Abaküs Yazılım
1. Hukuk Dairesi
Esas No: 2007/4056
Karar No: 2007/5065

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2007/4056 Esas 2007/5065 Karar Sayılı İlamı

Özet: (Bu özet Yapay Zeka tarafından yazılmıştır. Hukuki olarak geçerliliği yoktur.)


Davacı, malik olduğu taşınmaza davalının müdahale ettiğini ileri sürerek elatmanın önlenmesi ve yıkım isteğinde bulunmuş, ancak davalı, taşınmaza ilişkin açtıkları tescil davasının derdest olduğunu ve imarla tecavüzlü hale geldiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkeme, davacının iddiasının sabit görülmesi üzerine, davanın kabulüne ve duvar bedeline ilişkin yasal hakların saklı tutulmasına karar vermiştir. Davalı tarafından temyiz edilen bu karar, Yargıtay 1. Hukuk Dairesi tarafından bozulmuştur. İmar uygulaması sonucu çekişmenin oluşup oluşmadığının araştırılarak, sonuca göre karar verilmesi gerektiği belirtilmiştir. 6785 sayılı yasanın 42/c ve 3194 sayılı imar yasasının 18. maddelerinde, ayrılmaz parça (mütemmim cüz) olan yapı ile arz arasındaki hukuki ilişkinin kesilebileceği öngörülmüştür. Aynı şekilde, 2981 sayılı yasanın 10/c maddesi de zeminin maliki olan kişinin ayrılmaz parça (mütemmim cüz) durumunda olan yapı üzerinde tasarruf etme gücünün kısıtlandığını belirlemiştir.
1. Hukuk Dairesi         2007/4056 E.  ,  2007/5065 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ : AKSARAY 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
    TARİHİ : 29/12/2006
    NUMARASI : 2005/458-832

    Taraflar arasında görülen davada;
    Davacı, kayden malik olduğu .ve .. parsel sayılı taşınmazlara davalının duvar çekmek suretiyle müdahalede bulunduğunu ileri sürerek elatmanın önlenmesi ve yıkım isteğinde bulunmuştur.
    Davalı, dava konusu taşınmaza ilişkin açtıkları tescil davasının derdest olduğunu, ayrıca imarla tecavüzlü hale geldiğini bildirip davanın reddini savunmuştur.
    Mahkemece, davacı iddiası sabit görülerek davanın kabulüne, duvar bedeline ilişkin yasal hakların saklı tutulmasına karar verilmiştir.
    Karar, davalı tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.
                                                                                 -KARAR-
    Dava, elatmanın önlenmesi ve yıkım isteğine ilişkindir.
    Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
    Dosya içeriğine ve toplanan delillere göre çekişmenin imar uygulaması sonucu oluşup oluşmadığından, kaynaklandığı açıktır.
    Bilindiği üzere; yasal ayrıcalıkların dışında ayrılmaz parçanın (mütemmim cüz"ün) mülkiyeti ve buna bağlı olarak tasarruf hakkı üzerinde bulunduğu arza bağlıdır. Bu husus M.K.nun 684. maddesinde açıkca vurgulanmıştır. Nevarki, yürürlükten kalkmış olan 6785 sayılı yasanın l605 sayılı yasa ile değişik 42/c ve halen yürürlükte bulunan 3l94 sayılı imar yasasının l8. maddelerinde özel hükümler getirilmek suretiyle ayrılmaz parça (mütemmim cüz) olan yapı ile arz arasındaki hukuki ilişki kesilmiş bazı durumlarda yapı, üzerinde bulunduğu yerin malikinden başkasına bırakılarak imar parsellerinin oluşturulabileceği öngörülmüştür. Böylece yapıların bedelleri ilgili parsel sahiplerince yapı sahibine ödenmediği veya aralarında bu yönde bir anlaşma yapılmadığı yada ortaklığın giderilmesi davası açılmadığı sürece bu yapıların ömürlerini dolduruncaya kadar eski sahiplerine kullanma imkanı sağlanmıştır.
    Öte yandan, zeminin maliki olan kişinin taşınmazı bizzat kullanma yetkisi sınırlanmış, ayrılmaz parça (mütemmim cüz) durumunda olan yapı üzerinde tasarruf etme gücü özel yasa ile kısıtlanmıştır.
    298l sayılı yasanın 3290 sayılı yasa ile değişik l0/c maddesi de aynı doğrultuda hüküm getirmiştir.
    Gerçekten bir kimse kendisine veya yasanın himaye ettiği bir hakka dayanarak üçüncü bir şahsa ait bir taşınmaz üzerine ayrılmaz parça (mütemmim cüz) niteliğinde yapı inşaa etmiş imar uygulaması sonucu bu yer davacıya ait imar parseli içerisinde kalmış ise, kendi arzu ve iradesi dışında idari kararla oluşan bir durum söz konusu olduğundan kusurlu sayılamaz. İşte bu nedenle yukarıda değinildiği gibi yasa koyucu imar parseli malikine karşı yapı sahibini koruma zorunluluğunu duymuştur.
    Hal böyle olunca; davacının malik olduğu ..ada ..ve .. parsel sayılı taşınmazlara davalının müddehalesinin imar uygulaması ile oluşup oluşmadığının, yukarıda açıklanan ilkeler gözetilmek suretiyle hükme yeterli bir araştırma yapılarak saptanması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yetinilerek yazılı olduğu üzere hüküm kurulmuş olması doğru değildir.
    Davalının temyiz itirazları yerindedir.Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü HUMK."nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 7.5.2007 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

     

     

     

     



    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi