Abaküs Yazılım
Hukuk Genel Kurulu
Esas No: 2017/1226
Karar No: 2021/494
Karar Tarihi: 15.04.2021

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2017/1226 Esas 2021/494 Karar Sayılı İlamı

Hukuk Genel Kurulu         2017/1226 E.  ,  2021/494 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi


    1. Taraflar arasındaki “tapu kaydında düzeltim” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Konya 2. Sulh Hukuk Mahkemesince verilen davanın kısmen kabulüne ilişkin karar, davalı vekilinin temyizi üzerine Yargıtay 1. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, Mahkemece Özel Daire bozma kararına karşı direnilmiştir.
    2. Direnme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
    3. Hukuk Genel Kurulunca dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

    I. YARGILAMA SÜRECİ
    Davacı İstemi:
    4. Davacı vekili dava dilekçesinde; mülkiyeti müvekkilinin murislerine ait olan Konya İli, Meram İlçesi, 16735 ada 18 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydında maliklerin kimlik bilgilerinin eksik ve yanlış yazıldığını ileri sürerek, “... H: ... kızı” şeklindeki kaydın “... kızı ...”; “...: ...oğlu” şeklindeki kaydın “...oğlu ... Sağlık”; “...: ...oğlu” şeklindeki kaydın “...oğlu ...” olarak soyadlarının eklenmesi suretiyle düzeltilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
    Davalı Cevabı:
    5. Davalı ... vekili; haksız olarak açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
    İlk Derece Mahkemesi Kararı:
    6. Konya 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 18.02.2014 tarihli ve 2013/442 E., 2014/279 K. sayılı kararı ile; dava konusu taşınmazın dayanak belgeleri celp edilerek ekindeki Osmanlıca belgelerin yaptırılan tercümesine göre 108 ada 85 parsel sayılı taşınmazın 1926 tarihli Kadastro tutanağına göre maliklerinin ... kızı ..., ...oğlu ..., ...oğlu ... ve ...kızı...olduğu, taşınmazın imar uygulaması sonucunda 883 ve 884 sayfa numaralarına revizyon gördüğü, 884 sayfa numaralı taşınmazın dava konusu 16735 ada 18 parsele ait olduğu, tapu kaydında ismi geçen ... kızı ...’nin davacının murisi olan ... ve ... kızı 1881 doğumlu ..., ...oğlu ...’ın ise davacının babası olan ... olduğu, davacının ..."ın veraset ilamını ibraz ettiği, ancak soyadının düzeltilmesini talep ettiği ...oğlu ... Sağlık"ın mirasçısı olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile dava konusu 18 parsel maliklerinden ayrı ayrı 37/540 ve 31/540 pay sahibi “... kızı ... H”nin soyadının tapu kaydına "Sağlık" olarak yazılarak tam isminin "... kızı ..." şeklinde; ayrı ayrı 103/540 ve 43/270 pay sahibi “...oğlu ...”ın soyadının da tapu kaydına "Sağlık" olarak yazılarak tam isminin "...oğlu ..." şeklinde düzeltilmesine, davacının “...oğlu ...”ın soyadının düzeltilmesi isteminin ise ehliyet bakımından reddine karar verilmiştir.
    Özel Daire Bozma Kararı:
    7. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
    8. Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 01.12.2014 tarihli ve 2014/20223 E., 2014/18684 K. sayılı kararı ile;
    “…Bilindiği üzere nüfusa kaydedilmeden ölmüş veya herhangi bir nedenle nüfusta kaydı bulunmayan kişilerin tapu kaydındaki kimlik bilgilerinin düzeltilmesi mümkün değil ise de, idari yoldan tapu kayıtlarında intikal yaptırılamadığından zorunlu olarak dava açılan bu gibi durumlarda, tapu malikinin davacıların murisi ile aynı kişi olduğunun ispatlanması halinde “çoğun içerisinde az da vardır” kuralı gereğince bu yönde bir “tespit kararı” verilmesi gerekmektedir. Öte yandan, asıl olan nüfus kayıtları olup, tapu kayıtlarında kimlik bilgilerinin düzeltilmesi davalarında, düzeltme işlemi nüfus kayıtları esas alınarak yapılır. Ne var ki, somut olayda her ne kadar davacının mirasbırakanları olan ... kızı ... ve ...oğlu ..."ın veraset ilamlarında soyadları bulunsa da getirtilen nüfus kayıtlarında soyisimleri yazılı değildir.
    Hal böyle olunca, mahkemece tapu maliki ile davacının mirasbırakanlarının aynı kişi olduğunun tespitine karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere hüküm kurulmuş olması doğru değildir…” gerekçesi ile karar bozulmuştur.
    Direnme Kararı:
    9. Konya 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 26.03.2015 tarihli ve 2015/290 E., 2015/605 K. sayılı kararı ile; tapu maliki ... kızı ... H"nin davacının murisi ... ve ... kızı 1881 doğumlu ...TC kimlik numaralı ... olduğu, aynı taşınmazda diğer paydaş ...oğlu ..."ın ise davacının babası ...ve ... oğlu 20.04.1916 doğumlu ... TC kimlik numaralı ... olduğu, davacının adı geçen mirasbırakanlarına ait veraset ilamları yeterli kabul edilerek nüfus kayıtlarının dosya içerisine alınmamış olması doğru değilse de önceki kararda ana ve baba adları ile TC kimlik numaralarının açıkça yazılı bulunduğu, dosya arasına alınan nüfus kayıtlarının ise aynı isimde başka kişilere ait olduğu, bu durumda önceki kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle direnme kararı verilmiştir.
    Direnme Kararının Temyizi:
    10. Direnme kararı süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

    II. UYUŞMAZLIK
    11. Direnme yoluyla Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; somut olayda tapu kaydında bulunmayan soyadlarının eklenmesi suretiyle kimlik bilgilerinin düzeltilmesine karar verilen ”... kızı ... H.” ile “...oğlu ...” isimli maliklerin soyisimlerinin nüfus kayıtlarında yazılı olup olmadığı, burada varılacak sonuca göre mahkemece tapu malikleri ile davacının mirasbırakanlarının aynı kişi olduğunun tespitine karar verilmesinin gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır.

    III. ÖN SORUN
    12. Hukuk Genel Kurulundaki görüşme sırasında işin esasının incelenmesinden önce, temyize konu kararın gerçekte yeni hüküm niteliğinde olup olmadığı; dolayısıyla, temyiz incelemesinin Hukuk Genel Kurulunca mı, yoksa Özel Dairece mi yapılması gerektiği hususu ön sorun olarak değerlendirilmiştir.
    13. Bilindiği üzere; direnme kararının varlığından söz edilebilmesi için, mahkeme bozmadan esinlenerek yeni herhangi bir delil toplamadan önceki deliller çerçevesinde karar vermeli; gerekçesini önceki kararına göre genişletebilirse de değiştirmemelidir (6217 sayılı Kanun’un 30. maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na eklenen “Geçici madde 3” atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 429. maddesi).
    14. Başka bir deyişle mahkemenin yeni bir bilgi, belge ve delile dayanarak veya bozmadan esinlenip gerekçesini değiştirerek veya daha önce üzerinde durmadığı bir hususu bozmada işaret olunan şekilde değerlendirerek, dolayısıyla da ilk kararının gerekçesinde dayandığı hukuki olguyu değiştirerek karar vermiş olması hâlinde, direnme kararının varlığından söz edilemez.
    15. Nitekim Hukuk Genel Kurulunun 31.01.2019 tarihli ve 2017/1-1266 E., 2019/50 K. sayılı kararı ile 17.10.2019 tarihli ve 2017/1-1248 E., 2019/1074 K.sayılı kararında da aynı hususlar vurgulanmıştır.
    16. Bu açıklamalar kapsamında eldeki davaya gelince, taşınmazların kadastro tespiti ya da tapuya tescili sırasında mülkiyet hakkı sahibinin adı, soyadı, baba adı, cinsiyeti, doğum tarihleri gibi kimlik bilgilerinin kayda eksik ya da hatalı işlenmesi, kayıt düzeltme davalarının kaynağını oluşturmaktadır. Tapu kaydında kimlik bilgilerinin düzeltilmesi veya tespitine ilişkin olarak açılan davalardaki amaç da kayıt malikinin tapu kaydındaki kimlik bilgilerinin nüfus kaydı ile uyumlu hâle getirilmesidir. Dava da bu amaçla açılmış olmakla birlikte mahkemece davacı murislerine ait nüfus kayıtları getirtilmeden, tapu kaydındaki malik kimlik bilgilerine soyisim eklenmek suretiyle düzeltme kararı verilmiştir. Bu şekilde tesis edilen karar, dosya arasında aynı isme sahip ancak nüfusta soyismi bulunmayan kişilere ait nüfus kayıtlarının bulunması nedeniyle Özel Dairece, nüfusa kaydedilmeden ölmüş veya herhangi bir nedenle nüfusta kaydı bulunmayan kişilerin kimlik bilgilerinin düzeltilmesi mümkün değilse de intikal işlemi yapılamadığından zorunlu olarak açılan davalarda, tapu malikinin murisle aynı kişi olduğunun ispatlanması hâlinde “çoğun içerisinde az da vardır” kuralı gereğince bu yönde bir “tespit kararı” verilmesi gerektiği, somut olayda da davacı murislerinin nüfus kayıtlarında soyisimleri yazılı olmadığından tespit kararı verilmesi gerektiği belirtilerek bozulmuştur. Bozma kararı sonrasında ise mahkemece davacı murislerine ait nüfus kayıtları 25.03.2015 tarihinde elektronik ortamda mernisten temin edilerek, dosya arasına alınan bu nüfus kayıtlarında murislerin soyisimlerinin ilk karardaki gibi “Sağlık” olarak yazılı bulunduğu gerekçesiyle direnme kararı verilmiştir.
    17. Şu hâle göre, mahkemenin direnme olarak adlandırdığı temyize konu kararın usul hukuku anlamında gerçek bir direnme kararı olmadığı; ilk karar öncesinde getirtilmediğinden Özel Daire tarafından da incelenip değerlendirilmeyen nüfus kayıtlarına dayalı, diğer bir anlatımla yeni belge ve delile dayalı yeni hüküm niteliğinde olduğu her türlü duraksamadan uzaktır.
    18. Hâl böyle olunca; kurulan bu yeni hükmün temyizen incelenmesi görevi Hukuk Genel Kuruluna değil, Özel Daireye aittir. Bu nedenle, yeni hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi için dosya Özel Daireye gönderilmelidir.

    IV. SONUÇ:
    Açıklanan nedenlerle;
    Davalı vekilinin yeni hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın 1. HUKUK DAİRESİNE GÖNDERİLMESİNE,
    6217 sayılı Kanun’un 30. maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na eklenen “Geçici Madde 3” atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 440/III-2. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 15.04.2021 tarihinde oy birliği ile kesin olarak karar verildi.





    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi