3. Hukuk Dairesi 2016/11210 E. , 2017/17961 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK (AİLE) MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki kişisel eşyanın iadesi davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı; 22/06/2007 tarihli çeyiz senedi ile davalı şahsa 36.000,01 TL değerinde çeyiz teslim ettiğini, davalı ile 10/06/2014 tarihinde kesinleşen mahkeme kararı ile boşandıklarını, ancak çeyiz eşyalarını alamadığını, çeyizin gerçek değeri olan 36.000,01 TL"nin davalıdan alınarak kendisine verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı; dava dilekçesinde bahsedilen çeyiz eşyalarını bir depoda muhafaza ettiğini, davacının istediği taktirde bu depodan alabileceğini, boşanma davası ikame edilmeden önce davacıya eşyalarını iade etmek istediğini ancak davacının eşyaları görmek istemediğini bildirdiğini, altınları ise davacının da bilgisi dahilinde ihtiyaçları nedeniyle bozdurduklarını, kalan altınların da davalının üzerinde götürdüğünü, kendisinde altının bulunmadığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece; davanın kısmen kabulüne, 4 adet yün yatak 400,00 TL değerinde, 8 adet yün yorgan 320,00 TL değerinde, oda takımı 1.000,00 TL değerinde, oturma gurubu 1.000,00 TL değerinde, 2 adet çek yat 400,00 TL değerinde, 4 adet halı 400,00 TL değerinde, renkli televizyon 200,00 TL değerinde, buzdolabı 400,00 TL değerinde, çamaşır makinası 300,00 TL değerinde, fırınlı ocak 250,00 TL değerinde, elektrikli süpürge 40,00 TL değerinde, 5 adet yün minder 50,00 TL değerinde, 9 adet yün yastık 90,00 TL değerinde, 5 adet yün kırlent 25,00 TL değerinde, mutfak takımı 125,00 TL değerinde, uyku seti 50,00 TL değerinde, 3 adet battaniye 60,00 TL değerinde, yapık büfesi 200,00 TL değerinde, sandık içi 400,00 TL değerinde, olmak üzere toplam 5.710,00 TL tutarındaki çeyiz eşyasının öncelikle aynen iadesine olmadığı takdirde bedellerinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, çeyiz senedinde belirtilen altın bilezik (20gr 10 adet) altın dokuzlu gerdanlık, bir çift altın küpe, bir kol saati, iki adet altın kolluğun iade talebinin reddine, karar verilmiş, hüküm süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava; çeyiz senedine dayalı ziynet ve eşya alacağı istemine ilişkindir.
Somut olayda, davacı çeyiz ve ziynet eşyalarının davalı tarafta kaldığını beyan ederek, çeyiz senedi belgesine dayanarak çeyiz ve ziynet eşyaları yönünde talepte bulunmuş, davalı savunmasında çeyiz eşyalarının bir depoda bulunduğu, ziynet eşyalarının bir kısmının evlilik birliği içerisinde ihtiyaç nedeniyle bozdurulduğunu, kalan ziynetleri de davacının
giderken götürdüğünü iddia etmiş, mahkemece, tanık beyanları esas alınmış ve ziynet eşyaları yönünden davacının iddiasını ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Oysaki toplanan delillerden ve dosya kapsamından 22.06.2007 tarihinde çeyiz senedi düzenlendiği ve bu senetteki ziynet eşyalarının davalı kocaya teslim edildiği anlaşılmaktadır.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK)’nun “İspat Yükü” başlıklı 6.maddesinde; “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.” ifadesine yer verilmiştir.
Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir.
6100 sayılı HMK m.189/3 maddesi "Kanunun belirli delillerle ispatını emrettiği hususla, başka delillerle ispat olunamaz " hükmünü amirdir. Aynı Kanunun m. 200/I maddesi "senetle ispat" ve 200/II maddesinde de “senetle ispat gereken hallerde karşı tarafın açık muvafakati ile tanık dinlenebileceği” hususları düzenlenmektedir. Yine Aynı Kanunun m. 201 maddesinde de; "Senede bağlı her çeşit iddiaya karşı ileri sürülen ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikte bulunan hukuki işlemler … liradan az bir miktara ait olsa bile tanıkla ispat olunamaz." denilmekte; 203.maddesinde de; "senetle ispat zorunluluğunun istisnaları" düzenlenmiş ve hangi hallerde tanık dinlenebileceği belirtilmiştir.
Eldeki dava, çeyiz senedinden dolayı ziynet ve çeyiz eşyalarının bedellerinin tahsili istemine ilişkin olduğuna göre, konunun ispat hukuku açısından ele alınması gerekir.
Dava konusu edilen ziynet ve çeyiz eşyaları taraflar arasında senede bağlanmış olup davalıyı bağlar. Davacı ile davalı arasında düzenlenen çeyiz senedinde açıkça, senette yazılı ziynet ve çeyiz eşyalarının davalının teslim alan olarak imzasının bulunması nedeniyle çeyiz senedinin aksini davalı ispatlamakla yükümlüdür. Yazılı belge karşısında HMK m. 200 gereğince davalı ziynet eşyalarının davacıya aynı kuvvetteki belge ile teslim ettiğini ispat etmek durumundadır. Kaldı ki bir kısım ziynetlerin evlilik birliği içerisinde bozdurulduğu da davalının kabulündedir. Davalı kocanın, evlilik birliği içinde bozdurularak harcanan ziynetlerin, rızayla ve iade şartı olmaksızın kendisine verildiğini ispatlayamadığı bu nedenle ziynetleri iadeyle mükellef olduğu hususu tartışmasızdır.
Bu nedenle davanın ziynet eşyaları yönünden de kabulüne karar verilmesi gerekirken; hatalı ve yanılgılı değerlendirme nedeniyle ziynet eşyaları yönünden davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün HUMK"nun 428. maddesi gereğince davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 6100 sayılı HMK"nun Geçici Madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK"nun 440. maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 20/12/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.