, (3) parsel sayılı taşınmaz ile ilgili olarak itiraz üzerine mahkemece 27.10.2014 tarihli keşif sonucunda takdir edilen kıymet, 05.01.2016 tarihli ihalede esas alınmış olmakla, ilgili taşınmaz yönünden icra müdürlüğünce yaptırılan kıymet takdiri kesinleşmemiş olacağından (2) yıllık sürenin hesabında dikkate alınamayacaktır.
    O halde (3) parsel sayılı taşınmazın ihalesi, kesinleşen kıymet takdirinin yapıldığı 27.10.2014 tarihinden itibaren iki yıllık süre geçmeden gerçekleştiğinden ve başkaca fesih nedeni de bulunmadığından mahkemece, 186 ada 3 parsel yönünden ihalenin feshi isteminin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile kabulüne hükmedilmesi isabetsiz olup, Dairemizce mahkeme kararının açıklanan nedenlerle kısmen bozulması gerekirken…” gerekçesi ile alacaklı vekilinin karar düzeltme isteminin kısmen kabulü ile 186 ada 3 parsel sayılı taşınmaz yönünden onama kararının kaldırılmasına, mahkeme kararının belirtilen taşınmaz yönünden bozulmasına karar verilmiştir.
    Direnme Kararı:
    11. Turgutlu İcra (Hukuk) Mahkemesinin 26.04.2017 tarihli ve 2016/219 E., 2017/80 K. sayılı kararı ile; ihalenin feshi davalarının (isteminin) bir yönü ile 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK)"nun 16. maddesinde hüküm bulan "icra memurunun işlemini şikâyet" olduğundan, bu tip davalarda (şikâyetlerde) icra mahkemesinin davacının (şikâyetçinin) bildirmiş olduğu dava (şikâyet) sebepleri ile bağlı olmayıp, ihaleye konu satış dosyasını ve takip dosyasını yapılan işlemler yönünden yasaya aykırılık bulunup bulunmadığı açısından re"sen incelemekle yükümlü olduğu, 186 ada 3 parsel sayılı taşınmaz ile ilgili olarak davacılar (borçlular) vekili tarafından Salihli İcra (Hukuk) Mahkemesinde kıymet takdirine itiraz edildiği, Salihli İcra (Hukuk) Mahkemesinin 2014/57 E. 2014/269 K. sayılı ilamının icra takip dosyasına sunulmasından sonra 7201 sayılı Tebligat Kanunu"nun 11. maddesine göre kıymet takdir raporunda (kıymet takdirine itiraza ilişkin ilamda) vekil olarak bulunan avukata da satış ilanının tebliğinin gerektiği, ancak vekile satış ilanının tebliğ edilmediği, satış ilanının usulsüz tebliğ edilmesinin başlı başına ihalenin feshi sebebi olduğu gerekçesi ile direnme kararı verilmiştir.
    Direnme Kararının Temyizi:
    12. Direnme kararı süresi içinde alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

    II. UYUŞMAZLIK
    13. Direnme yoluyla Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; şikâyete konu Manisa ili, Ahmetli ilçesi, Yaraşlı Mahallesi, 186 ada 3 parsel sayılı taşınmazın ihalede esas alınan kıymet takdirinden, ihale tarihine kadar İİK’nın 128/a-2. maddesinde öngörülen 2 yıllık sürenin geçip geçmediği, buradan varılacak sonuca göre belirtilen taşınmaz yönünden ihalenin feshi isteminin reddinin gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır.

    III. ÖN SORUN
    14. Hukuk Genel Kurulundaki görüşmeler sırasında işin esasının incelenmesinden önce, mahkemenin ilk kararında kıymet takdirinden ihale tarihine kadar 2 yıllık sürenin geçtiği gerekçesi ile İİK’nın 128/a-3(2) maddesi uyarınca ihalenin feshine karar verildiği, Özel Dairece 186 ada 3 parsel sayılı taşınmaz yönünden kıymet takdirinden ihale tarihine kadar 2 yıllık sürenin geçmediği gerekçesi ile mahkeme kararının karar düzeltme neticesinde bozulduğu, mahkemece bozma kararı sonrası satış ilanının borçluların vekiline tebliğ edilmediği, satış ilanının usulsüz tebliğ edilmesinin başlı başına ihalenin feshi sebebi olduğu gerekçesiyle direnme adı altında verilen kararın gerçekte yeni hüküm niteliğinde olup olmadığı; dolayısıyla, temyiz incelemesinin Hukuk Genel Kurulunca mı, yoksa Özel Dairece mi yapılması gerektiği hususu ön sorun olarak değerlendirilmiştir.

    IV. GEREKÇE
    15. Bilindiği üzere; direnme kararının varlığından söz edilebilmesi için, mahkeme bozmadan esinlenerek yeni herhangi bir delil toplamadan önceki deliller çerçevesinde karar vermeli; gerekçesini önceki kararına göre genişletebilirse de değiştirmemelidir.
    16. Başka bir deyişle mahkemenin yeni bir delile dayanarak veya bozmadan esinlenerek gerekçesini değiştirerek veya daha önce üzerinde durmadığı bir hususu bozmada işaret olunan şekilde değerlendirerek karar vermiş olması hâlinde, direnme kararının varlığından söz edilemez.
    17. İstikrar kazanmış Yargıtay içtihatlarına göre; mahkemece direnme kararı verilse dahi bozma kararında tartışılması gereken hususları tartışmak, bozma sonrası yapılan araştırma, inceleme veya toplanan yeni delillere dayanmak, önceki kararda yer almayan ve daire denetiminden geçmemiş olan yeni ve değişik gerekçe ile hüküm kurmak suretiyle verilen karar direnme kararı olmayıp, bozmaya eylemli uyma sonucunda verilen yeni hüküm olarak kabul edilir.
    18. Somut olayda ise, ilk kararın Özel Dairece; 186 ada 3 parsel sayılı taşınmaz yönünden kararın kıymet takdirinden ihale tarihine kadar 2 yıllık sürenin geçmediği gerekçesi ile karar düzeltme neticesinde bozulması üzerine, mahkemece satış ilanının borçluların vekiline tebliğ edilmediği, satış ilanının usulsüz tebliğ edilmesinin başlı başına ihalenin feshi sebebi olduğu gerekçesiyle direnme adı altındaki karar verilmiştir.
    19. Yukarıda anlatıldığı üzere, mahkemece Özel Daire denetiminden geçmemiş olan yeni ve değişik gerekçe ile direnme adı altındaki karar verilmiştir.
    20. Bu durumda verilen direnme kararının gerçekte yeni hüküm niteliğinde olduğu açıktır.
    21. Hâl böyle olunca; kurulan bu yeni hükmün temyizen incelenmesi görevi Hukuk Genel Kuruluna değil, Özel Daireye aittir. Bu nedenle, yeni hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi için dosya Özel Daireye gönderilmelidir.

    V. SONUÇ:
    Açıklanan nedenlerle;
    Alacaklı vekilinin yeni hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın YARGITAY 12. HUKUK DAİRESİNE GÖNDERİLMESİNE,
    Ancak karar düzeltme yolunun açık olması sebebiyle öncelikle mahkemesince kararın taraflara tebliğ işlemlerinin yerine getirilmesine, karar düzeltme yoluna başvurulması hâlinde dosyanın Hukuk Genel Kuruluna, başvurulmaması hâlinde ise mahkemesince doğrudan Yargıtay 12. Hukuk Dairesine gönderilmesine,
    2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’na 5311 sayılı Kanun"un 29. maddesi ile eklenen Geçici 7. maddesinin göndermesi ile uygulanması gereken İİK’nın 366/III. maddesi uyarınca kararın tebliğden itibaren 10 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 23.03.2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.







    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi