14. Hukuk Dairesi 2014/1574 E. , 2014/5739 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Pınarbaşı (Kayseri) Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 26/09/2013
NUMARASI : 2011/206-2013/189
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 19.12.2011 gününde verilen dilekçeler ile tapu kayıtlarında vakıf şerhinin terkini istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın ve birleştirilen davanın kabulüne dair verilen 26.09.2013 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Vakıflar İdaresi vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
_ K A R A R _
Dava ve birleştirilen dava tapu kayıtlarında vakıf şerhinin terkini isteğine ilişkindir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın ve birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü, davalı Vakıflar İdaresi temyiz etmiştir.
1- Dava konusu taşınmazların kadastro tespiti 22.12.1998 tarihinde kesinleştiği, bu tarihte kaydına vakıf şerhinin işlenmediği, daha sonra 27.08.2009 tarihinde 2255 yevmiye numaralı işlemle "Kayseri 1. İdare Mahkemesinin 15.09.2008 tarih 2008/706 2008/853 Esas Karar sayılı eski tapu kayıtlarında mevcut bulunan vakıf şerhi ile ilgili kararı" beyanı ile taşınmazların tapu kaydına vakıf şerhinin yazıldığı anlaşılmaktadır.
Bu nedenle taşınmazların kadastro tutanağında vakıf şerhinin bulunmadığı, idarenin tapu müdürlüğünden şerhin yazılmasını istediği, tapu müdürlüğünün bu istemi reddetmesi üzerine ret kararının iptali istemiyle idare mahkemesinde dava açtığı, dava sonucu idari işlemin iptal edildiği, vakıflar idaresinin tek taraflı talebi ile vakıf şerhinin 27.08.2009 tarihinde 2255 yevmiye numaralı işlem ile tapu kaydına işlendiği anlaşılmaktadır. TMK"nın 1027. maddesi gereğince ilgililerin yazılı rızaları olmadıkça tapu sicilindeki yanlışlık ancak mahkeme kararı ile düzeltilebilir. Kayseri 1. İdare Mahkemesinin 15.09.2008 tarih 2008/706 Esas 2008/853 sayılı Kararında tapu maliki taraf olarak yer almadığından, davacı tarafı bağlayıcı değildir. Tek taraflı işlemle kayda işlenen şerhin terkini açıklanan nedenle doğrudur. Davalı Vakıflar Genel Müdürlüğünün iddiaları ise ancak tapu kayıtlarına vakıf şerhinin işlenmesi istemi ile açacağı bir davada dikkate alınabilir. Kayda
işlenen şerh TMK"nın 1027. maddesindeki yönteme uygun düşmediğinden, şerhin kaldırılmasında yasaya aykırılık bulunmadığından davalı Vakıflar İdaresi vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2- Ancak dava konusu olup davacı E.. K.. adına kayıtlı Kayseri İli, Pınarbaşı İlçesi, Büyükömarmut Köyü ....... sayılı parselin hüküm fıkrasında ". ada 1 parsel", birleştirilen davada davacı M. A.adına kayıtlı ..... ada .... sayılı parselin hüküm fıkrasında "..... ada 18 parsel" olarak yanlış gösterilmiş olması; yine asıl davada davacı E.. K.. adına müşterek mülkiyet şeklinde kayıtlı ... ada . parsel, ... ada 29 parsel, .... ada .. parsel, ... ada ... parsel, ... ada ... parsel, .... ada 64 parsel, ...... ada .... parsel, .... ada ...... parsel, .... ada .parsel, ... ada . parsel ve .... ada . parsel sayılı taşınmazlarda ve yine birleştirilen davada davacı M.. A.. adına müşterek mülkiyet şeklinde kayıtlı .. ada ....parsel sayılı taşınmazda diğer müşterek paydaşlar tarafından açılmış bir dava bulunmamaktadır. Bu nedenle mahkemece davacıların müşterek payına hasren davanın kabulü gerekirken taşınmazın tamamı üzerinden şerhin terkini doğru değildir.
Hüküm sonucu infazda tereddüt yaratmayacak şekilde dava konusu her bir parsel için ayrı ayrı olmak üzere yazılmalıdır.
Ayrıca 6100 sayılı HMK"nın 297/2 maddesi gereğince hükmün sonuç kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin mahkemece vakıf şerhinin terkinine karar verilmesi gerekirken terkin kararının gerekçesi olan "...Kayseri 1. İdare Mahkemesinin 15.09.2008 tarihli ve 2008/706 Esas 2008/853 Karar sayılı ilamı ile konulan vakıf şerhlerinin terkininin idare mahkemesinin kararında açıkça belirtildiği üzere osmanlıca tapu kütük defterlerinin tercüme ettirilerek vakıf şerhi konulduğu anlaşıldığından ..." sözcüklerinin hüküm sonucuna yazılması da doğru görülmemiş, bu sebeplerle hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 05.05.2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi.