
Esas No: 2018/1121
Karar No: 2019/3490
Karar Tarihi: 07.05.2019
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi 2018/1121 Esas 2019/3490 Karar Sayılı İlamı
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
TÜRK MİLLETİ ADINA
KARAR
A)Davacı İstemi;
Davacı vekili dava dileçesinde, davacının 01/102008-28/02/2011 tarihleri arasında 5510 sayılı Yasa"nın 4/1-b maddesi kapsamında ... ... sigortalısı olmadığının ve 01/10/2008 tarihinden sonra 5510 sayılı Yasa"nın 4/1-a maddesi kapsamındaki sigortalılığının geçerli olduğunun tespiti ile tahsis talep tarihini takip eden aybaşından itibaren 506 sayılı Yasa kapsamında yaşlılık aylığı bağlanmasını istemiştir. Islah dilekçesi ile de 17/05/2008-28/02/2013 tarihleri arasında 2926 sayılı Yasa kapsamında çalışmadığının ve 17/05/2008 tarihinden sonra 506 sayılı yasa kapsamındaki çalışmalarının geçerli olduğunun tespitini istemiştir.
Birleşen dava ile de , davacının 01/12/1999-01/01/2001 tarihleri arasında 2926 sayılı Yasa kapsamında ... ... sigortalısı olduğunun tespitini istemiştir.
B)Davalı Cevabı;
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle, Kurum işleminin mevzuata uygun olduğunu, davacının 10/12/1985-05/12/2012 tarihleri arasında 4060 gün prim ödemesi bulunduğunu, 5300 prim gün sayısı şartı yerine getirilmediğinden talebinin reddedildiğini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C)İlk Derece Mahkemesi Gerekçesi ve Kararı:
İlk Derece Mahkemesince "Davacı tanıkları davacının 2006 yılında şoförlük yaptığını, geçmişte tarımla uğraştığını ifade etmişlerdir. Davacının 30/05/2008 tarihinden sonra tarımsal ürün stopajı ve 6111 sayılı yasa kapsamında yapılandırma kapsamında ödediği prim dışında iradi prim ödemesi bulunmadığı tespit edilmiştir. 5510 sayılı yasanın 53.maddesine göre 5510 sayılı yasanın yürürlük tarihinden önce çakışan sigortalılık durumunda gerçek ve fiili çalışmaya, baskın çalışmaya, 01/10/2008-01/03/2011 tarihleri arasında önce başlayan sigortalılık durumuna, 01/03/2011 tarihinden itibaren 4/1-a maddesi kapsamında ki sigortalılığı değer verilmesi gerekmiştir. Davacının 01/01/1998-30/06/1999 ve 01/01/1999-16/05/2008 tarihleri arasında 10 yıl 5 ay ... bağkur sigortalısı sayıldığı, yapılandırma borcunun bitirdiği, 17/05/2008 tarihinde 506 sayılı yasa kapsamında çalışmaya başladığı ve bu nedenle kuruma dilekçe vererek ... bağkur sigortalılığının askıya alınmasını talep ettiği, kurumca ... bağkur sigortalılığının 16/05/2008 tarihi itibari ile sona erdirildiği dikkate alınarak davacının ... bağkur sigortalılarının 16/05/2008 tarihi itibari ile sona erdiğini, bu tarihten sonraki 506 sayılı yasa kapsamındaki hizmetinin geçerli olduğunun kabulü gerekmiştir.
Yargıtay 10. Hukuk dairesi içtihatlarına göre tarımsal faaliyetin 2 yılı aşmayan sürelerde tevkifat bulunmaması halinde tarımsal faaliyetin kesintisiz davam ettiğinin kabulü zorunlu olup davacının 01/11/1999 ve 01/12/1999, 01/01/2001 tarihleri arasında 2926 sayılı yasa kapsamında ... bağkur sigortalısı sayılması gerekmiştir. Buna göre davacının 10/12/1985-31/10/1997 tarihleri arasında 506 sayılı yasa kapsamında 577 gün 01/01/1998-30/06/1999 tarihleri arasında 2926 sayılı yasa kapsamında 540 gün, 01/07/1999-09/11/1999 tarihleri arasında 129 gün, 01/05/2001-16/05/2008 tarihleri arasında 2535 gün, 17/05/2008-05/12/2012 tarihleri arasında 506 sayılı yasa kapsamında 1264 gün olmak üzere toplam 5045 prim gün sayısı bulunduğu, davacının 01/12/1999-01/01/2001 tarihleri arasında 360 gün daha ... bağkur sigortalısı sayıldığında ve primleri yapılandırmayla tahsil edilen 10/11/1999-30/04/2001 tarihleri arasındaki 1 yıl 5 ay 20 gün (530 günlük) ... bağkur sigortalılığınında geçerli sayılmasıyla davacının prim gün sayısının 5570 günün üzerinde olduğu ve tahsis talep tarihini takip eden ay başı itibari ile 2926 sayılı yasa kapsamında aylık bağlanma koşullarını sağladığı, 25 yıllık sigortalılık süresini doldurduğu, 5300 prim gün sayısı şartını yerine getirdiği sonucuna varılmıştır." gerekçesiyle
"Davanın ve birleşen davanın KABULÜ ile, davacının 01/12/1999-01/01/2001 tarihleri arasında 2926 sayılı yasa kapsamında ... bağkur sigortalısı olduğunun tespitine,
Davacının 17/05/2008-28/02/2013 tarihleri arasında ... bağkur sigortalısı olmadığının tespitine,
Davacının 01/10/2008 tarihinden sonraki 506 sayılı yasa kapsamındaki hizmetinin geçerli olduğunun tespitine,
Davacının 01/01/2013 tarihinden itibaren 506 sayılı yasa kapsamında yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine, " karar verilmiştir.
İstinaf Başvurusu ;
Davalı Kurum vekili istinaf başvuru dilekçesinde; "davacının 2926 sayılı Kanun kapsamında sigortalı sayılmasının mümkün olmadığını ve yaşlılık aylığına hak kazanamadığını" belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını ve davanın reddini talep etmiştir.
D)Bölge Adliye Mahkemesi Gerekçesi ve Kararı :
Bölge Adliye Mahkemesince,"A) Davacının ürün teslimleri nedeniyle Eylül, Aralık 1999 ile Ocak, Mart, Nisan, Mayıs, Haziran, Temmuz, Ağustos 2000 aylarında prim kesintisi (tevkifat) bulunması, tanık beyanları ve Ziraat Odası kaydı gözetildiğinde davacının 01/12/1999-01/01/2001 tarihleri arasında 2926 sayılı Yasa kapsamında ... ... sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmesi yerindedir.
B) Davacının 10/12/1985-09/11/1999 tarihleri arasında kesintili biçimde 706 gün, 17/05/2008-15/06/2008 tarihleri arasında 30 gün, 25/07/2008-10/09/2008 tarihleri arasında 47 gün, 04/11/2008-12/12/2008 tarihleri arasında 39 gün, 24/12/2008-29/12/2008 tarihleri arasında 6 gün, 06/06/2009-21/12/2009 tarihleri arasında 196 gün, 20/04/2010-05/12/2012 tarihleri arasında 946 gün olmak üzere tamamı 1970 gün 506 sayılı Yasa kapsamında hizmetinin bulunduğu, 17/05/2008 tarihinde 506 sayılı Yasa kapsamında çalışmaya başlaması üzerine Kuruma müracaat ederek ... ... sigortalılığının askıya alınmasını talep ettiği, davacının prim kesintisi, prim ödemesi, tescil talebi bulunmadığı halde Ziraat Odası kaydına dayalı olarak re"sen tescilinin mümkün olmadığı, 506 sayılı Kanun kapsamındaki çalışmaya verilen kısa süreli ara verme döneminde Ziraat Odası kaydının devam ediyor olmasının ... ... sigortalısı olarak tesciline yasal olarak imkan vermediği anlaşılmakla davacının 17.05.2008-28.02.2011 tarihleri arasında ... lı sayılması ve buna göre 17.05.2008 tarihinden sonraki 506 sayılı Yasa kapsamındaki hizmetinin geçerli olduğunun tespitine karar verilmesi yerindedir.
Ne var ki mahkemece, maddi hata sonucu 28/02/2011 yerine 28/02/2013 yazılmak suretiyle hüküm fıkrasının ...bendinde "Davacının 17/05/2008-28/02/2013 tarihleri arasında ... ... sigortalısı olmadığının tespitine" karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Öte yandan, mahkemece ıslah dilekçesinde yer alan "davacının 17/05/2008 tarihinden sonraki 506 sayılı Yasa kapsamındaki hizmetlerinin geçerli olduğunun tespitine" istemi dikkate alınmadan "davacının 01/10/2008 tarihinden sonraki 506 sayılı yasa kapsamındaki hizmetinin geçerli olduğunun tespitine" karar verilmek suretiyle 17.05.2008 - 01.10.2008 arasındaki dönem yönünden hüküm kurulmayarak, hükmün uygulanmasında tereddüt yaratılması usul ve yasaya aykırıdır.
C) Davacının 06/12/2012 tarihinde tahsis talebinde bulunduğu, davacının 1970 gün ... ve 3464 gün ... ... olmak üzere toplam 5434 gün prim ödemesinin bulunduğu, ... ... sigortalılığı nedeniyle prim borcunun bulunmadığı, 2829 sayılı Kanun"a göre son 1260 günün 506 sayılı Kanun kapsamında geçtiği, ilk sigorta girişinin 10/12/1985 olması nedeniyle 25 yıl, 49 yaş ve 5300 prim günü ile aylığa hak kazandığı, davacının tahsis talep tarihi itibariyle aylık koşullarının bulunduğu anlaşılmakla; 01/01/2013 tarihinden itibaren 506 sayılı Yasa kapsamında yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine karar verilmesi yerindedir.
Yukarıda yer alan maddi ve hukuki açıklamalar ışığında; davalı Kurum vekilinin istinaf isteminin HMK"nın 353/1-b.2 bendi uyarınca kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, yerine, "Davanın ve birleşen davanın KABULÜ ile, davacının 01/12/1999-01/01/2001 tarihleri arasında 2926 sayılı Yasa kapsamında ... ... sigortalısı olduğunun tespitine, davacının 17/05/2008-28/02/2011 tarihleri arasında ... ... sigortalısı olmadığının tespitine, davacının 17/05/2008 tarihinden sonraki 506 sayılı Yasa kapsamındaki hizmetinin geçerli olduğunun tespitine, davacının 01/01/2013 tarihinden itibaren 506 sayılı Yasa kapsamında yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine," karar verilmiştir." gerekçesiyle
"1-Davalı Kurum vekilinin istinaf isteminin HMK"nın 353/1-b.2 bendi uyarınca KABULÜNE,
2-... 3. İş Mahkemesine ait 23.05.2017 gün ve 2013/112 E. 2017/263 K.sayılı kararının KALDIRILMASINA, yerine,
3-Davanın ve birleşen davanın KABULÜ ile,
A) Davacının 01/12/1999-01/01/2001 tarihleri arasında 2926 sayılı Yasa kapsamında ... ... sigortalısı olduğunun tespitine,
B) Davacının 17/05/2008-28/02/2011 tarihleri arasında ... ... sigortalısı olmadığının tespitine,
C) Davacının 17/05/2008 tarihinden sonraki 506 sayılı Yasa kapsamındaki hizmetinin geçerli olduğunun tespitine,
D) Davacının 01/01/2013 tarihinden itibaren 506 sayılı Yasa kapsamında yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine," karar verilmiştir.
E)Temyiz:
Davalı Kurum vekili özetle, 2926 sayılı Yasanın sigortalılık koşullarını taşımayan davacının talebinin kabul edilir olmadığını, Kurum işlmlerinin tümüyle mevzuata uygun olduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
F) Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe:
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, 05/10/1963 doğumlu olan davacının 29/12/2003 tarihli giriş bildirgesi ile önce 01/01/2004 tarihinden itibaren 2926 sayılı Yasa kapsamında ... ... sigortalısı olarak kayıt ve tescil edildiği, daha sonra prim kesintisi nedeniyle 01/01/1998-30/06/1999 ve 10/11/1999-16/05/2008 tarihleri arasında ... ... sigortalısı olarak tescil edilerek , prim borçlarını ödediği, 10/12/1985-09/11/1999 tarihleri arasında 706 gün ,17/05/2008-15/06/2008 tarihleri arasında 30 gün, 25/07/2008-10/09/2008 tarihleri arasında 47 gün, 04/11/2008-12/12/2008 tarihleri arasında 39 gün, 24/12/2008-29/12/2008 tarihleri arasında 6 gün, 06/06/2009-21/12/2009 tarihleri arasında 196 gün, 20/04/2010-05/12/2012 tarihleri arasında 946 gün olmak üzere tamamı 1970 gün 506 sayılı Yasa kapsamında hizmeti bulunana davacının 06/12/2012 tarihinde tahsis talebinde bulunduğu, davalı Kurumca davacı 01/01/1998-30/06/1999, 01/05/2001-16/05/2008, 01/10/2008-28/02/2011 arasında ... ... sigortalısı kabul edilerek 01/10/2008-28/02/2011 arasındaki 5510 sayılı Yasa"nın 4/1-a maddesi kapsamındaki (...) çalışması iptal edilerek, davacının yaşlılık aylığı talebinin reddedildiği, davacının 27/07/1998 tarihinden itibaren devam eden kooperatif kaydı ile sigortalılık belgesine göre 09/03/2003 tarihinden itibaren devam eden ziraat odası kaydı bulunduğu, teslim ettiği ürün bedellerinden ilk prim kesintisinin 1997/12. ayında yapıldığı ve bunu takip eden 1999,2000,2002,2003,2006,2007,2008,2009,2010,2012 yıllarında prim kesintisi bulunduğu anlaşılmaktadır.
Yargıtay"ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş kararları; Kurumun prim alacaklarını Bakanlar Kurulu kararı ile ürün bedellerinden tevkifat suretiyle tahsil etmesi halinde, ...’un prim ödenmesine rağmen, sigortalıyı re’sen kayıt ve tescil etmemesi, yasanın kendisine yüklediği re’sen tescil yükümlülüğüne aykırılık teşkil ettiğinden, prim tevkifatının yapıldığı tarihi izleyen aybaşından itibaren sigortalı olarak kabulü gerektiği yönündedir.
İlk prim kesintisini izleyen yıllarda prim kesintisi veya ürün tesliminin gerçekleştiğinin belirlendiği durumlarda, bu yıllar için de tespit kararı verilmesi gerekmektedir.
01/10/2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Yasa"nın 4/1-b, (4.) alt bendinde "tarımsal faaliyette bulunanların" bu Yasa"nın kısa ve uzun vadeli sigorta kollarının uygulaması bakımından sigortalı sayılacakları, 93.maddesinde ise kısa ve uzun vadeli sigorta kapsamındaki kişilerin sigortalı olmasının zorunlu olduğu, sigortalılığın, bu Yasa"da sayılan sigortalı sayılma şartlarının kaybedilmesi veya ölüm halinde sona ereceği ifade edilmiştir. Hal böyle olunca, Yasa"nın 4.maddesine göre sigortalı sayılan kişinin, yine Yasa"da belirtilen hal ve nedenlerden ötürü sigortalı sayılma şartlarını kaybettiği yeterli ve gerekli bir araştırmayla hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak sağlıklı bir biçimde belirlenmeden sigortalı sayılamayacağına karar verilmesi mümkün değildir.
5510 sayılı Yasa"nın 6/ı bendinde tarımsal faaliyeti nedeniyle sigortalı sayılanların hangi hallerde "sigortalı sayılmayacakları" hükme bağlanmıştır. Buna göre; "... tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlardan; tarımsal faaliyette bulunan ve yıllık tarımsal faaliyet gelirlerinden, bu faaliyete ilişkin masraflar düşüldükten sonra kalan tutarın aylık ortalamasının, bu Kanunda tanımlanan prime esas günlük kazanç alt sınırının otuz katından az olduğunu belgeleyenler " Yasa"nın 4. ve 5.maddelerinin uygulamasında sigortalı sayılmazlar.5510 sayılı Yasanın geçici 16. maddesine göre Yasanın 6/ı maddesinde yer alan “otuz” ibaresi, bu maddenin yürürlüğe girdiği yıl için (onbeş) olarak uygulanır takip eden her yıl için yüzde bir artırılır. Bu durumda, 5510 sayılı Yasanın 6/ı maddesindeki oran, 2008 yılı için (onbeş) olarak uygulanacak, takip eden her yıl için yüzde bir arttırılacaktır.
5510 sayılı Yasa"nın ...maddesinde "Sigortalılığın Sona Ermesi" düzenlenmiş ve ...fıkrasının (b) bendinin 5.altbendinde "Tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlar için, tarımsal faaliyetlerinin sona erdiği veya 6 ncı maddenin birinci fıkrasının (ı) bendi kapsamına girdiği tarihten" itibaren sigortalılıklarının sona ereceği belirtilmiştir.
Ayrıca,...10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Yasa"nın 17.04.2008 tarihli 5754 sayılı Yasa"nın 33. maddesi ile değiştirilen " Sigortalılık Hallerinin Birleşmesi" başlıklı 53/1 maddesi; " Sigortalının, 4. maddenin birinci fıkrasının (a), (b) ve (c) bentlerinde yer alan sigortalılık hallerinden birden fazlasına aynı anda tabi olmasını gerektirecek şekilde çalışması halinde, öncelikle aynı maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında, çalışması yoksa ilk önce başlayan sigortalılık ilişkisi esas alınarak sigortalı sayılacağı ” hususunu düzenlemiş olmakla, önce başlayan sigortalılığa üstünlük tanımıştır.
Ancak 5510 sayılı Yasanın 53/1. maddesi 01/03/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6111 sayılı Yasanın 33. maddesi ile değiştirilerek (b) bendi -2926 sayılı Yasa- kapsamındaki sigortalılık ile (a) bendi -506 sayılı Yasa- kapsamında sigortalılığın çakışması halinde (a) bendi kapsamındaki sigortalılığa geçerlilik tanınacağı şeklinde bir düzenleme getirilmiş olup, yasanın ilk halinde önce başlayan sigortalılığa üstünlük tanıyan 53/1. maddesi, 01/03/2011 tarihinde değiştirilerek, 506 sayılı Yasa kapsamındaki çalışmalara geçerlilik tanınacağı şeklinde değiştirilmiş ve 6111 sayılı Yasanın Geçici 33. maddesi ile de bu değişikliğin yürürlüğe girdiği tarihten öncesi için uygulanmayacağı ayrıca hüküm altına alınmıştır.
Öte yandan, 23/04/2015 tarihinde yürürlüğe giren 6645 sayılı Yasanın 56 maddesiyle 5510 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici 63. madde eklenmiştir.
“GEÇİCİ MADDE 63-
Kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlarla tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlardan, Kuruma kayıt ve tescilleri yapıldığı hâlde, bu maddenin yayımlandığı ayın sonu itibarıyla 12 ay ve daha fazla süreye ilişkin prim borcu bulunanların, bu sürelere ilişkin prim borçlarını, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihi takip eden ay başından itibaren üç ay içinde ödememeleri veya ilgili kanunları uyarınca yapılandırmamaları hâlinde, prim ödemesi bulunan sigortalıların daha önce ödedikleri primlerin tam olarak karşıladığı ayın sonu itibarıyla, prim ödemesi bulunmayan sigortalıların ise tescil tarihi itibarıyla sigortalılığı durdurulur. Durdurulan süreler sigortalılık süresi olarak değerlendirilmez ve bu sürelere ilişkin Kurum alacakları takip edilmeyerek bunlara Kurum alacakları arasında yer verilmez. Sigortalılıkları durdurulanlardan bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında çalışmaya devam edenlerin sigortalılıkları bu maddenin yayım tarihini takip eden ay başı itibarıyla yeniden başlatılır.
Ancak, daha sonra sigortalı ya da hak sahipleri tarafından talep edilmesi hâlinde durdurulan sigortalılık sürelerinin tamamı, talep tarihinde 80 inci maddenin ikinci fıkrasına göre belirlenecek prime esas kazanç tutarı üzerinden borç tutarı hesaplanarak ihya edilir. Hesaplanan borç tutarının tamamını, borcun tebliğ tarihinden itibaren üç ay içinde ödedikleri takdirde, bu süreler sigortalılık süresi olarak değerlendirilir. Tebliğ edilen borç tutarının bu süre içinde tamamen ödenmemesi hâlinde bu süreler sigortalılık süresi olarak değerlendirilmez ve bu madde kapsamında ödenmiş olan tutarlar ilgilinin prim ve prime ilişkin borcunun bulunmaması kaydıyla faizsiz olarak iade edilir. İhya edilerek kazanılan hizmet süreleri borcun ödendiği tarihten itibaren geçerli sayılır.
Birinci fıkraya göre sigortalılıkları durdurulanlar ile bunların bakmakla yükümlü olduğu kişiler hakkında 01/01/2012 tarihinden bu maddenin yürürlük tarihine kadar durdurulan süreler için genel ... sigortası hükümleri uygulanmaz.
Sigortalılıkları önceki kanunlara göre durdurulanlar için de bu maddenin ikinci fıkrası hükmü uygulanır.
Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Kurum tarafından belirlenir.”
Uyuşmazlıkta uygulanması gereken, 18/05/2018 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 7143 sayılı Kanunun 24.maddesi ile 5510 sayılı Kanuna eklenen geçici 76.maddeden de söz etmek gerekir.
“GEÇİCİ MADDE 76- Köy ve mahalle muhtarları, kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlarla tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlardan, Kuruma kayıt ve tescilleri yapıldığı hâlde, 31/05/2018 tarihi itibarıyla prim borcu bulunanların, bu tarihten önceki sürelere ilişkin prim borçlarını, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihi takip eden ikinci ayın sonuna kadar ödememeleri veya ilgili Kanunları uyarınca yapılandırmamaları halinde, prim ödemesi bulunan sigortalıların daha önce ödedikleri primlerin tam olarak karşıladığı ayın sonu itibarıyla, prim ödemesi bulunmayan sigortalıların ise tescil tarihi itibarıyla sigortalılığı durdurulur. Durdurulan süreler sigortalılık süresi olarak değerlendirilmez ve bu sürelere ilişkin Kurum alacakları takip edilmeyerek bunlara Kurum alacakları arasında yer verilmez. Sigortalılıkları durdurulanlardan bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında çalışmaya devam edenlerin sigortalılıkları 01/06/2018 tarihi itibarıyla yeniden başlatılır.
Ancak, daha sonra sigortalı ya da hak sahipleri tarafından talep edilmesi hâlinde durdurulan sigortalılık sürelerinin tamamı, talep tarihinde 80 inci maddenin ikinci fıkrasına göre belirlenecek prime esas kazanç tutarı üzerinden borç tutarı hesaplanarak ihya edilir. Hesaplanan borç tutarının tamamını, borcun tebliğ tarihinden itibaren üç ay içinde ödedikleri takdirde, bu süreler sigortalılık süresi olarak değerlendirilir. Tebliğ edilen borç tutarının bu süre içinde tamamen ödenmemesi hâlinde bu süreler sigortalılık süresi olarak değerlendirilmez ve bu madde kapsamında ödenmiş olan tutarlar ilgilinin prim ve prime ilişkin borcunun bulunmaması kaydıyla faizsiz olarak iade edilir. İhya edilerek kazanılan hizmet süreleri borcun ödendiği tarihten itibaren geçerli sayılır.
Birinci fıkraya göre sigortalılıkları durdurulanlar ile bunların bakmakla yükümlü olduğu kişiler hakkında 01/01/2012 tarihinden bu maddenin yürürlük tarihine kadar durdurulan süreler için genel ... sigortası hükümleri uygulanmaz.
Sigortalılıkları önceki kanunlara göre durdurulanlar için de bu maddenin ikinci fıkrası hükmü uygulanır.
Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Kurum tarafından belirlenir.”
Somut olayda, davacının teslim ettiği ürünlerden 1997/12. ay ve bunu takip eden 1999-2012 tarihleri arasında prim kesintisi yapıldığı anlaşılmış olmakla davacının 01/12/1999-01/01/2001 tarihleri arasında 2926 sayılı Yasa kapsamında ... ... sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmesi yerindedir. Ancak uyuşmazlık konusu 01/10/2008-28/02/2011 tarihleri arasında davacının ziraat odası ve kooperatif kaydı bulunduğu gibi, teslim ettiği ürün bedellerinden prim kesintisi yapılmış olduğu dikkate alındığında davacının bu dönemde tarımla uğraştığı anlaşılmış olmakla uyuşmazlığın 5510 sayılı Yasa"nın 6/ı maddesi ve 5510 sayılı Yasa"nın 53. maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiği dikkate alınmadan İlk Derece Mahkemesinin bu dönemde baskın sigortalılığın 5510 sayılı Yasa"nın 4/1-a maddesi kapsamında sigortalılık olduğu yönündeki gerekçesi ve Bölge Adliye Mahkemesinin davacının ... ... sigortalılığının askıya alınması yönünde dilekçe verdiği ve prim kesintisi , tescil talebi bulunmadığı yönündeki gerekçesi yerinde değildir. Öte yandan dosya kapsamında bulunan ... Kaymakamlığı Gıda. ... ve Hayvancılık İlçe Müdürlüğü"nce düzenlenen zirai gelir raporlarında davacının tarımsal aylık net gelirlerinin 2008 yılında 2271,26 TL ,2009 yılında 5586 TL, 2010 yılında 5052,06 TL olarak belirtilmiş iken 17/06/2016 tarihli yazıda aynı rakamlar yıllık net gelir olarak belirlenip davacının kendisi, eşi ve çocuğu için üçe bölündüğü anlaşılmış olmakla davacının 5510 sayılı Yasa"nın 6/ı ve geçici 16. maddesi kapsamında muafiyet kapsamında kalıp kalmadığı yönünden de usulüne uygun bir araştırma yapılmamıştır.
Yapılacak iş, uyuşmazlık konusu dönem yönünden davacının tapulu veya tapusuz arazilerini, kiraladığı arazi bulunup bulunmadığını, hayvan varlığını ve tüm tarımsal varlığı tespit edilerek yıllık tarımsal faaliyet gelirlerinden, bu faaliyete ilişkin masraflar düşüldükten sonra kalan tutarın aylık ortalamasının, 01/10/2008 tarihinden önceki dönem yönünden 2926 sayılı Yasanın 4/c maddesinde belirtilen 16 yaşından büyükler için belirlenen asgari ücret tutarından az olup olmadığını, 01/10/2008 tarihinden sonraki dönem yönünden 5510 sayılı Yasanın 6/ı maddesinde tanımlanan prime esas günlük kazanç alt sınırının otuz katından az olup olmadığını (5510 S.Y. geçici 16. maddesinde belirtilen oranlar dikkate alınarak) konusunda uzman ziraatçi bilirkişi marifetiyle tespit ettirip davacının muafiyet kapsamında olup olmadığını saptamak, davacının ... ... sigortalısı olduğu süreleri saptamak, davacının muafiyet kapsamında kalmadığının anlaşılması halinde davalı Kurumdan davacının tahsis talep tarihinden sonra yaptığı prim ödemeleri haricinde tahsis talep tarihi itibariyle geçici 63. ve geçici 76.madde uyarınca karşıladığı sigortalılık süresinin ne kadar olduğu sormak ve sonucuna göre sigortalılık sürelerini tespit etmek, 01/10/2008-28/02/2011 tarihleri arasında yürürlükte bulunan 5510 sayılı Yasa"nın 53. maddesi dikkate alınarak sonuca gitmekten ibarettir.
O halde yukarıda açıklanan hususlar dikkate alınarak karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olduğundan temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASI gerekmiştir.
G)Sonuç :Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 07/05/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.