Abaküs Yazılım
Ceza Genel Kurulu
Esas No: 2017/268
Karar No: 2019/98

Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2017/268 Esas 2019/98 Karar Sayılı İlamı

Özet: (Bu özet Yapay Zeka tarafından yazılmıştır. Hukuki olarak geçerliliği yoktur.)


Samsun 2. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından verilen kararda, bir minibüs sürücüsünün hatalı hareketi sonucu bisikletli bir kişinin ölümünün gerçekleştiği ve sanığın tali kusurlu olduğu belirtilmiştir. Bilinçli taksirle suç işlediği iddia edilerek 12.100 TL adli para cezasına çarptırılmıştır. Ancak Yargıtay 12. Ceza Dairesi tarafından yapılan incelemede, sanığın asli kusurlu olmayan bir şekilde eylemini gerçekleştirdiği ve cezanın asgari haddinden uzaklaştırılmaması gerektiği belirtilerek karar bozulmuştur. Yerel mahkeme ise olayın tüm detaylarını dikkate alarak yeniden sanığın tali kusurlu olduğunu belirlemiş ve mahkumiyet kararını yeniden onamıştır. Dosya, yeni hüküm niteliğinde olduğu için ceza genel kurulu tarafından yeniden incelenememiştir. Kararda geçen relevant kanun maddeleri: TCK'nın 85/1, 62, 50/4, 52/4 ve 63. maddeleri.
Ceza Genel Kurulu         2017/268 E.  ,  2019/98 K.

    "İçtihat Metni"


    Kararı Veren
    Yargıtay Dairesi : 12. Ceza Dairesi
    Mahkemesi :Asliye Ceza
    Sayısı : 850-355

    Taksirle bir kişinin ölümüne neden olma suçundan sanık ..."ın TCK"nın 85/1, 62, 50/4, 52/4 ve 63. maddeleri gereğince 12.100 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, taksitlendirmeye ve mahsuba ilişkin Samsun 2. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 04.03.2010 tarihli ve 191-911 sayılı hükmün, katılan vekili ve sanık müdafisi tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 12. Ceza Dairesince 09.10.2013 tarihli ve 14131-23188 sayı ile;
    "Ticari araç sürücüsü sanığın olay günü minübüsü ile meskun mahalde gündüz, kontrollü dönel kavşakta trafik ışıklarının sarıya döndüğü esnada kırmızı ışığa yakalanmamak için hızını kavşak içinde iyice arttırmak suretiyle geçiş yapmak isterken kavşak içinde olan bisikletliye çarparak ölümüne neden olduğu şeklinde gelişen olayda, TCK"nın 22/3. maddesi gereğince artırıma tabi tutulması ve eylemin bilinçli taksirle işlendiği kabul edilerek tayin olunan cezanın asli kusurlu olan sanık hakkında meydana gelen zararın ağırlığı da dikkate alınarak temel ceza tayininde asgari hadden uzaklaşılması gerektiğinin gözetilmemesi" isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir.
    Yerel Mahkeme ise 17.06.2014 tarih ve 850-355 sayı ile;
    "...Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; vuku bulan kazada sanığın sevk ve idaresindeki minibüs ile olay mahalli kavşağına geldiğinde hızını azaltıp kontrollü bir şekilde kavşaktan geçişini yapması gerekirken bu hususa uymadığı, olay mahallindeki fren izi de dikkate alındığında müteyakkız hızda seyretmediği anlaşılmakla, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranmak suretiyle tali kusurlu olduğu kanaatine varılmış, sanığın müteyakkız hızda seyretmemesi şeklindeki tali kusurunda bilinçli taksir hükümlerinin uygulanmasının mümkün olmadığı..." şeklindeki gerekçeyle bozmaya direnerek önceki hüküm gibi sanığın mahkûmiyetine karar vermiştir.
    Bu hükmün de sanık müdafisi ve katılanlar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 13.11.2014 tarihli ve 365340 sayılı "onama" istekli tebliğnamesi ve Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 04.02.2015 tarihli ve 21817-1904 sayılı tevdi kararıyla Yargıtay Birinci Başkanlığına gelen dosya, Ceza Genel Kurulunca 07.12.2016 tarih ve 223-811 sayı ile; 6763 sayılı Kanun"un 38. maddesi ile 5320 sayılı Kanun"a eklenen geçici 10. madde uyarınca kararına direnilen daireye gönderilmiş, aynı madde uyarınca inceleme yapan Yargıtay 12. Ceza Dairesince 01.03.2017 tarih ve 15-1542 sayı ile, direnme kararının yerinde görülmemesi üzerine Yargıtay Birinci Başkanlığına iade edilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır.
    TÜRK MİLLETİ ADINA
    CEZA GENEL KURULU KARARI
    Özel Daire ile Yerel Mahkeme arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık;
    Bir kişinin ölümü ile neticelenen olayda;
    1-Sanığın, eylemini taksirle mi yoksa bilinçli taksirle mi gerçekleştirdiğinin,
    2-Sanık hakkında hüküm kurulurken temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak tayin edilmesi gerekip gerekmediğinin,
    Belirlenmesine ilişkin ise de; Yargıtay İç Yönetmeliği"nin 27. maddesi uyarınca öncelikle, Yerel Mahkeme kararının “yeni hüküm” niteliğinde olup olmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir.
    Ceza Genel Kurulunun süreklilik kazanmış uygulamalarına göre şeklen direnme kararı verilmiş olsa dahi;
    a) Bozma kararı doğrultusunda işlem yapmak,
    b) Bozma kararında tartışılması gerektiği belirtilen hususları tartışmak,
    c) Bozma sonrası yapılan araştırma, inceleme ya da toplanan yeni delillere dayanmak,
    d) Önceki kararda yer almayan ve daire denetiminden geçmemiş olan yeni ve değişik gerekçe ile hüküm kurmak,
    Suretiyle verilen hüküm, direnme kararı olmayıp yeni bir hükümdür. Bu nitelikteki bir hükmün temyiz edilmesi hâlinde ise incelemenin Yargıtayın ilgili dairesi tarafından yapılması gerekmektedir.
    İncelenen dosya kapsamından;
    Özel Dairece ilk hükmün, sanık hakkında bilinçli taksir hükmünün uygulanması ve asli kusurlu olması nedeniyle temel ceza belirlenirken alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğinin gözetilmemesi isabetsizliğinden bozulmasının ardından, Yerel Mahkemece sanığın kusur durumunun tespiti amacıyla Adli Tıp Kurumu Başkanlığından 21.04.2014 tarihli ve 2218 sayılı raporun alındığı, gerekçeli kararda her ne kadar raporun tarih ve sayısı belirtilmemiş olsa da gerekçeli kararın “gerekçe ve kabul” başlığı altındaki kısmında yer verilen “...Sanığın sevk ve idaresindeki minibüs ile olay mahalli kavşağına geldiğinde hızını azaltıp kontrollü bir şekilde kavşaktan geçişini yapması gerekirken bu hususa uymadığı, olay mahallindeki fren izi de dikkate alındığında müteyakkız hızda seyretmediği anlaşılmakla, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranmak suretiyle tali kusurlu olduğu, müteveffa ..."un ise sevk ve idaresindeki bisiklet ile olay mahallinde ters istikamet şeridine girerek kavşakta gerekli kontrolleri yapmadan, gelen araçların hızını ve konumunu dikkate almadan tedbirsiz şekilde kavşağa giriş yaparak sanığın istikamet şeridine giriş yapıp sanığa ilk geçiş hakkını vermemek suretiyle asli derecede kusurlu olduğu” şeklindeki ibarelerin, Adli Tıp Kurumu Başkanlığının anılan raporundan aynen alıntı olmasının yanı sıra, gerekçeli kararın “direnme gerekçesi” başlıklı kısmında da “Sanığın sevk ve idaresindeki minibüs ile olay mahalli kavşağına geldiğinde hızını azaltıp kontrollü bir şekilde kavşaktan geçişini yapması gerekirken bu hususa uymadığı, olay mahallindeki fren izi de dikkate alındığında müteyakkız hızda seyretmediği anlaşılmakla, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranmak suretiyle tali kusurlu olduğu” kanaatine varıldığı belirtilip yine anılan rapordaki tespitler gerekçeli karara aktarılarak önceki hükümde yer almayan yeni ve değişik gerekçeyle sanığın mahkûmiyetine karar verildiği anlaşılmıştır.
    Bu itibarla, Yerel Mahkemenin son uygulaması direnme kararı niteliğinde olmayıp önceki hükümde yer almayan ve bozmadan sonra elde edilen delile dayanılarak yeni ve değişik gerekçelerle hüküm kurulmuş olması nedeniyle yeni hüküm niteliğinde olduğundan, bu yeni hükmün doğrudan Ceza Genel Kurulunca incelenmesi mümkün değildir. Bu nedenle, dosyanın temyiz incelemesi için Özel Daireye gönderilmesine karar verilmelidir.
    SONUÇ:
    Açıklanan nedenlerle;
    1. Samsun 2. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 17.06.2014 tarihli ve 850-355 sayılı karar yeni hüküm niteliğinde olduğundan, dosyanın temyiz incelemesi için Yargıtay 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİ EDİLMESİNE, 12.02.2019 tarihinde yapılan müzakerede oy birliğiyle karar verildi.



    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi