Abaküs Yazılım
20. Hukuk Dairesi
Esas No: 2013/7648
Karar No: 2014/750

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi 2013/7648 Esas 2014/750 Karar Sayılı İlamı

20. Hukuk Dairesi         2013/7648 E.  ,  2014/750 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

    Taraflar arasındaki kesinleşen orman tahdidine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkin davadan dolayı yerel mahkemece verilen yukarıda gün ve sayısı yazılı hükmün; Dairemizin 18/06/2013 gün ve 2013/4194 - 2013/6906 sayılı ilâmıyla düzeltilerek onanmasına karar verilmiş, süresi içinde davacı ... Yönetimi vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya içindeki tüm belgeler incelenip gereği düşünüldü:
    K A R A R
    Davacı ... Yönetimi 13/08/2009 havale tarihli dilekçesiyle, tapuda davalılar adına kayıtlı 2685 ada 1 ve 2 parsel sayılı sırasıyla 559,58 ve 555,57 m² yüzölçümündeki taşınmazların kısmen kesinleşen orman tahdidi içinde kaldıkları iddiasıyla, taşınmazların kesinleşen tahdit içinde kalan bölümlerinin tapu kaydının iptali ve bu bölümlerin orman niteliğiyle Hazine adına tapuya kayıt ve tescili istemiyle dava açmıştır.
    Mahkemece, davanın kabulü ile davaya konu ... İli, Merkez İlçesi, ... Köyü (... Mahallesi) 2685 ada 1 sayılı parselde yer alan ve fen bilirkişiler ... ve ... tarafından düzenlenen 04/06/2012 ek bilirkişi raporu ve ekli krokide (B-150,08 m²) ile gösterilen ve aynı krokide 2685 ada 2 parselde yer alan ve (B-137,54 m²) ile gösterilen kısımların mevcut tapu kaydının iptali ile bu kısımların orman vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
    Davacı ... Yönetimi ve davalıların temyizi üzerine, Dairenin 18/06/2013 gün ve 2013/4194 - 2013/6906 sayılı ilâmıyla "İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi ve fen bilirkişi tarafından kesinleşmiş orman tahdit haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırmada, davacı ... Yönetiminin dava dilekçesinde koordinatları belirtilen taşınmaz bölümlerinin orman tahdidi içinde kalan yerlerden olduğu belirlenerek hüküm kurulmuş olmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak; 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Kanunun 16. maddesiyle 3402 sayılı Kanuna eklenen "Kadastro işlemi ile oluşan tespit ve kayıtların iptali için Devlet veya diğer kamu kurum ve kuruluşları tarafından kayıt lehtarına karşı kadastro mahkemeleri ile genel mahkemelerde açılan davalarda davalı aleyhine vekâlet ücreti dahil, yargılama giderine hükmolunmaz.” şeklindeki 36/A maddesi ve 17. maddesi ile eklenen "Bu Kanunun 36/A maddesi hükmü, henüz infaz edilmemiş yargı kararlarındaki vekâlet ücreti dâhil yargılama giderleri için de uygulanır.” şeklindeki geçici 11. maddesi hükümleri gereğince davalılar aleyhine yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilmesi doğru değil ise de; bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple, hükmün yargılama giderlerine ilişkin 2, 3 ve 4 numaralı bentleri tamamen hükümden çıkarılarak, bunların yerine “6099 sayılı Kanun ile 3402 sayılı Kanuna eklenen 36/A maddesi gereğince davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, davacı yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına” cümlelerinin yazılması suretiyle hükmün düzeltilmesine ve hükmün 6100 sayılı Kanunun geçici 3. maddesi atfıyla H.U.M.K.’nın 438/7. maddesine göre düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA" karar verilmiştir.
    - 2 -
    Davacı ... Yönetimi vekili, bu kez kararın düzeltilmesini istemiştir.
    Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kesinleşen orman tahdidine dayalı tapu iptali ve tescile ilişkindir.
    Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde 6831 sayılı Kanun hükümlerine göre 1991 yılında yapılarak kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması bulunmaktadır.
    Mahkemece, dava konusu 2685 ada 1 ve 2 parsel sayılı taşınmazların krokide (B) harfleriyle gösterilen bölümleri yönünden dava kabul edilmiş ise de, verilen karar usûl ve kanuna aykırıdır. Şöyle ki, davanın açıldığı tarihte, dava konusu taşınmazlardan 2685 ada 1 sayılı parsel 559,58 m² yüzölçümüyle, 2 sayılı parsel ise 555,57 m² yüzölçümüyle tapuda davalılar adına kayıtlıdır. Yargılama sırasında, 23.08.2010 tarihinde her iki parselde yapılan imar düzenlemesi ile, 2685 ada 1 sayılı parselin yüzölçümü 169,09 m²’ye, 2 sayılı parselin yüzölçümü ise 254,92 m²’ye düşürülmüştür. Dosya arasında bulunan fen bilirkişi raporunda, dava konusu 2685 ada 1 parselin çap ve yüzölçümü dışına çıkarılan bölümünün bir kısmının yola ve bir kısmının da 2792 ada 1 parsele gittiği, 2 parselin ise kısmen yola ve kısmen de 2794 ada 1 parsele gittiği bildirilmiştir. Ancak, mahkemece, dava konusu taşınmazların dava tarihindeki çap ve yüzölçümüne göre değil, yargılama sırasında ifraz edilen çap ve yüzölçümü değerleri baz alınarak tahdit uygulaması yapıldığı ve bu sonuca göre hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır.
    Davacı ... Yönetimi tarafından 13/08/2009 havale tarihli dilekçesiyle 2685 ada 1 ve 2 parsellere karşı dava açıldığına göre, dava tarihindeki yüzölçümü ve çapları dikkate alınarak inceleme yapılması ve bu çap ve yüzölçümleri esas alınarak hüküm kurulması gerekmektedir. Yani bir başka anlatımla dava tarihinden sonra söz konusu parsellerden ifraz edilen bölümler de incelemeye konu bu dosyanın dava konusudurlar, bu bölümlerin yargılama sırasında dava konusu parsellerden ifraz edilmesi bu bölümleri davanın konusu dışına çıkarmaz.
    Bu nedenle, mahkemece yargılama sırasında yapılan ifrazdan sonraki yüzölçümü ve çapa göre inceleme yapılıp ve bu çap ve yüzölçümü baz alınarak uygulama yapılması doğru olmamıştır.
    O halde, mahkemece, öncelikle 2685 ada 1 ve 2 parsel sayılı taşınmazların 23.08.2010 tarihinde yapılan imar düzenlemesinden önceki krokileri ile 2685 ada 1 ve 2 parsel sayılı taşınmazların yargılama sırasında 23.08.2010 tarihinde yapılan imar düzenlemesine ilişkin belgeler ile bu imar düzenlemesinde 2685 ada 1 ve 2 parsellerden ifraz edilen bölümlerin gittiği parsellerin tapu kayıtları ile 2685 ada 1 ve 2 parsellerin bu imar uygulamasından sonraki krokisi getirtildikten sonra, imar düzenlenmesi ile 2685 ada 1 ve 2 parsellerden ifraz edilen bölümlerin gittiği parsellerin tapu malikleri farklı olduğu takdirde, bu parsellerin tapu malikleri de davaya davalı sıfatıyla dahil edilmeli, 2685 ada 1 ve 2 parsellerden ifraz edilip de, başka parsellere ilave edilmeyen ve paftasında yol veya başka nedenle tapulama dışı bırakılmış alanlar varsa, bu bölümler yönünden de Hazine davaya davalı sıfatıyla dahil edildikten sonra önceki bilirkişiler dışında halen Orman ve Su İşleri Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman yüksek mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi ve bir fen elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, kesinleşmiş tahdit haritası ve tapulama paftası ile ifraz krokisi ölçekleri denkleştirilerek sağlıklı bir biçimde zemine uygulanıp, değişik açı ve uzaklıklarda olan en az 4 ya da 5 orman tahdit sınır (OTS) noktasını gösterecek biçimde çekişmeli taşınmazların tahdit hattına göre konumu duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanmalı; bilirkişilere tahdit hattı ile irtibatlı müşterek kroki düzenlettirilmeli ve 2685 ada 1 ve 2 parsel sayılı taşınmazların 23.08.2010 tarihinde yapılan imar düzenlenmesinden önceki çap ve yüzölçümü içinde kalan bölümleri hakkında yapılacak tahdit uygulaması sonucu oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir.
    Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, 2685 ada 1 ve 2 parsel sayılı taşınmazların yargılama sırasındaki ifraz durumuna göre yapılan uygulamaya dayanılarak hüküm kurulması usûl ve kanuna aykırıdır.
    Kabule göre ise, karar tarihinden önce 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Kanunun 16 ve 17. maddeleri ile 3402 sayılı Kanuna eklenen 36/A ve geçici 11. maddeleri gereğince davalılar aleyhine yargılama giderlerine ve avukatlık ücretine hükmedilemeyeceğinin gözetilmemesi de usûl ve kanuna aykırıdır.
    - 3 -
    Bu itibarla, yukarıda açıklandığı gibi mahkemece verilen karar usûl ve kanuna aykırı olup, kararın yukarıda belirtilen nedenlerle bozulması gerekirken, yanılma sonucu yazılı şekilde düzeltilerek onandığı anlaşıldığından, davacı ... Yönetimi vekilinin karar düzeltme itirazının kabulü ile Dairemizin önceki " düzeltilerek onama kararı"nın kaldırılmasına ve yerel mahkeme kararının yukarıda açıklanan nedenlerle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
    SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı ... Yönetimi vekilinin karar düzeltme itirazlarının kabulü ile Dairemizin 18/06/2013 gün ve 2013/4194 - 2013/6906 sayılı "düzeltilerek onama kararı"nın kaldırılmasına ve yerel mahkeme kararının yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer karar düzeltme itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, temyiz harcının istek halinde iadesine 20/01/2014 günü oy birliği ile karar verildi.



    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi