Abaküs Yazılım
1. Hukuk Dairesi
Esas No: 2007/7809
Karar No: 2007/9784
Karar Tarihi: 11.10.2007

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2007/7809 Esas 2007/9784 Karar Sayılı İlamı

1. Hukuk Dairesi         2007/7809 E.  ,  2007/9784 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ : BİNGÖL ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
    TARİHİ : 07/11/2006
    NUMARASI : 2005/390-2006/891

    Taraflar arasında görülen davada;
    Davacı, kadastro çalışmaları sırasında tespit harici bırakılıp, bilahare idari yoldan Hazine adına tescil edilerek davalıya bedelsiz devredilen 1435 parsel sayılı taşınmazın aslında miras bırakanı adına kayıtlı Haziran 1288 tarih  ve 65 nolu tapu kaydı kapsamında kaldığını ve idari yoldan tescilin hukuka aykırı olduğunu ileri sürüp, tapu iptali ve tescil istemiştir.
    Davalı, Bingöl ve çevresinde meydana gelen depremler sonucu afetzedelere konut yapımı amacıyla çekişmeli taşınmazın 4864 Sayılı Yasanın 7. maddesi gereğince idareleri adına tescil edildiğini, tapu kaydına güvenerek iyiniyetli iktisaplarının korunması gerektiğini, ayrıca aleyhlerine husumet yöneltilemeyeceğini belirtip, davanın reddini savunmuştur.
    Mahkemece, davacının dayandığı tapu kaydının hukuki değerini yitirdiği ve tespit harici bırakılan dava konusu taşınmazın sonradan idari yoldan Hazine adına tescilinin yapılmasının doğru olduğu gerekçesiyle sübut bulmayan davanın reddine karar verilmiştir.
    Karar, davacı vekili  tarafından süresinde duruşma istemli temyiz edilmiş olmakla; Tetkik raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, duruşma isteği dava değeri yönünden reddedildi, gereği görüşülüp, düşünüldü. 
                                                 -KARAR-
    Dava, tapu kaydına dayalı iptal ve tescil isteğine ilişkindir.
    Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
    Dosya içeriği ve toplanan delillerden; çekişme konusu yerin idari yolla 06.05.2002 tarihinde 1435 sayılı parsel olarak Hazine adına tescilinden sonra, 15.08.2003 tarihinde davalı idareye devredildiği, bilahare ifraz edilerek 122 ada 1, 2, 3 ve 123 ada 1, 2, 3 sayılı parsellere ayrıldığı ve halen davalı idare adına kayıtlı oldukları anlaşılmaktadır.
    Mahkemece, davacının dayandığı Haziran 1288 tarih ve 65 sayılı tapu kayıt malikinin çok önceleri öldüğü ve ondan sonra mirasçılarının zilyet etmediği, bu nedenle tapunun hukuki kıymetini kaybettiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
    Öncelikle, tapusuz olan veya kadastro tespiti sırasında tespit harici bırakılan, niteliği itibariyle hakkında sicil kaydı oluşturulması olanaklı bulunan taşınmazların, 3402 Sayılı Yasanın 18/1 maddesi uyarınca mahkemeden alınacak karar ile tescilinin mümkün olabileceği kuşkusuzdur.
    Öte yandan; 5519 Sayılı Yasa hükümleri uyarınca geçerli bir sicilin varlığının kabul edilebilmesi için, ayrık yasal düzenlemelerin öngördüğü haller dışında sicilin mutlaka bir tescil kararına dayanması, başka bir ifade ile sicilin illetini tescil hükmünün oluşturacağı tartışmasızdır.
    Diğer taraftan, gerçek ve bazı kamu tüzel kişilerine (Köy, Özel İdareler) tanınan kazandırıcı zamanaşımı yoluyla mülk edinme hakkı Hazineye tanınmamıştır. Değişik anlatımla, arzın tabii maliki olan  Hazinenin  zilyetlikle taşınmaz  edinmesine  yasal  olanak  yoktur. Ayrıca bir  tapunun hukuki kıymetini kaybettiğinin kabul edilebilmesi için, 3402 Sayılı Yasanın 13/c, 4721 Sayılı Medeni Yasanın 713/2 maddelerinde öngörülen koşulların gerçekleşmesi şarttır. Bunun yanında tapulu olan taşınmazın malikleri tarafından kullanılmaması tapunun hukuki kıymetini yitirmesine yeterli değildir. O halde, değinilen bu yasal düzenlemeler ve ilkeler gözetildiğinde davanın dayanağını teşkil eden tapu kaydının hukuki kıymetini kaybettiği söylenemez.
    Hal böyle olunca, iddia ve savunma doğrultusunda mahkemece toplanan ve toplanacak olan delillerin değerlendirilmesi, soruşturmanın eksiksiz tamamlanması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ve yasal olmayan gerekçelerle yazılı olduğu üzere hüküm kurulmuş olması doğru değildir. Davacının temyiz itirazları yeridedir. Kabulüyle, hükmün açıklanan nedenlerden ötürü HUMK."nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine,  11.10.2007 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

     

     



    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi