3. Hukuk Dairesi 2020/11908 E. , 2021/10324 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ
İLK DERECE MAHKEMESİ : KAYSERİ(KAPATILAN) 3. TÜKETİCİ MAHKEMESİ
Taraflar arasında ilk derece mahkemesinde görülen itirazın iptali davasının reddine dair verilen karar hakkında bölge adliye mahkemesi tarafından yapılan istinaf incelemesi sonucunda; davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine yönelik olarak verilen kararın, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı, Kayseri 3. İcra Müdürlüğünün 2018/13279 Esas sayılı dosyası ile 225571752853 nolu krediden dolayı, 3. İcra Müdürlüğünün 2018/13442 Esas sayılı dosyası ile 225676193557 nolu krediden dolayı, 5. İcra Müdürlüğünün 2019/99 Esas nolu kredi kartından dolayı davalı borçlu aleyhine icra takipleri başlatıldığını, davalının söz konusu takiplere itiraz ederek takiplerin durmasına neden olduğunu, yapılan itirazların haksız ve kötü niyetli olduğunu, davalı borçlu ile arasında imzalanan Tüketici Kredisi, Teminat Sözleşmesi, Kredi Kartları üyelik sözleşmesine istinaden davalıya kredi kartı verildiğini, tüketici kredisi kullandırıldığını ve kredili mevduat hesabı açıldığını, bu sebeplerden davalının borçlu olduğunu, davalı borçluya kredisinden dolayı 27/08/2018 tarihli, kredili mevduat hesabından dolayı 15/10/2018 tarihli, kredi kartından dolayı 31/10/2018 tarihli ihtarnamelerin gönderildiğini, söz konusu borçların bugüne kadar ödenmediğini belirterek, itirazların iptali ile icra takiplerinin devamına, davalı aleyhine asıl alacağın %20 den az olmamak şartı ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, mahkeme tensiben karar verdiğinden cevap dilekçesi vermemiştir.
İlk derece Mahkemesince, 2019/75 E. - 2019/123 K. sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiş; davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi"nin 2019/1144 E. 2020/666 K. sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş olup; hüküm, bu kez davacı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, "01.01.2019 tarihinden itibaren ticari uyuşmazlıklarla ilgili açılan davalarda arabulucuk dava şartı haline gelmiş olup, 6325 Sayılı Kanunun 18/A-2 Maddesindeki "Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." düzenlemesi nedeniyle arabulucuya başvurulmadan dava açıldığı anlaşıldığı" gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir. Dava konusu uyuşmazlık, bankacılık sözleşmesine istinaden verilen kredi kartı ve tüketici kredileri borçlarının ödenmediği gerekçesiyle yapılan icra takibine itirazın iptaline ilişkin olup; tüketici işlemidir. Resmi gazetede yayımlanan 28/07/2020 tarihli 31199 sayılı Kanun 59. maddesi gereği, tüketici mahkemelerinde görülen uyuşmazlıklarda dava açılmadan önce arabulucuğa başvurulma şartı getirilmiş ancak 60. madde gereği arabuluculuğa ilişkin hükümler, bu hükümlerin yürürlüğe girdiği tarih itibariyle ilk derece mahkemeleri ve bölge adliye mahkemeleri ile Yargıtay"da görülmekte olan davalar hakkında uygulanmayacak olup, ilgili Kanun da 28/07/2020 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Eldeki davada, dava tarihi 12/03/2019 olduğundan, dava konusu uyuşmazlık da tüketici işlemine ilişkin olduğundan burada arabuluculuk dava şartı uygulanmaz. Hal böyle olunca, yukarıda açıklanan nedenlerle mahkemece; davacı banka tarafından davalı tüketiciye karşı ödenmeyen kredi kartı ve tüketici kredisi borcundan kaynaklanan alacağın tahsili için açılan itirazın iptali davasının ticari dava olarak değerlendirilmesi ile davanın arabuluculuk dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesi hatalı olup, esasa girilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle 6100 sayılı HMK"nın 373/1 maddesi uyarınca temyiz olunan bölge adliye mahkemesi kararının kaldırılmasına, aynı Kanunun 371. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının davacı yararına BOZULMASINA, 2. bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin de bölge adliye mahkemesine gönderilmesine, 20/10/2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.