Hukuk Genel Kurulu 2017/2681 E. , 2021/495 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
1. Taraflar arasındaki “tapu kaydında düzeltim” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Denizli 2. Sulh Hukuk Mahkemesince bozma kararına uyulmak suretiyle verilen davanın kabulüne ilişkin karar, davalı vekilinin temyizi üzerine Yargıtay 1. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, Mahkemece Özel Daire bozma kararına karşı direnilmiştir.
2. Direnme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
3. Hukuk Genel Kurulunca dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
I. YARGILAMA SÜRECİ
Davacı İstemi:
4. Davacı dava dilekçesinde; mirasbırakanı (eşi) ...’un 29.12.2011 tarihinde vefat ettiğini, eşinden miras kalan taşınmazların intikali için Denizli Tapu Müdürlüğüne işlem yapmak üzere gittiğinde 5 ve 22 parsel sayılı taşınmazların tapu kayıtlarında malik ...’un nüfus kaydında “...” olan baba adının “...” olarak yazılı olduğunu öğrendiğini ileri sürerek, tapu kayıtlarında malik baba adının nüfus kaydına uygun olarak düzeltilmesi isteminde bulunmuştur.
Davalı Cevabı:
5. Davalı ... vekili; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesi Kararı:
6. Denizli 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 20.09.2012 tarihli ve 2012/381 E., 2012/1073 K. sayılı kararı ile; taşınmazlara ait tapulama tutanakları ve tapu kayıtlarında malik (davacının murisi) Mehmet Özyurt’un gerçekte “...” olan baba adının sehven “...t” olarak yazıldığı gerekçesiyle dava kabul edilmiş ve kadastro tutanaklarında malik baba adının düzeltilmesine karar verilmiştir.
7. Bu kararın Yargıtay 14. Hukuk Dairesince yapılan temyiz incelemesi sonucunda davacının tapu kayıtlarında hatalı yazılan kimlik bilgilerinin düzeltilmesini talep ettiği hâlde, mahkemece taleple bağlılık kuralı gözardı edilerek kadastro tespit tutanaklarında malik baba adının düzeltilmesine karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle bozulması üzerine, mahkemece bozma kararına uyulmuş ve 16.07.2013 tarihli, 2013/461 E., 2013/772 K. sayılı karar ile davanın kabulü ile tapu kayıtlarında sehven “...” olarak yazılan malik baba adının “...” olarak düzeltilmesine karar verilmiştir.
Özel Daire Bozma Kararı:
8. Denizli 2. Sulh hukuk Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
9. Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 21.01.2014 tarihli ve 2013/15403 E., 2014/812 K. sayılı kararı ile;
“…Bilindiği üzere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu"nun 114/1. maddesinde ‘davacının, dava açmakta hukuki yararının bulunması’ dava şartları arasında sayılmıştır.
Somut olayda; dava konusu her iki taşınmazda “... oğlu ...” adına kayıtlı olup bu kayıt nüfus bilgileri ile uyumludur. O halde davacının dava açmakta hukuki yararının bulunduğunu söyleyebilme imkânı yoktur.
Hâl böyle olunca; davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru değildir…” gerekçesiyle karar bozulmuştur.
Direnme Kararı:
10. Denizli 2.Sulh Hukuk Mahkemesinin 19.06.2014 tarihli ve 2014/402 E., 2014/710 K. sayılı kararı ile; mirasbırakan Mehmet Özyurt"un 5 ve 22 parsel sayılı taşınmazlarda malik olduğu, ancak taşınmazlara ait tapu kayıtlarında “...” olan baba adının “...” olarak yazıldığı, bu nedenle davacının dava açmakta hukuki yararının bulunduğu gerekçesiyle önceki kararda direnilmiştir.
Direnme Kararının Temyizi:
11. Direnme kararı süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
II. UYUŞMAZLIK
12. Direnme yoluyla Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; dosya arasına 12.07.2012 tarihinde alınan tapu kayıtlarında malik baba adının nüfus kaydındaki gibi “...” olarak, ilk bozma kararı sonrasında alınan 13.06.2013 tarihli tapu kayıtları ile 22 parsel sayılı taşınmazın kütük sayfasında ise “...” olarak yazılı olduğu gözetildiğinde, davacının malik kimlik bilgilerinin düzeltilmesi istemi ile eldeki davayı açmasında hukuki yararının bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
III. GEREKÇE
13. Bilindiği üzere, taşınmazların kadastro tespiti ya da tapuya tescili sırasında mülkiyet hakkı sahibinin adı, soyadı, baba adı, cinsiyeti, doğum tarihleri gibi kimlik bilgilerinin kayda eksik ya da hatalı işlenmesi, kayıt düzeltme davalarının kaynağını oluşturmaktadır. Tapu kaydında kimlik bilgilerinin düzeltilmesi veya tespitine ilişkin olarak açılan davalardaki amaç da kayıt malikinin tapu kaydındaki kimlik bilgilerinin nüfus kaydı ile uyumlu hâle getirilmesidir.
14. Eldeki dava da bu amaçla açılmış olmakla birlikte dosya arasına 12.07.2012 tarihinde alınan tapu kayıtlarında malik baba adı nüfus kaydındaki gibi “...” olarak, 13.06.2013 tarihli tapu kayıtlarında ise “...” olarak yazılı bulunmakta olup, direnme kararının temyizinden sonra Özel Dairece kayıtlardaki bu farklılığın neden kaynaklandığının açıklanması için dosya mahkemesine geri çevrilmiş, bunun üzerine ilgili Tapu Müdürlüğünün 14.04.2017 tarihli yazısı ile davacının başvurusu üzerine kayıtlardaki yazım yanlışlığının düzeltilerek, intikal işleminin yapıldığı bildirilmiş ve yazı ekinde taşınmazlara ait son durumu gösterir tapu kayıtları sunulmuştur.
15. İlke olarak her dava açıldığı tarihteki fiili ve hukuki sebeplere göre hükme bağlanır. Ne var ki, dava açıldıktan sonra meydana gelen bir olay nedeniyle dava konusunun ortadan kalkması, eş söyleyişle davanın esası hakkında karar verilmesinde hukuki yararın kalmaması hâlinde bu olayın hükümde göz önüne alınması ve böyle bir durumda mahkemenin, davanın konusuz kalması sebebiyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar vermesi gerektiği her türlü duraksamadan uzaktır.
16. Dava açıldıktan sonra ortaya çıkan bir olgu nedeniyle artık dava konusu edilen talep hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmesine gerek ya da neden kalmıyorsa, burada davanın konusuz kalmasından söz edilir.
17. Somut olayda, direnme kararı verildikten sonra dava konusu taşınmaz kayıtlarında malik baba adına ilişkin yanlışlığın nüfus kaydına uygun olarak idari yoldan düzeltildiği 14.04.2017 tarihli yazı ekinde sunulan tapu kayıtlarından anlaşılmakta olup, artık dava konusu talep hakkında mahkemece olumlu ya da olumsuz bir karar verilmesinin gerekli olduğu söylenemez.
18. Mahkemece bu durum gözetilerek, konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmelidir.
19. O hâlde, yukarıda açıklanan değişik gerekçelerle direnme kararı bozulmalıdır.
IV. SONUÇ:
Açıklanan nedenlerle;
Davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile direnme kararının yukarıdaki değişik gerekçe ve nedenlerden dolayı 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na eklenen “geçici madde 3” atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA,
Bozma sebebine göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına,
Aynı Kanun’un 440/III-2. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 15.04.2021 tarihinde oy birliği ile kesin olarak karar verildi.
...