22. Hukuk Dairesi 2015/7739 E. , 2016/12398 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, ücret farkı, ilave tediye farkı ile ikramiye farkı alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davalıya ait işyerinde uygulanmakta olan toplu iş sözleşmelerindeki hükümlerin eksik uygulandığını ve 2005, 2007 ve 2009 yılları çerçeve protokolleri hükümlerinin de ileriye dönük uygulandığını ileri sürerek, ücret, ilave tediye ve ikramiye fark alacaklarının tahsilini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, gerekli ödemelerin tam olarak yapıldığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davalı temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Maliye Bakanlığının davalıyı muhatap alan 08.08.2005 tarihli yazısında 2005 yılı Kamu Toplu İş Sözleşmeleri Çerçeve Anlaşma Protokollünün 08. 08. 2005 tarihinden itibaren davalı işyerinde de uygulanması gerektiği belirtilmiştir. 2007 yılı Kamu Toplu İş Sözleşmeleri Çerçeve Anlaşma Protokolünün 01.09.2007 tarihinden, 2009 yılı Kamu Toplu İş Sözleşmeleri Çerçeve Anlaşma Protokolünün ise 15.07.2009 itibaren uygulanması gerekir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda ise, ilgili protokol hükümlerinin geriye yürütülerek uygulandığı anlaşılmaktadır. Anılan protokol hükümlerinin belirtilen yürürlük tarihlerinden itibaren uygulanması gerekirken, geriye yürütülerek uygulanması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
3-Taraflar arasında, 7. dönem toplu iş sözleşmesine dayalı ikinci yıl ikinci altı aylık ücretin tespiti hususunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
01.01.1990-31.12.1991 yürürlük süreli 7. dönem toplu iş sözleşmesinin ücret zammını düzenleyen 40/II-c maddesinde, “toplu iş sözleşmesinin ikinci yılında gerçekleşecek ......nün (1987-100 bazlı)..... Fiyatları Türkiye Geneli endeks artış oranı (Aralık 1991 endeks sayısı/Aralık 1990 endeks sayısı) % 45‘i aştığı takdirde aşan kısım 01.01.1992 tarihi itibariyle yeni dönem toplu iş sözleşmesinde dikkate alınacaktır” düzenlemesi yer almaktadır. 01.01.1992-31.12.1992 yürürlük süreli 8. dönem toplu iş sözleşmesinin yine ücret zammına ilişkin 40/1. maddesinde ise, toplu iş sözleşmesinin yürürlük tarihinden önce işyerinde çalışan sendika üyesi işçilerin 31.12.1991 tarihindeki günlük ücretlerine 01.01.1992 tarihinden geçerli olmak üzere % 50 oranında zam yapıldığı düzenlenmiştir. Görüldüğü üzere 8. dönem toplu iş sözleşmesi ile 7. dönem toplu iş sözleşmesinin 40/II-c maddesinde ifade edilen enflasyon farkı dikkate alınarak ücretlere zam yapılmıştır. Bu durumda 7. dönem toplu iş sözleşmesine göre ücret zammı olarak % 26,1 artış oranının uygulanması hatalı olup, davacının 31.12.1991 tarihindeki ücretine ayrıca bir endeks sayısı eklemesi yapılmaması gereklidir. Mahkemece belirtilen şekilde hesaplama yaptırılarak dava konusu alacaklar hakkında hüküm kurulmak üzere kararın bozulması gerekmiştir.
4-Mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 74 ve 75 ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu"nun 25 ve 26. maddeleri uyarınca hakim, dava veya cevap dilekçesinde bildirilen vakıalarla bağlı olup, tarafların bildirmediği vakıaları kendiliğinden inceleyemez ve onları hatırlatabilecek davranışlarda dahi bulunamaz. Tarafların talep sonuçları ile bağlıdır, ondan fazlasına veya başka şeye karar veremez.
Somut olayda; dava ve ıslah dilekçesinde ücret ve ikramiye alacakları bakımından 4857 sayılı İş Kanunu"nun 34. maddesinde öngörülen en yüksek banka mevduat faizi talep edilmesine rağmen, mahkemece taleple bağlılık ilkesine aykırı şekilde anılan alacaklara en yüksek işletme kredisi faizi işletilmesi de isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
5-Kabule göre de, kararda ücret farkı ve ikramiye farkı alacakları için toplu iş sözleşmesinde belirlenen temerrüt tarihlerinden (ödeme tarihi olan takip eden ayın 23"ünden itibaren) itibaren faiz yürütüldüğü ifade edilmiştir. Hüküm fıkrasında her bir alacak kalemi yönünden faiz başlangıç tarihlerinin gösterilmemesi infazda tereddüde sebebiyet verir. Bu sebeple, mahkemece infaz kolaylığı sağlamak açısından, söz konusu alacakların toplu iş sözleşmelerine göre temerrüt tarihleri ayrı ayrı belirlenip hüküm fıkrasında gösterilmek suretiyle alacaklara faiz işletilmesi sağlanmalıdır.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 26.04.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.