14. Hukuk Dairesi 2013/14550 E. , 2014/4472 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Çüngüş Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 20/06/2013
NUMARASI : 2010/21-2013/36
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 06.04.2010 gününde verilen dilekçe ile suya elatmanın önlenmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 20.06.2013 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
_K A R A R_
Davacı, maliki olduğu .. ada .. parsel sayılı taşınmazının sulanması için gerekli olan 2 saat 52 dakika su kullanım hakkının davalı A.. Köyü Muhtarlığı tarafından verilmediğini belirterek davalının suya elatmasının önlenmesini, muvarazanın giderilmesini istemiştir.
Davalı A.. Köyü Muhtarlığı, dava konusu suyun kullanımına ilişkin 07.05.1979 tarihli su dağıtım cetveli olduğunu buna göre davacının babasına verilen 6 saat 25 dakikalık su kullanma süresinin davacının kardeşleri tarafından kullanıldığını, ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile davacının babasına ait 6 saat 25 dakkika su hakkının ziraat bilirkişi raporuna göre davacı ve üç kardeşi arasında paylaştırılarak davacıya ait 3819,98 m2 alan için 1 saat 37 dakika, Ö.. Y..ınar"a ait 5174.07 m2 alan için 2 saat 11 dakika, A.. Y..18,91 m2 alan için 29 dakika, A.. Y.."a ait 5045,18 m2 alan için 2 saat 8 dakika su hakkı verilmesine karar verilmiştir.
Hükmü davacı temyiz etmiştir.
Türk Medeni Kanununun 756. maddesine göre; Kaynaklar, arazinin bütünleyici parçası olup, bunların mülkiyeti ancak kaynadıkları arazinin mülkiyeti ile birlikte kazanılabileceği belirtilmiştir.
Gerçek kaynağın suyu bir akiferden gelir. Su çıkışı bir noktadan veya bir alandan olabilir. Bu alana kaynak alanı denir. Kaynak, yer altı suyunun doğal olarak yeryüzüne çıkması halidir.
Kaynak suyu kendiliğinden kaynadığı arazinin hudutlarını aşacak debide ise ya da malikinin ihtiyaçlarını karşıladıktan sonra fazlası varsa genel su kabul edilir ve komşular yararlanabilir.
Uygulamada kaynak; “yer altı suyunun üst düzeyinin yer yüzeyini kestiği yer” olarak tanımlanmaktadır. Yer altı suyu doğal yoldan yeryüzüne çıkmamış, drenaj vs. yollarla çıkarılmış ise, kaynak olarak değil, drenaj veya kuyu vs. isimlerle anılır. Bu şekilde insan eliyle çıkarılan sular, yer altı suyu olarak kabul edilir.
Yeraltı suları, kamu yararına ait sulardandır. Arza malik olmak, onun altındaki yeraltı sularına da malik olmak sonucunu doğurmaz (TMK. md. 756/3).
Arazisinde faydalı ihtiyaçları için yeter miktarda su bulunmayan veya bu suyu elde etmesi fahiş masrafı icabettiren bir kimsenin, komşu arazideki yeraltı suyundan istifade şartları 20 nci maddede sözü geçen tüzükte belirtilir (167 Sayılı Yer Altı Suları Kanunu 1-6. madde).
Somut olayda; mahkemece mahallinde yapılan keşif sonucu alınan 31.08.2012 tarihli jeoloji bilirkişi raporuna göre dava konusu suyun debisinin 13,6 lt/sn olduğu belirtilmiştir. Dosya içerisinde bulunan 07.05.1979 tarihli A.. Köyü Su Taksimatını gösteren cetvel incelendiğinde arazi miktarına göre dava konusu suyun kullanılmasına ilişkin sürelerin belirlendiği bu taksimatta davacının babası olan Z.. Ç.."ın 8470 dekar arazisi için 6 saat 25 dakkika su kullanma hakkı verildiği görülmektedir. Mahkemece su dağıtım cetveline göre davacının babasına ait olan 6 saat 25 daikkalık su kullanım hakkı davacı ve dava dışı kardeşlerinin kullandıkları taşınmazların yüzölçümüne göre paylaştırılmak suretiyle su rejimi kurulmuştur.
Hüküm davanın tarafları hakkında kurulur. Mahkemece davanın tarafı olmayan üçünçü kişi durumundaki davacının kardeşleri hakkında su rejimi kurulması doğru görülmemiştir. Kaldı ki davacı ziraat bilirkişi raporuna itirazların bildirdiği 20.06.2013 tarihli dilekçesinde davalı köy muhtarlığından talep ettiği suyun babasına ait olan 6 saat 25 dakikalık kısım haricinde mevcut yaklaşık 55-60 kişinin kullandığı su kullanım süreleri değerlendirilerek 2 saat 52 dakika olarak su kullanım hakkı verilmesini istemiştir. 6100 sayılı HMK"nın 26. maddesine göre yasalardaki ayrık durumlar hariç hakim her iki tarafın iddia ve müdafaaları ile bağlı olarak ve
onunla sınırlı olmak üzere hüküm verebileceğinden mahkemece davacının talebinin babasına ait olan 6 saat 25 dakikalık su kullanma hakkı haricinde su kullanma hakkı verilmesi olduğu değerlendirilerek bir karar verilmesi gerekirken davanın tarafı olmayan üçüncü kişilerin hukuki durumunu etkiler şekilde karar verilmesi doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 03.04.2014 gününde oybirliği ile karar verildi.