
Esas No: 2008/458
Karar No: 2008/4383
Karar Tarihi: 20.03.2008
Kadastro Tespitine İtiraz - Tapu İptali Ve Tescil - Yargıtay 20. Hukuk Dairesi 2008/458 Esas 2008/4383 Karar Sayılı İlamı
20. Hukuk Dairesi 2008/458 E., 2008/4383 K.
20. Hukuk Dairesi 2008/458 E., 2008/4383 K.
- KADASTRO TESPİTİNE İTİRAZ
- TAPU İPTALİ VE TESCİL
- 3402 S. KADASTRO KANUNU [ Madde 26 ]
"İçtihat Metni"
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, Gödül Köyü 144 ada 729 parsel sayılı 2760 Hektar 9504,61 m2 yüzölçümünde orman niteliği ile Hazine adına tespit edilen taşınmaz içindeki bir bölümün zilyetliğinde ve kendisine ait olduğu iddiası ile adına tescilini talep etmiştir. Mahkemece davanın kabulüne, dava konusu olan (A) harfli 19.920.05 m2"lik bölümün 144 ada 729 parselden ifraz edilerek arazi vasfı ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, kadastro sırasında orman niteliği ile Hazine adına tespit ve tescil edilen taşınmazın bir bölümü üzerinde zilyetliğe dayanarak tapu iptali ve adına tescili istemi ile dava açmıştır. Ne var ki; Kelkit Tapu Sicil Müdürlüğünün 26.03.2007 tarih 200 sayılı yazısı ile çekişmeli 729 parsel sayılı taşınmazın kadastro mahkemesinde davalı olduğu bildirilmiş, dosyaya gönderilen kadastro tespit tutanağı örneğinden de taşınmazın kadastro mahkemesinin 2006/1 E sayılı dosyasında davalı olduğu belirtilmiştir. Bu husus, mahkemenin gerekçeli kararında da kabul edilmiştir. Bu durumda eldeki davanın açıldığı tarihte görülmekte olan bir dava (derdest) bulunduğuna göre, eldeki bu dava 3402 Sayılı Yasanın 26/D maddesi anlamında davaya katılmadır. 3402 Sayılı Yasanın 26/D maddesi gereğince tespitten önceki haklara dayanılarak asli müdahil olarak davaya katılan kişilerle ilgili olarak uyuşmazlıkları çözümleme görevi kadastro mahkemelerine aittir.
Görev konusu kamu düzeniyle ilgili olduğundan, yargılamanın her aşamasında mahkemece resen nazara alınması gerekir. Bu durumda; mahkemece, dava dilekçesinin görev yönünden reddine, dosyanın görevli kadastro mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu üzere işin esası hakkında kesin hüküm oluşturacak biçimde karar verilmiş olması doğru olmadığı gibi, kabule göre de orman niteliğindeki taşınmazlardan yararlanma hakkı Orman Yönetimine, mülkiyet hakkı ise Hazineye ait olup, Hazinenin davada taraf olarak yer almaması da doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 20/03/2008 günü oybirliği ile karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.