17. Hukuk Dairesi 2018/4046 E. , 2020/5502 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı borçlu ... hakkında takip yaptıklarını takibin semeresiz kaldığını, borçlunun alacaklılarından mal kaçırmak amacıyla adına kayıtlı taşınmazlarını 22.12.2011 ve 18.01.2012 tarihinde ortağı davalı ..."ye sattığını, Nazmi’nin de bağımsız bölüm olarak diğer davalılara sattığını belirterek davalılar arasındaki tasarrufların iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili, müvekkilinin iyiniyetli olduğunu borçlunun mali durumu hakkında bilgisi olmadığını, haksız açılan davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili, taşınmazın rayiç bedelden davalı ...’den alındığını, müvekkilinin iyiniyetli olduğunu belirtmiştir.
Davalı borçlu ..., taşınmazları bedel almadan davalı ...’ye devrettiğini, davayı kabul ettiğini belirtmiştir.
Diğer davalılar cevap dilekçesi sunmamıştır.
Mahkemece, davacının ..., ..., ... ve ... hakkında açtığı davanın ispatlanamadığından reddine, ... ili Merkez ilçesi ... Mahallesinde bulunan 5898 parsel üzerindeki A blok 4. kat 20 nolu bağımsız bölüm yönünden; C blok 1. kat 7 nolu bağımsız bölüm yönünden açtığı davanın usulden reddine, ... ili Merkez ilçesi ... Mahallesinde bulunan 5898 parsel üzerindeki F blok 5. kat 23 nolu bağımsız bölüm yönünden açtığı davadan feragat nedeniyle reddine, ... ili Merkez ilçesi ... Mahallesinde bulunan 5898 parsel üzerindeki A blok 3. kat 13 nolu bağımsız bölüm yönünden ..."un açtığı davadan feragat nedeniyle reddine, müdahil davacı ... yönünden taşınmaz adına kaydedilmiş olup dava konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davalı ... hakkında açtığı davanın davalının kabul beyanına istinaden kabulüne, davalı ... hakkında açtığı davanın kabulüne, ... ili Merkez ilçesi ... Mahallesinde bulunan 5898 parsel üzerinde bulunan C blok zemin kat 1 nolu bağımsız bölümün; C blok zemin kat 2 nolu bağımsız bölümün; C blok 1. kat 6 nolu bağımsız bölümün; C blok 3. kat 13 nolu bağımsız bölümün; C blok 3. kat 15 nolu bağımsız bölümün; C blok 2. kat 9 nolu bağımsız bölümün; C blok 4. kat 17 nolu bağımsız bölümün; C blok 4. kat 19 nolu bağımsız bölümün davalı ... tarafından diğer davalı ..."ya devrine ilişkin tasarruf işlemlerinin; ... ili Merkez ilçesi ... Mahallesinde bulunan 5896 parsel üzerinde bulunan B blok 5. kat 18 nolu bağımsız bölümün; D blok 1. kat 7 nolu bağımsız bölümün; D blok 3. kat 15 nolu bağımsız bölümün; D blok 5. kat 22 nolu bağımsız bölümün; E blok 5. kat 23 nolu bağımsız bölümün davalı ... tarafından diğer davalı ..."ya devrine ilişkin tasarruf işlemlerinin ... 1. İcra Müdürlüğünün 2013/65 sayılı dosyasındaki borca ve ferilerine yetecek oranda iptaline, davacıya bu taşınmazlar üzerinde cebri icra yetkisi tanınmasına, davadan sonra dava dışı şahıslar adına devredilen A blok 1. kat 7 nolu, A blok 4. kat 20 nolu, A blok 2. kat 10 nolu, B blok 1. kat 6 nolu, C blok 2. kat 10 nolu, D blok zemin kat 1 nolu bağımsız bölümler yönünden açılan davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ile davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava İİK’nun 277 ve devamı maddelerine dayalı olarak açılan tasarrufun iptali davasına ilişkindir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillere hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre davacı vekili ile davalı ... vekilinin aşağıda yazılı bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-İİK"nun 277 ve izleyen maddelerinde düzenlenen tasarrufun iptali davalarında amaç, borçlunun haciz ya da iflasından önce yaptığı ve aslında geçerli olan bazı tasarrufların geçersiz ya da "iyiniyet kurallarına aykırılık" nedeniyle alacaklıya karşı sonuçsuz kalmasını ve dolayısıyla o mal üzerinden cebri icraya devamla alacağın tahsilini sağlamaktır. Davacı, iptal davası sabit olduğu takdirde, tasarruf konusu mal üzerinde cebri icra yolu ile hakkını almak yetkisini elde eder ve tasarruf konusu taşınmaz mal ise, davalı üçüncü şahıs üzerindeki kaydın düzeltilmesine gerek olmadan o taşınmazın haciz ve satışını isteyebilir (İİK.md.283/1). Bu yasal nedenle iptal davası, alacaklıya alacağını tahsil olanağını sağlayan, nispi nitelikte, yasadan doğan bir dava olup; tasarrufa konu malların aynı ile ilgili değildir.
İİK.nun 282. maddesi gereğince iptal davaları borçlu ve borçlu ile hukuki muamelede bulunan veya borçlu tarafından kendilerine ödeme yapılan kimseler ile bunların mirasçıları aleyhine açılır. Ayrıca, kötü niyetli üçüncü şahıslar hakkında da iptal davası açılabilir. İİK’nın 283/II maddesine göre de iptal davası, üçüncü şahsın elinden çıkarmış olduğu mallar yerine geçen değere taalluk ediyorsa, bu değerler nispetinde üçüncü şahıs nakden tazmine (davacının alacağından fazla olmamak üzere) mahkûm edilmesi gerekir. Bu ihtimalde 3. kişinin sorumlu olduğu miktar, elden çıkarılan malın o tarihteki gerçek değeridir. Bir başka anlatımla dava ve tasarrufa konu malı elinde bulunduran şahsın kötü niyetli olduğunun kanıtlanamaması halinde dava tümden reddedilmeyip borçlu ile tasarrufta bulunan şahıs tasarrufa konu malı elinden çıkardıkları tarihteki gerçek değeri oranında ve alacak miktarı ile sınırlı olarak tazminata mahkum edilmeleri gerekir.
Bu tür davaların dinlenebilmesi için, davacının borçludaki alacağının gerçek olması, borçlu hakkındaki icra takibinin kesinleşmiş olması, iptali istenen tasarrufun takip konusu borçtan sonra yapılmış olması ve borçlu hakkında alınmış kesin veya geçici aciz belgesinin (İİK.nun 277 md) bulunması gerekir. Bu ön koşulların bulunması halinde ise
İİK.nun 278, 279 ve 280. maddelerinde yazılı iptal şartlarının bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır. Özellikle İİK.nun 278.maddesinde akdin yapıldığı sırada kendi verdiği şeyin değerine göre borçlunun ivaz olarak pek aşağı bir fiyat kabul ettiği ve yasanın bağışlama hükmünde olarak iptale tâbi tuttuğu tasarrufların iptali gerektiğinden mahkemece ivazlar arasında fark bulunup bulunmadığı incelenmelidir. Aynı maddede sayılan akrabalık derecesi vs. araştırılmalıdır. Keza İİK.nun 280.maddesinde malvarlığı borçlarına yetmeyen bir borçlunun alacaklılarına zarar vermek kastıyla yaptığı tüm işlemler, borçlunun içinde bulunduğu mali durumu ve zarar verme kastının işlemin diğer tarafınca bilindiği veya bilinmesini gerektiren açık emarelerin bulunduğu hallerde tasarrufun iptal edileceği hususu düzenlendiğinden yapılan işlemde mal kaçırma kastı irdelenmelidir. Öte yandan İİK.nun 279.maddesinde de iptal nedenleri sayılmış olup bu maddede yazılan iptal nedenlerinin gerçekleşip gerçekleşmediği de takdir olunmalıdır.
Dava koşulları yönünden somut olaya bakıldığında, borcun 26.04.2011 tanzim tarihli senetten kaynaklandığı, takibin kesinleştiği, 29.04.2013 tarihli 498.406,00 TL"lik aciz belgesinin sunulduğu, tasarrufun borcun doğumundan sonra 22.12.2011 ve 18.01.2012 tarihlerinde yapıldığı, davanın 5 yıllık süre içerisinde 07.05.2013 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır.
Davacı yargılama devam ederken, A blok 1. kat 7 nolu, A blok 2. kat 10 nolu, B blok 1. kat 6 nolu, C blok 2. kat 10 nolu, D blok zemin kat 1 nolu bağımsız bölümler yönünden davanın tazminat davası olarak devam edeceğini belirtmiş bu durumda İİK’nın 283/II maddesi gereğince bu taşınmazların davalı ...’nin elinden çıkardığı tarihteki değerleri üzerinden ve aciz belgesinde yazılan miktarı geçmeyecek şekilde bedelinin davalı ..."den tahsiline karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
3-a-Davanın kabulüne karar verilen C blok Zemin Kat 2 nolu bağımsız bölüm, ... 1. İcra Mahkemesinin 2013/5423 sayılı dosaysından 25.03.2015 tarihinde yapılan ihalede dava dışı Haydar Doğan’a ihale yolu ile satıldığını ve adına tescil edildiği, yine E blok 23 nolu bağımsız bölüm, D blok 15 nolu bağımsız bölüm ihalede ... ’e, D blok 22 nolu bağımsız bölüm, D blok 7 nolu bağımsız bölüm ihale ile ..., C blok 1 nolu bağımsız bölüm yine ihale ile
Haydar Doğan isimli şahıslara karardan sonra satıldığı dosya kapsamı ile sabittir.
Bu halde satış yapılan ihale dosyalarında bu satışlar ile dosya borcunu karşılayıp karşılamadığı araştırılarak, karşılamaması halinde konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, bir bedel kalmış ise bu bedelin alınarak davacıya verilmesine karar verilmelidir.
b-Dava konusu 5896 ada Blok 18 nolu bağımsız bölüm borcun doğumundan önce 08.12.2010 tarihinde borçlu tarafından dava dışı ... isimli şahsa satılmış olmasına rağmen kararın 8. bendinde ... yapılan satış gibi davanın bu bağımsız bölüm yönünden kabulüne karar verilmeside hatalı olmuştur.
c-Davacının alacağı 29.04.2013 tarihli 498.406,00 TL olarak aciz belgesi ile belirlendiğinden, iptal edilen kısımlar yönünden bu bedel ile sınırlı olarak davacı alacaklıya haciz ve satış isteme yetkisi verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
d-Kabule göre, davalı ... hakkındaki dava kısmen red olduğuna göre red edilen kısım yönünden anılan davalı lehine vekalet ücreti takdir edilmemesi de isabetsiz olmuştur.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekili ile davalı ... ıvekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin, (3a, b, c, d)) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı ve davalı ..."ya geri verilmesine 13/10/2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.