Abaküs Yazılım
8. Hukuk Dairesi
Esas No: 2012/2221
Karar No: 2012/9468
Karar Tarihi: 19.10.2012

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2012/2221 Esas 2012/9468 Karar Sayılı İlamı

8. Hukuk Dairesi         2012/2221 E.  ,  2012/9468 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
    DAVA TÜRÜ : Tapu iptali ve tescil

    ... ile Hazine aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair Gölova (Kapatılan) Sulh Hukuk Mahkemesinden verilen 06.10.2011 gün ve 149/128 sayılı hükmün Yargıtay"ca incelenmesi davalı Hazine temsilcisi tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:

    KARAR

    Davacı ... vekili, miras, taksim ve kazanmayı sağlayan eklemeli zilyetlik hukuki sebebine dayanarak 110 ada 272 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile vekil edeni adına tapu siciline tesciline karar verilmesini istemiştir.
    Davalı Hazine temsilcisi, davanın reddini savunmuştur.
    Mahkemece, davacı lehine kazanma koşullarının gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kabulü ile 110 ada 272 parselin tapu kaydının iptaliyle davacı adına tesciline karar verilmiştir.
    Hüküm, süresinde davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
    Ham toprak niteliğindeki 10825,96 m2 yüzölçüme sahip uyuşmazlık konusu 110 ada 272 parsel, tapu ve vergi kaydına rastlanılmadığı, Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki ekonomik yarar sağlanması mümkün yerlerden olup mülkiyet iddiasında bulunulmadığı belirtilerek 29.07.2003 tarihinde kadastro yoluyla Hazine adına tespit edilmiş, itirazsız kesinleşerek tespit gibi tapu sicili oluşmuştur. Yerel bilirkişi ve tanıkların davacının tespit tarihinden geriye doğru 20 yılı aşkın zilyetliğini açıkladıkları, ziraat bilirkişisinin tarım arazisi olduğunu belirlediği gerekçesiyle, mahkemece yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmişse de; yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli görülmemiştir.
    Davada miras, taksim ve kazanmayı sağlayan zilyetliğe dayanılmıştır. Hukuki niteliği yanında maddi olgu sayılan tapusuz taşınmazlardaki taksim ve zilyetliğin, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14/1 ve 15/1. maddeleri gereğince tanık dahil her türlü delille kanıtlanması mümkün bulunmaktadır. Davacı, dilekçesinde tanık deliline dayandığına ve liste halinde bildirmesine rağmen, listedeki tanıklardan sadece ...dinlenmiş olup, haklarında vazgeçme olmadığı halde bunların dışındaki tanıklar usule uygun olarak dinlenmemişlerdir. Davacının listesinde bildirdiği tanıklardan ...,..,...,...,...,...,...,...,...ve ...in 6100 sayılı HMK’nun 243 ve 244.maddeleri(HUMK 258) uyarınca keşif yerinde hazır bulunmak üzere davetiye ile çağrılmaları veya hazır bulundurulmaları, aynı Kanunun 259/2 ve 290/2.maddeleri (HUMK 259) gereğince taşınmaz başında yapılacak keşif yerinde dinlenilerek, taşınmazın öncesinin ne ve kime ait olduğunun, kimler tarafından ne şekilde kullanıldığının, muris ...’nin tüm mirasçılarının katıldığı geçerli taksimin yapılıp yapılmadığının, yapılmışsa dava konusu taşınmazın davacıya bırakılıp bırakılmadığının, çekişme konusu taşınmazın taksim dışında bir nedenle davacıya kalmışsa bunun hukuki niteliğinin, halen üstün kullanma hakkının kimde bulunduğunun, kendilerinden sorulup belirlenmesine çalışılması, beyanları arasında aykırılık çıktığı takdirde HMK’nun 261/1.maddesi (HUMK 265) hükmü göz önünde tutularak yüzleştirmek suretiyle çelişkinin giderilmesine çalışılması, ondan sonra iddia ve savunma çerçevesinde tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre hüküm tesisi gerekir. Yapılacak araştırma sonunda, çekişme konusu taşınmazın halen elbirliği mülkiyetinde olduğunun anlaşılması durumunda, davacı tereke adına dava açmadığından davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesi, aksi durumda ise dosya içeriğine ve toplanacak delillere göre uyuşmazlığın esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, belirsiz olan bu durum açıklığa kavuşturulmadan eksik araştırma ile karar verilemez.
    Bundan ayrı, 6100 sayılı HMK’nun 261/1.maddesi hükmüne göre, tanıklar ayrı ayrı dinlenir ve biri dinlenirken henüz dinlenmemiş olanlar salonda bulunamazlar. Hakkında kanuni düzenleme bulunmamakla birlikte, Yargıtay’ın yerleşik uygulamalarına göre, yerel bilirkişilerin de dinlenilme usulü tanıklar gibidir. Mahkemece, yerel bilirkişiler usul hükümlerine aykırı olarak birlikte dinlenilmişlerdir. Hal böyle olunca, mahkemece, yeniden yapılacak keşifte yerel bilirkişiler ayrı ayrı dinlenilerek alınacak beyanları hüküm kurulurken göz önünde bulundurulmalıdır.
    Davalı Hazine temsilcisinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulüyle, usul ve kanuna aykırı bulunan yerel mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK’nun geçici 3.maddesi yollamasıyla uygulanacak olan 1086 sayılı HUMK’nun 428.maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK.nun 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, 19.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.





    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi