
Esas No: 2016/9842
Karar No: 2019/11250
Karar Tarihi: 11.12.2019
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2016/9842 Esas 2019/11250 Karar Sayılı İlamı
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Muhdesatın Tespiti
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili, dava konusu 726 parsel sayılı taşınmazda bulunan ahırın vekil edenince inşa edildiğini ve ağaçların da vekil edenince dikildiğini belirterek, muhtesatların davacıya ait olduğunun tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı cevap dilekçesi sunmamış, davayı takip etmemiştir.
Mahkemece, davacının davayı ispat için yemin deliline dayandığı, davalının yemin için gelmediğinden davalının yemin konusu vakıaları ikrar etmiş sayıldığı gerekçesiyle davanın kabulüyle, taşınmaz üzerinde bulunan ağıl ve ağaçların davacıya ait olduğunun tespitine karar verilmiştir. Hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, muhdesatın tespiti istemine ilişkindir.
İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa ait (HMK mad. 190, TMK mad. 6) olup, tarafların tüm delillerini (yemin dahil) dilekçeler aşamasında bildirmeleri gereklidir (HMK mad. 119/1-f,121,129/1-e, 129/2).
Yemin; bir tarafın mahkeme önünde belirli bir vakıanın doğruluğu konusunda yasanın öngördüğü şekilde yaptığı beyandır. İspat yükü altında bulunan taraf delil listesinde bulunması koşuluyla uyuşmazlığı çözüme bağlayıcı bir vakıa hakkında hasmına yemin teklifinde bulunabilir (HMK mad. 225 vd.).
Yukarıda açıklanan yasal düzenleme ve ilkeler uyarınca yapılan incelemede;
Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; davanın 6100 sayılı HMK döneminde açılmış olduğu, davacının dava dilekçesinde delillerinde açıkça ""yemin"" deliline dayanmadığı anlaşılmakla, davacı tarafın dava dilekçesinde ""ve sair deliller"" demekle ve Mahkemece 16.04.2015 tarihli 2 nolu celsede "davacıya yemin teklif edebileceğinin" hatırlatılmasıyla yemin deliline dayanmış olduğu kabul edilemez. O halde, Mahkemece davacının yemin deliline dayanmamış olmasına rağmen davalının yemin etmediğinden yemin konusu vakıaları ikrar etmiş sayıldığı gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuştur. Diğer yandan, davacının dava dilekçesinde delillerinde ""tanık"" deliline de dayandığı, ancak tanık listesi sunması için 16.09.2014 tarihli ön inceleme duruşmasında kesin süre verilmesine rağmen tanık listesi sunmadığı görülmekle, dosyadaki mevcut delillerle de dava ispat edilemediğinden davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi de doğru olmamıştır.
SONUÇ: Davalının temyiz itirazları yukarıda açıklanan sebeplerle yerinde görüldüğünden kabulü ile 6100 sayılı HMK"nin Geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK"un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK"un 440/I. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 11.12.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.