
Esas No: 2016/4952
Karar No: 2019/1664
Karar Tarihi: 06.05.2019
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi 2016/4952 Esas 2019/1664 Karar Sayılı İlamı
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki sözleşmenin iptali, tazminat, sözleşmenin uyarlanması davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl ve birleşen davanın reddine yönelik verilen hükmün süresi içinde asıl davada davacılar-birleşen davada davalılar vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Asıl davada davacılar vekili, müvekkillerinin arsa sahibi olarak davalı yüklenici ile 30.01.2012 tarihinde arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi yaptıklarını, sözleşmeye göre arsa sahibine düşen bağımsız bölümlerin eşit yüz ölçümlü olacağı kararlaştırılmasına rağmen projenin farklı yüz ölçümü ile hazırlandığını ileri sürerek öncelikle sözleşmeye uygun olarak hazırlanacak proje ile sözleşmenin aynen ifasına, davacıların evlerinin yıkılmış olmasından dolayı ödemiş oldukları toplam 7.700,00 TL. bedelin tahsiline, mümkün olmadığı takdirde sözleşmeden dönülerek ifa edilememesinden kaynaklı 150.000,00 TL. cezai şartın tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Asıl davada davalı vekili, davanın reddini istemiştir
Birleşen davada davacı vekili, arsa sahiplerinin tüm işlemleri yapması için vekalet verdikleri ..."ı vekillikten azletmesi nedeni ile belediyeye başvuruların yapılamadığını ve projenin onaylatılmadığını, arsa sahiplerine çekilen ihtarnameye rağmen edimlerin ifa edilmediğini ileri sürerek sözleşmenin feshine 150,000,00 TL. cezai şart ile maddi ve müspet zarar için 119,500,00 TL.nin tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen davada davalılar vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre sözleşmede belirlenen esaslar ile mimari projenin uyumlu olmadığı, yüklenicinin sözleşmeye aykırı davrandığı, arsa sahiplerinin gönderdikleri ihtarname ile akdin ifası yönünde iradelerini ortaya koymalarına rağmen bu iradelerin uygun davranmadıkları, yükleniciyi vekillikten azil ederek akdin ifasını imkansız hale getirdikleri, bu nedenle gecikmeden dolayı tazminat isteyemeyecekleri gerekçesi ile asıl davanın reddine, birleşen davada ise yüklenicinin 19.04.2013 tarihinde çektiği ihtarname ve arsa sahiplerinin verilen süre içerisinde edimlerini ifa etmediklerinden taraf iradelerinin fesih konusunda birleştiği
taraflar arasındaki sözleşmenin sona erdiği bu nedenle mahkemeden sözleşmenin feshinin talep edilmesinin yerinde olmadığı, öncelikli kusurunun yükleniciye ait olduğu, basiretli tacir gibi davranmayan yüklenicinin zararını isteyemeyeceği gerekçesi ile birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, asıl davada davacılar-birleşen davada davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre asıl davada davacılar-birleşen davada davalılar vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle asıl davada davacılar-birleşen davada davalılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlerden alınmasına, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 06.05.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.