10. Hukuk Dairesi 2016/13903 E. , 2016/11870 K.
"İçtihat Metni"
Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, bozmaya uyarak ilâmında belirtildiği şekilde isteğin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanunun 79/10. ve 5510 sayılı Kanunun 86/9. maddeleri olup anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır.
1)Eldeki dosyada, davacının 10.10.1998-10.10.1999, 20.09.2001-01.04.2005, 01.10.2005-01.08.2009 tarihleri arasındaki hizmetlerinin tespiti istemli açmış olduğu davada mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkemece, verilen kısmen kabul kararı eksik araştırma ve inceleme nedeniyle isabetsizdir. Davacının dava dışı ticaret sicilinden terkin edilen ... ve Nakliyat Ticaret Ltd. Şti.’ye ait araçlarda çalıştığı anlaşılmakla işveren şirkettir, ortaklara husumet yöneltilemez. Dosya kapsamından davalıların işveren ... Seyahat ve Nakliyat Ticaret Ltd. Şti’nin ortakları olduğu, ticaret sicil bilgilerine göre, şirketin tasfiyeden dolayı 18.04.2013 tarihinde Ticaret Siciline tescil edilerek bu tarih itibariyle şirketin ticaret sicilinden terkin edildiği anlaşılmaktadır.
./...
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 06.06.2007 tarih, 2007/10-358 Esas, 2007/337 Karar sayılı kararında da benimsendiği üzere; ticari şirketin tüzel kişiliği ticaret sicilinden silinmesi (terkini) ile sona erer. Tüzel kişiliğin sona ermesi için tasfiye işlemlerinin eksiksiz yapılmış olması gerekir. Şayet tasfiye işlemleri gerektiği gibi tamamlanmamış ve tasfiyesi gereken hususlar eksik bırakılmış ise, tüzel kişilik ticaret sicilinden silinse bile şirketin tüzel kişiliğinin sona erdiğinin kabulü olanaksızdır. Bu durumda, tüzel kişiliğin yeniden ihyasına gidilerek taraf teşkili sağlanmak suretiyle yargılamanın devamının sağlanması gerekir.
Şu halde Mahkemece, anılan HGK kararı çerçevesinde, öncelikle davalıların ortağı bulunduğu... ve Nakliyat Ticaret Ltd. Şti’nin ihyası için tasfiye memurluğu ile Ticaret Siciline husumet yöneltilerek ayrı bir dava açılması için davacı tarafa uygun bir süre verilmeli, dava açıldığı takdirde bu davanın sonucu beklenmeli, tüzel kişiliğin yeniden ihyası halinde, taraf teşkili sağlanmalıdır.
2)1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 74’üncü maddesinde, Medeni Kanun ile belirtilen hükümler saklı olmak üzere, hakimin her iki tarafın iddia ve savunmalarıyla bağlı bulunduğu, ondan fazlası veya başka bir şey hakkında karar veremeyeceği belirtilmiş, 01.10.2011 günü yürürlüğe girerek 1086 sayılı Kanunu yürürlükten kaldıran 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun “Taleple bağlılık ilkesi” başlığını taşıyan 26"ncı maddesinde de, hakimin, tarafların istem sonuçlarıyla bağlı olduğu, ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremeyeceği açıklanmış olmakla, hukuk yargılamasına “istemle bağlılık” ilkesi egemen kılınmıştır.
Davaya konu somut olayda ise, talep edilen son dönem olan 01.10.2005-01.08.2009 tarihleri arasında geçen hizmet süresinin tespitini isteyen davacı talebine rağmen, talep edilen süreyi aşacak şekilde 2009 yılı Ağustos ayında da 30 gün asgari ücretle hizmet akdine bağlı olarak çalıştığının tespitine karar verilmesi suretiyle Mahkemece yukarıda anılan düzenlemelere aykırılık oluşturacak şekilde taleple bağlılık ilkesinin ihlali usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
3)Mahkemece verilen kısmen kabul kararı eksik araştırma ve inceleme nedeniyle isabetsizdir. Mahkemece yapılacak iş, davacı adına çalışma dönemlerini kapsar şekilde trafik cezası bulunup bulunmadığı ve davacının ehliyetinin olup olmadığı, hangi sınıf ehliyeti olduğu veya ehliyetine herhangi bir nedenle el konulup konulmadığı araştırılmalı, resen araştırma ilkesi doğrultusunda, davacının çalışmalarını bilebilecek durumda olan, çalışmaları kayıtlara geçmiş ve işverene karşı açılmış davası bulunmayan bordrolu çalışanlar varsa belirlenerek beyanlarına başvurulmalı, dinlenen tanıkların anlatımları ile önceden bilgi ve görgüsüne başvurulan tanıkların anlatımları karşılaştırılmalı, varsa çelişki giderilmeli, davacının kayıtlarda görünmeyen çalışmalarının hangi nedenlerle kayıtlara geçmediği ya da bildirim dışı kaldığı hususu, çalışmanın varlığı ve kesintili olup olmadığı ve davacının başka işverenlere ait işyerlerinde çalışıp çalışmadığı hususları yöntemince araştırılmalı, toplanan tüm kanıtlar birlikte değerlendirildikten sonra elde edilecek sonuca göre bir karar verilmelidir.
Mahkemece, açıklanan maddi ve hukuki ilkeler gözetilmeksizin eksik araştırma ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve
../...
yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalılar vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalılar ... ve ..."a iadesine, 29.09.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.