22. Hukuk Dairesi 2015/6835 E. , 2016/11408 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, kıdem, ihbar tazminatı, yıllık izin, fazla mesai, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, davalıya devredilen .... Belediyesi işyerinde 05.05.1985-15.05.1992 tarihleri arasında operatör olarak eski TL ile 300.000,000 TL (Üç yüz milyon lira) ücretle çalıştığını ve iş sözleşmesinin haksız şekilde işverence feshedildiğini ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatları ile izin, fazla çalışma, hafta tatili ve genel tatil alacaklarını istemiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, husumet itirazında bulunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, devrolan .... Belediyesinin iş sözleşmesini fesihte haksız olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davalı temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1.Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2.Taraflar arasında işçiye ödenen aylık ücretin miktarı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Somut olayda; davacı işçi devredilen .... Belediye Başkanlığı işyerinde en son eski para ile üç yüz milyon lira karşılığı çalıştığını ileri sürmüştür. Yargılama sırasında dinlenen tanıklar, davacının ücreti hususunda beyanda bulunmamışlardır. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacının iddiasına itibar edildiği ve günümüz parasıyla 300,00 TL ile çalışmış olabileceği kabul edilerek dava konusu taleplerin hesaplandığı anlaşılmaktadır. Hizmet tespiti davasında davacının asgari ücretle çalıştığının belirlenmesi ve somut davada iddia ettiği ücreti yeterli somut ve inandırıcı delillerle ispatlayamamış olması hususları birlikte değerlendirildiğinde, davacının dönemin asgari ücretiyle çalıştığının kabulü dosya içeriğine daha uygun düşecektir. 1985-1992 yılları arasındaki dönemin asgari ücretleri üzerinden hesaplama yapılarak dava konusu alacak tutarları belirlenmelidir. Zira o zamanın üç yüz milyon lirasının şimdiki 300,00 TL"ye tekabül ettiği şeklindeki çıkarımla sonuca gidilmesi de ayrıca isabetsizdir.
3.Davacının iş sözleşmesinin feshedilip feshedilmediği hususunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Somut olayda, davacı iş sözleşmesinin feshinde 3.316,49 TL kıdem tazminatı ödemesi yapıldığını ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı ile izin alacağı talebinde bulunmuştur. Bu beyana göre mahkemece, kıdem tazminatının tamamının ödendiği kabul edilerek kıdem tazminatı talebi reddedilmiş, ancak ihbar tazminatı ile izi alacağı hüküm altına alınmıştır. Yargılama sırasında dinlenen davacı tanıkları, davacının nakil olarak gittiğini beyan etmişlerdir. Davacının sigortalı hizmet cetvelinin incelenmesinde de, 06.03.1992 tarihinde Altındağ Belediyesinde çalışmaya başladığı anlaşılmaktadır. Gerek tanık anlatımı ve gerekse sigortalı hizmet cetvelindeki kayda göre; davacının iş sözleşmesinin feshedilmediği ve başka bir belediyeye nakledildiği sonucuna ulaşılmaktadır. Bu durumda iş sözleşmesinin feshinden söz edilemeyeceğinden, davacının feshe bağlı alacaklara hak kazanması da mümkün değildir. Bu sebeple, ihbar tazminatı ve izin alacağı taleplerinin de reddi gerekirken yazılı gerekçe ile kabulü hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
4.Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı hususu taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
Somut olayda; davacının fazla çalışma talebi tanık anlatımlarına göre hesaplanıp hüküm altına alınmıştır. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacının haftanın altı günü 07:00-21:00 saatleri arasında çalıştığı ve bir buçuk saat ara dinlenmesinin düşülmesi ile haftada otuz saat fazla çalışma yaptığı kabul edilerek sonuca gidilmiştir. Davacı dava dilekçesinde ise 07:00-17:00 saatleri arasında çalıştığını, ancak ayda yirmi gün çalışmanın 20:00, 21:00 "e kadar uzadığını beyan etmiştir. Hükme esas alınan bilirkişi raporundaki hesaplama davacının talebini de aşmakta olup, taleple bağlılık kuralına aykırı olduğu gibi hayatın olağan akışına da uygun değildir. Tarafların iddia ve savunmaları, tanık anlatımları, davacının çalıştığı iş ve işyeri ile yapılan işin niteliğine göre, davacının haftanın altı günü günde ortalama on iki saat çalıştığı ve bir buçuk saat ara dinlenmesinin düşülmesi ile haftada on sekiz saat fazla çalışma yaptığının kabulü dosya içeriğine daha uygun düşecektir. Davacı talebini de aşar şekilde haftada otuz saat fazla çalışma yapıldığının kabulü ile sonuca gidilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 19.04.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.