Abaküs Yazılım
16. Hukuk Dairesi
Esas No: 2014/19435
Karar No: 2015/10255
Karar Tarihi: 10.09.2015

Yargıtay 16. Hukuk Dairesi 2014/19435 Esas 2015/10255 Karar Sayılı İlamı

16. Hukuk Dairesi         2014/19435 E.  ,  2015/10255 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
    DAVA TÜRÜ : KADASTRO
    KANUN YOLU : TEMYİZ

    Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay"ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
    Yargıtay bozma ilamında özetle; "davacı Hazinenin tutunduğu tapu kaydının dayanağını oluşturan ve Toprak Tevzi Komisyonunca düzenlenen tüm belgelerin getirtilerek tarafların dayandıkları tapu kayıtlarının tescil ve tevzi haritaları ile kadastro paftasının ölçekleri eşitlenerek ve sabit noktalar esas alınarak çakıştırılmak suretiyle kapsamlarının kesin olarak belirlenmesi, tarafların tutundukları tapu kayıtlarının çakışması halinde davalının tutunduğu tapu kaydı yönünden Hazinenin taraf olduğu kesin hüküm nedeniyle Hazineyi bağlayacağı göz önüne alınarak, tapu kayıtları kapsamı dışında kalan bölümler yönünden usulünce zilyetlik araştırması yapılmak suretiyle sonucuna göre karar verilmesi" gereğine değinilmiştir. Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sırasında ... 271 ada 11 parsel sayılı taşınmaz yönünden tapu kaydına dayanarak davaya katılmıştır. Mahkemece davanın reddine, çekişme konusu 271 ada 10 parsel sayılı taşınmazın payları belirtilmek sureti ile ... mirasçıları adına, 271 ada 11 parsel sayılı taşınmazın ise katılan davacı Hacı"nın murisi ... adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
    Yargıtay bozma ilamına uyulmakla taraflar yararına usuli müktesep hak oluşur. Bu hakkın zedelenmemesi için bozmada işaret edilen hususların eksiksiz olarak yerine getirilmesi gerekir. Mahkemece Yargıtay bozma ilamına uyulduğu halde bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmeden hüküm kurulmuştur. Bozma kararında değinildiği halde toprak tevzi komisyonunca oluşturulan tüm belgeler getirtilerek tarafların dayandıkları tapu kayıtlarının tescil ve tevzi haritaları ile kadastro paftasının ölçekleri eşitlenerek ve sabit noktalar esas alınarak çakıştırılmak suretiyle kapsamları belirlenmemiştir. Öte yandan bozma ilamından önce davalı ... ve arkadaşlarının tutunduğu 08.07.1969 tarih ve 21 sıra numaralı tapu kaydının çekişme konusu 271 ada 10 ve 11 parsel sayılı taşınmazları birlikte kapsadığı ve taşınmazların bir bütün olarak davalılar tarafından kullanıldığı belirtilirken, bozmadan sonra, davaya katılan Hacı ..."in dayandığı 24.07.1969 tarih ve 53 sıra numaralı tapu kaydının 271 ada 11 parsel sayılı taşınmazı kapsadığı, davalıların tutunduğu 08.07.1969 tarih ve 21 sıra numaralı tapu kaydının ise 271 ada 10 parsel sayılı taşınmazı kapsadığı ve taşınmazların ayrı ayrı kullanıldığı kabul edilmiş ise de; çekişme konusu taşınmazları kapsadığı kabul edilen tapu kayıtlarının hudutlarındaki “dere, yol,...” yerlerinin nereleri olduğu denetime elverişli bir şekilde fen bilirkişisi raporunda gösterilmemiş, tapu kayıtlarının aynı tarihlerde hükmen oluştuğu ve davalıların tutundukları tapu kaydındaki Hüseyin İleri ile katılanların tutundukları tapu kayıt maliki ..."in aynı kişi olup olmadığı, katılanların tutundukları tapu kaydının batı hududunda davalıların tutundukları tapu kayıt maliki ... olduğu göz önüne alındığında bu iki kaydın doğu batı olarak birbirini okuması gerektiği, fiili zeminde kayıtların birbirini okumaması halinde tapu kayıtlarının hudutlarında değişme olup olmadığı hususları değerlendirilmemiş, tapu kayıt miktar fazlalıkları yönünden davalı ve katılanlar lehine Toprak Tevzi Komisyonunca Hazine adına tapu kaydı oluşturulmadan önce zilyetlikle iktisap şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği araştırılmadan karar verilmiş olması nedeniyle yapılan araştırma ve inceleme de hüküm vermek için yeterli bulunmamaktadır. O halde doğru sonuca ulaşabilmek için taşınmazlar başında yöreyi iyi bilen elverdiğince yaşlı ve tarafsız yerel bilirkişiler, aynı yönteme göre belirlenecek taraf tanıkları ve tespit bilirkişileri huzuruyla yeniden keşif yapılmalıdır. Keşif sırasında oluşumlarından itibaren tüm tedavülleriyle birlikte tarafların dayandıkları tapu kayıtları, tescil ve tevzi haritaları ile kadastro paftasının ölçekleri eşitlenerek sabit noktalar esas alınmak suretiyle çakıştırılarak uygulanmalı, kapsamları kesin olarak belirlenmeli, haritaların uygulama yeteneğinin bulunmaması halinde kayıtlarda yazılı sınırlar yerel bilirkişilere okunup, zeminde tek tek göstertilmesi sağlanmalı, kayıtlarda yazılı olup yerel bilirkişilerce gösterilemeyen sınırların tespiti için taraflara tanık dinletme imkanı sağlanmalı, bilirkişi ve tanıkların zeminde gösterdiği sınırlar teknik bilirkişiye haritasında işaret ettirilmeli, bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanaklarıyla denetlenmeli, yerel bilirkişi, taraf tanıkları ve tespit bilirkişilerinin beyanları arasında çelişki doğduğu takdirde yüzleştirme yapılmak suretiyle çelişki giderilmeli, taşınmazların doğu tarafında bulunan dere ile batı tarafında bulunan yolun davalı ve katılanın tutunduğu tapu kayıtlarının oluşum tarihinde var olup olmadıkları, var iseler tapu kayıtlarının aynı yıl içerisinde oluşmalarına rağmen bu hudutları ve birbirlerini neden farklı şekilde okudukları, tapu kayıtlarının hudutlarının yanlış yazılıp yazılmadığı hususları açıklığa kavuşturulmalı, tarafların tutundukları tapu kayıtlarının çakışması halinde çakışan bölümde Hazinenin taraf olduğu tescil ilamının kesin hüküm nedeniyle Hazineyi bağlayacağı ve davalı tapusuna değer verilmesi gerektiği göz önüne alınmalı, keşfe götürülecek teknik bilirkişiye uygulanan kayıtların kapsamını belirten ve keşfi takibe imkan veren davacı Hazine, davalı ... ve katılan ..."in tutundukları tapu kayıtlarının kapsadığı bölümleri farklı renkte gösterecek şekilde ayrıntılı kroki düzenlettirilmeli, tapu kayıtları kapsamı dışında kalan bölümlerin bulunması halinde Kadastro Kanunu"nun 14. maddesinde belirtilen zilyetlik şartlarının davalı ve katılan lehine gerçekleşip gerçekleşmediği araştırılmalı, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece bu yönler göz ardı edilerek eksik incelemeyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, davacı Hazine temsilcisinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 10.09.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi



    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi