Abaküs Yazılım
21. Hukuk Dairesi
Esas No: 2018/1451
Karar No: 2019/3489
Karar Tarihi: 07.05.2019

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi 2018/1451 Esas 2019/3489 Karar Sayılı İlamı

21. Hukuk Dairesi         2018/1451 E.  ,  2019/3489 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi


    TÜRK MİLLETİ ADINA

    A)Davacı İstemi;
    Davacı vekili; davacının 2926 sayılı Yasa kapsamındaki ilk tescil tarihinin 01/11/1997 olduğunun tespiti ile, tahsis talep tarihi olan 06/01/2015 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanmasını ve birikmiş aylıkların yasal faizi ile birlikte ödenmesini istemiştir.
    B)Davalı Cevabı;
    Davalı ... Başkanlığı vekili; davacının 7 nolu tebliğ uyarınca müracaatı üzerine müstahsil makbuzuna göre tescilinin yapıldığını, ancak ... ... tarafından yapılan tevkifatın Kurum kayıtlarına intikal etmediğinin ve yine ... Tarıma ait Kuruma intikal eden listelerde davacının isminin bulunmaması nedeniyle geriye dönük tescil işleminin iptal edildiğini, tahsis talep tarihinde 3600 gün koşulu oluşmadığından tahsis talebinin reddedildiğini beyanla davanın reddi gereğini savunmuştur.
    C)İlk Derece Mahkemesi Gerekçesi ve Kararı:
    İlk Derece Mahkemesince, "Tüm dosya kapsamı ve toplanan delillere göre; Davacının, ... Ziraat Odasında 11.02.1993 tarihiyle kaydı olduğu ve bu kaydının halen devam ettiği, ... Polisinin soruşturma sonucu 1994 ile 2011 yılları arasında ...’ye ait arazide .... ile birlikte ortak olarak pamuk üretimi yaptığı, ... ... Ürünleri Tic. Ltd. Şti.’ne teslim ettiği çiğitli pamuk ürünü bedelinden 02.10.1997 tarihiyle 1604940.-TL. ... prim tevkifatı yapıldığı , bu tevkifata göre de ... ... sigortalılığına tescilinin 01.11.1997 tarihiyle yapıldığı, 6111 sayılı Yasa gereği ihya ve yapılandırma talebinde bulunduğu , bu talebinin Kurum tarafından kabul edilerek 01.11.1997 ile
    30.04.2008 devresi için 3779 gün olarak ihya ödeme planı hazırlandığı, 3779 gün karşılığı 31.07.2011 tarihinde ödenmek üzere 12708,63TL. borç tahakkuku yapıldığı , bu borcun 20.06.2011 tarihiyle 12709,00TL. olarak Kurumun bankadaki hesabına yatırıldığı, 01.05.2008 ile 30.11.2010 devresi için 18 taksitle ödenmek üzere 5.006,16TL. ve 01.12.2010 ile 16.05.2011 arası devre için 1000,34TL borç tahakkuku yapıldığı,18 takside bağlanan borcun taksitler halinde , diğer yapılandırılan borcunda 20.06.2011 tarihinde ödendiği, ayrıca 24.06.2014 ve 28.01.2015 tarihlerinde 16.05.2011 ile 01.07.2011 devresi priminin ödendiği ve 06.01.2015 tarihiyle tahsis talebinde bulunduğu, tahsis talebine 06.01.1975 – 06.01.2015 tarihleri arasında 1627 gün ( 4/a ), 64 gün 4/b sigortalılığı olduğu nedeniyle ret cevap verildiği, davacı vekili tarafından 4/b sigortalılığın neden 64 gün olduğunun sorulduğu, Kurumun 07.09.2015 tarihli cevabi yazısında; “müstahsil makbuzunu düzenleyen firmanın bildirim listesinde davacının ismine rastlanılmadığı belirtildiği, Kurumun mahkemeye gönderdiği 11.08.2016 tarihli ve 4421812 sayılı yazıda; davacının 01.11.1997 ile 01.07.2011 tarihleri arasındaki ihya ve yapılandırma prim ödemeleri dikkate alındığında ve 01.11.1997 ile 01.07.2011 tarihleri arasında ... ... sigortalısı olduğu var sayıldığında bu devreden Kuruma borcu olmayacağı belirtildiği hususunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunduğu, uyuşmazlık, Kurum vekilinin cevap dilekçesi de dikkate alınarak 02.10.1997 tarihli müstahsil makbuzu karşılığı olan 16.049,40.-TL.’nin Kurum kayıtlarında görülmemesi halinde 01.11.1997 tescil tarihinin dikkate alınıp alınmayacağı, ... ... sigortalılık gün sayısının indirilip indirilmeyeceği noktasında toplanmış olup, Yargıtay 21. H.D.’nin 09.11.2006 tarihli ve 2006/12802 Esas, 2006/12045 Kararında ve 17.02.2011 tarihli, 2011/35 Esas, 2011/1223 Kararında; “ tevkifat kesintisinin ... hesaplarına geçmemiş olması nedeniyle davanın ret edilmeyeceği, tevkifatın ... hesaplarına aktarılmamış olmasında davacının kusuru bulunmadığı, sonuca etkili olmadığı ” belirtilmiştir. Yine 2926 sayılı Tarımda Kendi Adına ve Hesabına Çalışanlar ... Sigortalar Kanunu Uygulaması İle İlgili 4 Seri Nolu Tebliğin Hukuki ve Cezai Sorumluluk başlığını taşıyan ( I ) maddesi; “ gerçek ve tüzel kişilerin, çiftçilerden satın aldıkları ürün bedellerinden bunların prim borçlarına mahsuben bu tebliğdeki esaslar çerçevesinde tevkifat yapmamaları veya yaptıkları tevkifat tutarını süresi içinde ve tam olarak Kurum kayıtlarına intikal ettirmemeleri halinde , söz konusu gerçek ve tüzel kişiler Kuruma karşı sorumludurlar. Tevkifatın yapılmaması veya yapılan tevkifatın süresi içinde ve tam olarak Kuruma hesaplarına aktarılmaması durumunda, aktarılmayan tevkifat tutarları sorumlulardan yasal faizi ile birlikte tahsil edilecektir ” düzenlemesini içermektedir.
    Yine Yargıtay kararlarında; Kurumca yeterli araştırma yapılmadan ihya ve yapılandırma talebinin kabul edilmesi ve primin tahsil edilmesi halinde ihya ve yapılandırma devrelerinin sigortalılıktan sayılacağı belirtilmiştir. (Yarg.H.G.K.’nun 11.11.2009 tarih, 2009/10-412 Esas, 2009/10 Karar )
    Bu durumda yukarıda yazılı tespitler ile Kurumun 11.08.2016 tarihli ve 4221812 sayılı yazısı dikkate alındığında; davacının ihya ve yapılandırma neticesi primini ödediği 01.11.1997 ile 01.07.2011 devresinde ... ... sigortalısı olduğunun kabulü gerekmiş, 28.09.1958 doğumlu olan davacının 06.01.2015 tahsis talep tarihiyle, 2926 sigortalılık ( 01.11.199 –01.07.2011 ) devresinden 4920 gün, 506 gün ( 18.01.1975 – 1992/...dönem ), ( 02.07.2011 – 06.01.2015 ) gün 1627 gün toplam: 6547 gün M.Y.Ö. sigortalarına primi ödenmiş gün sayısı olduğu ve tahsis talep tarihiyle 38 yılı aşkın sigortalılık süresi bulunduğu ve tahsis talep tarihiyle 56 yaşını doldurduğu ve 4447 sayılı Kanunun yürürlük tarihi olan 08.09.1999 tarihiyle 24 yıl, 08 ay, 10 gün sigortalılık süresi olduğu ve 2829 sayılı Kanunun 8.ci maddesine göre de son 7 yıllık fiili hizmeti süresi içinde fiili hizmet süresi fazla olan Kurumun 4/a sigortalılık Kurumu olduğu tespit edilmiştir.
    506 sayılı Kanuna 4447 sayılı Kanunla eklenen geçici 81.ci maddenin ( A ) fıkrasında; “ Bu Kanunun yürürlük tarihinden ( 08.09.1999 ) önce yürürlükte bulunan hükümlere göre yaşlılık aylığına hak kazanmış olanlar ile sigortalılık süresi 18 yıl ve daha fazla olan kadınlar ve sigortalılık süresi 23 yıl ve daha fazla olan erkekler hakkında, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce yürürlükte bulunan hükümler uygulanır ” düzenlemesi yer almaktadır .
    506 sayılı Kanunun 60. maddesinin ( A ) fıkrasının ( a ) bendinde de; “ Sigortalının kadın ise 50, erkek ise 55 yaşını doldurmuş olması ve en az 5000 gün .... sigortaları primi ödenmiş olması şarttır ” düzenleme yer almaktadır .
    Davacının ise 06.01.2015 tahsis talep tarihiyle Kanunun yaşlılık aylığı bağlanması için aradığı 55 yaşını doldurma ve en az 5000 gün .... sigortası primi ödeme koşullarını yerine getirdiği, 8012000 sigorta sicil ve 7289 086 591 Bağ-Numaralı davacı ...’nın, ... ... sigortalılık tescil tarihinin 01.11.1997 olduğu , 06.01.2015 tahsis talep tarihini takip eden aybaşı olan 01.02.2015 tarihiyle 506 sayılı Kanunun 60.cı maddesinin ( A ) fıkrasının ( a ) bendine göre yaşlılık aylığına hak kazandığı, 5510 Sayılı Kanunun 42. maddesi gereği Kurumun 3 aylık işlem yapma süresi olduğu dikkate alınarak 06.04.2015 tarihi öncesi birikmiş aylıkların 06.04.2015 tarihinden, sonraki aylıkların ise her bir aylığın ödenmesi gerektiği tarihten itibaren yasal faizi ile birlikte ödenmesi gerektiği anlaşıldığı " gerekçesiyle
    "1-Davanın KABULÜNE,
    ... "nın 13/05/2015 tarihli işlemin iptal edilmesine,
    Davacının ... ... sigortalılık tescil tarihinin 01/11/1997 olduğunun tespitine,
    06/01/2015 tahsis talep tarihini takip eden aybaşı olan 01/02/2015 tarihi itibariyle davacının yaşlılık aylığı hak kazandığının tespitine,
    5510 sayılı kanunun 42 maddesi gereği kurumun 3 aylık işlem yapma süresi olduğu dikkate alınarak 06/04/2015 tarihi öncesi birikmiş aylıkların 06/04/2015 tarihinden,sonraki aylıkların ise her bir aylığın ödenmesi gerektiği tarihten itibaren ay be ay yasal faizi ile davacıya ödenmesine, " karar verilmiştir.
    İstinaf Başvurusu;
    Davalı ... vekili özetle; cevap dilekçesini yineleyerek, davacı adına yapılan tevkifatın Kurum kayıtlarına intikal etmemesi ve tahsis talep tarihinde tahsis koşullarının oluşmaması nedeniyle yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
    D)Bölge Adliye Mahkemesi Gerekçesi ve Kararı:
    Bölge Adliye Mahkemesince, Davanın yasal dayanağı olan 2926 sayılı Kanunun 2. maddesinde, kanunla veya kanunların verdiği yetkiye dayanılarak kurulan ... ... kuruluşları kapsamı dışında kalan ve herhangi bir işverene hizmet akdiyle bağlı olmaksızın 3. maddenin (b) bendinde tanımlanan tarımsal faaliyette bulunanların sigortalı sayılacakları, 3. maddesinin (b) bendinde, bu Kanunda geçen “tarımsal faaliyette bulunanlar”ın, kendi mülkünde, ortaklık veya kiralamak suretiyle başkalarının mülkünde, kamuya özgü yerlerde ekim dikim, bakım, üretim, yetiştirme ve ıslah yollarıyla veya doğrudan doğruya tabiattan yararlanmak suretiyle bitki, orman, hayvan ve su ürünlerinin üretimini, avlanmasını, avcılar ve yetiştiriciler tarafından korunmasını, taşınmasını sağlayanları veya bu ürünlerden sair bir şekilde faydalanmak suretiyle kendi adına ve hesabına faaliyette bulunanları ifade ettiği, 5. maddesinde, yasal süresinde kayıt ve tescillerini yaptırmayanların hak ve yükümlülüklerinin kayıt ve tescil edildikleri tarihi izleyen aybaşından itibaren başlayacağı, bu suretle sigortalı olmak hak ve yükümlülüğünden vazgeçilemeyeceği ve kaçınılamayacağı, 6. maddesinde, bu Kanuna göre sigortalı sayılanların sigortalılıklarının tarımsal faaliyetlerine son verdiklerinde sona ereceği, 7. maddesinde, kişilerin bu Kanuna göre sigortalı sayıldıkları tarihten itibaren en geç üç ay içinde Kuruma başvurarak kayıt ve tescillerini yaptırmak zorunda oldukları, 9. maddesinde, bu zorunluluğa uymayanların tescil işlemlerinin Kurumca kendiliğinden yapılacağı belirtilmiştir.
    Diğer taraftan, 2926 sayılı Kanunun “Primlerin ödenmesi” başlığını taşıyan 36/1. maddesinde, Kurumun prim alacaklarının, Bakanlar Kurulu kararı ile ürün bedellerinden tevkif suretiyle de tahsil edilebileceği öngörülmüş iken, anılan madde 02/08/2003 tarihinde yürürlüğe giren 4956 sayılı Kanun"un 56. maddesiyle yürürlükten kaldırılmış, bununla birlikte 4956 sayılı Kanunun 27. maddesiyle 1479 sayılı Kanunun “Primlerin ödenmesi” başlıklı 53. maddesinin 1. fıkrası değiştirilip, Kurumun 2926 sayılı Kanuna göre tahakkuk eden prim alacaklarının aylık olarak veya Kurumca belirlenecek dönemlerde ödeneceği, ayrıca, Bakanlar Kurulu kararı ile ürün bedellerinden tevkif suretiyle de tahsil edilebileceği yönünde hüküm getirilerek ilga edilen 36/1. maddedeki düzenleme korunmuş, ayrıca, 4956 sayılı Kanun"un 54. maddesiyle 2926 sayılı Kanun"a Ek 3. madde eklenerek, değinilen 53. maddenin 2926 sayılı Kanuna tabi sigortalılar hakkında da uygulanacağı açıklanmıştır.
    Buna göre, tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlarla ilgili sigorta primlerinin, ilgiliye ödenmesi gereken ürün bedellerinden kesilerek o kişi adına Kurum hesabına yatırılmak suretiyle tahsil edilmesi durumunda, kayıt ve tescil için Kuruma başvuru olmasa dahi belirtilen şekildeki prim ödeme olgusunun, tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışan kişinin kayıt ve tescil konusundaki iradesini ortaya koyduğunun kanıtı olarak kabulü gerekmektedir. Tarımsal faaliyet olgusunun kanıtlanmış olması, tescilli sigortalılar yönünden tescil tarihinden, tescili bulunmayanlar yönünden ise ilk prim ödemesinin veya tevkifatın gerçekleştirildiği tarihten sonraki sürelere ilişkin olumlu sonuç doğurmaktadır. ... ... sigortalılığının yasal dayanağını oluşturan Kanunlarda 506 sayılı Kanunun 79/10. ve 5510 sayılı Kanunun 86/9. maddesinde açıklanan hizmet tespiti davasına koşut bir düzenlemeye yer verilmemesi ve tescillerini yaptırmayan sigortalıların hak ve yükümlülüklerinin tescil edildikleri tarihi takiben başlayacağının öngörülmesi karşısında, tescil veya iradi prim ödemesi ya da prim tevkifatı öncesine ait dönem yönünden tarımsal faaliyet ve buna dayalı ... ... sigortalılığının tespiti söz konusu olamayacaktır. Önemle belirtilmelidir ki tarımsal faaliyete kabul edilebilir (makul) süreyi aşar uzunlukta ara verilmesi durumunda ... Bağ–Kur sigortalılığının yeniden başlayabilmesi, tescil başvurusu, iradi prim ödeme, prim tevkifatı olgularından herhangi birinin gerçekleşmesine bağlıdır.
    Ayrıca, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 22.09.2010 gün ve 2010/10-380 Esas - 2010/420 Karar sayılı ilamında da açıklandığı üzere, kendi adına ve hesabına bağımsız tarımsal faaliyete dayalı olarak yetiştirilen ürünlerin satılıp teslimi sırasında ürün bedelleri üzerinden tevkifat (prim kesintisi) yapılması durumunda zorunlu sigortalılık hak ve yükümlülüğünün tevkifat tarihini izleyen aybaşından itibaren başlatılması gerekmekte, kamu kuruluşu niteliği taşımayan özel gerçek/tüzel kişilerce tevkifat gerçekleştirilmiş ise bu takdirde prim tutarının Kuruma aktarılması koşulu aranmaktadır.
    Yukarıdaki yasal düzenleme ve açıklamalar ışığında inceleme konusu davayla ilgili olarak toplanan kanıtlar değerlendirildiğinde; davacının teslim etmiş olduğu üründen yapılan prim tevkifatının Kurum kayıtlarına intikal etmediği, dolayısıyla geriye dönük tescilin mümkün olmadığı, buna göre tahsis talep tarihinde tahsis koşullarından 3600 prim ödeme gün sayısı koşulunun oluşmadığı anlaşıldığından davanın reddi yerine kabulü usul ve yasaya aykırı bulunmuştur." gerekçesiyle
    "HÜKÜM: A-) 1-) ... 2. İş Mahkemesi"nden verilen 16.10.2017 tarih, 2015/287 Esas ve 2017/280 Karar sayılı kararına yönelik davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile hükmün Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b.2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA;
    2-)Davanın REDDİNE," karar verilmiştir.
    E)Temyiz:
    Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; ihitilaf konusu prim kesintilerinin Kurum kayıtlarında bulunmadığı hususunun doğru olmadığını, Kurumun yıllarca primleri tahsil ettiğini, kesintinin yapılmasının ürün teslim edilen şirketin sorumluluğunda olduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
    F) Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe:
    Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının 28/04/2011 tarihli başvurusu ile 01/11/1997 tarihinden itibaren 2926 sayılı Yasa kapsamında ... ... sigortalısı olarak kayıt ve tescil edildiği, 01/11/1997-01/07/2011 tarihleri arasında ... ... sigortalısı olarak kabul edilerek prim borçlarının ödettirildiği, davacının teslim ettiği ürün bedellerinden 1997/10. ayında prim kesintisi yapıldığı, 11/02/1993 tarihinden itibaren devam eden ziraat oda kaydı bulunduğu, 06/01/2015 tarihinde tahsis talebinde bulunduğu, davalı Kurumca davacının 1997/10. ayındaki prim kesintisinin Kuruma intikal etmediği gerekçesiyle davacının bir kısım ... ... sigortalılık süresi iptal edilerek davacıyı 28/04/2011-01/07/2011 tarihleri arasında ve 07/01/2015 tarihinden itibaren 5510 sayılı Yasa"nın 4/1-b maddesi kapsamında (2926 sayılı Yasa) ... ... sigortalısı olarak tescil ettiği ve yaşlılık aylığı talebini reddettiği anlaşılmaktadır.
    Çalışma ve ... ... Bakanlığının 2926 sayılı Yasa"nın uygulanmasına ilişkin 26/03/1994 günlü 4 nolu tebliğine göre ürün bedellerinden % 1 oranında tevkifat yapmakla yükümlü gerçek ve tüzel kişilerin bu tevkifatı yaparak kurum hesabına intikal ettirmek zorunda oldukları, kesinti yaptığı halde Kurum hesabına yatırmayan gerçek veya tüzel kişilerin, Kuruma karşı sorumlu oldukları, bu kesintilerin yasal faiziyle birlikte kendilerinden tahsil olunacağı TCK."nun 526.maddesi gereğince cezalandırılmaları için suç duyurusunda bulunulacağı bildirilmiştir.
    Öte yandan Vergi Usul Kanununun 235. maddesine göre üreticiden zirai ürün satın alanlar 2 nüsha müstahsil makbuzu düzenlemekle yükümlüdürler. ... damgası taşıyan bu müstahsil makbuzları ise ... ile anlaşmalı matbaalarda ... kontrolünde basılmakta ve denetlenmektedir. Fatura niteliğinde belgedir.Müstahsilin aldığı makbuz prim borcunun Bağ- Kur adına tahsil edildiğini göstermektedir. Tüccarın iş bu fatura ile başvurarak gecikme zammı ile prim ödemesi mümkün olduğu gibi gerektiğinde davacının hatta bir başkasının da intikal etmeyen bu primi gecikme zammı ile ödemesi de mümkündür. Davacının sattığı ürün bedelinden kesinti yapıldığının tesbiti sigortalılığın kabulü için yeterli olup, kesintiyi yapan davalı Kuruma karşı sorumlu olacağından kesinti yapıldıktan sonra Kurum hesabına yatırılmamış olması dahi sonuca etkili değildir. Hukuk Genel Kurulu"nun 15/02/2017 tarihli 2015/10-1283 E. 2017/242 K. sayılı ilamı da bu yöndedir.
    Ayrıca, 11/09/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6552 sayılı Yasanın 58 maddesiyle 5510 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici 54. madde eklenmiştir.
    “GEÇİCİ MADDE 54- Mülga 4355 sayılı Ticaret ve Sanayi Odaları, ... Odaları ve Ticaret Borsaları Kanunu, mülga 5373 sayılı ... Dernekleri ve ... Dernekleri Birlikleri Kanunu ve mülga 507 sayılı ... ve Küçük Sanatkârlar Kanununa göre; ... ve sanatkâr siciline veya odasına ya da her ikisine birden kayıtları bulunmakla birlikte üye kayıtlarının mevzuata uygun olarak yapılmadığının tespit edilmesi üzerine, Kuruma kayıt ve tescili yapılmakla birlikte, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamındaki sigortalılık süreleri geçersiz sayılarak iptal edilen sigortalılardan 22/3/1985 tarihinden sonraki sürelere ait prim, gecikme zammı ve gecikme cezalarının 31/12/2013 tarihine kadar ödenmiş olması şartıyla 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamındaki sigortalılıkları başlangıç tarihinden itibaren geçerli sayılır.
    4 üncü ve 7 nci maddeler ile 2926 sayılı Kanunun 2 nci, 5 inci ve 9 uncu maddelerine göre kayıt ve tescili yapılanların, sigortalılık tescil ve sürelerine esas tarımsal faaliyetleri ile ilgili kurum ve kuruluş üye kayıtlarının mevzuata uygun olarak yapılmadığının tespit edilmesi üzerine sigortalılıkları geçersiz sayılarak iptal edilenlerin, tescillerinin yapıldığı tarihten 31/12/2010 tarihine kadar geçen sürelere ait prim, gecikme zammı ve gecikme cezalarının 31/12/2013 tarihine kadar ödenmiş olması şartıyla, 4 üncü maddenin birinci -fıkrasının (b) bendinin (4) numaralı alt bendi kapsamındaki sigortalılıkları başlangıç tarihinden itibaren geçerli sayılır. Ancak, tevkifat kesintisine binaen geriye dönük yapılan tescillerden, tevkifatın yapıldığı tarihte ziraat odası kaydı bulunmayan, daha sonra geriye dönük tesis edilen kayıtlar geçerli kabul edilmez.
    Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten sonra birinci ve ikinci fıkralar uyarınca hizmet iptali yapılmaz.
    Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Kurum tarafından belirlenir.”
    Somut olayda, yukarıda yer alan yasal düzenleme ve açıklamalar ışığında öncelikle davacının teslim ettiği ürün bedellerinden 1997/10. ayda prim kesintisi yapıldığı sabit olup Bölge Adliye Mahkemesince zorunlu sigortalılık hak ve yükümlülüğünün prim kesintisinin kamu kuruluşu niteliği taşımayan özel gerçek/tüzel kişilerce tevkifat gerçekleştirilmiş olması halinde prim tutarının Kuruma aktarılması koşulu arandığı şeklindeki değerlendirmesi yerinde değildir. 1997/10. ayında prim kesintisi ve 11/02/1993 tarihinden itibaren ziraat oda kaydı bulunan davacı, 6552 sayılı Yasanın 58. maddesiyle 5510 sayılı Kanuna eklenen geçici 54. madde uyarınca 31/12/2013 tarihinden önce ödediği primlerin karşıladığı süre kadar 2926 sayılı Yasa kapsamında ... ... (5510 sayılı Yasa"nın 4/1-b maddesi) sigortalısı kabul edilmeli ve yaşlılık aylığı şartları buna göre değerlendirilmelidir.
    Yapılacak iş, davacının 31/12/2013 tarihine kadar ödediği primlerin 01/11/1997 tarihinden itibaren ... ... sigortalısı sayılması halinde ne kadarlık süreyi karşıladığı davalı Kurumdan sorularak, 6552 sayılı Yasanın 58. maddesiyle 5510 sayılı Kanuna eklenen geçici 54. madde uyarınca davacının ... ... sigortalısı olduğu süre tespit etmek ve diğer sigortalılık süreleri de dikkate alınarak tahsis talep tarihinde yaşlılık aylığına hak kazanıp kazanmadığını belirlemekten ibarettir.
    O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve Bölge Adliye Mahkemesi kararı bozulmalıdır.
    G)SONUÇ: Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı 6100 sayılı HMK’nun 373/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine
    07/05/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.




    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi