16. Hukuk Dairesi 2016/16831 E. , 2020/1336 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL
KANUN YOLU : KARAR DÜZELTME
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın onanmasına ilişkin yukarda belirtilen ilamın karar düzeltme yolu ile incelenmesi Hazine tarafından süresinde istenilmekle; inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sonucu, ... Köyü çalışma alanında bulunan 351 ada 12 parsel sayılı 18.526,42 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle çayır vasfıyla .... adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı Hazine, çekişmeli taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu iddiasına dayanarak, tapu iptali ve adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiş; hükmün, davacı Hazine tarafından temyiz edilmesi üzerine onanmasına karar verilmiş; bu kez davacı Hazine vekili tarafından karar düzeltme isteminde bulunulmuştur.
Mahkemece, dinlenen mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarından, çekişmeli taşınmazın öncesinde buğday ekerek, son yıllarda hayvanlarına besi amaçlı ot biçmek suretiyle ya da başkalarına kiraya vermek suretiyle davalılarca en az 40- 50 yıldır malik sıfatıyla zilyet olunduğu, ziraat mühendisi bilirkişinin raporunda da taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufunda olan yerlerden olmadığının, toprak yapısı ve eğimi nazara alındığında tarım arazisi vasfında olduğunun belirtildiği gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de, yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Gerçekten de, keşifte beyanlarına başvurulan bilirkişi ve tespit tanıkları, çekişmeli taşınmazın 40-50 yıldır davalı tarafın zilyet ve tasarrufunda bulunduğunu belirtmişler, zirai raporda da taşınmazın uzun yıllardır çayır olarak kullanıldığı ve devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olmadığı belirtilmiş olup, bu rapora ekli fotoğraflar ile rapor içeriğinin ve beyanların çeliştiği anlaşılmaktadır. Şöyle ki; zirai rapora ekli fotoğraflar incelendiğinde, taşınmazın hali görünümde olduğu gözlendiği gibi, mahkeme hakimince yapılan gözlemde de, taşınmazın taşlarının ayıklanmadığı, bakımının yapılamamış olduğu, yapay olarak korunmadığı keşif tutanağına yansıtılmış olup, bu gözlemler de zirai rapora ekli fotoğrafları destekler mahiyettedir. Mahkemece; bu çelişkiler giderilmeden hüküm kurulması usul ve yasaya uygun düşmemektedir.
Hal böyle olunca; doğru sonuca ulaşılabilmesi için Mahkemece, taşınmaz başında yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, komşu köylerde ikamet edip davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek üç kişilik yerel bilirkişi kurulu ve taraf tanıkları ile 3 kişilik ziraat mühendisi bilirkişi kurulu ve fen bilirkişisinin katılımıyla yeniden keşif yapılmalı ve yapılacak bu keşifte dinlenilecek yerel bilirkişi ve tanıklardan, taşınmazın öncesinin ne olduğu hususu taşınmaz üzerinde herhangi birinin zilyetliğinin bulunup bulunmadığı, varsa hangi tarihte ve ne zaman başladığı, zilyetliğin sürdürülüş biçimi, kimden kime ve nasıl intikal ettiği, çayırlık vasfındaysa kamu malı mı, yoksa özel mülkiyete mi konu olduğu etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı; bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanak kayıtlarıyla denetlenmeli; beyanlar arasında çelişki oluştuğu takdirde çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle giderilmeli; ziraat mühendisi bilirkişi kurulundan, komşu parsellerle karşılaştırmalı biçimde taşınmazın toprak yapısı, eğimi, bitki deseni ve diğer yönleri itibariyle komşu parsellerden nasıl ayrıldığını, komşu parsellerle arasında doğal ya da yapay ayırt edici bir sınır bulunup bulunmadığını açıklayıp, tarımsal niteliğini belirten, taşınmazın eğim durumunu irdeleyip toprak muhafaza karakteri taşıyan yerlerden olup olmadığını ve ekonomik amaca uygun zilyetlik bulunup bulunmadığını belirleyen, taşınmazın değişik yönlerden çekilmiş fotoğrafları ile desteklenmiş, bilimsel esaslara ve somut verilere dayalı ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı; fen bilirkişisine, uydu fotoğrafı ile kadastro paftasının çakıştırılması suretiyle keşfi takibe imkan verir rapor ve kroki düzenlettirilmeli; parsel sınırları da fotoğraflar üzerinde kabaca işaretlenerek, hakim tarafından onaylanmak suretiyle dosya arasına konulmalı; dinlenen yerel bilirkişi ve tanık beyanları bilirkişi raporları ile denetlenmeli; taşınmazın niteliğine ve fiili durumuna ilişkin mahkeme hakiminin gözlemi keşif tutanağına aynen yansıtılmalı ve bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece, bu hususlar yerine getirilmeksizin eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, açıklanan nedenlerle hükmün bozulmasına karar verilmesi gerekirken, maddi hataya dayalı olarak onandığı anlaşılmakla, davacı Hazine vekilinin karar düzletme isteminin kabulüyle Yargıtay 8.Hukuk Dairesi’nin 22.01.2015 tarih 2014/19984, 2015/1325 Esas ve Karar sayılı onama kararının kaldırılarak, hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 03.06.2020 gününde oybirliği ile karar verildi.