21. Hukuk Dairesi 2013/2725 E. , 2014/2733 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul 8. İş Mahkemesi
TARİHİ : 29/11/2012
NUMARASI : 2012/375-2012/1002
Davacı, almakta olduğu emekli aylığından mükerrer olarak yapılan Sosyal Güvenlik Destek Priminin iptaliyle, yapılan kesintinin iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
Dava, 506 sayılı Yasa kapsamında yaşlılık aylığı bağlanan davacının emekli aylığından, emekli olduktan sonra 506 ve 1479 sayılı Yasalara tabi çalışmalarının birlikte bulunması nedeniyle mükerrer yapılan sosyal güvenlik destek primi kesintisinin iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kısmen kabulü ile; davacıdan vergi mükellefiyetine dayalı olarak 01/10/2008 – 31/07/2010 tarihleri arasında yapılan Sosyal Güvenlik destek primi kesintisinin mükerrer olduğunun, bu kesintinin iptali ile davacının vergi kaydına dayalı yapılan sosyal güvenlik destek priminin davacıya iade edilmesi gerektiğinin tespitine; davacının fazla talebinin reddine karar verilmiştir.
Somut olayda, davacıya 05/08/2006 tarihinde yaptığı müracaat gereğince 506 sayılı Yasa’ya tabi olarak emekli aylığı bağlandıktan sonra, 26/12/2006 tarihinde bir handa hizmet akdi ile işe başladığı ve ücretinden Sosyal Güvenlik Destek Primi kesintisinin yapıldığı, ayrıca aynı yerde adına bir çay ocağının olması nedeniyle basit usulde vergi kaydının bulunduğu, çay ocağını 31/07/2011 tarihinde kapattığı davalı Kurumun 01.10.2008 tarihi ile çay ocağını kapattığı 31/07/2011 tarihleri arasındaki dönem için aylığından sosyal güvenlik destek primi kesintisi yaptığı uyuşmazlık konusu değildir.
Uyuşmazlık SGK "dan yaşlılık aylığı almakta olan davacının emekli olduktan sonra 506 ve 1479 sayılı Yasalar’a tabi çalışmalarının birlikte bulunması durumunda her iki yasa mevzuatına göre ayrı ayrı sosyal güvenlik destek primi alınıp alınmayacağı noktasında toplanmaktadır.
5510 sayılı Kanunun geçici 14 üncü ve Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinin geçici eski 21, yeni 18 inci maddelerinde; 5510 sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği tarihten önce iştirakçi veya sigortalı olanlar, vazife malûllüğü, malûllük ve yaşlılık veya emekli aylığı bağlananlar ve bu Kanunun yürürlüğe girdiği 01.10.2008 tarihinde sosyal güvenlik destek primi ödeyerek çalışmaya devam edenler hakkında sosyal güvenlik destek primine tabi olma bakımından 5510 sayılı Kanunla yürürlükten kaldırılan ilgili kanun hükümlerinin uygulanmasına devam edileceği belirtilmektedir. Bu Kanun hükümleri 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun 3 ve 63 üncü maddeleri ile 1479 sayılı Bağ-Kur Kanununun Ek-20 nci maddesidir. Belirtilen madde hükümleri uyarınca; 01.10.2008 tarihinden önce sigortalı olan kişilere bu tarihten önce veya sonra yaşlılık (emeklilik) aylığı bağlanıp bağlanmadığına bakılmaksızın, bu kişiler için 01.10.2008 tarihinden sonra da eski hükümlere göre sosyal güvenlik destek primi uygulaması devam edecektir.
Belirtilen şekilde sosyal güvenlik destek primi ödenmiş veya bildirilmiş süreler, Kanuna göre sigortalılık süresinden sayılmayacak, hizmet birleştirmesi kapsamına girmeyecek, bu primlerle ilgili olarak toptan ödeme yapılmayacak, ancak iş kazası veya meslek hastalığı halinde sigortalı bu sigorta kolunun sağladığı gerekli yardımlardan yararlanacaktadır.
Sosyal Güvenlik Destek Primi, emekli olup, böylesi bir sosyal güvenceye sahip olduktan sonra, yeniden çalışan emeklilerin, çalışma hayatında yeniden yer etmeleri, diğer bir anlatımla yaşlılık aylığı yanında ek bir gelir elde etmeleri karşılığında, sosyal güvenlik kurumuna karşı yerine getirmeleri gereken bir yükümlülük olarak tezahür etmektedir. Sigortalı, emeklilik gibi bir sosyal güvenceye kavuştuktan sonra hem hizmet akdi ile, hem de kendi adına bağımsız ticari faaliyeti nedeniyle fazladan kazanç getiren iki iş yaparak çalışmış, kazanç sağlamış ise, bu iki çalışması karşılığında da SGK’na karşı yükümlülüklerini ve bu kapsamda Sosyal Güvenlik Destek Primlerini ödemelidir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 20/02/2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.