(Kapatılan)3. Ceza Dairesi 2020/5203 E. , 2020/19646 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kasten yaralama
HÜKÜMLER : Mahkumiyetlere dair
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Hükümde, hazır bulunan sanıklar yönüyle temyiz süresinin tebliğden itibaren işlemeye başlayacağı belirtildiğinden, temyiz süresinin başlangıcında yanıltılan sanık ..., sanık ... ve sanık ..."nın temyizinin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan temyiz incelemesinde;
1) Sanıkların yargılama konusu eylemlerinin, 5237 sayılı TCK’nin 86/2. maddesi kapsamında yer alan “Basit Kasten Yaralama” suçuna ilişkin olduğu, bahse konu eylemler yönünden öngörülen ceza miktarının “dört aydan bir yıla kadar hapis veya adli para cezası”na ilişkin olduğu anlaşılmakla; 17/10/2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 24. maddesi ile yeniden düzenlenen 5271 sayılı CMK’nin 251/1. maddesine göre, “Asliye ceza mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir.” şeklindeki hükme, 7188 sayılı Kanun’un 31. maddesinde yer alan geçici 5/1-d. maddesi ile “01/01/2020 tarihi itibariyle kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz.” şeklinde sınırlama getirilmiş ise de, Anayasa Mahkemesinin, 19/08/2020 tarih ve 31218 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan, 25/06/2020 tarihli, 2020/16 Esas ve 2020/33 Karar sayılı iptal kararı ile “...kovuşturma evresine geçilmiş...” ibaresine ilişkin esas incelemenin aynı bentte yer alan “...basit yargılama usulü...” yönünden Anayasa"ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verildiği, böylece “kovuşturma evresine geçilmiş basit yargılama usulü uygulanabilecek dosyalar yönünden iptal kararı” verildiği anlaşılmakla; her ne kadar Anayasa Mahkemesi kararları geriye yürümez ise de, CMK’de yapılan değişikliklerin derhal uygulanması ilkesi geçerli
olsa da, iptal kararının sonuçları itibariyle Maddi Ceza Hukukuna ilişkin olduğu, zira CMK’nin 251/3. maddesinde “Basit yargılama usulü uygulanan dosyalarda sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir” şeklindeki düzenleme gereği maddi ceza hukuku anlamında sanıklar lehine sonuç doğurmaya elverişli olduğundan, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Büyük Dairesinin (Scoppola v İtalya (No: 3 – GC), No: 126/05, 22 Mayıs 2012) kararında belirtildiği üzere, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin “Kanunsuz ceza olmaz” başlıklı 7. maddesi, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası"nın “Suç ve cezalara ilişkin esaslar” başlıklı 38. maddesi ile 5237 sayılı TCK"nin 7. ve 5271 sayılı CMK’nin 251. maddeleri uyarınca dosyanın “Basit Yargılama Usulü” yönünden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
2) Kabule ve uygulamaya göre de; sanıklar ... ve ... hakkında kurulan hükümler yönünden; oluşa ve tüm dosya kapsamına göre; sanıkların diğer sanıklar ile birlikte iştirak iradesiyle silahtan sayılan eşyalar ile katılan ...’ı kasten yaraladığının anlaşılması karşısında, sanıklar hakkında kurulan hükümlerde 5237 sayılı TCK"nin 86/3-e maddesinin uygulanmaması sureti ile eksik ceza tayin edilmesi,
3) Sanıklar ... ve ... hakkında kurulan hükümler
yönünden; sanıkların mahkemece mükerrirliğine esas alınan ilamların incelemeye
konu suç tarihi olan 05/04/2015 tarihinden sonra kesinleştiği anlaşılmakla tekerrüre esas alınamayacağı ve sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK"nin 58/3. maddesi uyarınca zorunlu olarak TCK"nin 86/2. maddesindeki seçimlik cezalardan hapis cezasına hükmolunması gerekip gerekmediğinin ve TCK"nin 58. maddesinde düzenlenen tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
4) Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden; sanığa TCK"nin 58. maddesi uyarınca ek savunma hakkı tanınmadan sanık hakkında TCK"nin 58. maddesinin uygulanması suretiyle sanığın savunma hakkının kısıtlanması,
5) Sanıkların adli sicil kaydına konu tekerrüre esas olabilecek ilamları, denetime imkan verecek şekilde dosyaya getirtilip incelenmeden ve mükerrirlik uygulamasına esas alınan ilamlar kararda gösterilmeden sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK"nin 58. maddesinin uygulanmasına karar verilmesi,
6) Sanıkların CMK’nin 231.maddesi hükümlerinin uygulanmasını kabul etmeleri hakkında olumlu/olumsuz herhangi bir karar verilmemesi,
7) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete"de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas - 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK"nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanıkların hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun"un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun"un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, sanıkların aleyhine temyiz bulunmadığından CMUK"un 326/son maddesi gereğince sanıkların kazanılmış hakkının dikkate alınmasına, 21.12.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.