16. Hukuk Dairesi 2017/706 E. , 2020/1345 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL
KANUN YOLU : TEMYİZ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay"ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sonucu, ... Köyü 139 ada 3 parsel sayılı 3.348,26 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı ... adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı ..., çekişmeli taşınmazın, müşterek muris ...’nin sağlığında yaptığı tasarruf ile kendisi ile birlikte davalıya ve ...’e bırakıldığı halde, sadece davalı adına tespit ve tescil edilmesinin isabetsiz olduğu iddiasına dayanarak dava açmıştır. Yargılama sırasında müdahil..., aynı iddia ile davaya katılmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ve asli müdahil vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, davacı tanıklarının beyanları ile davalı tanığının beyanının birbiriyle çeliştiği, tespit bilirkişisi ile mahalli bilirkişilerin beyanlarının da davacı tarafın iddiasını doğrular nitelikte olmadığı, buna göre davanın ispat edilemediği gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. Dava konusu taşınmazın öncesinin tarafların müşterek murisi olan ...’ye ait olduğu hususunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmadığı gibi bu husus mahkemece de doğru olarak belirlenmiştir. Uyuşmazlık, çekişmeli taşınmazın ... tarafından sağlığında bağışlanıp bağışlanmadığı, bağışlanma var ise yalnızca davalıya mı yoksa davacılar ile birlikte davalı lehine mi olduğu, zilyetliğin bağışlanana devredilip devredilmediği hususunda toplanmaktadır. Davalı taraf, çekişmeli taşınmazın babaları ...’nin sağlığında yaptığı tasarruf ile kendisine ait verildiğini, taşınmazın 20 yılı aşkın bir süredir kendisinin müstakilen zilyetliğinde bulunduğunu savunmuş; davacı taraf ise babaları ...’nin sağlığında bu taşınmazı kendileri ile davalıya verdiğini iddia etmişler ve amcaları...’in de buna şahit olduğunu bildirmişlerdir. Çekişmeli taşınmaz başında yapılan keşifte dinlenen mahalli bilirkişilerden ..., çekişmeli taşınmazı son 30 yıldır amca ...’in ekip biçtiğini ifade etmiş; mahalli bilirkişiler ve tespit bilirkişisi, muris ...’nin
taşınmazı kime verdiğini bilmediklerini söylemişler; davacı tanığı, davacı tarafın iddiasını doğrular tarzda; davalı tanığı ... ise davalı tarafın savunmasını doğrular tarzda beyanda bulunmuş, yine keşiften sonra duruşmada dinlenen ve taşınmazı kullandığı beyan edilen tanık ... ise, dava konusu taşınmazın muris ... aitken, murisin taşınmazı sağlığında ..."e (yani davacılar ve davalıya) bıraktığını söylediğini ifade etmiştir. Mahkemece, dinlenen taraf tanıklarının beyanları çeliştiği halde beyanlar arasındaki çelişki giderilmeye çalışılmadığı gibi, taşınmazın zilyetliğinin devredilip devredilmediği ve devredilmişse kimin zilyet olduğu hususlarında alınan beyanlar da yetersizdir. Bu şekilde eksik araştırma ve incelemeye dayanılarak hüküm kurulması usul ve yasaya uygun düşmemektedir.
Hal böyle olunca; doğru sonuca ulaşılabilmesi için Mahkemece, yerel bilirkişiler ve taraf tanıkları ve fen bilirkişisinin katılımıyla mahallinde yeniden keşif yapılmalı ve yapılacak bu keşifte yerel bilirkişiler ve tanıklardan, çekişmeli taşınmazın muris tarafından sağlığında taraflara ya da davalının iddia ettiği gibi müstakilen davalıya bağışlanıp bağışlamadığı, bağışlanmış ise zilyetliğin devredilip devredilmediği, devredilmiş ise taşınmazı kimin ne zamandan ve beri nasıl kullandığı, bağışlanmamış ise ölüm gününden sonra mirasçıları arasında usulüne uygun şekilde bir taksim yapılıp yapılmadığı hususlarında olaylara dayalı olarak beyan alınmalı, beyanlar arasında çelişki olması halinde önceki keşifteki beyanlarda okunmak suretiyle beyanlar arasındaki çelişkiler usulüne uygun şekilde giderilmeye çalışılmalı, çelişkinin giderilmemesi halinde hangi beyana üstünlük tanındığının gerekçesi karar yerinde açıklanmalı; fen bilirkişisinden, keşfi takibe ve denetlemeye imkan verir rapor ve kroki alınmalı ve bundan sonra toplanmış ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece bu hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olarak karar verilmesi isabetsiz olup temyiz itirazlarının bu nedenlerle kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz eden davacı ..."e iadesine, yasal koşullar gerçekleştiğinde kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 03.06.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.